geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
başlık "silinmiş hesap 76" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
581.
yahudi değilsem bile
bende yahudalık da mı yok
kimi öptüm de kurtuldu çarmıha çakılmaktan?
bende yahudalık da mı yok
kimi öptüm de kurtuldu çarmıha çakılmaktan?
devamını gör...
582.
durakta üç kişi
adam kadın ve çocuk
adamın elleri ceplerinde
kadın çocuğun elini tutmuş
adam hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
kadın güzel
güzel anılar gibi güzel
çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel
cemal süreya-fotoğraf
adam kadın ve çocuk
adamın elleri ceplerinde
kadın çocuğun elini tutmuş
adam hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü
kadın güzel
güzel anılar gibi güzel
çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel
cemal süreya-fotoğraf
devamını gör...
583.
bence bu gece bir şiiri hak etmiyor.
devamını gör...
584.
kendi gökyüzüm var
kendi yeryüzüm
kendi bulutlarım
kendi bahçemde kendim oynarım
istersem bir kişi
istersem bin kişi
gönlümce oyun arkadaşlarım
bir başıma kalabalıklaşırım
kendimi kendimle bölüşürüm
söz verip kendimle buluşurum
yakınmam yok diye kimsem
kendimle darılıp barışırım
yalnız geldiğim dünyada
nasıl yaşadımsa birbaşıma
gün gelip ölünce
ölüme de alışırım
kendi yeryüzüm
kendi bulutlarım
kendi bahçemde kendim oynarım
istersem bir kişi
istersem bin kişi
gönlümce oyun arkadaşlarım
bir başıma kalabalıklaşırım
kendimi kendimle bölüşürüm
söz verip kendimle buluşurum
yakınmam yok diye kimsem
kendimle darılıp barışırım
yalnız geldiğim dünyada
nasıl yaşadımsa birbaşıma
gün gelip ölünce
ölüme de alışırım
devamını gör...
585.
yoksun-luk
uykudan uyanıp daldığım rüyalarda
ekseri kesik kesik duyulurdu sesin
saklamıştım seni en güzel akşamlara
lâkin güneşim gelemezdin...
uzanırdım gölgende kıskanırcasına
yüreğimden başka yerde mi aksin?
en güzel dilekleri tutmuştum sana
lâkin yıldızsız gecelerdeydim...
ne bir vedaya sığabildim
ne notasıydım umutsuz ritimlerin
ben seni bir rüya bekledim
lâkin sen uyumadın sevgilim...
kelimesiz bir düşünce, saf bir duyguydun
bense bir yabancı kadar kıymetlin
bir bir anlatırdım sana çöldeki yağmuru
lâkin sen hafızanı kaybettin...
-ydd
uykudan uyanıp daldığım rüyalarda
ekseri kesik kesik duyulurdu sesin
saklamıştım seni en güzel akşamlara
lâkin güneşim gelemezdin...
uzanırdım gölgende kıskanırcasına
yüreğimden başka yerde mi aksin?
en güzel dilekleri tutmuştum sana
lâkin yıldızsız gecelerdeydim...
ne bir vedaya sığabildim
ne notasıydım umutsuz ritimlerin
ben seni bir rüya bekledim
lâkin sen uyumadın sevgilim...
kelimesiz bir düşünce, saf bir duyguydun
bense bir yabancı kadar kıymetlin
bir bir anlatırdım sana çöldeki yağmuru
lâkin sen hafızanı kaybettin...
-ydd
devamını gör...
586.
vakit çok geç artık hayatı öğrenmeye
yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
en küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
~aragones
yüreklerimiz birlikte ağlasın sabaha dek
en küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek
bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek
nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine
~aragones
devamını gör...
587.
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
devamını gör...
588.
ikimiz de herkes gibiyiz.
neden kendi bakışlarını bırakıp
yapmacık gözlerle bakar,
neden çerçevesini bozarsın dudaklarının.
allı pullu tavırlara kim kanar.
söz aramızda,
ikimiz de herkes gibiyiz
çırılçıplak olduğumuz zaman.
yinelerimiz doğru söyleyor,
elbiselerimiz yalan.
neden kendi bakışlarını bırakıp
yapmacık gözlerle bakar,
neden çerçevesini bozarsın dudaklarının.
allı pullu tavırlara kim kanar.
söz aramızda,
ikimiz de herkes gibiyiz
çırılçıplak olduğumuz zaman.
yinelerimiz doğru söyleyor,
elbiselerimiz yalan.
devamını gör...
589.
.....
ha sonra belki ahmed arifin aklına hiç gelmeyecek , belki de
hiçbir şairin aklına gelemeyecek...
-çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı
o'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
kar altındadır varoşlar
hasretim,nazlıdır ankara.....
ustam yine sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o,en netameli aydır bence.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar...
yalanlar...
şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
ha sonra belki ahmed arifin aklına hiç gelmeyecek , belki de
hiçbir şairin aklına gelemeyecek...
-çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı
o'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
kar altındadır varoşlar
hasretim,nazlıdır ankara.....
ustam yine sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o,en netameli aydır bence.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar...
yalanlar...
şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
devamını gör...
590.
ufacık bir umut sessiz bir bekleyiş
uzaklarda bir yerde süzme bir ışık
kulağımda tanıdık ama zor duyulan bir ezgi..
yaklaştıkça kaybolan sonunda sessizlik.
anıt sokaklarında gezilen o günler
unutulmaya yüz tutmuş onlarca anı
dışarıda kar yağıyor sert bir ayaz
senin yanın her zamanki gibi sımsıcak.
bestelenmiş hali
uzaklarda bir yerde süzme bir ışık
kulağımda tanıdık ama zor duyulan bir ezgi..
yaklaştıkça kaybolan sonunda sessizlik.
anıt sokaklarında gezilen o günler
unutulmaya yüz tutmuş onlarca anı
dışarıda kar yağıyor sert bir ayaz
senin yanın her zamanki gibi sımsıcak.
bestelenmiş hali
devamını gör...
591.
sevdadır
göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım, canım benim
üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar
dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
hasretine vur beni
giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum
günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
seni ben her yerinden öperim
bunu unutma
kadere inansaydım
sana inanırdım
düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
öyle kırık bakma bana
caddeler nasıl da genişliyor
sana bunu söyleyecektim
bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu...
oyy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu
elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız
sen içerde
ben dışarda...
oyyy mahpusluk mahpusluk...
arkadaş zekai özger
göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana
çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım, canım benim
üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretmeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar
dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
hasretine vur beni
giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum
günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
seni ben her yerinden öperim
bunu unutma
kadere inansaydım
sana inanırdım
düşürmem sigaramın ucundaki külü ben
öyle kırık bakma bana
caddeler nasıl da genişliyor
sana bunu söyleyecektim
bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu...
oyy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu
elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız
sen içerde
ben dışarda...
oyyy mahpusluk mahpusluk...
arkadaş zekai özger
devamını gör...
592.
dilek
mesut olmuş görmek isterdim hepinizi...
bu bahar gününde, dertliyi, ümitsizi.
terfi etmiş memur, sınıf geçmiş öğrenci,
kadını, erkeği, yaşlısı, genci,
bir bayram sevinciyle, kol kola, sokaklarda.
su başlarında, ağaç altlarında, parklarda
sevgililer, baş başa, muratlarına ermiş.
çocuklar, el ele, bir halka oluvermiş.
görmek isterdim camlardan, odalarda oturmuş,
radyoyu açmış, küçük sofrayı kurmuş.
yol, meydan, dere, tepe, dağ, bayır, kır...
vapurlar, limanlarda yola çıkmaya hazır.
gazinolar, plajlar, sinemalar açık.
her dilden bir şarkı, her dudakta bir ıslık.
ne yoksul ahı ne dul hıçkırığı ne hasta iniltisi,
mesut olmuş görmek isterdim hepinizi! ..
ziya osman saba
mesut olmuş görmek isterdim hepinizi...
bu bahar gününde, dertliyi, ümitsizi.
terfi etmiş memur, sınıf geçmiş öğrenci,
kadını, erkeği, yaşlısı, genci,
bir bayram sevinciyle, kol kola, sokaklarda.
su başlarında, ağaç altlarında, parklarda
sevgililer, baş başa, muratlarına ermiş.
çocuklar, el ele, bir halka oluvermiş.
görmek isterdim camlardan, odalarda oturmuş,
radyoyu açmış, küçük sofrayı kurmuş.
yol, meydan, dere, tepe, dağ, bayır, kır...
vapurlar, limanlarda yola çıkmaya hazır.
gazinolar, plajlar, sinemalar açık.
her dilden bir şarkı, her dudakta bir ıslık.
ne yoksul ahı ne dul hıçkırığı ne hasta iniltisi,
mesut olmuş görmek isterdim hepinizi! ..
ziya osman saba
devamını gör...
593.
çakıl taşı
seni düşünürken
bir çakıl taşı ısınır içimde
bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
bir gelincik açılır ansızın
bir gelincik sinsi sinsi kanar
seni düşünürken
bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
deliler gibi dönmeğe başlar
döndükçe yumak yumak çözülür
çözüldükçe ufalır küçülür
çekirdeği henüz süt bağlamış
masmavi bir erik kesilir ağzımda
dokundukça yanar dudaklarım
seni düşünürken
bir çakıl taşı ısınır içimde.
bedri rahmi eyüboğlu
seni düşünürken
bir çakıl taşı ısınır içimde
bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
bir gelincik açılır ansızın
bir gelincik sinsi sinsi kanar
seni düşünürken
bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
deliler gibi dönmeğe başlar
döndükçe yumak yumak çözülür
çözüldükçe ufalır küçülür
çekirdeği henüz süt bağlamış
masmavi bir erik kesilir ağzımda
dokundukça yanar dudaklarım
seni düşünürken
bir çakıl taşı ısınır içimde.
bedri rahmi eyüboğlu
devamını gör...
594.
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım.
turgut uyar
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım.
turgut uyar
devamını gör...
595.
masa
devamını gör...
596.
yaşamayı bileydim yazarmıydım hiç şiir
yaşayabileydim yazarmıydım hiç şiir...
ismet özel
yaşayabileydim yazarmıydım hiç şiir...
ismet özel
devamını gör...
597.
sana gelince...
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün...
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün.
artık seninle biz,
düşman bile değiliz.
-nazım hikmet
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün...
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün.
artık seninle biz,
düşman bile değiliz.
-nazım hikmet
devamını gör...
598.
ümidim yılların seline düştü,
saçının en titrek teline düştü,
kuru yaprak gibi eline düştü,
istersen rüzgara salıver gitsin.
-necip fazıl kısakürek
saçının en titrek teline düştü,
kuru yaprak gibi eline düştü,
istersen rüzgara salıver gitsin.
-necip fazıl kısakürek
devamını gör...
599.
aşktır, yırtıldı yırtılacak bir anı gibi
eski sesli haziranın tam ortasından,
tam duyuldu duyulacak derken yalnızlığın
sesi aşktır, açılır bir şiirin her yerinde:
-yalnızlık kokuyorsun demiş miydi edip bey,
öyleyse haziran kokuyorsun demiştir bir de
şunu: bir anıya bir başka anıdan ne
kalır, elbet aşkın ortasında haziran kalır!
bir yazı bile şurda-burda birlikte
tamamlamadan henüz, bir yaz daha
çıkarma telaşından sakın! ne haziran
kalır geriye ne o adamla kadın!
şimdiden teşekkürler bir anıyı böyle
dayanıklı kılan iyiliğine, aşkın
ve haziranın trenini kaçırma, ocakta
ateşçi ol ve öv onu, hızlı geçen
şubatta yavaşlığına bak kırların, martta
makas değiştir, istasyonda bekleyen çocuğu
benim için öp, o senin çocukluğun!
mayısı havalandır, sonrası hazirandır ...
hazirandır, yalnızlık gibi aşkın ortasındadır .
---
haziran / haydar ergülen
eski sesli haziranın tam ortasından,
tam duyuldu duyulacak derken yalnızlığın
sesi aşktır, açılır bir şiirin her yerinde:
-yalnızlık kokuyorsun demiş miydi edip bey,
öyleyse haziran kokuyorsun demiştir bir de
şunu: bir anıya bir başka anıdan ne
kalır, elbet aşkın ortasında haziran kalır!
bir yazı bile şurda-burda birlikte
tamamlamadan henüz, bir yaz daha
çıkarma telaşından sakın! ne haziran
kalır geriye ne o adamla kadın!
şimdiden teşekkürler bir anıyı böyle
dayanıklı kılan iyiliğine, aşkın
ve haziranın trenini kaçırma, ocakta
ateşçi ol ve öv onu, hızlı geçen
şubatta yavaşlığına bak kırların, martta
makas değiştir, istasyonda bekleyen çocuğu
benim için öp, o senin çocukluğun!
mayısı havalandır, sonrası hazirandır ...
hazirandır, yalnızlık gibi aşkın ortasındadır .
---
haziran / haydar ergülen
devamını gör...
600.
ataol behramoğlu'nun bi şiiri
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
kopmaz kökler salmaktır oraya
kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
insan balıklama dalmalı içine hayatın
bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
kopmaz kökler salmaktır oraya
kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
insan balıklama dalmalı içine hayatın
bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158