geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
başlık "silinmiş hesap 76" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
3101.
gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
toprağı rüzgârı denizi göğü
o her zaman bir insanla anlamlı
tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
ve ucuz korkuların kör kuyularına
daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.
fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan
koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan.
kurulmuş saatler gibi günboyu çalışıp tekdüze
uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize.
ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz
unuttunuz başkalarının acısını duymayı
küçük çıkarların büyük kurnazları
alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı
sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
dışa vurmayı duygularınızı
unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.
gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
-ki bu en büyük kötülüktür size-
yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla
denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi
gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar
uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz
sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde
insanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke
anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz.
ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan
bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına
koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim
koşaradım
duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde... *
ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
ne bir içten dostunuz var acınızı alacak
unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
toprağı rüzgârı denizi göğü
o her zaman bir insanla anlamlı
tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı
unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
ve ucuz korkuların kör kuyularına
daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.
fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan
koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan.
kurulmuş saatler gibi günboyu çalışıp tekdüze
uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize.
ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz
unuttunuz başkalarının acısını duymayı
küçük çıkarların büyük kurnazları
alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı
sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
dışa vurmayı duygularınızı
unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.
gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
-ki bu en büyük kötülüktür size-
yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla
denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi
gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar
uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz
sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde
insanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke
anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz.
ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan
bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına
koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim
koşaradım
duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde... *
devamını gör...
3102.
.
devamını gör...
3103.
“dünyanın en uzun gecesi 21 aralık değil, beni terk ettiğin gecedir, beni üzdüğün yorduğun yıprattığın gecedir. bir kabahat mi kendinden başka birine hayranlık beslemek. gerçekten kırıyorsun beni, bir nedeni yok yalnızca öptüm.“
devamını gör...
3104.
"aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen."
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci...
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen."
devamını gör...
3105.
benim de mi düşüncelerim olacaktı,
ben de mi böyle uykusuz kalacaktım.
sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
çok sevdiğim salatayı bile
aramaz mı olacaktım?
ben böyle mi olacaktım?
ben de mi böyle uykusuz kalacaktım.
sessiz, sedasız mı olacaktım böyle?
çok sevdiğim salatayı bile
aramaz mı olacaktım?
ben böyle mi olacaktım?
devamını gör...
3106.
ben binerim gemiye
biletçiden habersiz
ben yolculuk ustasıyım
her geminin tayfasıyım
benim dünyam kuşbakışı
ben geminin martısıyım
ferhan şensoy
biletçiden habersiz
ben yolculuk ustasıyım
her geminin tayfasıyım
benim dünyam kuşbakışı
ben geminin martısıyım
ferhan şensoy
devamını gör...
3107.
iki kalp arasında en kısa yol:
birbirine uzanmış ve zaman zaman
ancak parmak uçlarıyla değebilen
iki kol.
merdivenlerin oraya koşuyorum,
beklemek gövde kazanması zamanın;
çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
bir şeyin provası yapılıyor sanki.
kuşlar toplanmış göçüyorlar
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
iki kalp/ cemal süreya
birbirine uzanmış ve zaman zaman
ancak parmak uçlarıyla değebilen
iki kol.
merdivenlerin oraya koşuyorum,
beklemek gövde kazanması zamanın;
çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
bir şeyin provası yapılıyor sanki.
kuşlar toplanmış göçüyorlar
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
iki kalp/ cemal süreya
devamını gör...
3108.
tek bir mısra bırakayım attila ilhan’dan; “haftalar ellerimde ufalanıyor.”
devamını gör...
3109.
elveda sevgili dostum elveda,
sen kökleri içimde uzanan.
ayrılık yazılmış alnımıza,
ilerde gene karşılaşırız inan.
elveda dostum, el sıkışmadan sessizce.
ne keder ne tasa gerek:
yeni bir şey değildir bu dünyada ölmek
ama yaşamak da yeni bir şey olmasa gerek.
devamını gör...
3110.
"gelememeyi sen anlat,
gidememeyi ben anlatayım.
gözüm değil gönlüm kaldı,
beklemek değil özlemek yordu.
hani derler ya,
aşk arafta bir yoldu,
giden gitti dönen yoktu."
- ve ekler nazım hikmet mektubunun sonuna-
"herkese selam sana hasret"
gidememeyi ben anlatayım.
gözüm değil gönlüm kaldı,
beklemek değil özlemek yordu.
hani derler ya,
aşk arafta bir yoldu,
giden gitti dönen yoktu."
- ve ekler nazım hikmet mektubunun sonuna-
"herkese selam sana hasret"
devamını gör...
3111.
ben sana rastladığım günlerde, hangi günlerdi onlar?
tuhaf şey bir günde değişiyor kişi. senden öncesi öyle uzak ki anılar bile yok sanki
geldin masaya oturdun ve hayatımı böldün bir milat gibi.
tuhaf şey bir günde değişiyor kişi. senden öncesi öyle uzak ki anılar bile yok sanki
geldin masaya oturdun ve hayatımı böldün bir milat gibi.
devamını gör...
3112.
ey insan!
ey güzel insan!
seni sevmek, balığı urfa'da avlamaktır.
balıklı gölde, yasak olduğu için güzeldir.
ey insan, ey güzel insan!
seni sevmek, munzur dağlarında kınalı keklik avıdır
hani keklikler yorulur da kara düşünce kalkamaz
işte o zaman vurmak kolaydır...
ey insan, ey güzel insan!
seni sevmek, yedisinde bir çocuğun, günlük gelirine konmaktır
alaca şafakta çıkmıştır işe,
simidinin yarısını satmıştır,
yüreği küçülmüştür elleri büyüdükçe...
ey insan ey güzel insan!
seni sevmek, bir trencinin tren altında kalması gibidir,
hani çığlığı düdük sesine,
hasreti raylara takılı kalır...
ey insan ey güzel insan!
seni sevmek, kaşarlanmış bir celladın, kendini asması gibidir.
hani asılı cesedine bakıp hem güler hem ağlarlar ya
oysa bir avuç gözyaşıdır astıkları bedeninden arta kalan...
ey insan ey güzel insan!
seni sevmek, zordur, çelişkidir, ölümle yaşamın kardeşçe birliğidir,
ölünün mezarını görüp ölümden vazgeçmesi gibidir...
buna rağmen seni seviyorum,
ama anlarsan seviyorum,
anlamazsan geberiyorum...
(bkz: ilyas salman)
(bkz: seni sevmek)
devamını gör...
3113.
"düştümse eğer sana bakarken düştüm."
devamını gör...
3114.
devamını gör...
3115.
gitme o güzel geceye usulca
gitme o güzel geceye usulca
ihtiyarlık yanmalı ve susmalı günün bitiminde;
öfkelen, öfkelen ışığın ölümü karşısında.
sona gelmiş akıllı adamlar karanlıktan emin olmalarına rağmen ,
sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar
gitmezler o güzel geceye usulca.
iyi insanlar, son defa çarparlar kıyıya, öylesine yürekten bağırarak
faydasız uğraşları yeşil bir koyda dans ediyor olsa da,
öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümü karşısında.
ve onun yolunda yas tuttuklarını çok geç öğrenen,
güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,
gitmezler o güzel geceye usulca.
kör gözlerin göktaşı gibi alevlenip şenlenebildiğini
körleştiren bir görme gücüyle gören ölümün kıyısındaki kasvetli adamlar
öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümü karşısında.
ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada
yalvarırım, şimdi lanetle ya da kutsa beni kızgın göz yaşlarınla.
gitme o güzel geceye usulca.
öfkelen, öfkelen ışığın ölümü karşısında.
dylan thomas - 1947
devamını gör...
3116.
üç kez seni seviyorum diye uyandım
tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.
deniz eskisi
ilhan berk
tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.
deniz eskisi
ilhan berk
devamını gör...
3117.
3118.
3119.
güneşin doğuşu, uykuma sıkılan gümüş bir kurşun
nefes almanın o ağır, o bitmek bilmez mesaisi durgunluğum.
ruhumun dikişleri patlıyor, dikiş tutmuyor bu sızı
dünya, paslı bir çivi gibi batıyor avuçlarıma,ıssızdır yalnızlığım.
nefes almanın o ağır, o bitmek bilmez mesaisi durgunluğum.
ruhumun dikişleri patlıyor, dikiş tutmuyor bu sızı
dünya, paslı bir çivi gibi batıyor avuçlarıma,ıssızdır yalnızlığım.
devamını gör...
3120.
en sevdiklerimden;
kadının hası güle benzer…
rengiyle,
kokusuyla,
dikeniyle…
şımarıklığın da hakkını verir…
ağır başlı tebessümleri olur bir de...
gerçek bir kadın şiir gibi olur,
mey gibi olur,
ömür gibi olur...
can yücel
kadının hası güle benzer…
rengiyle,
kokusuyla,
dikeniyle…
şımarıklığın da hakkını verir…
ağır başlı tebessümleri olur bir de...
gerçek bir kadın şiir gibi olur,
mey gibi olur,
ömür gibi olur...
can yücel
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158

