geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
3121.
gelirsen köyüm büyür
çocuklar da güler
dağ eteklerinden ceylanlar da köye iner
sabah nir demet papatya toplar babam
üç öğün oya diye takar tülbentine annem
çocuklar da güler
dağ eteklerinden ceylanlar da köye iner
sabah nir demet papatya toplar babam
üç öğün oya diye takar tülbentine annem
devamını gör...
3122.
3123.
3124.
west ındies,kızıl elma,itaki,maçin!
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
beyazların yöresinde nasibim kalmadı
yerlilerin topraklarına karşı şuç işledim
zorbaların arasında tehlikeli bir nifak
uyrukların arasında uygunsuz biriyim
vahşetim
beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı
kendime dünyada bir
acı kök tadı seçtim
yakın yerde soluklanacak gölge bana yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
uzak nedir?
kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
başım açık, saçlarımı ikiye
ortadan ayırdım
kimin ülkesinden geçsem
şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim
korsanlardan kaptığım gürlek nara
işime yaramıyor
rençberlerin o rahat
ve oturmuş lehçesinden tiksinirim
boynumda
bana yargı yükleyenlerin
utançlarından yapılma mücevherler
sırtımda sağır kantarı gizli bilgilerin
mataramdaki suya tuz ekledim, azığım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
bir hayatı,ısmarlama bir hayatı bırakıyorum
görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta
askerken kantinden satın aldığım cep aynası
bazı geceler çıkarken
uçarı bir gülümseyişle takındığım muşta
gibi lükslerim de burda kalacak
siparişi yargıcılar tarafından verilmiş
bu hayattan ne koku, ne yankı, ne de boya
taşımamı yasaklayan belgeyi imzaladım
burada bitti artık işim, ocağım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
beyazların yöresinde nasibim kalmadı
yerlilerin topraklarına karşı şuç işledim
zorbaların arasında tehlikeli bir nifak
uyrukların arasında uygunsuz biriyim
vahşetim
beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı
kendime dünyada bir
acı kök tadı seçtim
yakın yerde soluklanacak gölge bana yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
uzak nedir?
kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
gidecek yer ne kadar uzak olabilir?
başım açık, saçlarımı ikiye
ortadan ayırdım
kimin ülkesinden geçsem
şakaklarımda dövmeler beni ele verecek
cesur ve onurlu diyecekler
halbuki suskun ve kederliyim
korsanlardan kaptığım gürlek nara
işime yaramıyor
rençberlerin o rahat
ve oturmuş lehçesinden tiksinirim
boynumda
bana yargı yükleyenlerin
utançlarından yapılma mücevherler
sırtımda sağır kantarı gizli bilgilerin
mataramdaki suya tuz ekledim, azığım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
bir hayatı,ısmarlama bir hayatı bırakıyorum
görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta
askerken kantinden satın aldığım cep aynası
bazı geceler çıkarken
uçarı bir gülümseyişle takındığım muşta
gibi lükslerim de burda kalacak
siparişi yargıcılar tarafından verilmiş
bu hayattan ne koku, ne yankı, ne de boya
taşımamı yasaklayan belgeyi imzaladım
burada bitti artık işim, ocağım yok
uzun yola çıkmaya hüküm giydim.
devamını gör...
3125.
artık kalbim yok
ağladığımda sana
düşündüğümde seni
artık kalbim yok
seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim
atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok !
küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine
fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak köpeğine
suda sektirdim bir kiremit parçası gibi ve bekledim batmasını
bekledim batmasını yanan bir gemi nasıl ağlayarak denize dökülürse
istediğin gibi yaptım;
artık kalbim yok!
artık kalbim yok baktığımda eski resimlere
özlediğimde seni arta kalmış bir kalbim yok!
yok!
ağladığımda sana
düşündüğümde seni
artık kalbim yok
seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim
atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok !
küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine
fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak köpeğine
suda sektirdim bir kiremit parçası gibi ve bekledim batmasını
bekledim batmasını yanan bir gemi nasıl ağlayarak denize dökülürse
istediğin gibi yaptım;
artık kalbim yok!
artık kalbim yok baktığımda eski resimlere
özlediğimde seni arta kalmış bir kalbim yok!
yok!
devamını gör...
3126.
döndüm daldan düşen kuru yaprağa
seher yeli dağıt beni kır beni
götür tozlarımı burdan uzağa
yarin çıplak ayağına sür beni
aldım sazı çıktım gurbet görmeye
dönüp yare geldim yüzüm sürmeye
ne lüzum var şuna buna sormaya
senden ayrı ne hal oldum gör beni
ayın şavkı vurur sazım üstüne
söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
ay bir yandan sen bir yandan sar beni
yedi yıldır uğramadım yurduma
dert ortağı aramadım derdime
geleceksen bir gün düşüp ardıma
kula değil yüreğine sor beni
(bkz: sabahattin ali)
seher yeli dağıt beni kır beni
götür tozlarımı burdan uzağa
yarin çıplak ayağına sür beni
aldım sazı çıktım gurbet görmeye
dönüp yare geldim yüzüm sürmeye
ne lüzum var şuna buna sormaya
senden ayrı ne hal oldum gör beni
ayın şavkı vurur sazım üstüne
söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
ay bir yandan sen bir yandan sar beni
yedi yıldır uğramadım yurduma
dert ortağı aramadım derdime
geleceksen bir gün düşüp ardıma
kula değil yüreğine sor beni
(bkz: sabahattin ali)
devamını gör...
3127.
hiçbir pul hiçbir zarfa yakışmıyor
hiçbir zarf üç beş satıra
ne zaman yanyanayız işte o zaman
doyamıyoruz tenlerimizin bitmez tükenmez sorgusuna
bırakmak bırakılmak demeyelim
durmadan yer değiştiriyor anlamlar da
ben ki bir boşluk kadar büyümüşüm bu yüzden
sanki kış aylarında bir uçurumda.
anlarım sedir ağacının dilinden
ve usta bir aslan terbiyecisinin ruhundan da
hiç anlamaz olur muyum öpüşünü de kalbimi
o öpen sensen bir de dalgaları çekiştiren bir kız
çocuğuyla.
hepsini biliyorum, hepsi aklımda
hepsi de hiç kımıldamayan bi duman gibi havada.
edip cansever
hiçbir zarf üç beş satıra
ne zaman yanyanayız işte o zaman
doyamıyoruz tenlerimizin bitmez tükenmez sorgusuna
bırakmak bırakılmak demeyelim
durmadan yer değiştiriyor anlamlar da
ben ki bir boşluk kadar büyümüşüm bu yüzden
sanki kış aylarında bir uçurumda.
anlarım sedir ağacının dilinden
ve usta bir aslan terbiyecisinin ruhundan da
hiç anlamaz olur muyum öpüşünü de kalbimi
o öpen sensen bir de dalgaları çekiştiren bir kız
çocuğuyla.
hepsini biliyorum, hepsi aklımda
hepsi de hiç kımıldamayan bi duman gibi havada.
edip cansever
devamını gör...
3128.
bana mevlana’yı, yunus’u verin
mecnun’u, leyla’yı size bıraktım
kırk yıldır susuzum, bir tas su verin
ırmağı, deryayı size bıraktım
talipli değilim şöhrete, şana,
makamı, rütbeyi yük etmem cana
dostluk, sevgi, şefkat yetişir bana,
dövüşü, kavgayı size bıraktım.
zaman yoktur ekip, biçip, sürmeme
ham topraktan haram mahsul dermeme
bir tek gönül kâfi gelir girmeme
konağı, sarayı size bıraktım.
çokta değil, hakta buldum huzuru,
istediğim alınteri, göznuru
benliği, kibiri, iğrenç gururu
faizi, bankayı size bıraktım.
hiç biriniz telaş etmesin boşa
doyacak gözünüz toprağa, taşa..
beni inancımla koyun başbaşa..
topyekün dünyayı size bıraktım
abdurrahim karakoç
mecnun’u, leyla’yı size bıraktım
kırk yıldır susuzum, bir tas su verin
ırmağı, deryayı size bıraktım
talipli değilim şöhrete, şana,
makamı, rütbeyi yük etmem cana
dostluk, sevgi, şefkat yetişir bana,
dövüşü, kavgayı size bıraktım.
zaman yoktur ekip, biçip, sürmeme
ham topraktan haram mahsul dermeme
bir tek gönül kâfi gelir girmeme
konağı, sarayı size bıraktım.
çokta değil, hakta buldum huzuru,
istediğim alınteri, göznuru
benliği, kibiri, iğrenç gururu
faizi, bankayı size bıraktım.
hiç biriniz telaş etmesin boşa
doyacak gözünüz toprağa, taşa..
beni inancımla koyun başbaşa..
topyekün dünyayı size bıraktım
abdurrahim karakoç
devamını gör...
3129.
ikinizden hanginizin
saçları gece laciverdi siyah
yıldız tozundan ışıltılı
ve zengin
bakır çalığı gözleri
derin
yer yer
eflatuna çalıyor
ikinizden hanginizin
nemli dudakları fuschia
kirpikleri kaşlarına dolaşık
ağzı fena halde aşık
başladığı her öpüşte kalıyor
ikinizden hanginizin
neyi noksan neyi fazla
ikinizden hanginize sorsan
her defasında
kendisini ötekisi sanıyor
çok fena aldanıyor
sahi siz
hanginiz
hanginizsiniz
(bkz: atilla ilhan)
saçları gece laciverdi siyah
yıldız tozundan ışıltılı
ve zengin
bakır çalığı gözleri
derin
yer yer
eflatuna çalıyor
ikinizden hanginizin
nemli dudakları fuschia
kirpikleri kaşlarına dolaşık
ağzı fena halde aşık
başladığı her öpüşte kalıyor
ikinizden hanginizin
neyi noksan neyi fazla
ikinizden hanginize sorsan
her defasında
kendisini ötekisi sanıyor
çok fena aldanıyor
sahi siz
hanginiz
hanginizsiniz
(bkz: atilla ilhan)
devamını gör...
3130.
devamını gör...
3131.
abi kendi yazdigim 1 siiri birakmak istiyorum.
bu siiri cok sevdigim, ugruna gece gunduz agladigim, biricik sevgilime yazmistim. ne var ki, kendisine okuduktan 30 dk sonra, cakal'misimcasina beni her yerden engellemis. oyle soyliyim.
neyse burda, siz degerli abiler, kardesler ve kadinlara da soylemek istiyorum bu nacizane siirimi.
ey ayaklari siir kokan kadin,
satirlarim sana yazili,
saclarindan seftali toplardim geceleri
dudaklarindaki pembe ruju bilirdim ben.
ey ayaklari siir kokan kadin,
coraplarina saklamistim en nadide misralari,
bilirsin ya kiskancim, hususen sonbaharda
ben kuluplere gidip de yaninda olmayinca
aglardim....
ayaklarindaki babet coraba mi
sana mi asigim bilemezdim,
ama sseverdim seni.
gokyuzunden daha cok hem de.
operdim ojeni senin yoklugunda,
evet, evet belki ayaklarin guzel diye seninle sevgili oldum ama
esas niyetimdi babanin paralarini alip, tayland'a kacmak.
sucluysam suclusun de kadin,
ben 1 askin kurbaniyim,
gozlerine turbanliyim,
soyle ben 1 kurban miyim?
yoksa, ayaklarina yorgan miyim?
yorgan miyim?....
bu siiri cok sevdigim, ugruna gece gunduz agladigim, biricik sevgilime yazmistim. ne var ki, kendisine okuduktan 30 dk sonra, cakal'misimcasina beni her yerden engellemis. oyle soyliyim.
neyse burda, siz degerli abiler, kardesler ve kadinlara da soylemek istiyorum bu nacizane siirimi.
ey ayaklari siir kokan kadin,
satirlarim sana yazili,
saclarindan seftali toplardim geceleri
dudaklarindaki pembe ruju bilirdim ben.
ey ayaklari siir kokan kadin,
coraplarina saklamistim en nadide misralari,
bilirsin ya kiskancim, hususen sonbaharda
ben kuluplere gidip de yaninda olmayinca
aglardim....
ayaklarindaki babet coraba mi
sana mi asigim bilemezdim,
ama sseverdim seni.
gokyuzunden daha cok hem de.
operdim ojeni senin yoklugunda,
evet, evet belki ayaklarin guzel diye seninle sevgili oldum ama
esas niyetimdi babanin paralarini alip, tayland'a kacmak.
sucluysam suclusun de kadin,
ben 1 askin kurbaniyim,
gozlerine turbanliyim,
soyle ben 1 kurban miyim?
yoksa, ayaklarina yorgan miyim?
yorgan miyim?....
devamını gör...
3132.
keşke vaktiyle, saçma da olsa iki laf etseymişim. susunca yok oluyormuş insan, çok sonra öğrendim.
cahit zarifoğlu
cahit zarifoğlu
devamını gör...
3133.
ben sensiz bin gece kan yuttum
sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun
ahmed gazali- mazursun
sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun
ahmed gazali- mazursun
devamını gör...
3134.
"gözlerindeki çocuklar misketlerini kaybetti mi
bana gelirdin uçurumlardan uzağa
güven verirdi kim bilir, sevdam sana
seni nasıl ısıttığımın şiirlerini bilirdin!
bayrakları yarıya inerdi karanlığın
acılar müebbet güzellik yerdi meze tabaklarında
sen, bir başka sevgiliydin
susuz içilen rakı sohbetlerinde gizlice!
bana gelirdin kendinden habersiz
saygı uyandırırdı kim bilir, hüznüm sende
seni nasıl özlediğimin kapıyı çalışlarını bilirdin.. şarkılarını zekice!
zaman kalırsa sevişirdik
odanın duvarları da sevişirdi sırtlarımızı onlara dönünce
hiç kromozom görmemiş insanlar gibi sarılırdık binlerce sevap yerine geçecek bir günah sayılırdı kimbilir,
tenin tenimde!
seni nasıl kuşandığımın tarihçesini bilirdin..
zulmünü şehvetle!"
bana gelirdin uçurumlardan uzağa
güven verirdi kim bilir, sevdam sana
seni nasıl ısıttığımın şiirlerini bilirdin!
bayrakları yarıya inerdi karanlığın
acılar müebbet güzellik yerdi meze tabaklarında
sen, bir başka sevgiliydin
susuz içilen rakı sohbetlerinde gizlice!
bana gelirdin kendinden habersiz
saygı uyandırırdı kim bilir, hüznüm sende
seni nasıl özlediğimin kapıyı çalışlarını bilirdin.. şarkılarını zekice!
zaman kalırsa sevişirdik
odanın duvarları da sevişirdi sırtlarımızı onlara dönünce
hiç kromozom görmemiş insanlar gibi sarılırdık binlerce sevap yerine geçecek bir günah sayılırdı kimbilir,
tenin tenimde!
seni nasıl kuşandığımın tarihçesini bilirdin..
zulmünü şehvetle!"
devamını gör...
3135.
sisler bulvarı'nda seni kaybettim
sokak lambaları öksürüyordu
yukarıda bulutlar yürüyordu
terk edilmiş bir çocuk gibiydim
dokunsanız ağlayacaktım
yenikapı'da bir tren vardı
attila ilhan
sokak lambaları öksürüyordu
yukarıda bulutlar yürüyordu
terk edilmiş bir çocuk gibiydim
dokunsanız ağlayacaktım
yenikapı'da bir tren vardı
attila ilhan
devamını gör...
3136.
(bkz: cemal süreya) - (bkz: sayım)
devamını gör...
3137.
beni söylediklerimde arama.
ben söyleyemediklerimde gizliyim,
görmediğin o koskoca derya gönlümdür, gördüğün sahil ise dilim.
kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma,
onlar aşktan gel gitim.
beni kendinde, kendimde arama.
ben hem bende hem sende bir gizim.
beni mecnun’dan leyla’dan sorma.
ben sadece mevla’dan bir izim.
mevlana
ben söyleyemediklerimde gizliyim,
görmediğin o koskoca derya gönlümdür, gördüğün sahil ise dilim.
kıyılarıma vuran dalgalara şaşırma,
onlar aşktan gel gitim.
beni kendinde, kendimde arama.
ben hem bende hem sende bir gizim.
beni mecnun’dan leyla’dan sorma.
ben sadece mevla’dan bir izim.
mevlana
devamını gör...
3138.
3139.
akmayan yaşlarla sıcacık yüzün;
yavrum, bugün seni pek ölgün gördüm.
gözünde bir küçük noktadır hüzün,
neşeni ne bugün, ne de dün gördüm.
eğri dallar gibi halsiz, yorgunsun.
birikmiş sulardan daha durgunsun,
görünmez bıçakla içten vurgunsun,
seni öz yurdunda bir sürgün gördüm.
geçti bir cenaze peşinde ömrüm;
bilemem, vardığın neresi, bugün?
her gün yürüdüğün kadar yürüdün,
arkasından kendi ölünün; gördüm.
devamını gör...
3140.
bir yerden aşağı,
çok aşağı düştüm
zaman:
solgun ve gri bir koridordu
orada çok üşüdüm.
birhan keskin
çok aşağı düştüm
zaman:
solgun ve gri bir koridordu
orada çok üşüdüm.
birhan keskin
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167


