6041.
olgunlukla yorgunluk karıştırılmamalı. ben mesela olmadım sadece yoruldum. hayat beni zorluyor, çok fazla acı var, perişan oldum yorulması değil. baya bildiğin hayatı kaçırmamaya çalışmaktan, insanları kaybetmemeye çalışmaktan, güzel şeyleri bitirmemeye çalışmaktan bi de genel olarak çalışmaktan yoruldum.

şöyle bakınca bişey kazanmak için değil sadece kaybetmemek için direniyorum. mevcudu koruyup üzerine eklemeye başlayınca da ben oldum diyebilirim.

keşke ayrıca bi başlık açıp yazsaydım güzel entry olurmuş. olsaydım yapardım bunu, yorgun insan anca bu kadar yazar.
devamını gör...
6042.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
6043.
yanımda kediler için ıslak mama taşırım. çantamda daima 2-3 tane olur. yıllardır bu şekilde.

gözüme çarpan kediye psi psi derim, kuyruğu kaldırıp koşa koşa gelirse yanıma, onun hakkıdır. veririm.

az önce kahvaltı almak için çıkıp eve dönerken bir tane sarı kafa gördüm, laf attım, hemen koşa koşa geldi. çıkardım mamayı, paketi açarken ucu tam kopmadı, zorlayınca da azıcık elime bulaştı.

ne mi yaptım? tabii ki okşuyorum ayağına kediye sürdüm.

umrunda olmadı. hapur hupur mama gömüyordu o sırada. *
devamını gör...
6044.
gereğinden çok değer verdiğim insanlar oldu, aralarından kalbimi kıranlar çıktı.
devamını gör...
6045.
(bkz: yazarların itiraf köşesi)
aga yalandan mı yapıyosunuz ya
devamını gör...
6046.
benim de en kötü özelliğim çok iyi niyetli olmam
devamını gör...
6047.
insanlarla kopuşlar yaşıyorum. bir yanım git diyor bir yanım kal. hangisini yaparsam yapayım pişman olacağım.
devamını gör...
6048.
tamamlanmışlık nasıl bir his, tam anlamıyla merak ediyorum...
devamını gör...
6049.
entry oylarken 4 köşeli bir jeton sahibi olabiliyorum.
devamını gör...
6050.
"o kadar da düşmedik." dediğimiz durumlara düştük aslında da bunu kendimize itiraf edemedik.
devamını gör...
6051.
good morning, father. i have sinned.
devamını gör...
6052.
nedeni nedir ben de bilmiyorum. ama eleştirilmeye gelemiyorum. belki anne ve babamın tutumu çok mükemmeliyetçi olduğundan, her şeyim eleştirildiğinden, belki de eleştirilmeyi haketmediğimi düşündüğümden, tam nedeninden ben de emin değilim.
devamını gör...
6053.
duyduğumda fazlaca kırılma ihtimalim olan şeyler, duymuşumcasına beni kırıyor..
bence bir şey var ise vardır ve gizlemek kimseyi melek yapmıyor ayrıca..
devamını gör...
6054.
söyleyecek sözüm, yazacak sabrım kalmadı. söz bitti, hava karardı, uyku
tutmadı. aldığım kararlar hep içimde patladı. kuramadığım hayaller ve
heveslerim kursağımda kaldı. gözpınarlarımda yaş kalmadı. kar da bu
şehirde 2 günden fazla hiç yağmadı. gülerken ağladım kimse farkına
varmadı. şehrin kötü çocukları hep yanlış şeyler kullandı. aşık olduğum
kadına kurduğum cümleleri o okumadı. kendi kendime konuştum kimse
duymadı. yemin ettim tutmadı. söz uçtu, yazı da kalmadı. ciğerlerim yoruldu, nefsim körelmedi. iyi olmaya çalışmadım, kötü de olamadım.
güneş alerjim bu kış tutmadı. kurduğum planlar hep suyla ilgiliydi, suya düştü. yeni kıyafetlerim olmadı. eskiler parfümle karışık anı koktu. aklım
mantığıma uymadı. kafam çalışmadı. ellerim titrerken parmaklarım
yorulmadı. çöpe atamadım geçmişi, yakamı bırakmadı. büyük söz
söyledim, lokma olmadı. şehirden nefret ettim, otobüste yer kalmadı.
yollar uzadı, hiçbir yere varmadı. ayaklarım kanadı ama tırnaklarım
uzamadı. bir meramım vardı, havada kaldı. anlatmak istedim, olmadı.
bitsin istedim, bitmedi.
devamını gör...
6055.
sevilmediğimi veya ihmal edildiğimi düşündüğüm hissettiğim zaman tetiklenmeye ve endişelenmeye başlıyorum. kaygılı ve güvensiz hissedip olabilecek en kötü senaryoyu düşünmeye başlıyorum. çünkü hayatımın bir noktasında çok derinden kırıldım ve reddedildim. bu da beni ilişkiler de karşı tarafın davranislarina aşırı hassas bir hale getirdi. bu yüzden araya mesafe koyduğunda veya farklı davrandığında aşırı düşünmeye başlıyorum. olabilecek en kötü senaryoyu düşünüyorum. bana ve ilişkimize olan ilgini kaybettiğini. sonuç olarak kendimi yatıştırmak için biraz daha sevgi ve güvenceye ihtiyaç duyuyorum. bu çok zahmetli gelebilir.
devamını gör...
6056.
"artık" sevilmemek ya da ihmal edilmeye "başlamak" gibi algıladığımız reaksiyonlar genellikle temelsiz değildir. düne kadar insanı sabahın 7'sinde arayan ya da gece gözünü sizinle konuştuktan sonra kapatan bir flört ya da sevgili artık bunu yapmıyorsa çoğu zaman nedeni kendi hareketlerimizde aramamız gerekir..

insanlar geçmiş tecrübelerini gelecekteki ilişkilerine çok fazla yansıtıyor ama kimse geldiği yaşa gül bahçesi içerisinde gelmiyor.. kimisi benim gibi yıllarca boşanma davaları görüyor, kimisi terk ediliyor, kimisi aldatılıyor, kimisi ise hiç sevilmemiş olduğunu fark ediyor. bu noktada "ben şunu yaşadım da, senin ağzına bundan tükürüyorum" yeterli bir açıklamadan sonra gereksiz bir rahatlık "bu nasılsa bunu çeker" keyfiyeti gibi geliyor bana..

bir de mesela şu vardır.. ilişkiler bir al-ver dengesi üzerine oturmakla yükümlüdür ve herkes ilişkiyi mutlu etmekten önce kendisi mutlu olmak için yaşar.. çocuklarına eziyet eden cimri bir baba veya patron gibi tüm avantajları kıs ama eskisinden fazla çalışkanlık bekle ve bunun tek gerekçesini "ilişkiye sadakat" olarak açıkla, bu maalesef çok fazla karşılık bulmuyor.

tabii perdenin kapanmaya başladığını hissettiğimizde de hala ilk adımı karşıdan bekleme iyimserliğini bir kenara bırakmak ve ilk adımı atmak bence en doğrusu.. zira, özür dileyebilen insan özürlük bir hata yaptığını da kabul eder ve bir daha bu duruma düşmemek için kendisine baştan çekidüzen verir ve elindeki sahip çıkmaya çalışır.. ama bu ciddiyet bile ilişkinin bizzat kendisinden esirgeniyorsa partner ne yapsın, vicdanını rahatlatmaktan başka?
devamını gör...
6057.
önceki tanımlarda 14 şubatta nöbetçi olacağımı yalnız girenler trip mode on gibi yazmıştım ama dün babam hastaneye çiçek çikolata göndermiş,o kadar mutlu oldum ki erkek arkadaşım olsa/alsa muhtemelen bu kadar çok sevinmezdim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
6058.
hijyenik el yıkama dersinde afrikalı bir öğrenciye sınav yapıyorum. "aç suyu" dedim, "başla". öğrenci bir yandan anlatacak bir yandan yıkayacak elini, ben de yaptığı hareketlere göre puan vereceğim. öğrenci de simsiyah afrikalı bir erkek. ağzının içinde bişeyler geveleyerek elini yıkadı çocuk ama ne anlattığına dair en ufak fikrim yok. o kadar uzun şey anlatıyor ki ne ne anlattığına odaklanabildim, ne ne hareketi yaptığına. tek odağım boşa akan su. 10 dakikaya yakın suyu açık bıraktı, elini kuru kuruya sabunladı, bir on dakika da elini duruladı. verdik notunu velhasıl, fakat öğrenci gidince yanımdaki arkadaşla birbirimize bir bakışımız var... sessizce "boşa akıttığın suyu afrikada 1 aile 2 hafta içiyor" der gibiydik. dersten birkaç gün sonra bu olayın konusu açıldı, ikimiz de benzer şeyi düşünmüşüz. korkunç ırkçı insanlarız demek ki (ama ırkçı şakaları seviyorum. komikler).
devamını gör...
6059.
aynı anda üç kişiyi kaybettim. ikisi hala yaşıyor.
devamını gör...
6060.
ben bir ara kayboldum, yıllar geçti bulamıyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazarların itiraf köşesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim