geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
3121.
beni söylediklerimde arama.
ben söyleyemediklerimde gizliyim,
görmediğin o koskoca derya gönlümdür, gördüğün sahil ise dilim.
kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma,
onlar aşktan gel gitim.
beni kendinde, kendimde arama.
ben hem bende hem sende bir gizim.
beni mecnun’dan leyla’dan sorma.
ben sadece mevla’dan bir izim.
mevlana
ben söyleyemediklerimde gizliyim,
görmediğin o koskoca derya gönlümdür, gördüğün sahil ise dilim.
kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma,
onlar aşktan gel gitim.
beni kendinde, kendimde arama.
ben hem bende hem sende bir gizim.
beni mecnun’dan leyla’dan sorma.
ben sadece mevla’dan bir izim.
mevlana
devamını gör...
3122.
3123.
akmayan yaşlarla sıcacık yüzün;
yavrum, bugün seni pek ölgün gördüm.
gözünde bir küçük noktadır hüzün,
neşeni ne bugün, ne de dün gördüm.
eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun.
birikmiş sulardan daha durgunsun,
görünmez bıçakla içten vurgunsun,
seni öz yurdunda bir sürgün gördüm.
geçti bir cenaze peşinde ömrüm;
bilemem, vardığın neresi, bugün?
her gün yürüdüğün kadar yürüdün,
arkasından kendi ölünün; gördüm.
devamını gör...
3124.
bir yerden aşağı,
çok aşağı düştüm
zaman:
solgun ve gri bir koridordu
orada çok üşüdüm.
birhan keskin
çok aşağı düştüm
zaman:
solgun ve gri bir koridordu
orada çok üşüdüm.
birhan keskin
devamını gör...
3125.
yarayla alay eder yaralanmamış olan
bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederlerden.
sen çok daha parlaksın çünkü;
sen tüm göklerdeki yıldızların ilki
sen aydınlatırsın geceyi.
william shakespeare
bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederlerden.
sen çok daha parlaksın çünkü;
sen tüm göklerdeki yıldızların ilki
sen aydınlatırsın geceyi.
william shakespeare
devamını gör...
3126.
" şehir karanlığı seviyordu, bizler yalnızlığı
şehir karanlığa sığındı
bizler de yalnızlığa...
gelip geçenler
birbirini tanımayan gölgeler
"kafamda binbir düşünce"
bir kargaşa,
sokakları dolaşan ayaklarımın altında ezilen kum taneleri kadar paramparça her şey."
şehir karanlığa sığındı
bizler de yalnızlığa...
gelip geçenler
birbirini tanımayan gölgeler
"kafamda binbir düşünce"
bir kargaşa,
sokakları dolaşan ayaklarımın altında ezilen kum taneleri kadar paramparça her şey."
devamını gör...
3127.
eylüldü.
dalından kopan yaprakların
sararan yanlarına yazdım adını
sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
eylüldü.
di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
adımlarımızın kısalığı bundandı
bundandı gözlerimin durgunluğu.
sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
ellerin kadar ıssız,
sen kadar zamansız molalar veriyordum
ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
eylüldü.
izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
en çok sesini aradım.
gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
gözlerini sildi zaman..
dedim ya… eylüldü.
savruluşu bundandı kimsesizliğimizin
cemal süreya
dalından kopan yaprakların
sararan yanlarına yazdım adını
sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
eylüldü.
di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
adımlarımızın kısalığı bundandı
bundandı gözlerimin durgunluğu.
sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
ellerin kadar ıssız,
sen kadar zamansız molalar veriyordum
ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
eylüldü.
izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
en çok sesini aradım.
gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
gözlerini sildi zaman..
dedim ya… eylüldü.
savruluşu bundandı kimsesizliğimizin
cemal süreya
devamını gör...
3128.
kaybolmak istemiştim bir zamanlar
kapının arkasında yokum demiştim
ve divanın altında da.
bulamazsınız ki artık beni,
hayatın ortasında.
kaybolmak istemiştim bir zamanlar
beni kimse bulamazdı
tanrı’nın arkasına saklansam.
o kocamandı, en kocamandı o.
bir kız çocuğunun hayalleri kadar.
d.m
kapının arkasında yokum demiştim
ve divanın altında da.
bulamazsınız ki artık beni,
hayatın ortasında.
kaybolmak istemiştim bir zamanlar
beni kimse bulamazdı
tanrı’nın arkasına saklansam.
o kocamandı, en kocamandı o.
bir kız çocuğunun hayalleri kadar.
d.m
devamını gör...
3129.
3130.
gök mavi mavi gülümsüyordu,
yeşil yeşil dallar arasından.
altın sesi birdenbire sordu:
“ne haber eski aşk yarasından!”
“kapandı, dedim, bitti karanlık;
vuslatla sona erdi o çile;
bu huzur şelalesi aydınlık
yeni bir çağdır başlar seninle.”
****
cahit sıtkı tarancı
yeşil yeşil dallar arasından.
altın sesi birdenbire sordu:
“ne haber eski aşk yarasından!”
“kapandı, dedim, bitti karanlık;
vuslatla sona erdi o çile;
bu huzur şelalesi aydınlık
yeni bir çağdır başlar seninle.”
****
cahit sıtkı tarancı
devamını gör...
3131.
bir sabah uyandığınızda
beni bulamayacaksınız
bir hicaz şarkı
rüzgâr olacak denizlerinizde
üşüyeceksiniz
bir rıhtımda tiz bir ıslık
her kundakta yeni bir yalnızlık
beni bulamayacaksınız
ıstanbul'un üzerinde kavak yelleri
bir bir gemiler uzaklardan
sizin eteklerinizde ziller
sizinle olmayacağım
anlamayacaksınız
-sadri alışık
beni bulamayacaksınız
bir hicaz şarkı
rüzgâr olacak denizlerinizde
üşüyeceksiniz
bir rıhtımda tiz bir ıslık
her kundakta yeni bir yalnızlık
beni bulamayacaksınız
ıstanbul'un üzerinde kavak yelleri
bir bir gemiler uzaklardan
sizin eteklerinizde ziller
sizinle olmayacağım
anlamayacaksınız
-sadri alışık
devamını gör...
3132.
sizin hiç babanız öldü mü
benim bir kere öldü kör oldum
yıkadılar aldılar götürdüler
babamdan ummazdım bunu kör oldum
siz hiç hamama gittiniz mi
ben gittim lambanın biri söndü
gözümün biri söndü kör oldum
tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
şöylelemesine maviydi kör oldum
taşlara gelince hamam taşlarına
taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
taşlarda yüzümün yarısını gördüm
bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
yüzümden ummazdım bunu kör oldum
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
1953 - cemal süreya
benim bir kere öldü kör oldum
yıkadılar aldılar götürdüler
babamdan ummazdım bunu kör oldum
siz hiç hamama gittiniz mi
ben gittim lambanın biri söndü
gözümün biri söndü kör oldum
tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
şöylelemesine maviydi kör oldum
taşlara gelince hamam taşlarına
taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
taşlarda yüzümün yarısını gördüm
bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
yüzümden ummazdım bunu kör oldum
siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
1953 - cemal süreya
devamını gör...
3133.
bir fabrika paydosu hatırlıyorum
kulaklarımda bakırcılar çarşısı
gönlümde hiçbir yere konamamış martılar
bir de uzaktan uzağa
şu doğduğum ıstanbul
meyhanesi geliyor aklıma teker teker
bir şarkı dilimde günlerden beri
dört duvar arasından
ellerimde kelepçe boynumda zincir
demirli demirli gemiler getirmişti beni oralardan
şimdi yabancı bir limanda o orospu gözlerin
biri satın alınmış öteki senin değil
çocukluğum geliyor aklıma anamın ak elleri
her şey hep uzaktan uzağa
hele doğduğum şehir
***
sadri alışık.
efkârlıyım, allahıma, kuranıma pek efkârlıyım abiler.
kulaklarımda bakırcılar çarşısı
gönlümde hiçbir yere konamamış martılar
bir de uzaktan uzağa
şu doğduğum ıstanbul
meyhanesi geliyor aklıma teker teker
bir şarkı dilimde günlerden beri
dört duvar arasından
ellerimde kelepçe boynumda zincir
demirli demirli gemiler getirmişti beni oralardan
şimdi yabancı bir limanda o orospu gözlerin
biri satın alınmış öteki senin değil
çocukluğum geliyor aklıma anamın ak elleri
her şey hep uzaktan uzağa
hele doğduğum şehir
***
sadri alışık.
efkârlıyım, allahıma, kuranıma pek efkârlıyım abiler.
devamını gör...
3134.
aşiyan-i mürg-i dil zülf-i perişanındadır
kanda olsam ey peri, gönlüm senin yanındadır
aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
kılma derman kim helakim zehri dermanındadır
kanda olsam ey peri, gönlüm senin yanındadır
aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
kılma derman kim helakim zehri dermanındadır
devamını gör...
3135.
3136.
"umutlarımın tükendiği andayım, başımda ayrılık, karşımda yalnızlık..
hiç alışık olduğum bişey değildir, alışmak için kendimi yanlızlığa bırakıyorum.
gözüme batıyor bütün sevenler, girmeyin ulan kolkola,çıldırtmayın benim duygularımı..
sarılmayın ulu-orta,tuzu merhem etmeyin yaralarıma..
pardon bakarmısınız bayım? saatiniz kaç?
benimki '' on/da '' takılı kaldıda, sizin ki doğrumu acaba..
usta bu yol nereye gidiyor 'ona' çıkarmı bu sokak.
bayan sizdemi yalnızsınız benim gibi.
o zaman bilirsiniz milyonluk nufusun içinde yapayalnız kalmayı.
kaptan müsait bi yalnızlıkta indirirmisin beni, solumdaki can kesiği yarayla.
en iyisi, müsait olmayan bir şiirde bırak beni, kalabalıklaşmak istiyorum yalnızlığıma.
pardon bayan, bi yaralı uzatırmısınız elden ele?
dışarıda yağmur, yine hüzün kokuyor şehir.
kaç ay oldu, kaç yıl şu yollarda geçip giden.
gelişini ektiğim yollardan, onlarca gidiş topladım.
atalar yalan söylemiş bayım, ne ekersen onu biçersin diye.
hasat zamanı değil, bu kuşlarda neyin nesi böyle.
suç bende mi bayım? suyu azmı döktüm gidenlerin ardından.
sırtımı dayayarak yalnızlığa gidiyorum bende, tenhalaşarak kendime.
hangi giden kalabalıklaştırıyor ki seni, suskunluğu asıyor boynuna.
kolay gelsin bayım bu suskunluk kaç çığlık eder?
kendimi yalnız hissediyorum dediğimde nasılda güldüğünü hatırla.
seninle paylaşmış olmam mıydı buna sebep, yoksa gerçekten komik mi olmuştum bilmiyorum.
bak şimdi aramızda nasılda yetim kaldı gülmeler.
pardon bayım, kaç gözyaşı bir tebessüm eder?
dermanım derken sana derdim oldun sonunda
...
iyi bilirdim desem kalkarmı cenazesi içimden hoca?
dilim varmasada söylemeye, iyi bilirdim hoca..
onu ben iyi bilmiştim"
hiç alışık olduğum bişey değildir, alışmak için kendimi yanlızlığa bırakıyorum.
gözüme batıyor bütün sevenler, girmeyin ulan kolkola,çıldırtmayın benim duygularımı..
sarılmayın ulu-orta,tuzu merhem etmeyin yaralarıma..
pardon bakarmısınız bayım? saatiniz kaç?
benimki '' on/da '' takılı kaldıda, sizin ki doğrumu acaba..
usta bu yol nereye gidiyor 'ona' çıkarmı bu sokak.
bayan sizdemi yalnızsınız benim gibi.
o zaman bilirsiniz milyonluk nufusun içinde yapayalnız kalmayı.
kaptan müsait bi yalnızlıkta indirirmisin beni, solumdaki can kesiği yarayla.
en iyisi, müsait olmayan bir şiirde bırak beni, kalabalıklaşmak istiyorum yalnızlığıma.
pardon bayan, bi yaralı uzatırmısınız elden ele?
dışarıda yağmur, yine hüzün kokuyor şehir.
kaç ay oldu, kaç yıl şu yollarda geçip giden.
gelişini ektiğim yollardan, onlarca gidiş topladım.
atalar yalan söylemiş bayım, ne ekersen onu biçersin diye.
hasat zamanı değil, bu kuşlarda neyin nesi böyle.
suç bende mi bayım? suyu azmı döktüm gidenlerin ardından.
sırtımı dayayarak yalnızlığa gidiyorum bende, tenhalaşarak kendime.
hangi giden kalabalıklaştırıyor ki seni, suskunluğu asıyor boynuna.
kolay gelsin bayım bu suskunluk kaç çığlık eder?
kendimi yalnız hissediyorum dediğimde nasılda güldüğünü hatırla.
seninle paylaşmış olmam mıydı buna sebep, yoksa gerçekten komik mi olmuştum bilmiyorum.
bak şimdi aramızda nasılda yetim kaldı gülmeler.
pardon bayım, kaç gözyaşı bir tebessüm eder?
dermanım derken sana derdim oldun sonunda
...
iyi bilirdim desem kalkarmı cenazesi içimden hoca?
dilim varmasada söylemeye, iyi bilirdim hoca..
onu ben iyi bilmiştim"
devamını gör...
3137.
"ah, bir yudumcuk olsa o bağbozumu şarabından!
ki o, uzunca bir süre soğutulmuş olsa gömülüp toprağın derinlerine.
tadını tabiat örtüsü ve memleket yeşilliğinden alsa,
dans, ve provence şarkısı, ve güneş yanığı bir neşe!
ah, bir kupa dolusu ılık güney,
gerçek, hippokrene çeşmesi kızıllığıyla dolu,
boncuklanan baloncukların bardağın ağzında göz kırptığı,
ve mor lekeli ağızla;
içsem de, görmez olup gitsem dünyayı,
ve seninle gözden kaybolsam ormanın loşluğunda... "
ki o, uzunca bir süre soğutulmuş olsa gömülüp toprağın derinlerine.
tadını tabiat örtüsü ve memleket yeşilliğinden alsa,
dans, ve provence şarkısı, ve güneş yanığı bir neşe!
ah, bir kupa dolusu ılık güney,
gerçek, hippokrene çeşmesi kızıllığıyla dolu,
boncuklanan baloncukların bardağın ağzında göz kırptığı,
ve mor lekeli ağızla;
içsem de, görmez olup gitsem dünyayı,
ve seninle gözden kaybolsam ormanın loşluğunda... "
devamını gör...
3138.
şiirlere ve şairlere inanmıyorum.
devamını gör...
3139.
“bir yaz geçti
tozu dumana katarak
kavun karpuz yüklü
bir yaz geçti.
bütün iştihalar tetikteydi
ağaçlar kolum kanadım kadar benim
deniz anam babam kadar iyiydi
bir yaz geçti yanı başımızdan
dişimizden tırnağımızdan
alı al moru mor
nefes nefese bir yaz geçti”
tozu dumana katarak
kavun karpuz yüklü
bir yaz geçti.
bütün iştihalar tetikteydi
ağaçlar kolum kanadım kadar benim
deniz anam babam kadar iyiydi
bir yaz geçti yanı başımızdan
dişimizden tırnağımızdan
alı al moru mor
nefes nefese bir yaz geçti”
devamını gör...
3140.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167


