geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
başlık "silinmiş hesap 76" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
1561.
dünyanın nasıl bir yer olduğunu bize sunulanı kadar biliriz. zaman değişir, insanlar değisir, dünya değişir ve bize kimse bir şey sormaz.
unutmuşlar gibidir. biz bazen hayatımıza devam edebilmek için tüm geçmişimizi arkamızda bırakmaya çalışırız.
fazla da hayal kurulmaz buralarda, biliriz ki kurduğumuz her hayal hüzün olur çarpar suratımıza.
hiç tanımadığımız belki de hiçbir zaman karşılaşamayacağımız adamların kararları değiştirir hayatımızı. başkaları tarafından şekillendirilirken hayatımız için sesimiz çıkmaz, bir arada kalmaya çalışırız.
çünkü birbirimizden başka kimsemiz yoktur
çünkü dostuz.
çünkü aşığız,
çünkü yalnızız.
yaşadığımız yer gibi, sıkışıp kalmışız zamanın içinde...
unutmuşlar gibidir. biz bazen hayatımıza devam edebilmek için tüm geçmişimizi arkamızda bırakmaya çalışırız.
fazla da hayal kurulmaz buralarda, biliriz ki kurduğumuz her hayal hüzün olur çarpar suratımıza.
hiç tanımadığımız belki de hiçbir zaman karşılaşamayacağımız adamların kararları değiştirir hayatımızı. başkaları tarafından şekillendirilirken hayatımız için sesimiz çıkmaz, bir arada kalmaya çalışırız.
çünkü birbirimizden başka kimsemiz yoktur
çünkü dostuz.
çünkü aşığız,
çünkü yalnızız.
yaşadığımız yer gibi, sıkışıp kalmışız zamanın içinde...
devamını gör...
1562.
ilk benim yüzüme rastladınız, en eskisiyim buranın,
karnıyım dünyanın.
yeryüzünün ağrısı bendedir.
kum ve kayaç benim.
ıssızlık bilgisiyim ben, sessizlik bilgisi.
dumanın ve kalmanın büyük planıyım.
her şeyi gördüm, her şeyi.
suyun gidişini, ağacın çiçeklenişini.
tekrar tekrar gördüm ben, daha da görürüm.
büyük zaman, benim.
denizler dalgalar dövdü beni,
sert rüzgarlar yurt bildi zirvelerimi.
kırıldım, söküldüm, ufalandım;
döndüm bitiştim tekrar kendime
açsan, kırsan, baksan;
bütün yeryüzü, her zerremde.
taş taşıdım, içim kendimden yorgun benim,
dilim çok uzun bir yankı.
ben eskisiyim buranın.
- birhan keskin
karnıyım dünyanın.
yeryüzünün ağrısı bendedir.
kum ve kayaç benim.
ıssızlık bilgisiyim ben, sessizlik bilgisi.
dumanın ve kalmanın büyük planıyım.
her şeyi gördüm, her şeyi.
suyun gidişini, ağacın çiçeklenişini.
tekrar tekrar gördüm ben, daha da görürüm.
büyük zaman, benim.
denizler dalgalar dövdü beni,
sert rüzgarlar yurt bildi zirvelerimi.
kırıldım, söküldüm, ufalandım;
döndüm bitiştim tekrar kendime
açsan, kırsan, baksan;
bütün yeryüzü, her zerremde.
taş taşıdım, içim kendimden yorgun benim,
dilim çok uzun bir yankı.
ben eskisiyim buranın.
- birhan keskin
devamını gör...
1563.
hep geçer diyorlar ya olric
sence geçer mi?
geçer elbet efendim.
bazısı teğet geçer
bazısı deler gecer
bazısı deşer geçer
bazısı parçalar geçer
ama mutlaka gecer
turgut uyar.
sence geçer mi?
geçer elbet efendim.
bazısı teğet geçer
bazısı deler gecer
bazısı deşer geçer
bazısı parçalar geçer
ama mutlaka gecer
turgut uyar.
devamını gör...
1564.
çok güzeldir mavi gözler
umutlar içinde yüzer
mavi gözlerin bakışı
gönüllerde sevgi süzer!.....................
umutlar içinde yüzer
mavi gözlerin bakışı
gönüllerde sevgi süzer!.....................
devamını gör...
1565.
dün dağlarda dolaştım evde yoktum *
güneş cebimde bir bulut peydahladı.
taş, kördür diye yazdım. ölüm, geleceksiz. şeylerin yalnız adı var.
ve: "ad evdir." (kim söyledi bunu?)
dün dağlarda dolaştım, evde yoktum.
bir uçurum bize bakmıştı, uçurumun konuştuğu usumda. buydu bizim kendinde sonsuz olanı duyduğumuz.
nesneler ki zamanda vardır. terziler çıracısı hermüsül heramise'nin pöstekisi her bahar ayaklanırdı. yağmur yağmamazlık edemez. taş, düşmemezlik.
ne diyordum, dünyanın düşünceleri yoktur. otların canı sıkılmaz. kurşunkalem kendini ağaç sanır. ufuk, hüthüt kuşu. seni bilmem, bir söylene dönüşmek içindir dünya. onun için başka bir son yok. bir söylene dönüşmek, bir söylen olmak! sonsuzluk dediğimiz budur.
nerden başlasam yine oraya geliyorum.
ben gidiyorum.
ölüme, o büyük tümceye çalışacağım.
"bu kitabın elyazılarıyla yayımlanmasını istememin nedeni görsellik
değildir (görselliğin büyüsünü yadsımıyorum elbet, o nasıl yadsınır ki); bunun çok ötesinde bir şey: yazmak eylemi sırasında pek çok dize (şiir uçlan) asıl metnin dışına taşmıştır, atılmıştır. bunları işte göstermektir. okuyanları (okurları diyemiyorum, onları kendimle örtüşmeye götürmeye hakkım yok) bundan yoksun etmek istemedim.
ote yandan, gene okuyanlar elyazısında ikinci, üçüncü bir şiirin oluşumunu da bulgulayacaklardır. belki, son olarak da, yazmak denen cehennemin serüvenini izleyecekler, o labirente inme olanağını bulacaklardır. hepsi bu." ilhan berk *
güneş cebimde bir bulut peydahladı.
taş, kördür diye yazdım. ölüm, geleceksiz. şeylerin yalnız adı var.
ve: "ad evdir." (kim söyledi bunu?)
dün dağlarda dolaştım, evde yoktum.
bir uçurum bize bakmıştı, uçurumun konuştuğu usumda. buydu bizim kendinde sonsuz olanı duyduğumuz.
nesneler ki zamanda vardır. terziler çıracısı hermüsül heramise'nin pöstekisi her bahar ayaklanırdı. yağmur yağmamazlık edemez. taş, düşmemezlik.
ne diyordum, dünyanın düşünceleri yoktur. otların canı sıkılmaz. kurşunkalem kendini ağaç sanır. ufuk, hüthüt kuşu. seni bilmem, bir söylene dönüşmek içindir dünya. onun için başka bir son yok. bir söylene dönüşmek, bir söylen olmak! sonsuzluk dediğimiz budur.
nerden başlasam yine oraya geliyorum.
ben gidiyorum.
ölüme, o büyük tümceye çalışacağım.
"bu kitabın elyazılarıyla yayımlanmasını istememin nedeni görsellik
değildir (görselliğin büyüsünü yadsımıyorum elbet, o nasıl yadsınır ki); bunun çok ötesinde bir şey: yazmak eylemi sırasında pek çok dize (şiir uçlan) asıl metnin dışına taşmıştır, atılmıştır. bunları işte göstermektir. okuyanları (okurları diyemiyorum, onları kendimle örtüşmeye götürmeye hakkım yok) bundan yoksun etmek istemedim.
ote yandan, gene okuyanlar elyazısında ikinci, üçüncü bir şiirin oluşumunu da bulgulayacaklardır. belki, son olarak da, yazmak denen cehennemin serüvenini izleyecekler, o labirente inme olanağını bulacaklardır. hepsi bu." ilhan berk *
devamını gör...
1566.
1567.
ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
ışık ışık, dalga dalga bayrağım!
senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. arif nihat asya
kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
ışık ışık, dalga dalga bayrağım!
senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. arif nihat asya
devamını gör...
1568.
"yaprağın üstünde çiy.
etrafımızdaki gece vesveseli."
ezra pound
etrafımızdaki gece vesveseli."
ezra pound
devamını gör...
1569.
anlamıyorum,
şu mavi gökyüzünde
ne işi var kara bulutların
gitsinler efendim gitsinler
başka yere gitsinler
mavi, biraz daha mavi...
~ümit yaşar oğuzcan
şu mavi gökyüzünde
ne işi var kara bulutların
gitsinler efendim gitsinler
başka yere gitsinler
mavi, biraz daha mavi...
~ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
1570.
[[alıntı]]
doğan gün
kırgın umutta
keder tortusunda
acıda, zehirde, pusuda
yılma
doğan günü bekle
çünkü tutar bir erik ağacı sunar sana
doğan gün
van gölünden bir sabah
bir kıvılcım, bir titreşim
bir tutam akdeniz
süphancı bir serinlik
ve genç bir gerinme
usulcacık saç hışırtıları
bir dudaktan buğulanan sıcaklık
tutar getirir
doğan gün
öpücük gibi konar gözlerinde bir melodi
sevgilin gibi dokunur parmaklarına bir kedi
ve kavga ve zulüm ve ateş
hep birlikte örülen bir türkü
güzel yapmak için, güzel olmak için
çünkü hayat dönen, kıvrılan
yanan bir ibrişimdir
tutar getirir
doğan gün
[[/alıntı]]
devamını gör...
1571.
(tematik)
ve tıpkı o eski,
acıklı hikâyelerdeki yalınayak,
karlı yollara düşmüş,
yetim bir çocuk gibi bu yürek.
acıklı hikâyelerdeki yalınayak,
karlı yollara düşmüş,
yetim bir çocuk gibi bu yürek.
devamını gör...
1572.
elin elimdeyken okuduğum şiir
yüzünü ışığıyla yıkayıp
kayınca ürpertilerle
boynunun saydam ipeğinden
beyaz, hülyalı göğsüne
usulca uyanır memelerin
şiir mi aşkın çocuğu
sevgilim, aşk mı şiirin?
devamını gör...
1573.
özlem
bir gece,
gecede bir uyku.
uykunun içinde bene.
uyuyorum,
uykudayım,
yanımda sen.
uykunun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben.
bir yere gidiyorum
delice.
sen.
ben seni seviyorum,
gizlice..
elpençe duruyorum,
yüzüne almak,
söylemeden,
tek hece.
seni kaçırıyorum
çok karanlık bir andan.
birden uyanıyorum,
bakıyorum;
uyuyorsun..
güzelce.
(bkz: özdemir asaf)
bir gece,
gecede bir uyku.
uykunun içinde bene.
uyuyorum,
uykudayım,
yanımda sen.
uykunun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben.
bir yere gidiyorum
delice.
sen.
ben seni seviyorum,
gizlice..
elpençe duruyorum,
yüzüne almak,
söylemeden,
tek hece.
seni kaçırıyorum
çok karanlık bir andan.
birden uyanıyorum,
bakıyorum;
uyuyorsun..
güzelce.
(bkz: özdemir asaf)
devamını gör...
1574.
bekler
omuzlamış dünyayı nasırlı çıplak ayakları çatlak.
kimsesiz yapayalnız bize kaldı cumhuriyeti kurmak.
ant içti kavuşmaya makamı toprağın üstünden altına.
barış güvercinleri uçurdu mustafa kemal dünyanın her yanına.
kararan milletin gönlü bit ışık bir güneş ister.
etrafımızı sarmış yedi başlı salgın illetler.
bu yol cumhuriyet yoludur, dönmek yok ölür gider.
asırlar oldu, yanan atatürk güneşi bize yeter.
ne yolun sonunu gördü, nede mavi gök kubbeyi.
cumhuriyete can veren canı gördü, vatan için akan kanı.
savaşta barışta atamı gördüm, özgürlüktür onun mirası.
yetmiş beş milyon millet atatürk ve cumhuriyet sevdalısı
erkek kadın kız genç kulak hepsi ufukta seni bekler.
cumhuriyet medeniyetinde özgürlük şarkıları dinler
bağımsız cumhuriyeti yaşatmak için atatürk’ün nesli yeter.
bir millet bütün yurt atanın gençliğe hitabesini dinler.
adam silwer
omuzlamış dünyayı nasırlı çıplak ayakları çatlak.
kimsesiz yapayalnız bize kaldı cumhuriyeti kurmak.
ant içti kavuşmaya makamı toprağın üstünden altına.
barış güvercinleri uçurdu mustafa kemal dünyanın her yanına.
kararan milletin gönlü bit ışık bir güneş ister.
etrafımızı sarmış yedi başlı salgın illetler.
bu yol cumhuriyet yoludur, dönmek yok ölür gider.
asırlar oldu, yanan atatürk güneşi bize yeter.
ne yolun sonunu gördü, nede mavi gök kubbeyi.
cumhuriyete can veren canı gördü, vatan için akan kanı.
savaşta barışta atamı gördüm, özgürlüktür onun mirası.
yetmiş beş milyon millet atatürk ve cumhuriyet sevdalısı
erkek kadın kız genç kulak hepsi ufukta seni bekler.
cumhuriyet medeniyetinde özgürlük şarkıları dinler
bağımsız cumhuriyeti yaşatmak için atatürk’ün nesli yeter.
bir millet bütün yurt atanın gençliğe hitabesini dinler.
adam silwer
devamını gör...
1575.
evet, ağlamaklı oluyorum,
demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam,
nasıl ıssız, karanlık...
ve zehir - zıkkım cigaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
ahmed arif
demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam,
nasıl ıssız, karanlık...
ve zehir - zıkkım cigaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
ahmed arif
devamını gör...
1576.
"ve hangi nehrin aynasına bakarsak bakalım
arkamızı dönünce ancak, görürüz kendimizi." – henrik nordbrant
arkamızı dönünce ancak, görürüz kendimizi." – henrik nordbrant
devamını gör...
1577.
çıplak kal
nicedir dokunuşlar çakmaktaşı bu iklimde
gülüşler günahtan gerdanlık
sevişmeler göz yordamı
çıplak kal
bir çift güvercin olsun memelerin
gagasında göç külfeti, aşk kırıntısı
beni işgal etsin, çıplak kal
şimdi susam kavrulu bizim orda
mavi yarpuz şimdi
buğday kırılır bizim orda
akşam alacası şimdi
narin ceylana buz rengi bir dağgölü
benim içim kor kor
kızıl kor
küfürbaz kalkıyorum
ayıp sinmiş her masadan
türünü bilmediğim bir kuş oluyorum
kanatlarım gök yorgunu, tünek arıyorum
deprem korkuyorum
çağlayan düşüyorum
ip kopuyorum...
çıplak kal
pul kadar örtük yeri kalmasın
zarf beyaz etinin
çıplak kal
tenin namusudur kainatın
endamın kavaklarla aynı türküye dursun
tabanca gibi tehditkar memelerin
beni vursun
diriltsin vursun, diriltsin vursun
hamdi özyurt
devamını gör...
1578.
ne hasta bekler sabahı,
ne taze ölüyü mezar.
ne de şeytan, bir günahı,
seni beklediğim kadar.
geçti istemem gelmeni,
yokluğunda buldum seni;
bırak vehmimde gölgeni
gelme, artık neye yarar? nfk
ne taze ölüyü mezar.
ne de şeytan, bir günahı,
seni beklediğim kadar.
geçti istemem gelmeni,
yokluğunda buldum seni;
bırak vehmimde gölgeni
gelme, artık neye yarar? nfk
devamını gör...
1579.
yalan söylemiyor ayna, gerçek bu,
dünyanın en güzel kızıyım.
gövdem incecik, ayaklarımı beğeniyorlar,
kar beyazı ellerimi, boynumu, ipek saçlarımı...
hıristiyan doğsaydım, gece gündüz
kendimi gösterirdim dünya âleme;
güzelliğimi gören
hayran erkekler, kıskanç kadınlar
sözbirliğiyle kabul ederlerdi
yaradan’ın bir eşimi yaratamayacağını.
açık bir arabada geçerdim sabah akşam
istanbul caddeleri mahşer gibi olurdu beni görmek
isteyenlerden.
kavafis.
dünyanın en güzel kızıyım.
gövdem incecik, ayaklarımı beğeniyorlar,
kar beyazı ellerimi, boynumu, ipek saçlarımı...
hıristiyan doğsaydım, gece gündüz
kendimi gösterirdim dünya âleme;
güzelliğimi gören
hayran erkekler, kıskanç kadınlar
sözbirliğiyle kabul ederlerdi
yaradan’ın bir eşimi yaratamayacağını.
açık bir arabada geçerdim sabah akşam
istanbul caddeleri mahşer gibi olurdu beni görmek
isteyenlerden.
kavafis.
devamını gör...
1580.
belki dünya havada süzülüyordur,
bilmiyorum.
belki yıldızlar birtakım dev makaslarla kesilen
küçük el işi kağıtlarıdır.
belki ay donmuş bir gözyaşıdır,
bilmiyorum.
belki tanrı sadece sağırlar tarafından duyulan
kalın bir sestir,
bilmiyorum.
belki ben hiçkimseyim.
doğru, bir bedenim var
ve ondan kaçamıyorum.
kafamdan dışarı uçmak isterdim,
ama bu imkansız.
burada, bu insan formu içinde mahsur kalmam
kader kitabında yazılı.
hâl böyleyken
derdime dikkat çekmek istiyorum.
içimde bir hayvan var,
kalbime sımsıkı yapışan,
kocaman bir yengeç.
bostonlı doktorlar
pes ettiler.
neşterler, iğneler, zehirli gazlar ve benzeri şeyler denediler.
yengeç hâlâ orada.
büyük bir yük bu.
unutmaya çalışıyorum, kendi işime bakmaya,
brokoli pişirmeye, açıp kapatmaya kitapları,
dişlerimi fırçalamaya ve ayakkabılarımı bağlamaya.
dua etmeyi de denedim
ama ben dua ettikçe daha sıkı tutunuyor yengeç
ve acı büyüyor.
bir keresinde bir rüya görmüştüm,
bir rüyaydı belki de
yengeç, benim tanrıya dair cehaletimdi.
ama ben kimim ki rüyalara inanıyorum?
[anne sexton - cehaletin şairi]
bilmiyorum.
belki yıldızlar birtakım dev makaslarla kesilen
küçük el işi kağıtlarıdır.
belki ay donmuş bir gözyaşıdır,
bilmiyorum.
belki tanrı sadece sağırlar tarafından duyulan
kalın bir sestir,
bilmiyorum.
belki ben hiçkimseyim.
doğru, bir bedenim var
ve ondan kaçamıyorum.
kafamdan dışarı uçmak isterdim,
ama bu imkansız.
burada, bu insan formu içinde mahsur kalmam
kader kitabında yazılı.
hâl böyleyken
derdime dikkat çekmek istiyorum.
içimde bir hayvan var,
kalbime sımsıkı yapışan,
kocaman bir yengeç.
bostonlı doktorlar
pes ettiler.
neşterler, iğneler, zehirli gazlar ve benzeri şeyler denediler.
yengeç hâlâ orada.
büyük bir yük bu.
unutmaya çalışıyorum, kendi işime bakmaya,
brokoli pişirmeye, açıp kapatmaya kitapları,
dişlerimi fırçalamaya ve ayakkabılarımı bağlamaya.
dua etmeyi de denedim
ama ben dua ettikçe daha sıkı tutunuyor yengeç
ve acı büyüyor.
bir keresinde bir rüya görmüştüm,
bir rüyaydı belki de
yengeç, benim tanrıya dair cehaletimdi.
ama ben kimim ki rüyalara inanıyorum?
[anne sexton - cehaletin şairi]
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
