2101.
bugün de bitti.
bak geceye...
yumdu gözlerini aydınlık.
neler yaşadın,
neler yaşamak isteyipte yaşayamadın,
bilmiyorum.
kimler düşündü seni,
kimler özledi,
kimler üzdü
kalbini,
kim bilir?
kaç virgül koydun özlemlerine,
kaç mutluluğu noktaladın.
kaç hüzüne parantez açtın.
şimdi bırak
hepsini geride...
unut!.
seni üzen,
kıran,
döken
ne varsa.
sadece güldüklerini hatırla.
gözlerini gülerek kapa.
yeni bir güne
uyandığında,
yağmurlar yağsa bile şehire.
sen,
güneşi bul
getir bir yerlerden.
birileri karartsa da düşlerini.
sen rüzgârlara bırak hepsini.
mutluluk
uzakta değil,
avuçlarında
bunu sakın unutma..

devamını gör...
2102.
"özlem budur işte:
bomboş bir varlık ve
dopdolu bir yokluk..."
oruç aruoba
devamını gör...
2103.
dün görüşemedik.
iki yüzyıl görüşememişiz gibi geldi.
ve üç yüzyıl göresim geldi seni.

cemal süreyya
devamını gör...
2104.
"hayat kilim, çile nakış
dokuyoruz iniş yokuş
marifet mânâya bakış
görene canımız kurban." abdürrahim karakoç
devamını gör...
2105.
66. sone
vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen' e
vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
devamını gör...
2106.
"papatya yapraklarından anca çay demlenir artık sevsende bir, sevmesende..
yokluğun sızlamıyor, varlığın manasız artık
gelsende bir gelmesende…"

en çok sen yoktun, alparslan yige
devamını gör...
2107.
ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!

(bkz: nihal atsız)
devamını gör...
2108.
"bir umudum sensin, anlıyor musun?"
devamını gör...
2109.
çünkü dargın havsalamın
gücü yok bazı şeyleri taşımaya.
önce kalbim lanete çarpa çarpa gümrah
sonra kalbim gümrah ırmakları tanımaktan kaygulu

(bkz: ismet özel)
devamını gör...
2110.
acıya kahkaha atabilmek sanatsa eğer...
ben çok pahalı bir tabloyum.
herkes, herkesi aynı sevemez...
kimileri gururunun yettiği kadar sever;
kimileri de ömrünün yettiği kadar.
bizler...
güvensiz kalplerimizi,
karaktersiz insanlara borçluyuz.
aslında insanların gerçek yüzleri,
her zaman ortadadır.
sadece bakmakta...
ve anlamakta geç kalırsın.
bu kadar...
insanlar adaletsizliği sadece kendi başlarına gelince düşünüyorlar.
gerçekten yaşamak için...
önce birkaç kez ölmelisiniz.
bunun başka bir yolu yok...
bakın n'aptım biliyor musunuz?
bir gün...
yoldan geçen salakları saymaya başladım.
iki dakika sonra, 50'yi bulmuştum.
saflık var mıdır diye sorarsanız?
dünyadaki en saf insan olduğunu iddia eden kişiler...
aslında, şeytana danışmanlık yapabilecek kapasitede kişilerdir.
bence...
kendi kafandan çıkamıyorken,
başka biriyle olmak,
başkalarını düşünmek,
epeyce zordur.
hayat öyle bir şeydir ki.
doğarken neden ağladığını,
yaşarken fark ettirir.
ağzında bal damlayan ağrının bile kıçında iğne var...
ne güveni?
bu benim hayatım,
benim seçimlerim,
benim hatalarım,
benim sorunlarım,
benim yalnızlığım...
yani özetle...
sizi ilgilendirmez.
yılların bana öğrettiği...
şeylerden biri de bu oldu;
mutluluğu yakalamışsan,
sorgulama...
zor yola,
kolay kişilerle çıkmak...
en büyük hatadır.
mutlu olanların,
zaten hepsi şu an uyuyor...
mutsuz olanlara selam olsun.

-charles bukowski
devamını gör...
2111.
senin dudakların pembe
ellerin beyaz,
al tut ellerimi bebek
tut biraz!

benim doğduğum köylerde
ceviz ağaçları yoktu,
ben bu yüzden serinliğe hasretim
okşa biraz!

benim doğduğum köylerde
buğday tarlaları yoktu,
dağıt saçlarını bebek
savur biraz!

benim doğduğum köyleri
akşamları eşkiyalar basardı.
ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
konuş biraz!

benim doğduğum köylerde
şimal rüzgarları eserdi,
ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
öp biraz!

sen türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
benim doğduğum köyler de güzeldi,
sen de anlat doğduğun yerleri,
anlat biraz!

hikaye - cahit külebi
devamını gör...
2112.

susuyor gönüldeki derinlikler ....
kurumuş ama sulanmayı bekleyen uçsuz bucaksız dağdaki çiçek gibi bekliyor zamanını... bazen rüzgar uğruyor yanına bazen de uzakta olan bir sıcaklık tozu.... tebessüm edercesine sallanıp selamını veriyor gönül bağlarına.... ve sonradan kelamlarını haykırırcasına ama sessizce söylüyor .... siz selam verip gidiyorsunuz ve siz yine uğrayıp gidiyorsunuz tıpkı geceyle gündüzün birbirine vedası gibi.... ama ben burdayım ve bu dağların küçük bir habersiz bekçisiyim ....
devamını gör...
2113.
ikimizde acemi birer aşıktık o zamanlar
sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun
bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde
ve yağmur gibi akıp giden yıllardan
geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar
ama farkındaydım yinede
ne zaman seninle olsam
tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah
şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum
hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden
malumun olsun ben sende ülkemi sevdim
hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri
ben sende yolları sevdim
dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla
kaplı yolları
ikimizde acemi birer aşıktık aslında
ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık yollarda*
devamını gör...
2114.

sizin hiç babanız öldü mü?

benim bir kere öldü kör oldum

yıkadılar aldılar götürdüler

babamdan ummazdım bunu kör oldum

siz hiç hamama gittiniz mi?

ben gittim lambanın biri söndü

gözümün biri söndü kör oldum

tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak

söylelemesine maviydi kör oldum

taşlara gelince hamam taşlarına

taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi

taşlarda yüzümün yarısını gördüm

bir şey gibiydi bir şey gibi kötü

yüzümden ummazdım bunu kör oldum

siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

cemal süreya
devamını gör...
2115.

sisler bulvarı
...sisler bulvarı'ndan geçmediğin gün
sisler bulvarı öksüz ben öksüzüm...
attila ilhan
devamını gör...
2116.
benim bu dünyada bir yerim olmadı
kuytu gövdemi saymazsak eğer,
gövdem ki varla yok arası
hem varlığa hem yokluğa değer
ama yüreğim hiç solmadı
bir gül koklayayım izin verinde!
(bkz: metin altıok)
devamını gör...
2117.
bir romanın son sayfası yırtılır
sen bir şeyleri terk ederken
ve bir roman misali savrulur o belin, güzel
hasret artık bir şarap, tadı eskidikçe çirkinleşir
sen bir şeyleri terk edersin
ay ölür mutlaka
ve karanlıkta büyütür o bütün engellerini
kimi engel o bizim öpüştüğümüz bank yok mu
onun dengesini bozan tümsek gibi misal
ama kimi engel var ki dağdır
bir dönem tutuşulan eller sağa sola salınır bileklerinden
güzel, işte bunun adı elvedadır
bir perde aralanır o pek şahane olmayan boşluklara
sen bir şeyleri terk ederken
bileklerin de kıpırdamaz üstelik
sonra çöller dolar içine ormanlık sevdaların
öyle bir şeylere alışırsın ki alışmak başa beladır
çünkü nefes almak gibi bir şeydir alışmak öpüşmeklere
sen bir şeyleri terk edersin
güneş yazdan uzaklaşır
sen bir şeyleri terk edersin
ve yargısız infazlar meşrulaşır
belki adını 'hoşçakal' diye değiştirirsin, güzel
öyle vedalaşmak da kolaylaşır
ayrılır gibi bir erguvanın bedeninden yüzlerce dal
''senin adın ne?''
''hoşçakal''
''hoşçakal öyleyse güzel
güzeli öyleyse hoşçakal...''

- can bonomo
devamını gör...
2118.
peri kızı
saçların kalbimin sahillerine vururken,
gözlerin ruhumun iklimini ısıtır,
sen
ufukta bir peri kızı.
ben yaklaştıkça uzaklaşan,
asla yaklaşamayacağım bir rüyasın....
peri kızı.
devamını gör...
2119.

talihim el etse de gidemem
kırar mesut ânımı bir vuruşta
kabahat olsa olsa doğduğum burçta.

yok içimde yılların şevki
çocuk sevincim yarım gençlik dediğin ne ki
ne kaldı bunca emekten avuçta?

yuvasını bozduğum kuşların
ahı desem çocuktum
hesabı olur mu, ölüm denilen uçta?

her sayfamız karalı her sayfayı çevir
ne dünyalık iş yaptık ne ahiretlik

zararlı biz çıktık yine sonuçta
kabahat olsa olsa doğduğum burçta!


devamını gör...
2120.
"insan usul usul ölmek için gelir dünyaya.
başlar her gün biraz daha insan olmaya.
ve ölürken usul usul ne tuhaf;
aşık olur, kedi besler, isim verir eşyaya."

(bkz: metin altıok)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim