2061.
kabulleniş

yalnızlık;

kimisi için bir bıçak gibi
kimi için kemik gibi
birileri için zehir gibi
onlar için ben gibi
sizler için kabus gibi
benim içinse sadece ben gibi.
yalnızlık bana benzer.
güneşin doğamadığı her gün biraz ben
gözlerin parçalı bulutu da ben.
hiç ayrılık olmaz tekil ruh haliyle bedenim arasında
şuracıkta gibi’ler diyarında
ben gibi
yanlızlık gibi
sizler gibi değil
bildiğiniz gibi de değil.
devamını gör...
2062.
büyük bir ihtimalle ölmüştük
şehir kan kıyametti ayaklarımızda
gökyüzünü katlayıp bir köşeye koymuştuk
yıldızlar kaldırımlara dökülmüştü bütün
hamza bütün parmaklarını ortaya dökmüştü
yirmi yıldır cebinde biriktirdiği parmaklarını
hamza son şarkıyı kırka bölmüştü
doğrusu iyi idare etmiştik
doğrusu iyi haltetmiştik
yaşayanlar unutmuştu bizi
biz öldüğümüzle kalmıştık.
devamını gör...
2063.
eskiden kar yağardı
kar sendin..
kar bendim..kar bizdik.
eskiden,
kar yağardı..
henüz ayrılmamıştık..
henüz bölünmemiştik..
aynı mahalledeydik..
zengini..fakiri..esnafı..
yoksulu bir arada.. birliktik..
omuz omuza sımsıcak yaşardık ve kar yağardı bembeyaz..
lapa lapa..
henüz bölünmemiştik..
henüz ayrılmamıştık..
henüz icat olmamıştı kooperatifler..siteler..dubleksler.. tripleksler....
olmaz olası kartonpiyerler..
gariban sıkışınca kime gidebileceğini bilirdi..
zengin kimi gözeteceğini bilirdi..
esnafla memur gül gibi geçinip giderdi..
ve kar yağardı bembeyaz lapa lapa..
henüz ayrılmamıştık..
henüz bölünmemiştik…
fakir zengini hırsızlıkla,
zengin fakiri tembellikle suçlamazdı..
çünkü kar yağardı lapa lapa..
çünkü kar yağardı bembeyaz..
çünkü kar'ın temizliği yüreklerimize vurmuştu.
kar rahmetti.. çünkü kar bereketti..
adam boyu adamlar da adamdı o zamanlar..
ne onun bunun namusuna kötü gözle bakılırdı. ne de laf atılırdı..
çünkü senin namusun benim,
benim namusum senindi..
bir idik..biz idik..
ve kar yağardı..
adam boyu..
ve adamlar adamdılar o zamanlar..
kar sendin..kar bendim..
kar bizdik..
şimdi..;
eridik..eridik..eridik..eridik...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

devamını gör...
2064.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
2065.
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia'yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim

ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum
üstelik parasızım pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia'nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutabilsem pia'nın
ölsem eksiksiz ölürdüm
devamını gör...
2066.
"yıllar var ki şu ülkede
şöyle sıcak şöyle mutlu
şöyle yürek soğutan
tek bir haber değmedi kulağıma
tek bir haber yaşamadım
hep kan gölü hep göz yaşı hep kargış
sanki yunus yaşamamış bu topraklarda
hacıbektaş diye biri geçmemiş buralardan."

(bkz: hasan hüseyin korkmazgil)
devamını gör...
2067.
"dışarıyı dinleme, içerdeyim
kımıldayan perdenin şimdi az berisinde.
insan kimi geceler niçin uğrar dışarı?
bir gerçeğin içinde kendini dinlediyse.

yaşlanmak, o her şeyin biraz biraz yettiği...
anılar yerini tutuyor.
ben bu oyunu küçükken de görmüştüm:
çoklarını kovalıyor, birini tutuyor.

yaşlanmak, bir korkunun hep uzağa ittiği...
içerdeyim.
yangın duvarlarının yıkıldığı geceler
ama nasıl geleyim?
insan kimi gemileri ne de çabuk unutuyor
binmiştik sözde,
bir çocukluk yatıyor
battığı yerde.

sağım solum doldu. zil çaldı. bu kaçıncı?
bir telaştı geçti, oturdu hepsi."

(bkz: behçet necatigil)
devamını gör...
2068.
çok yorgunum
beni bekleme kaptan
seyir defterini başkası yazsın
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman
beni o limana
çıkaramazsın.
devamını gör...
2069.
benim hayranlığımdan inlerdi şehir ben atlara ve uzaklar hayrandım kendi ehramlarını bile tanımayan kadınlar ansızın patlak verirdi baharda. dudaklarımda çürükler vardı dağ çiçeklerinden ötürü.
ırmaklara salardım kendimi ruhumda kaynar adımlarla gezinen dünya bana hain sevgilimdi.

yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylan beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim
yürüsem rahmet boşanacak. ve sana bir karşılık vereceğim...
devamını gör...
2070.
bir arabaya çarparız araba ölür belki
olanın olduğu o sokakta
o minik balkonlu şirin dediğin ev vardı
şenkal gıda mı ne yaptılar orayı bakmadım daha da
şen kal
önca sağa sonra sola sonra tekrar sağa

en tutarlı aşıklar dikkatsiz yayalardır

düşün bak ölür müyüz beraber?

ki bu ölüm ancak düşük bütçeli sevdalar için cüzzi bir eshamdır
sen ben gibi değil
ilişki uzun soluklu olacak, çok eşya alın dediler romantizmi cebimizden harcadık

sen beni öyle severdin ki öpüşürken ellerime kan giderdi
irili ufaklı kavgalarla geldik ve yan masalar bizi anlamadılar
bizi çalan bizden değildir
bizden çalan bizden değil
olanı da olamadığı daha incelikli noktalar vardı elbet
olan da olmayan da pek tabi ikimiz
yan masalar bizden değil
bir kahve içer miyiz bir gün?
kahve içmiş olmak için değil
hem sen beni çok seviyordun hani yoksun?

zaten o kadar kavgamız var ki içeride

kafeine direnç kazandı vücutlarımız...
devamını gör...
2071.
sen benim hiçbir şeyimsin
yazdıklarımdan çok daha az
hiç kimse misin bilmem ki nesin
lüzumundan fazla beyaz
sen benim hiçbir şeyimsin
varlığın yokluğun anlaşılmaz

galiba eski liman üzerindesin
nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
dudaklarınla cama çizdiğin
en fazla sonbahar otellerinde
üniversiteli bir kız uykusu bulmak
yalnızlığı öldüresiye çirkin
sabaha karşı öldüresiye korkak
kulağı çabucak telefon zillerinde

sen benim hiçbir şeyimsin
hiçbir sevişmek yaşamışlığım
henüz boş bir roman sahifesinde
hiç kimse misin bilmem ki nesin
ne çok çığlıkların silemediği
zaten yok bir tren penceresinde

sen benim hiçbir şeyimsin
yabancı bir şarkı gibi yarım
yağmurlu bir ağaç gibi ıslak
hiç kimse misin bilmem ki nesin
uykumun arasında çağırdığım
çocukluk sesimle ağlayarak

sen benim hiçbir şeyimsin

attila ilhan
devamını gör...
2072.
dolunayın türküsü

yaşım yirmi altı,
sana kırk senedir aşığım.
hayat kadar berrak,
ölüm kadar karmaşığım.
yüreğim kirli bir gökyüzü,
sense dolunay...
ruhunu esir alan sarmaşığım!
titreşirken kalplerimiz ankara soğuğunda
nice umut yeşerir gecenin soluğunda.
biz o bankta oturmuşuz
kalu bela'dan beri.
kaç bahar görmüşüz kim bilir
kaç zemheri...
ilk kez ayın halesine sırnaşığım;
yaşım yirmi altı,
sana kırk senedir aşığım.

şimdi başka gökyüzü.
yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü...
hazırlan mahbube;
çünkü hazır yeryüzü!
şu yollar, şu kaldırım, şu kedi...
kuşlar bile 'hazırız' dedi.
bu saatler artık tehlikesiz,
mahbube uyan!
varsın olmasın cihanda sesimizi duyan.
dinleseler sükûnetin vaveylasını
her mecnun bulur elbet leylasını.
şimdi tumturaklı hayaller peşimize takılır.
bu dolunay hatrına bin yıldız yakılır!
bıkmadan, usanmadan
bakılır da bakılır...
şimdi başka gökyüzü.
yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü...
hazırlan mahbube;
çünkü hazır yeryüzü!

elveda ey benim yüce yalnızlığım!
her bakışta ışık ışık eriyen kederim.
elveda ey sonsuz boşluk, elveda!
artık yerim bellidir benim...
ey uluyan kurtların yoldaşı bedir!
bin yıllık yurtların sırdaşı bedir!
bil ki bu aşk bir hicrete gebedir...
elveda ey benim rengarenk karanlığım!
her nefeste dalga dalga çürüyen viranlığım.
bilir misiniz vuslat,
deniz ile göğündür...
yârin gülümsemesi sanki bize düğündür.
ah o mahfuz saçların,
ah o deniz gözlerin...
biri sonsuz uzundur, biri sonsuz derin!
gör ve işit mahbube, işte senin eserin:
çarpıldı aşk denen güce, yalnızlığım.
elveda ey benim yüce yalnızlığım!
“bleda yaman”
devamını gör...
2073.
çıkıp gelsen bir gün batımında
ellerinde kelebekler
saçlarında ilkbahar
hiç bitmese dansımız
sen, hiç gitmesen..

devamını gör...
2074.
iman
''yum gözünü, kalbine her ân yokluğu üfür !
kendinden geçmek imân, kendinde olmak küfür.'' (1974)
korku
''bir kalbim var ki benim, sevdiğinden burkulur,
kahredenden ziyâde, sevilenden korkulur.'' (1973)
günah
''sana şah damarından daha da yakın allah;
günah mı dedin; o'ndan uzağa düşmek günah.'' (1972)
necip fazıl kısakürek
devamını gör...
2075.
"ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem,
boğazımda düğümleniyorsa lokma,
buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa
alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli,
yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa,
denize bile iştahsız bakıyorsam,
hep bu boyu devrilesi bozuk düzen,
bu darağacı suratlı toplum!"

(bkz: oktay rıfat horozcu)
devamını gör...
2076.
tahirle zühre meselesi
tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş tahirle zühre olabilmekte
yani yürekte.

meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
yani tahiri zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
tahir ne kaybederdi tahirliğinden?

tahir olmak da ayıp değil zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
devamını gör...
2077.
ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı.
sesinin fotoğrafı, boşluğun fotoğrafı.
parmak uçlarındaki karıncanın,
ruhtaki üşümenin fotoğrafı…
ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.
şükrü erbaş
devamını gör...
2078.
aysel git başımdan
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan istemiyorum
benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın
hiçbir dakikamı yaşayamazsın
aysel git başımdan ben sana göre değilim
benim için kirletme aydınlığını
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

ıslığımı denesen hemen düşürürsün
gözlerim hızlandırır tenhalığını
yanlış şehirlere götürür trenlerim
ya ölmek ustalığını kazanırsın
ya korku biriktirmek yetisini
acılarım iyice bol gelir sana
sevincim bir türlü tutmaz sevincini
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim

sevindiğim anda sen üzülürsün
sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş
uzak yalnızlık limanlarına
aykırı bir yolcuyum dünya geniş
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş
sakın başka bir şey getirme aklına
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum
devamını gör...
2079.
hiç kimse yok kimsesiz
herkesin var bir kimsesi
ben bugünü kimsesiz kaldım
ey kimsesizler kimsesi
devamını gör...
2080.
"benim söylemek için çırpındığım gecelerde,
siz yoktunuz."
(bkz: özdemir asaf)/6.gün
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim