2821.
"babam yine kapıyı ayağıyla çalıyor
gelirken elleri dolu gelmiş anlaşılan
gelirken yanında ekmek, süt
gelirken yanında proletarya
gelirken yanında berlin stalinallee yapı işçileri, csepel çelik işçileri
gelirken yanında tatabanya madencileri

babam, elleri naylon poşetler yüzünden kesilen
dili damağı hep kuru
akşam menülerinde hiç kere seçici
karısından bizzat çay isteyip ana haber bültenlerinin karşısında ölüye kalan
babam; 1.80’e 100 kilo gururdan yapılma bir adam
bir adam ki, köşe bucak kaçtığım
fakat annemin “gittikçe babana benziyorsun” dediği
babam, babalar, proletarya, fraternite, tabandakiler, avam, ezilenler, ezikler…

eve coca cola sokmayan babalar
bir işçi sınıfı olarak
carrefourlara asla uğramayan babalar
bir işçi sınıfı olarak

yapman gereken, sofrada zorla uzandığım ucuz peyniri bana yaklaştırmaktı baba
kapıları çarpmak değil
pencereleri hiç değil
forsa bunca tamah edilen dünyada
8 yıl aynı gömleği giydin baba
halbuki sen saçlarını tarardın eskiden
nasıl olduklarını sorardın
şimdi pek çıkmıyorsun dışarlara
çıkma baba, zaten çıkılacak bir dışar kalmadı artık
zaten evden gayrısı kalmadı artık
sen; elinde kumandan, televizyonunda siyasi partilerin
annem içerde öldü baba
televizyonun sesini birazcık kısar mısın?"

mahmut fanya genç.
devamını gör...
2822.
turgut uyar- su yorumcularına
ben ne güzel işerim güneşe karşı
arkamda medrese duvarı önümde çarşı

bir sürekli kaşınmadır yaşadığım
törelere ve alışkanlığa karşı

geldim gittim geldim bir şey bulamadım
üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı

ah aklıma her şey gelir, her şey gelir
doğan güne karşı batan güne karşı

sözde kirlettiğimiz bütün her şey duruyor
bak ne diyorum sana, ele güne karşı

biz duralım bir sürekliyiz duralım
durukluğa, tüberkiloza ve uranyuma karşı

durduk, ateş besledi, kuşları sürekledi
arkamız medrese duvarı önümüz çarşı

güneşe güneşe karşı
devamını gör...
2823.


yağmur
uyu! gözlerinde renksiz bir perde,
bir parça uzaklaş kederlerinden.
bir ruh gülümsüyor gibi derinden,
mehtâbın ördüğü saatler nerde?
varsın bahçelerde rüzgâr gezinsin,
yağmur ince ince toprağa sinsin,
bir başka âlemden gelmiş gibisin,
dalmış gözlerinle pencerelerde.

devamını gör...
2824.
"şimdi, bir de buradan baktım sana
senden kaçırdığım
kedere boğduğum anlara."
devamını gör...
2825.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
2826.
2827.
hâlâ koynumda resmin

sımsıcak konuşurdun konuşunca
ırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki
çiğdemler güller mor menevşeler açardı
sımsıcak konuşurdun konuşunca
hâlâ koynumda resmin

dağları anlatırdın ve dostluğu
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler
sesini duymasam çölleşirdi dünya
dağlar yarılır ırmaklar kururdu
bulutlar çökerdi yüreğime
hâlâ koynumda resmin

gün akşam olur elinde kitaplar
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
bir kez bile unutmadın 'merhaba' demeyi
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
bir dostun vurulduğu gün
hâlâ koynumda resmin

kaç mevsim kırlara çıkıp
çiçekler topladık mezarlar için
belki ürküttük tarla kuşlarını
belki kurdu kuşu ürküttük
ama aşkı ürkütmedik hiç
hâlâ koynumda resmin

ve hâlâ sımsıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi
şimdi duvarlarda resmin
-ahmet telli
devamını gör...
2828.
döner kebap dönmez olsun.

arif dino.
devamını gör...
2829.
sevi

ben senin en çok sesini sevdim
buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
bana her zaman dost, her zaman sevgili

ben senin en çok ellerini sevdim
bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
nice güzellikler gördüm yeryüzünde
en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak

ben senin en çok gözlerini sevdim
kah çocukça mavi, kah inadına yeşil
aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil

ben senin en çok gülüşünü sevdim
sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
unutturur bana birden acıları, güçlükleri
dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman

ben senin en çok davranışlarını sevdim
güçsüze merhametini, zalime direnişini
haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini

ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
tüm çocuklara kanat geren anneliğini
nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
sensin, her şeyin üstünde tutan sevgini

ben senin en çok bana yansımanı sevdim
bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...

ümit yaşar oğuzcan.
devamını gör...
2830.
alın yazım karaymış
düzende her şey paraymış
yok bize açacak bir güneş
daha karanlık günler de yoldaymış
devamını gör...
2831.
öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip…
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının…
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.
devamını gör...
2832.
ah günüm yetse görmeye seni
seni övmeye gücüm yetse
barış çağı altın çağ
son ozanı ben olayım bu özlemin
bu özlem bitse
devamını gör...
2833.
bir insan nihayet kemikle ettir,
bu et, bu kemiğe can hürriyettir.
en büyük hürriyet cumhuriyettir,
demek şimdi sen bir cihan gibisin.
*
devamını gör...
2834.
susarak katlanırsın, onlarsa anlamazlar seni .
ey kutsal varlık! solar gidersin susarak.
sevgili, sayrısın gönlün yorgun ağlamaktan ve içim de titrek pırıltısı korkunun
ama inanamam öleceğine sevdiğin sürece...

canım hölderlin
devamını gör...
2835.
üçüncü şahsın şiiri
gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu ağlardım

ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgar aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felaketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu ağlardım
attila ilhan
devamını gör...
2836.
konuşma

aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten

iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.

ülkü tamer
devamını gör...
2837.
özlem nedir bilir misin?
özlem:
kalbinden geçenlerin,
dudaklardan dökülmesidir…

özlem nedir bilir misin?
özlem:
buğulu camlara
adını yazmaktır…

özlem nedir bilir misin?
özlem:
uzaklara bakınca,
gözlerinin yaşlanmasıdır…

özlem nedir bilir misin?
özlem:
sıcaklığını hissettiğinde,
var olduğunu bilmektir…

özlem nedir bilir misin?
özlem:
beyaz gelinlikler içinde,
seninle beraber olmaktır…

özlem nedir bilir misin?
özlem:
seninle yaşayıp,
seninle ölmektir…

ayşe gönül
devamını gör...
2838.
buda biter elbet bir gün gidersin
sanma ki geriye cehennem kalır
gittiğin yerlerde vardığın eller
yanına gelirken cehennemi de alır

sanma ki kokun güldendir
sesin bir garip bülbüldendir
kendini büyük görmen bilmem nedendir
sende ne varsa hepsi bendendir

bu gönülde bu aşk hiç var olmasa
bendeki senden geriye ne kalır
gittiğin ellerde aşkı bulmazsan
bilmem o güzelliğinden eser mi kalır...

s.m.k
devamını gör...
2839.
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.

ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
mesela turuncuya, ya da pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...

can yücel
devamını gör...
2840.
geceye şiir, şarkı falan bırakasım yok... geceye hiçbir şey bırakasım yok. hatta mümkünse gece bana uykuyu bıraksın uyumak istiyorum. *
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim