geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
2761.
öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip…
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının…
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.
ahmed arif
devamını gör...
2762.
bu şiirin tam kaynağını bilmiyorum, bazı bloglarda falan görüyorum louis aragon'a ait olduğu söyleniyor ve farklı versiyonları var.
"bütün odaları yaşantımın
boğuyor duvarlarıyla beni
soluğu kesilir uğultuların burada
burada çığlıklar tükenir.
ben bu odalarda yalnız yaşadım
adım attığım yerler boş
odalar aynı odalar,
daha bir kayıtsız ve loş
sayrılık ateşimin odalarıdır bunlar
ölmek için taş gibi köşelerinde
özlemimi koyduğum odalar,
özlemimi ve garip geceleri."
"hayatımın bütün odaları
dört duvar içinde boğazlayacaklar beni
orada fısıltılar boğuk boğuk
çığlıklarsa kesik kesik
tek başıma yaşadım ben bu odalarda
uzun boş adımlarla arşınladım onları
eski hayaletleri barındıran
odalara gelince
onlar birer kayıtsızlık odaları
ateşimin yükseldiği odalar ve bir de ötekisi
hani soğukkanlıca can vermek için içinde
yerleşmiştim oraya övgüye değer mutluluğu garip gecelerde
odalar vardır insan yarasından daha da güzel
odalar vardır size anlamsız görünür
odalar vardır yalvarılıp yakarılır içinde
kısık ışıklı odalar
hazırdırlar mutluluk dışında her şeyi karşılamaya
odalar vardır benim için sonsuz ve yer etmiş kendi kanımda
içine kan çamur girmiş odalar."
"bütün odaları yaşantımın
boğuyor duvarlarıyla beni
soluğu kesilir uğultuların burada
burada çığlıklar tükenir.
ben bu odalarda yalnız yaşadım
adım attığım yerler boş
odalar aynı odalar,
daha bir kayıtsız ve loş
sayrılık ateşimin odalarıdır bunlar
ölmek için taş gibi köşelerinde
özlemimi koyduğum odalar,
özlemimi ve garip geceleri."
"hayatımın bütün odaları
dört duvar içinde boğazlayacaklar beni
orada fısıltılar boğuk boğuk
çığlıklarsa kesik kesik
tek başıma yaşadım ben bu odalarda
uzun boş adımlarla arşınladım onları
eski hayaletleri barındıran
odalara gelince
onlar birer kayıtsızlık odaları
ateşimin yükseldiği odalar ve bir de ötekisi
hani soğukkanlıca can vermek için içinde
yerleşmiştim oraya övgüye değer mutluluğu garip gecelerde
odalar vardır insan yarasından daha da güzel
odalar vardır size anlamsız görünür
odalar vardır yalvarılıp yakarılır içinde
kısık ışıklı odalar
hazırdırlar mutluluk dışında her şeyi karşılamaya
odalar vardır benim için sonsuz ve yer etmiş kendi kanımda
içine kan çamur girmiş odalar."
devamını gör...
2763.
sen gelince bir mutluluk ülkesiyim,
cıvıl cıvıl;
az gelişmiş toplum gibi, sen gidince,
boynum bükük.
oktay rifat
devamını gör...
2764.
sor, gücün sormaya yetiyorsa,
var mıymış
gönlümü bin parçaya böldüğünün bir sebebi?
of not being a jew - ismet özel
devamını gör...
2765.
devamını gör...
2766.
geriye bir büyük sessizlik kaldı yüreğimde, kalabalıklar, kalabalıklar kadar büyük..
yalnızım ömür hanım, geceler boyu akıp giden ırmaklar gibi karanlıklar içre, öyle yitik, öyle üzgün, yalnızım..
şükrü erbaş
devamını gör...
2767.
" ne kadar hüzün geçmişse dünyadan
ne kadar acı geçmişse yaşayacağız."
turgut uyar - göğe bakma durağı
ne kadar acı geçmişse yaşayacağız."
turgut uyar - göğe bakma durağı
devamını gör...
2768.
ben bir ayten'dir tutturmuşum
oh ne iyi
aytenli içkiler içip
sarhoş oluyorum ne güzel
hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
biraz ayten sürüyorum güzelleşiyor
şarkılar söylüyorum şiirler yazıyorum
ayten üstüne
saatim her zaman ayten'e beş var
ya da ayten'i beş geçiyor
ne yana baksam gördüğüm o
gözümü yumsam aklımdan ayten geçiyor
bana sorarsanız mevsimlerden aytendeyiz
günlerden aytenertesidir
odur gün gün beni yaşatan
onun kokusu sarmıştır sokakları
onun gözleridir şafakta gördüğüm
akşam kızıllığında onun dudakları
başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
bir kadehte sizinle içeriz ayten'li iki laf ederiz
onu siz de seversiniz benim gibi
ama yağma yok
ayten'i size bırakmam
alın tek kat elbisemi size vereyim
cebimde bir on liram var
onu da alın gerekirse
ben ayten'i düşünürüm, üşümem
üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
parasızlık da bir şey mi
ölüm bile kötü değil
aytensizlik kadar
ona uğramayan gemiler batsın
ondan geçmeyen trenler devrilsin
onu sevmeyen yürek taş kesilsin
kapansın onu görmeyen gözler
onu övmeyen diller kurusun
iki kere iki dört elde var ayten
bundan böyle dünyada
aşkın adı ayten olsun
ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
2769.
ismet özel/ amentü.
devamını gör...
2770.
memnuniyet
benden zarar gelmez
kovanındaki arıya
yuvasındaki kuşa;
ben kendi halimde yaşarım
şapkamın altında.
sebepsiz gülüşüm caddelerde
memnuniyetimden;
ve bu çılgınlık delicesine
içimden geliyor.
dilsiz değilim susamam
öyle ölüler gibi
bu güzel dünyanın ortasında
rüştü onur
(yeni zonguldak, sayı 34, 23.09.1942)
benden zarar gelmez
kovanındaki arıya
yuvasındaki kuşa;
ben kendi halimde yaşarım
şapkamın altında.
sebepsiz gülüşüm caddelerde
memnuniyetimden;
ve bu çılgınlık delicesine
içimden geliyor.
dilsiz değilim susamam
öyle ölüler gibi
bu güzel dünyanın ortasında
rüştü onur
(yeni zonguldak, sayı 34, 23.09.1942)
devamını gör...
2771.
bilemezsin sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı
hiçbir şey içime sinmedi
altın madenine altın sunmanın ne anlamı var
ya da okyanusa su
kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok
çünkü sen zaten bunlara sahipsin
o yüzden sana bir ayna getirdim
kendine bak ve beni hatırla
devamını gör...
2772.
ismet özel/ amentü.
devamını gör...
2773.
uzun uzun yazmayacağım çünkü bu gece tek bir cümlede takılı kaldım: "ben sana mecburum sen yoksun..."
devamını gör...
2774.
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
aşklarım, inançlarım işgal altındadır
tabutumun üstünde zar atıyorlar
cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır
toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar
denize yaklaşınca kumlar ve çakıltaşları
geçmiş günlerimi aşağılamaktadır.
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
ve rüzgftr buruşturuyor polis raporlarını
kadınlar fazlasıyla günaha giriyorlar
bazı solgun gömleklerin çözük düğmelerinden
çelik tırpan gibi silkiniyor çocuklar
denizin satırları arasında.
gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin
küfre yaklaştıkça inancım artıyor.
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçiarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.
kanla kirlenmiş evrak, ismet özel.
devamını gör...
2775.
2776.
2777.
2778.
2779.
maviye
maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine
rüzgarda asi,
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
hadi gel,
ay karanlık...
itten aç,
yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel,
ay karanlık...
dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cıgaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlık...
ahmed arif
devamını gör...
2780.
her gün böyle gelip dünyadaki yerini alıyor.
’zor olan, diyor, şiirin hayatını yaşamaktır.
yazmak sonra gelir hep.’ bir bardak su ister
gibi kolay çıkıyor bu sözler ağzından.
kendiyle daha bir içli olmak için sonra
her zamanki eski koltuğuna gidip oturuyor.
göz göze geliyor ağaçlarla denizle gökle. bir top
karanfilde gezdiriyor ellerini. burnuna götürüyor.
sesleri dinliyor sonra. iyi akşamlar diyen
yoldan geçen bir sesi. gürültülerle inen sabahı.
sessiz otları. düşen günü.
sesleri.
böyle bütün gün sesleri dinleyip
çekiliyor sonra,
dünyadaki yerine.
ilhan berk
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167



