bediaaaa
devamını gör...

ninja kaplumbağalar. dört karakterde olur.

fazla seçeneğim yok zira tosbağalara genellikle ya yan rol ya da figüranlık reva görülüyor.

hazır dört başrolü bir arada bulmuşken, hepsine talibim.

ekleme: bu arada değerli arkadaşımız evernevergreen sağolsunlar bana kırmızı kaplumbağa da başrol ayarlayabileceğimi söyledi.

birde kaplumbağalarda uçar filmini farklı şekilde yeniden çekecekmiş, orada da kaptım başrolü.

sonunda keşfettiler beni, kafama yatacak yeni projelere de açığım ama önce içime sinmesi lazım. *
devamını gör...

bir ritüel olarak cannibalism veya yamyamlık...

ritüel olarak yamyamlık exocannibalism (yabancıların ve düşmanların yenmesi), endocannibalism (arkadaşların veya ailenin yenmesi) ve otocannibalism (kişinin kendi vücudunu yemesi) olarak üçe ayrılır. endokannibalizmin ölülerle bir birliktelik kurma umuduyla yapıldığı düşünülüyor. exocannibalism ve endocannibalism anlayışında ölen kişinin yenmesiyle, ondaki arzu edilen özelliklerin yiyen kişiye geçebileceği inancı vardı. genel ''kurban'' ritüelleri arasındaki son aşama olarak bllinir. (kemik külü, ufalanmışkemik parçaları ve deri parçacıklarının yenmesi de yamyamlık tanımı dahilindedir. bu tür yamyamlık, rönesans avrupa'sında bile görülmüş.)

mısır ve yunan mitolojilerinde de cannibalism anlatıları mevcuttur. kronos'un çocuklarını yemesi, zeus'un metis'i yutması(ki yutarak onun temsil ettiği yüce akla sahip olur), osiris'in mısır'da yamyamlığı kaldırması gibi. mitolojik anlatılarda da gördüğümüz üzere,tarih öncesi toplumlarda da bunun bir ''karın doyurma'' işi olmadığı aşikardır.(geleneksel toplumlarda beşeri özelliklerin ön plana çıkması amacıyla belli süreler için hayvani besinlerden uzak durulurdu. bunun sebebi hayvanların karakteristik özelliklerinin besin yoluyla insanlara geçiyor olmasıydı.) mesela hristiyan efkaristiya'sı sembolik bir cannibalism'dir. ekmek ve kanın, hazreti isa'nın kanı ve etini sembolize ettiğine inanılır.

günümüzde bunun gibi pek çok anlamını yitirmiş, sadece adı kalmış ritüeller mevcuttur. cannibalism'i bir ritüel olarak gerçekleştiren son kişi ise hepimizin malumu dr.hannibal lecter'dır. kendisi asla yamyamlık yaptığını da kabul etmez. ona göre yamyamlık, eşit olan iki kişiden birinin diğerini yemesidir. doktor niezstche'ci bi ahlak anlayışına sahiptir tabi.
devamını gör...

başka insanların hayatları hakkında yorum yapabileceklerini düşünen, tedavi edilmesi gereken insanlardır. kimse sana eşcinsel ol, trans ol demiyor. sen neden bu kadar sorun ediyorsun bunu?

yoksa...
devamını gör...

evet değerli dostlar; ilkeli ve tarafsız haberciliğin adresi kafa sözlük haber ajansı'na karşı yapılan baskılar ve izlenen yıldırma politikaları her geçen gün artıyor. son dönemlerde yaptığımız haberler ve bazı yazarlarımızın kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmamız sonrasında hedef tahtasına oturtulup, dart misali üzerimizde oyun oynamak isteyenler var. lakin bize atılan bu kirli oklar bizi yıldırmayacak. gerçekleri ve sadece doğru bildiklerimizi yayınlamaktan geri durmayacağız.

tarafımıza karşı tertiplenen çıtalı uçurtma tadındaki haber gerçekleri yansıtmamaktadır. bu haberin niye yapıldığını ise sizlere şöyle izah etmek isteriz; malumunuz olduğu üzere evernevergreen ve kanal tıkanıklığı üzerine yaptığımız haber sarsıcı gerçeklerin ortaya çıkmasına vesile olmuştu. bu gerçeklere bir yenisini daha eklemek üzere çalışmalara başladığımızın istihbaratını alan ve olayı sümen altı etmek isteyen kara gözlüklü kedi ve yandaşları düzmece bir haber ortaya atarak hedef çarpıtmaya çalışıyorlar.

buyurun efendim; evernevergreen'den gelen ikinci skandalın fotoğrafı...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kendileri bu seferde çin'deki bir otoyolu tıkamışlar. bu tıkanışlar bir tükenişin habercisi değildir de nedir?

kaldı ki; tosbağa haberindeki algı yönetiminin de altını çizmek isteriz; söz konusu yavrular su tosbağasıdır. biz ezelden ebede kara tosbağası olduğumuzu göğsümüzü gere gere dile getirmişiz. su tosbağaları ile olan sancılı münasebetimiz ise ortadadır. düşman kardeşler sayılırız ve kendilerinden pek haz etmeyiz.

kaynaklarımızdan aldığımız bilgilere göre; kızıl öfke benjamin bu tarz haberler yaptırarak kurumumuzu hedef almakta ve muhalif duruşumuzu örselemek istemektedir. bu uğurda ne yazık ki daha önce haberlerini yaptığımız yazarları kullanarak, kabuğumuza kazık çakmak istemektedir. biz bu kazıkları ne kabuğumuza ne de sözlüğe çaktırmayacağız!

özgür basın susturulamaz! bunu da böyle bilesiniz!

açık mert korkusuz kafa sözlük haber ajansı basın bültenini okudunuz.

sürç-i lisan ettiysek af ola!
devamını gör...

atomda valans elektronu da denilen değerlik elektronu ya da elektronlarının bulunduğu enerji seviyesi.
devamını gör...

3 kişi var, sağ olsunlar bu entrydeki şarkı onlara hediyemdir.
şaka şaka bütün yazarlarımıza en azından duman severlere
devamını gör...

ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı.
sesinin fotoğrafı, boşluğun fotoğrafı.
parmak uçlarındaki karıncanın,
ruhtaki üşümenin fotoğrafı...
ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.
(bkz: şükrü erbaş)
devamını gör...

güñaydın sözlük ben uyumadım sen?
devamını gör...

yarın sınavı var güzel kalplinin. dönüp geldiğinde kocaman ailesini onu kucaklayacak. uçan balonları hazır ettim. beklemedeyim..
devamını gör...

insanın yüzüne tokat gibi çarpan, bazen küfürden daha ağır gelebilecek sözler. "senden beklemezdim"
devamını gör...

tomris uyar kitabıdır.

yedi ölümcül günah. bizi cehennem ateşine ikna edecek yedi ölümcül günah. cehennem kapılarından girişimizi kolaylaştıracak yedi ölümcül günah. ama farkında olmadığımız bir nokta var. o da şudur ki bu yedi ölümcül günah içinde yaşadığımız dünyayı cehenneme çevirmekte ve soyut bir cehennem fikrine gerek bırakmamakta.

bu günahların ilki gurur: bunu kendini beğenmişlik şeklinde ifade edebiliriz. tek tek bireyler üzerinden değil de kendini en üstün yaşam formu sanan dünyanın virüsü insanlık için bir hastalık olarak değerlendirmemiz gerekir bunu. konuşabildiğimiz için hayvanlardan ve bitkilerden üstün olduğumuza inanırız ve düşündüğümüz için. acaba hayvanların konuşma şeklini idrak edemeyecek kadar zavallı beyinlere sahip olduğumuzu ne zaman anlayacağız?

sevdiğimiz günahlarımızın ikincisi açgözlülük: bütün maddelerde olduğu gibi bu maddeyi de zavallı insanlık üzerinden açıklamaya çalışalım. açgözlülük insanların en temel özelliklerinden biri. insan açgözlü hayvandır. zira hiçbir hayvan ihtiyacından fazlasına göz dikmez. ama en ilkel hayvan olan insan biriktirmeden, ihtiyacından fazlasını istiflemeden duramaz. gözünün açlığı ruhunu doyurmaya yetmez insanların, bu yüzden ruhlarımız böyle bir deri bir kemik.

asla vazgeçmek istemediğimiz üçüncü günahımız ise şehvet: bu en tuhaf ve belki de en karşı konulmaz olan günahımız. ve en anlamsız olanı, kendimize kurallar koyup onları bozmak için yan yollara başvurmak zorunda kaldığımız yadsınamaz bir gerçek ve bunu en çok şehvet günahını işlerken yapıyoruz. doğal duygularımızı baskılayarak onları yapay bir hale getiriyor, sonra kendimize eziyet edip bu hislerden kaçmaya çalışıp en sonunda yenik düşüyoruz. tuhaf varlıklarız.

günahlarımızın gülü kıskançlık: insan her şeyi kıskanabilir, insan hasetinden çatır çatır çatlayabilir. insan, herhangi bir konuda kendinden daha iyi olan birini gördüğünde onun seviyesine yükselmek yerine onu kendi yanına çekmek için elinden geleni yapabilir. insan birini överken kelimeler ağzının içinde boğulurken, birini yererken aynı kelimeler kapakları açılmış bir barajdan fışkıran sular gibi özgür, acımasız ve gürültülüdür. insan kendini bile kıskanabilir ki bu, onu ateşin ortasında kendi kendini sokan bir akrebe çevirebilir.

en lezzetli günahımız tabii ki oburluk: yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızdayken kötü kalpli bir oblomov’a dönüşüyoruz ağır ağır ama hızla. karnını doyurmak için avlanan hayvanları ilkel ve vahşi gören insanlık, gördüğü her şeyi yemek için amansız bir savaş veriyor. gününün büyük bir çoğunluğu hangi hayvanın etini yiyeceğine karar vermekle geçiyor. kendi başını yiyeceği günler de yakındır. afiyet olsun insanlık!

ateşine yandığımız diğer günahımız ise gazap: bunu uzun uzun anlatmaya gerek yok. nedensiz öfkemizle kendi türümüze yapmadığımız kalmadı tarih boyunca. engizisyon mahkemeleri, dünya savaşları, petrol savaşları, din savaşları; radikaller, faşistler, aşırılar, zavallılar... öfkemiz o kadar büyük ki sadece öldürmekle yetinmiyoruz, acı çektirmek istiyoruz karşımızdakine. içimiz soğusun istiyoruz, ama öldürdükçe azalıyoruz. başın sağolsun insanlık!

son günahımız ise sona kalmayı hak eden bir günah olan tembellik: içimizde bir miskinlik olduğu için teknoloji diye bir şey icat ettik. bizim yerimiz iş gören makineler, bizim yerimize düşünen bilgisayarlar, bizim yerimize hareket eden araçlar... biz de böylece miskin miskin oturma hakkına sahip olduk ama kendimize şunu sormamız gerekmez mi: biz bu gezegende boş boş oturarak kime ne fayda sağlıyoruz? kurumaya yüz tutmuş bir ağaçtan daha faydasız bir asalaktır insanlık dünyanın kabuğuna tutunarak yaşayan. kalk yerine yat, insanlık!

acaba sekizinci günah bunların hepsinin bir araya toplanması mı? acaba en büyük günah insan olmak mı?
devamını gör...

bu kadar bilgisiz olmayın, araştırın, okuyun, öğrenin... her duyduğunuzu buraya koşarak başlık açmayın, komik oluyorsunuz.

ben duyduğuma inanmam, gördüğüme de inanmam. bir bilginin doğruluğuna veya yanlışlığına beni ikna etmek çok zordur, birkaç kaynaktan o bilgiyi teyit etmem lazım.
devamını gör...

"yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar ve yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik..."
charles bukowski
devamını gör...

kemal sunal ile gül sunal’ın kızı, ali sunal’ın kardeşi, müzisyen ömer öztiyen’in eşi, çocuk ve müzik alanında dersler veren oyuncu. şimdilerde hamile. onur erol ile seslendirdiği ve klibinde oynadığı bir çocuk şarkısıda var da ismi şimdi aklıma gelmedi.
devamını gör...

ilkokulda xoxo oynadığım arkadaşımı twitter’da bulmuş ve mesaj atmıştım.

“yıllar geçti sen belki unutmuşsundur ama ben senin ilkokul arkadaşın cözülemeyen sudoku, aranızdan ayrılıp başka ülkeye yerleşmiştim, müsaitsen konuşalım.”

o gün cevap gelmediği gibi üstüne bir de profilini kitledi. neden tırstı ki şimdi? ne dedim? altı üstü kendimi hatırlattım. ona zarar veririm mi sandı? bi şekilde profiline salça olurum diye mi düşündü nedir?

aylar sonra iki gün önce cevap verdi mesajıma: “selam sudoku, tabii ki hatırlıyorum seni. anca gördüm, istek kutusunun arasında kaynamış gitmiş mesajın, kusura bakma” dedi.

sonrasında bi smalltalk, ardından sessizlik, smalltalk şeklinde ilerledik. takipleşmek yok, eski günlerden sohbet etmek yok. anlayacağın, o eski arkadaşlık sevinci yok. xoxo oynamaksa, söz konusu dahi olamaz.
devamını gör...

gördüğüm an ''depresyon çok güzel gelsene'' diye bağıran 3 nick var sözlükte. 3'ü birlikte bir hikayeymiş ve hikayenin başlangıç cümlesi haklıyım ama mutlu değilim'miş gibi. sanki biri haklıyım ama mutlu değilim diyip yeni bir yolculuğa çıkıyormuş gibi.*

1. haklıyım ama mutlu değilim,
2. belki üstümüzden bir tır geçer,
3. ölmedim ama hafif sürünüyorum.

bildirimlerde falan görünce anlık sırıtıp, anlık somurtup nihayetinde böyle bir şey hayal ediyorum ben. bu nickler üzerimden tır gibi geçiyor abi, ölmüyorum ama hafif sürünüyorum. gördüğünüz gibi haklıyım, ama mutlu değilim.*

bermuda depresyon üçgeni
streamable.com/gl510j
devamını gör...

devamını gör...

hayallerin sonsuz, yaşamın ise bir sonu olduğu gerçeğidir. aslında bu bir bakıma önümüze çıkan hiçbir fırsatı ertelememek ve osho 'nun tehlikeli yaşamak kitabını ivedilikle okumak gerektiği gerçeğidir.
devamını gör...

sözlükte yazmayı seven fakat uzun zamandır doğru düzgün yazabileceği bir sözlük bulamayan kişilerin doğru yeri bulması ile alakalı durumdur.

ayrıca kitap hediyeleri, çekilişler düzenlemeleri, moderatörlerinin yazarlar ile iletişimi ve sözlüğün samimi ortamı da bu konuda etkili olmuştur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim