geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
başlık "silinmiş hesap 76" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
1861.
yahu kadın !!!
ben seni darmadağın seviyorum,
nedir bu derli toplu olacağım derdi ?
saçın dağınıkmış,
üstün başın berbatmış,
yüzün gözlerin yorgunmuş,
bunlardan bana ne ?
geceler boyu yüzüme gözüme bulaşan başkası sanki !
ben seni benim dağınıklığıma karışasın diye sevdim…
hangi ağacın bir diğerine karışmış kökleri düzgün ki ?
hangi dağ bir öbürünün hizasında ?
hangi göl kıvrım kıvrım değil ?
hangi bulut öyle, onlar kadar dağınık ?
onlar kadar güzelsin diyorum,
uzayan gölgem ol,
karanlığınla bile dokun, yeter diyorum,
dinletemiyorum…
can yücel
devamını gör...
1862.
...
bir ruh o derin bahçede bir def'a yaşarsa,
boynunda onun kolları,koynunda o varsa,
dalmışsa,onun saçlarının rayihasiyle.
sevmekteki efsunu duyar her nefesiyle;
yıldızları boydan boya doğmuş gibi, varlık,
bir mu'cize halinde,o gözlerdedir artık;
kanmaz en uzun buseye,öptükçe susuzdur.
zira susatan zevk o dudaklardaki tuzdur;
...
devamını gör...
1863.
senin dudakların pembe
ellerin beyaz,
al tut ellerimi bebek
tut biraz!
benim doğduğum köylerde
ceviz ağaçları yoktu,
ben bu yüzden serinliğe hasretim
okşa biraz!
benim doğduğum köylerde
buğday tarlaları yoktu,
dağıt saçlarını bebek
savur biraz!
benim doğduğum köyleri
akşamları eşkıyalar basardı.
ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
konuş biraz!
benim doğduğum köylerde
kuzey rüzgârları eserdi,
ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
öp biraz!
sen türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
benim doğduğum köyler de güzeldi,
sen de anlat doğduğun yerleri,
anlat biraz!
devamını gör...
1864.
bir gece,
gecede bir uyku..
uykunun içinde ben..
uyuyorum,
uykudayım,
yanımda sen.
uykumun içinde bir rüya,
rüyamda bir gece,
gecede ben..
bir yere gidiyorum,
delice..
aklımda sen.
ben seni seviyorum,
gizlice..
el pençe duruyorum,
yüzüne bakıyorum,
söylemeden,
tek hece.
seni yitiriyorum
çok karanlık bir anda..
birden uyanıyorum,
bakıyorum aydınlık;
uyuyorsun yanımda.
güzelce..
özdemir asaf.
devamını gör...
1865.
güzel havalar
beni bu güzel havalar mahvetti,
böyle havada istifa ettim
evkaftaki memuriyetimden.
tütüne böyle havada alıştım,
böyle havada aşık oldum;
eve ekmekle tuz götürmeyi
böyle havalarda unuttum;
şiir yazma hastalığım
hep böyle havalarda nüksetti;
beni bu güzel havalar mahvetti.
orhan veli
devamını gör...
1866.
hiç hissetmedim kendimi
daha yakın tatlı huzura,
daha sıcak güneşin bakışına.
-yanmıyor mu hâlâ tepelerimin buzulu?
gümüşümsü, hafif, bir balık
açılıyor şimdi kayığım...
devamını gör...
1867.
"bir ufka vardık ki artık
yalnız değiliz sevgilim.
gerçi gece uzun,
gece karanlık
ama bütün korkulardan uzak.
bir sevdadır böylesine yaşamak,
tek başına,
ölüme bir soluk kala,
tek başına
zindanda yatarken bile,
asla yalnız kalmamak.." *
yalnız değiliz sevgilim.
gerçi gece uzun,
gece karanlık
ama bütün korkulardan uzak.
bir sevdadır böylesine yaşamak,
tek başına,
ölüme bir soluk kala,
tek başına
zindanda yatarken bile,
asla yalnız kalmamak.." *
devamını gör...
1868.
dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
de ki bütün işe yarayanlar
işe yaramaz sanılanlardan çıkar.
(aziz nesin)
derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
de ki bütün işe yarayanlar
işe yaramaz sanılanlardan çıkar.
(aziz nesin)
devamını gör...
1869.
kar yağıyor, yine kar, yine kar, yine mahşer gibi kar.
sanki güller içinde gülen taze kadınlar,
bana beyaz buseler, beyaz buseler yollar;
sanki güller içinde gülen taze kadınlar.
bir rüya görür gibi gözümde sevinçler var.
beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar;
sanırım ki uçuyor gözümde hatıralar.
beyaz bir sükût işte: kar yağıyor, kar, kar, kar...
devamını gör...
1870.
devamını gör...
1871.
zamanla alışacak kalbin,
ölenle ölünmez ki
derler.
derler ama, ne zamanla yokluğuna alışmak
mümkün oldu
ne de sensiz yaşamım
kaldığı yerden devam edebildi.
senin olmadığın bir hayatta
nasıl yaşam denenir ki,
sen yokken yağmurlar
neden dökülürler ki,
anlamsız işler,
acı kabukları ve
hissizliklerde ben.
kaç, sıyrıl, git ruh bedenden,
ya da dur ve beslen
sonsuz azaptan,
ama dön dolaş en başa
ölenle ölünmez ki
derler.
derler ama, ne zamanla yokluğuna alışmak
mümkün oldu
ne de sensiz yaşamım
kaldığı yerden devam edebildi.
senin olmadığın bir hayatta
nasıl yaşam denenir ki,
sen yokken yağmurlar
neden dökülürler ki,
anlamsız işler,
acı kabukları ve
hissizliklerde ben.
kaç, sıyrıl, git ruh bedenden,
ya da dur ve beslen
sonsuz azaptan,
ama dön dolaş en başa
devamını gör...
1872.
1873.
gezdim halep ile şamı
eyledim ilmi talep
meğer ilim bir hiç imiş
illa edep illa edep
yunus emre
eyledim ilmi talep
meğer ilim bir hiç imiş
illa edep illa edep
yunus emre
devamını gör...
1874.
1875.
sanki daha gün bitmemiş gibi
gece karanlık ve kızgın gökyüzü
içimde tarifsiz şiddette fırtınalar
vurur yüzüme dev gibi dalgalar
sonra birden durulur gibi olur deniz
sakinleşirim, vurur sahile duygularım
gece karanlık ve kızgın gökyüzü
içimde tarifsiz şiddette fırtınalar
vurur yüzüme dev gibi dalgalar
sonra birden durulur gibi olur deniz
sakinleşirim, vurur sahile duygularım
devamını gör...
1876.
yüzümü size çeviriyorum, siz misiniz?
elimi suya uzatıyorum, siz misiniz?
siz misiniz, belki de hiç konuşmuyorum.
belki de kim diye sorsalar beni
güneşe, çarşıya, kadehe uzatacağım ellerimi
belki de alıp başımı gideceğim
biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
nereye, ama nereye olursa gitmenin
hüzünle karışık bir ağrısı.
elimi suya uzatıyorum, siz misiniz?
siz misiniz, belki de hiç konuşmuyorum.
belki de kim diye sorsalar beni
güneşe, çarşıya, kadehe uzatacağım ellerimi
belki de alıp başımı gideceğim
biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
nereye, ama nereye olursa gitmenin
hüzünle karışık bir ağrısı.
devamını gör...
1877.
ben geldim, geç kaldım biliyorum
sen koşar adımlarla ilerlerken bu yolda
benim önüm engellerle doluydu
biliyorum geç kaldım sana
desem ki hızlı hızlı koşsam
yetişebilir miyim sana?
sen koşar adımlarla ilerlerken bu yolda
benim önüm engellerle doluydu
biliyorum geç kaldım sana
desem ki hızlı hızlı koşsam
yetişebilir miyim sana?
devamını gör...
1878.
tahir olmak da ayıp değil, zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
mesele tahir ile zühre olabilmekte
yani yürekte.
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
mesele tahir ile zühre olabilmekte
yani yürekte.
devamını gör...
1879.
ben tek başına ne yapabilirim
diye düşündü biri
ve hiçbir şey yapmamaya karar verdi..
ben tek başına ne yapabilirim
diye düşündü bir öteki
ve yalnızlığının kuytuluğuna çekildi..
ben tek başına ne yapabilirim
diye düşündü bir üçüncü
ve tek başına düşünmeyi sürdürdü..
ben tek başına ne yapabilirim
diye düşündü yüzbinler
ve tek başınalıklarını sürdürdüler..
ataol behramoğlu
devamını gör...
1880.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158

