geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
başlık "silinmiş hesap 76" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
2081.
''dağlar ile taşlar ile
çağırayım mevlâm seni
seherlerde kuşlar ile
çağırayım mevlâm seni
su dibinde mâhi ile
sahralarda âhu ile
abdal olup ''yâ hû!'' ile
çağırayım mevlâm seni
gökyüzünde isa ile
tur dağında musa ile
elimdeki âsâ ile
çağırayım mevlâm seni
derdi çokça eyyûb ile
gözü yaşlı yâkûb ile
ol muhammed mahbûb ile
çağırayım mevlâm seni
bilmişim dünya hâlini
terk ettim kıyl ü kâlini
baş açık, ayak yalını
çağırayım mevlâm seni
yûnus okur diller ile
ol kumru bülbüller ile
hakk'ı seven kullar ile
çağırayım mevlâm seni''
yunus emre
şiiri, dokunaklı ve buğulu sesiyle cihan ünal okumuş:
çağırayım mevlâm seni
seherlerde kuşlar ile
çağırayım mevlâm seni
su dibinde mâhi ile
sahralarda âhu ile
abdal olup ''yâ hû!'' ile
çağırayım mevlâm seni
gökyüzünde isa ile
tur dağında musa ile
elimdeki âsâ ile
çağırayım mevlâm seni
derdi çokça eyyûb ile
gözü yaşlı yâkûb ile
ol muhammed mahbûb ile
çağırayım mevlâm seni
bilmişim dünya hâlini
terk ettim kıyl ü kâlini
baş açık, ayak yalını
çağırayım mevlâm seni
yûnus okur diller ile
ol kumru bülbüller ile
hakk'ı seven kullar ile
çağırayım mevlâm seni''
yunus emre
şiiri, dokunaklı ve buğulu sesiyle cihan ünal okumuş:
devamını gör...
2082.
beni güzel hatırla
bunlar son satırlar
farzet ki bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
ya da bir yağmur sel oldum sokağında
sonra toprak çekti suyu
kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için
uyandın ve ben bittim..
beni güzel hatırla
çünkü sevdim seni ben, her şeyini
sana sırdaş oldum, dost oldum,
koynumda ağladın.
yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
beni üzdün, kınamadım
alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım..
beni güzel hatırla
sayfalarca mektup bıraktım sana
şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım
sakladım günahını, sevabını içimde
sessizce gittim
senden öncekiler gibi sen de anlamadın..
beni güzel hatırla
sana unutulmaz geceler bıraktım
sana en yorgun sabahlar
gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım
en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka
söylenmemiş "merhaba"lar sakladım her köşeye
vedalar bıraktım duraklarda
ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda..
beni güzel hatırla
dizlerimde uyuduğunu düşün
saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
alnından öptüğüm dakikaları
birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
şaşırtmayı severim biliyorsun
bu da sana son sürprizim olsun
şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
beni güzel hatırla
gidiyorum...
okan savcı
edit: şiirin orhan veli kanık'a ait olduğu da yazılıyor, bilemiyorum..
bunlar son satırlar
farzet ki bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
ya da bir yağmur sel oldum sokağında
sonra toprak çekti suyu
kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için
uyandın ve ben bittim..
beni güzel hatırla
çünkü sevdim seni ben, her şeyini
sana sırdaş oldum, dost oldum,
koynumda ağladın.
yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
beni üzdün, kınamadım
alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım..
beni güzel hatırla
sayfalarca mektup bıraktım sana
şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım
sakladım günahını, sevabını içimde
sessizce gittim
senden öncekiler gibi sen de anlamadın..
beni güzel hatırla
sana unutulmaz geceler bıraktım
sana en yorgun sabahlar
gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım
en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka
söylenmemiş "merhaba"lar sakladım her köşeye
vedalar bıraktım duraklarda
ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda..
beni güzel hatırla
dizlerimde uyuduğunu düşün
saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
alnından öptüğüm dakikaları
birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
şaşırtmayı severim biliyorsun
bu da sana son sürprizim olsun
şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
beni güzel hatırla
gidiyorum...
okan savcı
edit: şiirin orhan veli kanık'a ait olduğu da yazılıyor, bilemiyorum..
devamını gör...
2083.
“kim kaldı ittihat ve terakki'den
o jöntürkler ki - `hariçten
evrak-ı muzırra celbederlerdi' -
o fedailer ki barut öksürürler
sakal tıraşları mavi
kırmızı bıyıkları biber”
attila ilhan
o jöntürkler ki - `hariçten
evrak-ı muzırra celbederlerdi' -
o fedailer ki barut öksürürler
sakal tıraşları mavi
kırmızı bıyıkları biber”
attila ilhan
devamını gör...
2084.
göğün en yüksek yerinden
itilivermişim bir boşluğa
tutunacak dal ararım
nereye düşeceğimi bilmeden.
(..)
itilivermişim bir boşluğa
tutunacak dal ararım
nereye düşeceğimi bilmeden.
(..)
devamını gör...
2085.
sana ne kadar çok şey anlatırsam anlatayım,
hala sana söylemeyi unuttuğum
ve söylemem gereken birşey kalacak,
ve sen bu gevezeliğin
kılık değiştirmiş aşk olduğunu hiç anlayamayacaksın.
erman....
hala sana söylemeyi unuttuğum
ve söylemem gereken birşey kalacak,
ve sen bu gevezeliğin
kılık değiştirmiş aşk olduğunu hiç anlayamayacaksın.
erman....
devamını gör...
2086.
sevdiğin kadar sevileceksin.
güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
bir gün yalan söyleyeceksen eğer
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
*can yücel*
güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
bir gün yalan söyleyeceksen eğer
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
*can yücel*
devamını gör...
2087.
o vakit, her cümlesini ezbere bildiğim bir başka attila ilhan şiiri olsun bu gecenin aksında yankılanan.
(...)
emperyal otelinde bu sonbahar,
bu camların nokta nokta hüznü
bu bizim berheva olmuşluğumuz,
bir nokta bir hat kalmışlığımız,
bu rezil bu çarşamba günü,
intihar etmiş kötümser yapraklar.
öksürüklü aksırıklı bu takvim,
ben hiç böylesini görmemiştim,
vurdun kanıma girdin, itirazım var.
sesleri liman sislerinde boğulur,
gemiler yorgun ve uykuludur.
sabahtır saat beş buçuktur,
sen kollarımın arasındasın,
onlar gibi değilsin sen başkasın,
bu senin gözlerin gibisi yoktur...
adamın rüyasına rüyasına sokulur,
aklının içinde siyah bir vapur,
kıvranır insaf nedir bilmez.
(...)
emperyal oteli'nin resmini çektim,
akşam saçaklarından damlıyordu.
kapısında durmanı söylemiştim,
yüzün zambaklara benziyordu.
cumhuriyet bahçesi'nde insanlar geziyordu,
tepebaşı'ndaki küçük yahudiler,
asmalımesçit'teki rum kemancı,
böyle rüzgarsız kalmışlığımız,
bu bizim çektiğimiz sancı...
el ele tutuşmuş geziyordu,
gazeteler cinayeti yazıyordu,
haliç'e bir avuç kan dökülmüştü.
emperyal oteli'nde üç gece kaldık.
fazlasına paramız yetmiyordu.
gözlerin gözlerimden gitmiyordu.
dördüncü gece sokakta kaldık,
karanlık bir türlü bitmiyordu.
sirkeci garı'nda sabahladık,
bilen bilmeyen bizi ayıpladı...
halbuki kimlere kimlere başvurmadık,
hiçbiri yüzümüze bakmıyordu,
hiç kimse elimizden tutmuyordu.
ben hiç böylesini görmemiştim,
vurdun kanıma girdin, kabulümsün.
(...)
emperyal otelinde bu sonbahar,
bu camların nokta nokta hüznü
bu bizim berheva olmuşluğumuz,
bir nokta bir hat kalmışlığımız,
bu rezil bu çarşamba günü,
intihar etmiş kötümser yapraklar.
öksürüklü aksırıklı bu takvim,
ben hiç böylesini görmemiştim,
vurdun kanıma girdin, itirazım var.
sesleri liman sislerinde boğulur,
gemiler yorgun ve uykuludur.
sabahtır saat beş buçuktur,
sen kollarımın arasındasın,
onlar gibi değilsin sen başkasın,
bu senin gözlerin gibisi yoktur...
adamın rüyasına rüyasına sokulur,
aklının içinde siyah bir vapur,
kıvranır insaf nedir bilmez.
(...)
emperyal oteli'nin resmini çektim,
akşam saçaklarından damlıyordu.
kapısında durmanı söylemiştim,
yüzün zambaklara benziyordu.
cumhuriyet bahçesi'nde insanlar geziyordu,
tepebaşı'ndaki küçük yahudiler,
asmalımesçit'teki rum kemancı,
böyle rüzgarsız kalmışlığımız,
bu bizim çektiğimiz sancı...
el ele tutuşmuş geziyordu,
gazeteler cinayeti yazıyordu,
haliç'e bir avuç kan dökülmüştü.
emperyal oteli'nde üç gece kaldık.
fazlasına paramız yetmiyordu.
gözlerin gözlerimden gitmiyordu.
dördüncü gece sokakta kaldık,
karanlık bir türlü bitmiyordu.
sirkeci garı'nda sabahladık,
bilen bilmeyen bizi ayıpladı...
halbuki kimlere kimlere başvurmadık,
hiçbiri yüzümüze bakmıyordu,
hiç kimse elimizden tutmuyordu.
ben hiç böylesini görmemiştim,
vurdun kanıma girdin, kabulümsün.
devamını gör...
2088.
her defasında
kırılan kalbimin
birbirine uyan parçalarından
yeni bir kalp yaptım
seni tekrar sevebilmek için
işte gerçek sevgi budur.
eğer anlayabilirsen beni .
ermann....
kırılan kalbimin
birbirine uyan parçalarından
yeni bir kalp yaptım
seni tekrar sevebilmek için
işte gerçek sevgi budur.
eğer anlayabilirsen beni .
ermann....
devamını gör...
2089.
yazdığım şiirlere kulağını daya
kesinlikle kalp atışları duyacaksın
sana yazdığım bütün şiirler
senin sevginle yaşıyorlar.
ermann
kesinlikle kalp atışları duyacaksın
sana yazdığım bütün şiirler
senin sevginle yaşıyorlar.
ermann
devamını gör...
2090.
devamını gör...
2091.
ben seninle çay içmek istiyorum.
seni duymak,
seni görmek,
seni bilmek,
seni yanımda hissetmek istiyorum.
sana şiir okumak istiyorum,
yazmaktan bıktım, usandım.
ben artık yazıları sana söylemek istiyorum.
küçük bir evde, büyük hayaller kurmak istiyorum.
sobanın yanında, seninle birlikte, üşüyen ellerimi çayın sıcaklığına bırakmak istiyorum.
ben aslında sevmek değil,
seninle yaşlanmak istiyorum.
seni duymak,
seni görmek,
seni bilmek,
seni yanımda hissetmek istiyorum.
sana şiir okumak istiyorum,
yazmaktan bıktım, usandım.
ben artık yazıları sana söylemek istiyorum.
küçük bir evde, büyük hayaller kurmak istiyorum.
sobanın yanında, seninle birlikte, üşüyen ellerimi çayın sıcaklığına bırakmak istiyorum.
ben aslında sevmek değil,
seninle yaşlanmak istiyorum.
devamını gör...
2092.
mâra
bilmemek bilmekten iyidir,
düşünmeden yaşayalım
mâra,
günü ve saatleri ne yapacaksın
senelerin bile ehemmiyeti yoktur.
seni ne tanıdığım günleri hatırlarım
ne seneleri
yalnız seni hatırlarım
ki benim gibi bir insansın.
tanımamak tanımaktan iyidir,
seni bir kere tanıdıktan sonra
yaşamak acısını da tanıdım.
bu acıyı beraber tadalım
mâra.
başım omzunda iken sayıkladığıma bakma
beni istediğin yere götür.
ikimiz de ne uykudayız,
ne uyanık.
asaf hâlet çelebi
bilmemek bilmekten iyidir,
düşünmeden yaşayalım
mâra,
günü ve saatleri ne yapacaksın
senelerin bile ehemmiyeti yoktur.
seni ne tanıdığım günleri hatırlarım
ne seneleri
yalnız seni hatırlarım
ki benim gibi bir insansın.
tanımamak tanımaktan iyidir,
seni bir kere tanıdıktan sonra
yaşamak acısını da tanıdım.
bu acıyı beraber tadalım
mâra.
başım omzunda iken sayıkladığıma bakma
beni istediğin yere götür.
ikimiz de ne uykudayız,
ne uyanık.
asaf hâlet çelebi
devamını gör...
2093.
2094.
'kuş koysunlar yoluna'
bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu.
hep böyle mi bu?
bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...
kafatasımın içini, bir küçük huzur adına
aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!
paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben.
oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.
niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?
"öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.
nilgün marmara
bir karga bir kediyi öldüresiye bir oyuna davet ediyordu.
hep böyle mi bu?
bir şeyden kaçıyorum bir şeyden, kendimi bulamıyorum dönüp gelip kendime yerleşemiyorum, kendimi bir yer edinemiyorum, kendime bir yer...
kafatasımın içini, bir küçük huzur adına
aynalarla kaplattım, ölü ben'im kendini izlesin her yandan, o tuhaf sır içinden!
paniğini kukla yapmış hasta bir çocuğum ben.
oyuncağı panik olan sayın yalnızlık kendi kendine nasıl da eğlenir.
niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına
niye kimseler izin vermez yollarıma kuş konmasına?
"öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.
nilgün marmara
devamını gör...
2095.
sevmek ne uzun kelime!
dokunulmasa da, görülmese de;
kalpte yer verilir bazısına,
nedensiz...
sen; aklım ve kalbim arasında kalan,
en güzel çaresizliğimsin.
gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık.
o kadar kalbimdesin ki...
gözlerinin kahvesinden koy ömrüme,
kırk yılın hatırına "sen" kalayım.
"sevmek" ne uzun kelime...
şimdi açsam pencereyi beklesem.
sen gelsen, olmaz ya hani geliversen.
hiçbir şey sormasan,
hiçbir şey söylemesen,
sussan,
sussam,
sussak...
susuşların anlattıklarını dinlesek.
cemal süreya
iyi değilim; acilen okuduğum, izlediğim, dinlediğim her şeyden aşırı aşırı aşırı (ne kadar aşırı yazsam yetmez) etkilenme huyumu değiştirmem gerek.
devamını gör...
2096.
alıntı!!buradan
gelin
bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
bana kötü
bana terkettiğiniz düşünceleri verin
o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
onları verin, yakınmalarınızı
artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
ben aştım onları dediğiniz ne varsa
bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
verin bana
verin taammüden işlediğiniz suçları da.
bedelinde biliyorum size çek
yazmam yakışık almaz
bunca kaybolmuş talan
parayla ölçülür mü ya?bakın ben, bir çok tuhaf
marifetimin yanısıra
ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim
üstüme yoktur ödeme hususunda
sözün gelişi
üyesi olduğunuz dernek toplantısında
bir söyleve ne dersiniz?
bir söylev: büyük insanlık ideali hakkında!
yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
kazanana vertigolar, nostaljiler
karasevdalar çıkar.
yapılsın adil pazarlık
yapılsın yapılacaksa
işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
ne yapsam
döl saçan her rüzgarın
vebası bende kalacak
varsın bende biriksin
durgun suyun sayhası
yumuşatmayı bilen ateş
öğüt sahibi toprak
nasıl olsa geri verecek
benim kılıcımı.
gelin
bir pazarlık yapalım sizinle ey insanlar!
bana kötü
bana terkettiğiniz düşünceleri verin
o vazgeçtiğiniz günler, eski yanlışlarınız
ah, ne aptalmışım dediğiniz zamanlar
onları verin, yakınmalarınızı
artık gülmeye değer bulmadığınız şakalar
ben aştım onları dediğiniz ne varsa
bunda üzülecek ne var dediğiniz neyse onlar
boşa çıkmış çabalar, bozuk niyetleriniz
içinizde kırık dökük, yoksul, yabansı
verin bana
verin taammüden işlediğiniz suçları da.
bedelinde biliyorum size çek
yazmam yakışık almaz
bunca kaybolmuş talan
parayla ölçülür mü ya?bakın ben, bir çok tuhaf
marifetimin yanısıra
ilginç ödeme yolları bulabilen biriyim
üstüme yoktur ödeme hususunda
sözün gelişi
üyesi olduğunuz dernek toplantısında
bir söyleve ne dersiniz?
bir söylev: büyük insanlık ideali hakkında!
yahut adınıza bir çekiliş düzenleyebilirim
kazanana vertigolar, nostaljiler
karasevdalar çıkar.
yapılsın adil pazarlık
yapılsın yapılacaksa
işte koydum işlemeyi düşündüğüm suçları
sizin geçmiş hatalarınız karşısına.
ne yapsam
döl saçan her rüzgarın
vebası bende kalacak
varsın bende biriksin
durgun suyun sayhası
yumuşatmayı bilen ateş
öğüt sahibi toprak
nasıl olsa geri verecek
benim kılıcımı.
devamını gör...
2097.
tomris
'senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz
kış gecesi amcamızdır bahar yakından kardeşimiz
alır başımı erzincan’a giderim seni düşünmek için
dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor
kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için
bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur
ne var ki ıslanır gider coskunluğum durmadan
durmadan
dağ biraz daha benden deniz her zaman senden
hiçbir dileğimiz yok şimdilik tarihten coğrafyadan
kimselere benzemesin isterim seni övdüğüm
seni övdüğüm zaman
güzel bir çingene yalnız başına dolaşmalı kırlarda
seni övdüğüm zaman'
turgut uyar
'senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz
kış gecesi amcamızdır bahar yakından kardeşimiz
alır başımı erzincan’a giderim seni düşünmek için
dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor
kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için
bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur
ne var ki ıslanır gider coskunluğum durmadan
durmadan
dağ biraz daha benden deniz her zaman senden
hiçbir dileğimiz yok şimdilik tarihten coğrafyadan
kimselere benzemesin isterim seni övdüğüm
seni övdüğüm zaman
güzel bir çingene yalnız başına dolaşmalı kırlarda
seni övdüğüm zaman'
turgut uyar
devamını gör...
2098.
seni gördüğüm her günün gecesi
benim için şeb-i yeldadır.
üşüşür aklıma anılar birer birer
birazda hüzün ve keder
müneccimler bilmez hakiki şeb-i yeldayı
oysaki sensiz geçirdiğim soğuk gecelerdir sesini işitemediğim o vakittir.
en çokta sensindir şeb-i yelda.
benim için şeb-i yeldadır.
üşüşür aklıma anılar birer birer
birazda hüzün ve keder
müneccimler bilmez hakiki şeb-i yeldayı
oysaki sensiz geçirdiğim soğuk gecelerdir sesini işitemediğim o vakittir.
en çokta sensindir şeb-i yelda.
devamını gör...
2099.
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum.
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
aysel git başımdan istemiyorum.
benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
benim için kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
ıslığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını.
yanlış şehirlere götürür trenlerim.
ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
sevindiğim anda sen üzülürsün.
sonbahar uğultusu duymamışsın ki,
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki,
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
sakın bir şey getirme aklına,
aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
aysel git başımdan seni seviyorum...
attila ilhan
ölümüm birden olacak seziyorum.
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
aysel git başımdan istemiyorum.
benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
benim için kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
ıslığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını.
yanlış şehirlere götürür trenlerim.
ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
sevindiğim anda sen üzülürsün.
sonbahar uğultusu duymamışsın ki,
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki,
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
sakın bir şey getirme aklına,
aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim.
aysel git başımdan seni seviyorum...
attila ilhan
devamını gör...
2100.
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
