geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
2341.
güzel günler göreceğiz çocuklar
motorları maviliklere süreceğiz
çocuklar inanın inanın çocuklar
güzel günler göreceğiz güneşli günler
hani şimdi bize
cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır,
yalnız cumaları,yalnız pazarları
hani şimdi biz
bir peri masalı dinler gibi seyrederiz
ışıklı caddelerde mağazaları,
hani bunlar
77 katlı yekpare camdan mağazalardır.
hani şimdi biz haykırırız
cevap:
açılır kara kaplı kitap:zindan
kayış kapar kolumuzu
kırılan kemik, kan
hani şimdi bizim soframıza
haftada bir et gelir
ve
çocuklarımız işten eve
sapsarı iskelet gelir
hani şimdi biz
inanın güzel günler göreceğiz çocuklar
güneşli günler göreceğiz
motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
ışıklı maviliklere süreceğiz
nazım hikmet ran
motorları maviliklere süreceğiz
çocuklar inanın inanın çocuklar
güzel günler göreceğiz güneşli günler
hani şimdi bize
cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır,
yalnız cumaları,yalnız pazarları
hani şimdi biz
bir peri masalı dinler gibi seyrederiz
ışıklı caddelerde mağazaları,
hani bunlar
77 katlı yekpare camdan mağazalardır.
hani şimdi biz haykırırız
cevap:
açılır kara kaplı kitap:zindan
kayış kapar kolumuzu
kırılan kemik, kan
hani şimdi bizim soframıza
haftada bir et gelir
ve
çocuklarımız işten eve
sapsarı iskelet gelir
hani şimdi biz
inanın güzel günler göreceğiz çocuklar
güneşli günler göreceğiz
motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
ışıklı maviliklere süreceğiz
nazım hikmet ran
devamını gör...
2342.
gün olur ki
gün olur ki ne gökyüzü para eder,
ne deniz kenarı, ne bağlar bahçeler.
gün olur ki ne kız ne rakı ne şiir,
hiçbir şey insanı sarmaz, kandıramaz;
her çeşmeden boş döner, elindeki tas.
gün olur ki çıldırmak işten değildir.
cahit sıtkı tarancı
gün olur ki ne gökyüzü para eder,
ne deniz kenarı, ne bağlar bahçeler.
gün olur ki ne kız ne rakı ne şiir,
hiçbir şey insanı sarmaz, kandıramaz;
her çeşmeden boş döner, elindeki tas.
gün olur ki çıldırmak işten değildir.
cahit sıtkı tarancı
devamını gör...
2343.
…
sevgilim, sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da.
(bkz: gece nöbeti)
sevgilim, sevgilim
yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da.
(bkz: gece nöbeti)
devamını gör...
2344.
'dünya ağır. insan korkunç.
inanacak gücüm kalmadı.
her şeye bulantıyla bakıyorum.
güzellik yıkıcı.
hiçbir inceliğe inanmıyorum.'
şükrü erbaş ?
inanacak gücüm kalmadı.
her şeye bulantıyla bakıyorum.
güzellik yıkıcı.
hiçbir inceliğe inanmıyorum.'
şükrü erbaş ?
devamını gör...
2345.
haydar ergülen’in ay şiiri
“yıldızlarla dolu olabilir mi
seninle beraber bakmadığımız gökyüzü..”
“yıldızlarla dolu olabilir mi
seninle beraber bakmadığımız gökyüzü..”
devamını gör...
2346.
geceleyin bir ses böler uykumu.
içim ürpermeyle dolar:
– nerdesin?
arıyorum yıllar var ki ben onu,
aşıkıyım beni çağıran bu sesin.
gün olur sürüyüp beni derbeder,
bu ses rüzgarlara karışır gider.
gün olur peşimden yürür beraber,
ansızın haykırır bana:
-nerdesin?
bütün sevgileri atıp içimden,
varlığımı yalnız ona verdim ben,
elverir ki bir gün bana derinden
ta derinden bir gün bana “gel” desin
içim ürpermeyle dolar:
– nerdesin?
arıyorum yıllar var ki ben onu,
aşıkıyım beni çağıran bu sesin.
gün olur sürüyüp beni derbeder,
bu ses rüzgarlara karışır gider.
gün olur peşimden yürür beraber,
ansızın haykırır bana:
-nerdesin?
bütün sevgileri atıp içimden,
varlığımı yalnız ona verdim ben,
elverir ki bir gün bana derinden
ta derinden bir gün bana “gel” desin
devamını gör...
2347.
hüzün damlıyor yüreğe gül boynunu eğince,
mevsim hazan oluyor aşk kaleme değince.
geceyi kesiyor bıçak gibi bir ayaz;
ve yaz diyor içimdeki ses yaz,
beyaz bir kâğıda beyaz bir kalemle yaz.
mevsim hazan oluyor aşk kaleme değince.
geceyi kesiyor bıçak gibi bir ayaz;
ve yaz diyor içimdeki ses yaz,
beyaz bir kâğıda beyaz bir kalemle yaz.
devamını gör...
2348.
2349.
ey kör bu yer bu gök bu yıldızlar boştur boş
bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş
şu durmadan kurulup dağılan evrende
bir nefestir alacağın o da boştur boş
bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş
şu durmadan kurulup dağılan evrende
bir nefestir alacağın o da boştur boş
devamını gör...
2350.
birden hatırlarsın,
o da seni – – birden bazan:
nerde, ne yapar şimdi
parlar bir özlem anılar arasından.
bu akşam ne garip sözcük
sanki ilk duydum, yadırgıyorum:
akşam. bilmem bulur muyum
yollara baksam?
söner yangın birazdan
yatışır özlem.
bir gün karşılaşırız
bir gün, bir yarım akşam.
| behçet necatigil
o da seni – – birden bazan:
nerde, ne yapar şimdi
parlar bir özlem anılar arasından.
bu akşam ne garip sözcük
sanki ilk duydum, yadırgıyorum:
akşam. bilmem bulur muyum
yollara baksam?
söner yangın birazdan
yatışır özlem.
bir gün karşılaşırız
bir gün, bir yarım akşam.
| behçet necatigil
devamını gör...
2351.
bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
yetişir bunca keder, bunca elem diyorum
her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
bune bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum
beni çağırdığını bir defa duyabilsem
avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
başımı duvarlara vurup ölsem diyorum
ümit yaşar oğuzcan
ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
yetişir bunca keder, bunca elem diyorum
her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski
öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
bune bitmez ayrılık bu ne özlem diyorum
beni çağırdığını bir defa duyabilsem
avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
başımı duvarlara vurup ölsem diyorum
ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
2352.
2353.
gönül sana tutsak
bu aralar ,
gidip gidip geliyorum aklım ve yüreğim arasında ..
yenik ordular gibi ,
sana yenilip sana dönüyorum .
zaferi imkansız savaş olsan da ..!
gönül işte ;
seni sevmekten vazgeçmiyor .
kaybeden de ben kaybettiren de ben .
kazanan yanım desen ,
hiç olmadı hiç olmayacak .
yaralarımı saran da sen ,
yaralarımı açan da sen .
sonrası mı ;
sonrası hep aynı ..!
yürek yorgun , umut uzak ,
rüzgâra yön veren kokunu bile bilmiyorum ,
ama gönül sana tutsak ...
senli dilekler yüklediğim bir kaç yıldız ,
seni anlatan bir kaç ahmet kaya şarkısı ,
sen diye nefesime sardığım bir kaç tütün ,
uzaklığını unutturan bir kaç kadeh rakı ,
ha ;
birde sokağımdaki ,
ara ara yanan şu sokak lambası dışında ,
kimse bilmiyor seni ben gibi ,
ama gönül sana tutsak ...
ruh halime göre değişiyor bendeki adın .
üşüyorsam aşk diye hayalinle ısınıyor ,
ağlıyorsam huzur diye dizlerine uzanıyor ,
yorgunsam dost diye omzuna baş koyuyor ,
bu bozuk düzene yenik düştüğümde ,
umut diye varlığına şükrediyorum .
senden habersiz senden uzakta ,
seni bildiğim seni hissettiğim kadar ,
susarak ve dokunmadan sevmek acıdır bilirim ,
ama gönül sana tutsak ...
bu aralar ,
gidip gidip geliyorum aklım ve yüreğim arasında ..
yenik ordular gibi ,
sana yenilip sana dönüyorum .
zaferi imkansız savaş olsan da ..!
gönül işte ;
seni sevmekten vazgeçmiyor .
kaybeden de ben kaybettiren de ben .
kazanan yanım desen ,
hiç olmadı hiç olmayacak .
yaralarımı saran da sen ,
yaralarımı açan da sen .
sonrası mı ;
sonrası hep aynı ..!
yürek yorgun , umut uzak ,
rüzgâra yön veren kokunu bile bilmiyorum ,
ama gönül sana tutsak ...
senli dilekler yüklediğim bir kaç yıldız ,
seni anlatan bir kaç ahmet kaya şarkısı ,
sen diye nefesime sardığım bir kaç tütün ,
uzaklığını unutturan bir kaç kadeh rakı ,
ha ;
birde sokağımdaki ,
ara ara yanan şu sokak lambası dışında ,
kimse bilmiyor seni ben gibi ,
ama gönül sana tutsak ...
ruh halime göre değişiyor bendeki adın .
üşüyorsam aşk diye hayalinle ısınıyor ,
ağlıyorsam huzur diye dizlerine uzanıyor ,
yorgunsam dost diye omzuna baş koyuyor ,
bu bozuk düzene yenik düştüğümde ,
umut diye varlığına şükrediyorum .
senden habersiz senden uzakta ,
seni bildiğim seni hissettiğim kadar ,
susarak ve dokunmadan sevmek acıdır bilirim ,
ama gönül sana tutsak ...
devamını gör...
2354.
hayat senin hayatın
izin verme itilmesine, kederli teslimiyetin içine.
hazır ol beklediğine.
çıkış yolu vardır elbet.
ışık var bir yerde.
belki çok parlak değil ama
defeder karanlığı.
hazır ol beklediğine.
tanrı sana fırsatlar sunacak.
tanı onları ve kullan.
ölümü yenemezsin ama
bazen yok edebilirsin yaşarken ölmeyi
ve sen öğrendikçe bunu yapmayı
daha da aydınlık olacak.
hayat senin hayatın.
tanı onu, ona hala sahipken.
sen muhteşemsin.
tanrı bekler mutlu etmek için seni..
charles bukowski den siirin adi gulen kalp
nornalde daha uzun bakmak isteyenler icin .
izin verme itilmesine, kederli teslimiyetin içine.
hazır ol beklediğine.
çıkış yolu vardır elbet.
ışık var bir yerde.
belki çok parlak değil ama
defeder karanlığı.
hazır ol beklediğine.
tanrı sana fırsatlar sunacak.
tanı onları ve kullan.
ölümü yenemezsin ama
bazen yok edebilirsin yaşarken ölmeyi
ve sen öğrendikçe bunu yapmayı
daha da aydınlık olacak.
hayat senin hayatın.
tanı onu, ona hala sahipken.
sen muhteşemsin.
tanrı bekler mutlu etmek için seni..
charles bukowski den siirin adi gulen kalp
nornalde daha uzun bakmak isteyenler icin .
devamını gör...
2355.
devamını gör...
2356.
2357.
sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.
sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.
sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.
özdemir asaf
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.
sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.
sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.
özdemir asaf
devamını gör...
2358.
evet isyan
demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim
göğsünde hazin ayak izleri eski şubatların
onu yaralar kıpırdatıyor
ve o sertelmektedir yaralardan
kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri
saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran
içimize güneşler bırakan nal sesleri.
keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın
varınca bayrakları, marşları duyuyorum
başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor
durup dineliyorum bütün taframla
bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün
hantal yüreklerin olduğu orda.kesik kolları var aşkın
döl ve inat barındıran.
hırpanî bir okşayışla akşam
yanaşınca çocuklara
ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim
boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan
yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde
kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor
köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime?
asfalt yakıyor genzimi
asfalt adamlarını topluyor aramızdan
yıkılıp omuzdaşlarının seslerine
yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi.ben merd-i meydan
yani toprağın ve kanın gürzü
güllerin bin yıllık mezarı bendedir
yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
ıtır kokan benim yumruklarımdır
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara
vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın
vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa
zülküf de vursun.
yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.
ismet özel
demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim
göğsünde hazin ayak izleri eski şubatların
onu yaralar kıpırdatıyor
ve o sertelmektedir yaralardan
kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri
saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran
içimize güneşler bırakan nal sesleri.
keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın
varınca bayrakları, marşları duyuyorum
başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor
durup dineliyorum bütün taframla
bütün taframla, bütün yumruklarım, bütün
hantal yüreklerin olduğu orda.kesik kolları var aşkın
döl ve inat barındıran.
hırpanî bir okşayışla akşam
yanaşınca çocuklara
ben karakavruk yüzümün arkasında
kırbaçlayarak büyüttüğüm ağrıyı bırakıyorum
bana ne çerçilerden, çerilerden, kullardan
halksa kal'am onu kal'a kılan benim
boşanır damarlarıma yılların kahraman gürültüsü
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim.ay vurunca çatlatır göğsümdeki mahşeri
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
yıllardır çocuk başları akıyor yamacımızdan
yıllardır balçıklı bir hayvan çeperlerimizde
kentlimiz cebinde cinayet fotoğraflarıyla sofraya oturuyor
köylü -biraz sessizlik- ne tuhaf bir kelime?
asfalt yakıyor genzimi
asfalt adamlarını topluyor aramızdan
yıkılıp omuzdaşlarının seslerine
yıkılıp bir boran içinde toplayarak çiçeklerimi.ben merd-i meydan
yani toprağın ve kanın gürzü
güllerin bin yıllık mezarı bendedir
yukardan bakarım efendilerin pusatlarına
insanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan
ıtır kokan benim yumruklarımdır
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan.alanlara çok bilenmiş yüreğim alanlara
vurulsun kösleri şu gâvur sevdamızın
vursun isyanın bacısı olan kanım karanlığa
zülküf de vursun.
yüzüne ay kırıkları çarpıp uyansın sevdiğim.
ismet özel
devamını gör...
2359.
biraz sonra kalkıp
yüzümü yıkarım artık
sonra bir kitap okurum,
ya da çiçekleri sularım.
bir kekik kokusu tüter
sabahın seherinde
denizde bir balık kayar,
bir yıldız solar gökte
ve sabah türkü gibi yayılır..
ahmet erhan
yüzümü yıkarım artık
sonra bir kitap okurum,
ya da çiçekleri sularım.
bir kekik kokusu tüter
sabahın seherinde
denizde bir balık kayar,
bir yıldız solar gökte
ve sabah türkü gibi yayılır..
ahmet erhan
devamını gör...
2360.
bi kuş sabahı göremez bi kış sabahı
kaldırımda kediler ve birkaç çöpçü dayı
yok ayılma payı bana yok ayılma payı
unutursun sevdiğine sarılmayı dayı
açık tekel mavisi bu gece üç buçukta
hiçbir işin yoksa olur başın hep belada
kavga çıkar bu araba orda durmayınca
orda durunca da çıkar (allah allah).
şimdi gelip şarkı bu yok şiir falan demeyin. kıtalarda uyaklar falan gayet güzel. edebi anlamda bir şiir olmasa bile yine de şiir.
kaldırımda kediler ve birkaç çöpçü dayı
yok ayılma payı bana yok ayılma payı
unutursun sevdiğine sarılmayı dayı
açık tekel mavisi bu gece üç buçukta
hiçbir işin yoksa olur başın hep belada
kavga çıkar bu araba orda durmayınca
orda durunca da çıkar (allah allah).
şimdi gelip şarkı bu yok şiir falan demeyin. kıtalarda uyaklar falan gayet güzel. edebi anlamda bir şiir olmasa bile yine de şiir.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167


