3021.
çalmasın kapımı kimseciklerim
boş bulut yıldız yalnızlığında
çok uzun gözlerinin içindeyim
çalmasın kapımı kimseciklerim

çok uzun gözlerinin içindeyim
sonsuzluğumu içiyorum bebeklerinden
körkütük zehir zıkkım
çalmayın kapalı kapım

küflü bir akşamüstü terli
uludum arınmamış camlarda
ne telefon ne kapı zili
çalmasın ben evde yokum

çok uzun gözlerinin içindeyim
çalmasın kapımı kimseciklerim
devamını gör...
3022.
“yolun düşerse kıyıya bir gün
ve maviliklerini enginin
seyre dalarsan,
dalgalara göğüs germiş olanları hatırla,
selamla, yüreğin sevgi dolu
çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar eşit olmayan savaşta
ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden
sana liman gösterdiler uzakta.”

pierre - jean de beranger
devamını gör...
3023.
kırgınım
saçılmış bir nar gibiyim

sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım

git dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım

seninle geçirdiğim
o iyi günleri
kötü günleri
bırakırım

aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip yağmurlara durayım

(ezberimde bu kadar var devamını okumak isterseniz behçet aysanın bir eflatun ölüm şiiridir adı, kesinlikle okunmalı)
devamını gör...
3024.

gitme o güzel geceye usulca

ihtiyarlık yanmalı ve saçmalamalı gün kapandığında;

öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.

akıllı adamlar, bilmelerine rağmen karanlığa gömüleceklerini sonlarında,

sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar

gitmezler o güzel geceye usulca.

iyi insanlar, son defa ellerini sallarlar, öylesine ateşli bağırarak.

faydasız işleri, yeşil bir koyda dans ediyor olabilir ama onlar da,

öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.

güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,

ve öğrenen, çok geç, yas tuttuklarını onun yolunda,

gitmezler o güzel geceye usulca.

kör gözlerin göktaşı gibi alevlenip ve şenlenmesini

kör eden bir görme gücüyle gören ağır hasta adamlar da

öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.

ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada

yalvarırım, lanetle ve kutsa beni şimdi acımasız göz yaşlarınla.

ama gitme o güzel geceye usulca.

öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.




dylan thomas
devamını gör...
3025.


yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.

yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.

yağmur çiseliyor,
serezin esnaf çarşısında,
bir bakırcı dükkânının karşısında
bedreddinim bir ağaca asılı.

yağmur çiseliyor.
gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
çırılçıplak etidir.

yağmur çiseliyor.
serez çarşısı dilsiz,
serez çarşısı kör.
havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
ve serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.
yağmur çiseliyor.


devamını gör...
3026.
bir başka ülkeye, bir başka denize giderim', dedin
'bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.'

yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de.

konstantinos kavafis
devamını gör...
3027.
sivrü sinek

yaz günü insana can yoldaşudur sivrü sinek
muzu heyvanlarının hep başudur sivrü sinek

gövdem dişleyişü hem acıdır hem gabarur
sayki guyruk urunun gardaşudur sivrü sinek

uflaz emme sesi ağzında ağu var dalasa
cılk uyuz denlü ne mırdar gaşudur sivrü sinek

heç ırulmaz gece eğlendürü sazlar çalarak
gayfelerde garibün haldaşudur sivrü sinek

dünoğun dilleşürüz köyde bununla gâlip
yaz günü insana can yoldaşudur sivrü sinek

gâlip paşa
devamını gör...
3028.
konstantinos kavafis'in şehir şiiri.

"bir başka ülkeye, bir başka denize giderim" dedin
"bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede."

yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de.
devamını gör...
3029.
kendi sesimizle bırakalım: open.spotify.com/episode/63...

herkesin;
bir umudu vardır,
bir savaşı,
bir kaybedişi,
bir acısı,
bir yalnızlığı,
bir hüznü…
çünkü herkesin bir gideni vardır.
içinden bir türlü uğurlayamadığı...
devamını gör...
3030.
...
öyle bir gülümse ki
bakışın yasaklansın
gülüşün tutuklansın

dağlar.. dağlar
dağ olmaktan utansın
...
(bir cevdet bağca şarkısıdır..)
devamını gör...
3031.
mavi maviydi gökyüzü
bulutlar beyaz beyazdı
boşluğu ve üzüntüsü
içinde ne garip yazdı

garip, güzel, sonra mahzun
ışıkla yağmur beraber
bir türkü ki gamlı, uzun
ve sen gülünce açan güller

beyaz beyazdı bulutlar
gölgeler buğulu, derin
ah o hiç dinmeyen rüzgâr
ve uykusu çiçeklerin

mor aydınlıkta bir çınar
veya kestane dibinde
mahmur süzülen bakışlar
ikindi saatlerinde

birden gülümseyen yüzün
sabahların aynasında
ve beni çıldırtan hüzün
iki bakış arasında
devamını gör...
3032.
"seni şimdi bir yabancı gibi karşıma alıp
sanki senden bahsetmiyormuşum gibi yapıp
sanki benden bahsetmiyormuşum gibi
hatta bir aşktan bahsetmiyormuşum gibi
fırtınayı ve huzuru anlatacağım sana."
devamını gör...
3033.
yalnızız
devamını gör...
3034.
son zamanlarda tekrar tekrar okuduğum, turgut uyar'ın kaleme aldığı kırlardan geliyorlar şiirini sizlerle paylaşmak istedim.


kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteber
elbette kırlardan kırlardan gelecekler
başka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstleri
söyleyin nasıl dayanılır dükkanlara depolara
bu katran kokusu başka türlü nasıl geçer

sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
- o sayının da bir adı vardı unuttum -
her şey öyle saydam öyle madensel
kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz
hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber

eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna
artık bu yokları var etmeyi uslandık
ağaçları budadık ormandan balıkları tuttuk denizden
hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık
çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber

hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
elbette kırlardan gelecekler kırlardan
kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber

ey güzelim sümbül ve teber ey canım
gördüğüm sanki o değildi
sanki kuşlar albümünden bir maden


kaynak: kayayı delen incir şiir kitabı sayfa 71 ve 72.
devamını gör...
3035.
yahya kemal beyatlı- sessiz gemi
devamını gör...
3036.
/sen benim kaç defa uykumu böldün,
kaç gece uykusuz bıraktın beni,
kaç şafak karşıladım seninle sensiz, hesap ver!
hesap ver...
ayrılığın hesabını bileyim.
çareyi kadehlerde arasam,
alıp başımı dağlara çıksam,
bir daha hiç görmesem seni,
gözlerine bir daha hiç bakmasam
unutmaya yetecek mi? hesap ver!
hesap ver..
nerde biter, nerde başlar yalnızlık?
hesap ver...
neden sana kavuşmanın bir adı da ayrılık?
hesap ver!

anladım (gözlerin dilinden önce söyledi)
anladım biz yolun sonuna vardık!
anladım gözlerin 'yol bitti' dedi
ne kadar saklasam boşuna artık
gözlerin dilinden önce söyledi

suçlu bir veda bu, merhaba değil
besbelli sönecek titreyen kandil
renginden vazgeçti diye karanfil
gözlerin dilinden önce söyledi.

can gibi çekilip ayrılsan tenden,
gitme, kal dememi bekleme benden
ayrılık kararı verilmiş dünden
gözlerin dilinden önce söyledi./

hesap ver/metin vural

not: yıldız kenter’den dinlemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
3037.
fazla klasik fakat ezberimde olan bir şiir
ne hasta bekler sabahı
ne taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
seni beklediğim kadar

geçti istemem gelmeni
yoklugunda buldum seni
bırak vehmimde golgeni
gelme artık neye yarar

necip fazıl kısakürek - çile
devamını gör...
3038.
ben her zaman kendimdim en azından bu var oynamaya hakkın yok hayatımla kumar
beni sert bilirler ama bir de şu var
beni hayata bağlayan bir sen bir de kubar
hep bahsettiğim yaşantımdan yine bahsedeyim,
tomarla param oldu züğürtle gezdim
benim piyanom satırlarım, hatırlayın,
sadece bunu söylüyorum, hatırlayın.
bu iş gerçekten ciddi yani hislerim,
ama buna dayanabilirim, hayat kavislidir
benim gibi düşünenler şimdi hapistedir,
gitmem gerekirse toplarım valizleri
artık 13 yaşında değilim şimdi her şey farklı,
bana baktın, ondan halim darmadağındır
asıl nokta şu ki, kalmadı sabrım
tetiğe çok yakınım çünkü onlar gibi olmadığımdandır.

sansar salvo - toplarım valizleri

bunu yazdiginda 18 yasindaydi.
devamını gör...
3039.
bu gece pencereni açık bırak,
bir kuş uçurdum;
biraz yorgun, biraz ıslak.
yüreğine bir tutam sevgi bırakacak.
devamını gör...
3040.
ne kadar seviyorsun dersen;
‘nar’ kadar derim...
dışımda bir ben görünürüm
içimde binlerce ‘sen’ dökülür...

atilla ilhan
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim