2821.

dün babasını bekledi
çocuklardan gizlenerek.
bu gün gene bekliyor,
gözüne uyku girmedi.
duraklarda, kapıların önünde
kırılmış kolu kanadı...
içi yandı beklemekten
gelen olmadı.
görürsek sabırları tükenmeyenleri,
babaları yaşarken öksüz kalanları.

şükran kurdakul
devamını gör...
2822.
"artık bırakılmaktan yapılma bir adam sayılırım."*
devamını gör...
2823.

seni anlatabilmek seni.
iyi çocuklara, kahramanlara.
seni anlatabilmek seni,
namussuza, halden bilmeze,
kahpe yalana.
art arda kaç zemheri,
kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
dışarda gürül gürül akan bir dünya…
bir ben uyumadım,
kaç leylim bahar,
hasretinden prangalar eskittim.
saçlarına kan gülleri takayım,
bir o yana
bir bu yana…
seni bağırabilsem seni,
dipsiz kuyulara.
akan yıldıza.
bir kibrit çöpüne varana.
okyanusun en ıssız dalgasına
düşmüş bir kibrit çöpüne.
yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
yitirmiş öpücükleri,
payı yok, apansız inen akşamdan,
bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
seni anlatabilsem seni…
yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini…

ahmed arif-hasretinden prangalar eskittim
devamını gör...
2824.
uzun zamandır giremediğim sözlüğe, bu karanlık gecelerde zihnimin en ücra köşesinde dolanıp duran şiiri yazmak için geldim. depremzedeler için bu soğuk gecelerin ne kadar bitmek bilmez olduğunu hissederek...


salıncaklar mı yok sana?
kalk hadi o soğuk betondan,
yatacak başka yer mi yok sana?
en sevdiklerimi verdim ölüme de;
ben bu yaşımda gitmenin böylesini görmedim.
kırılan bir boyun gibi orta yerinden kırıldığını ömrün…
görmedim ademoğlunun dalından koparılır gibi koparıldığını…
…ve böylelikle umut etme kabiliyetimizi aldılar elimizden.
ne diyeyim, dilerim ihtiyacı olan birine gidiyordur bizden aldıkları umut!
dünya adaletsiz çocuk!
dünya zorba.


nazım hikmet
devamını gör...
2825.
kimin şehri bu gördüğüm.?
gecenin sabahına nasıl bu kadar yabancı oldum?
koşuşturduğum sokaklar yıkık
dallarında gezindiğim ağaçlar köksüz
dalıp dalıp çıktığım sular akmaz oldu
ben aynı yerde kaldım da sanki olduğum yer ayaklarımın altından kaydı
gitti, tutamadım
bir halıyı çekersinde üstündeki her şey onunla birlikte gider gibi gitti
bir ben kaldım
kulaklarımda yankılan bir ses var hiç durmayan
benim annem mi bu bağıran yoksa ben miyim anne olan?
tanıdık tanımadık bakışlarda saç tellerime kadar yakan bir ateş
ruhumun dumanında veda dansını ediyor şimdi kuşlar
gittiler, durduramadım
bu bahçelerde nesi, ne ekiyor bu insanlar?
her birinin başında bir odun parçası
neyin kimin izi bu al yazmalar?
herkesin dilinde aynı ağıt
herkesin kalbinde aynı acı
tüm saatleri bulun , durmasınlar artık
bu acı bu kalpler için fazla ağır
sürükleyip götürsün zaman
söndürün ışıkları
çocuklar uyanmasın
uyusun çocuklar
saçlarını okşasın anneleri, ninniler söyleyerek
sonra sıkıca örtsünler üstlerini
bırakın sarılarak uyusunlar
son olduğunu bilmeden sonsuzluğa yürüsünler...
devamını gör...
2826.
kara bir rüzgârdı üstünde bir yurdun,
kara bir vicdan, kapkara.
esip durdu hışım gibi, taun gibi;
akla düşman, aydınlığa.

kara bir rüzgârdı, kötücül, zalim,
daha doğmadan söndüren tomurcuğu.
genç kızın ergenlik düşüne düşman,
bebek bakışındaki meraka.

kara bir rüzgârdı, kara kalpli,
mağaralarda beslenmişti,
yarasalardan esinlenmişti,
nefretle bilenmişti, hınçla.

kara bir rüzgârdı, geçtiği her yerde
zehirliyordu iyi ve canlı ne varsa;
aydınlık uç vermesin diye
o topraklarda bir daha.

kara bir rüzgârdı, hiçbir şey
daha ölümcül olamazdı ondan;
insanın sapkınlığıydı çünkü;
insan görünümlü, insana düşman.

kara bir rüzgârdı, zifir kara,
uçurum gibi açılmıştı ağzı;
esti üzerinde toplulukların,
boyun eğmiş, yazgıya razı.

kara bir rüzgârdı, can alıcı,
yedeğinde cellatlar, mezbahalar, cezaevleri;
buyruğunda kara büyü, kara ruh, kararmış adalet,
elinde ölüm terazisi, cinayet kılıcı.

kara bir rüzgârdı, esmekte hâlâ,
karanlık saçarak, kötülük ve riya;
gömmek için iskelet elleriyle
bir ülkeyi dönüşsüz karanlığa.

-ataol behramoğlu
devamını gör...
2827.
karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
bu gece dağ başları kadar yalnızım

çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
dudaklarımda eski bir mektep türküsü
karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
gözlerim gözlerini arıyor durmadan
nerdesin?

attila ilhan- yalnızlık
devamını gör...
2828.
ağlamak kifayet etmez acıma
şen kahkahalarda hüzün bu gece
teselli sözleri gider gücüme
şarkılar bir başka hazin bu gece

yüreğim fırtına gözlerim durgun
varlığın ilacım yokluğun vurgun
hayattan kovuldum kaderim sürgün
ölüm fermanımı yazın bu gece

herkese kalbimi vermezken öyle
yaşatmak için sen ne yaptın söyle
ne kadar şen şakrak olmuşsun böyle
halime gülüyor yüzün bu gece

talebim çok değil yalnız beni sev
umut sefil cüce,acı koca dev
üstadım geçiver bir hicaz peşrev
sevdadan dert yansın sazın bu gece

neşenin kapısı yüzüme örtük
bir resmin yok bende olsa da yırtık
arkana bakmadan sen de git artık
hadi benden sana izin bu gece

cemal safi- bu gece
devamını gör...
2829.
"senin her kirpiğinde bir dervişin ahı var
muhteris aynaların eskidiği yerdesin
yüzünde en çaresiz devlerin günahı var
zamanı sonsuzluğa bağlayan mahşerdesin" *
devamını gör...
2830.
üç derdim var bu dünyada, üç derdim,
önce ırkım, sonra yurdum, sonra sen.
"neyin eksik" desen, yine üç derdim,
önce ırkım, sonra yurdum, sonra sen.

kut sayıp tanrı'nın verdiği ırkı,
yükselsin dedikçe yüksündü türk'ü,
kalmadı yedi kat ellerden farkı,
önce ırkım, sonra yurdum, sonra sen.

önce birlik, sonra dirlik bitmiştir,
ne etmişse kendisine etmiştir,
her şekilde bu sırayla gitmiştir,
önce ırkım, sonra yurdum, sonra sen.

esir yurtta bulunur mu şen ocak?
hür milletin yurdu da hür olacak,
her birine canım kurbandır; ancak!
önce ırkım, sonra yurdum, sonra sen.

her kutsalın kendi yeri, haddi var,
göğün sonu, selin bile bendi var,
bir gönüle bu kadar sevda sığar,
önce ırkım, sonra yurdum, sonra sen.
(bkz: caner kara)
devamını gör...
2831.
evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık...
ve zehir - zıkkım cigaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...

ahmed arif
devamını gör...
2832.
süreyya berfe- sevgili arkadaşım.

gözlerinin rengi gibi
yüreğinin rengi gibi
saçların da kendi renginde

ama ben, ellerini gördüm önce
toplayan, düzelten, onaran ellerini
dokunduğuna soluk aldıran
telâşlı, usta, sevecen ellerini

geç anladım ve inandım
her gün daha çok inanıyorum
ellerin, güzel işlerin karıncası
ellerin, ellerden bıkmış ellerime sığınak


yüzünün rengi gibi
dudaklarının rengi gibi
saçların da kendi renginde

ama ben, özverini gördüm önce
içinden çavlan gibi dökülen özverini
hep koşan, yürümeyi bilmeyen
hesapsız, gücendirmeyen, saydam özverini
neye uzansa dirilten
susan, hüzünlenen, sıcak özverini

geç anladım ve inandım
gün gün daha çok inanıyorum
özverin, güzel işlerin arısı
özverin, sözcüklerden yılmış kafama barınak


derinin rengi gibi
sesinin rengi gibi
saçların da kendi renginde

ama ben, seni gördüm önce
gülen, yaşayan, bilen seni
körpe bir söğüt dalı gibi çırpınan
durduğu yere can veren
gönüllü, duyan, seven seni

geç anladım ve inandım
şimdi daha çok inanıyorum
sen, hayatın ablası
saf olan her şeyin mayası
sen, eşyalardan usanmış kalbime dayanak

sevgili arkadaşım benim
sana "sevgili arkadaşım" diyorum
budur, bizim anladığımız sevdanın tanımı
işte sana bir aşk şiiri
içinde "sevgilim" sözcüğü geçmiyorsa
suçun yarısı senin
çünkü, ben de bize yaraşanların sözcüğünü değil
kendisini seviyorum senin gibi.
devamını gör...
2833.
aynalarda buğulu yüzümü göremez oldum
ve iyimserlik mateminde sarı gül tuttum
hayallerim yok oldu, koyduğum yerde yoktu hiçbiri
tek yabancı bendim evde ve bir yalancı mumdu
devamını gör...
2834.
"seni sevdiğimi kimseye söyleme
çünkü ben herkese söyledim
bilirsin ağzımda laf durmaz
birisiyle biraz samimi
olmaya göreyim
tak çıkarırım lokmayı ağzımdan...
işte böyle bir akşam...
ibo'ya söyledim seni sevdiğimi...
gitmiş herkese yaymış..
"umut aşık olmuş laann"demiş
çektim kenara ibo'yu
adabınca konuştum ...
"naaptın lan" dedim
"yaa noolcak artis" diye
kınadı beni leylim ley kınadı...
şimdi bu şehirde yaşayan
herkes biliyor seni sevdiğimi
çünkü dediğim gibi..
ben değil de ibo söylemiş
ama sen sakın kimseye söyleme
çünkü ben seni deniyorum
bakalım tıpkı ibo gibi
vırt-gel ağızlı mısın acaba diye...”

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
2835.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

o gece gördüm, onun gözlerinde gördüm;
gün ne güzel doğarmış meğer açık denizde!
devamını gör...
2836.
yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, yitirmiş öpücükleri, payı yok, apansız inen akşamdan, bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene, seni anlatabilsem seni... yokluğun, cehennemin öbür adıdır üşüyorum, kapama gözlerini...
devamını gör...
2837.
diyecekler ki arkamdan
ben öldükten sonra
o, yalnız şiir yazardı
ve yağmurlu gecelerde
elleri cebinde gezerdi
yazık diyecek
hatıra defterimi okuyan
ne talihsiz adammış
imanı gevremiş parasızlıktan.
devamını gör...
2838.
hayat akıp gider de soean olmaz
herkesin yarası içinde de bilen olur mu
gönlün içinde 40 kapı vardır da
hepsini açan da bir anahtar olur mu

mevla takdir eder de sual olmaz
gönüldeki yarayı da mevla bilmez olur mu
herşeye ilaç olacak mühlet olur da
bütün yarayı da iyileştiren bir merhem olur mu
devamını gör...
2839.
senin yaşın aşka tutmuyorum çocuğum, hiç gelme
açıkta kalırsın
aşk insanı acıktırır
aşk insanı bir ölüme susatırsa aşk diye anılır
senin mahallende aşk masallara giremez
masala giren aşk çıkamaz o mahallelerde!
masalların aşkına, benim aşkıma, allah aşkına
senin yaşın aşka tutmuyor sevgilim, lütfen gelme

küçük iskender - parça tesirli melodram
devamını gör...
2840.
o akşam da lambamızı söndürmüştük nedîm ile
nedîm’den bile kıskandığım sevdiğim ile
son şarkılar dağılmıştı mevsim ile
yalnız çamlıca’da bir ud yankılanırdı.

dünyayı tumturaklı bir yalan sayanlar
yalanın dehşetini yaşlandıkça anlar
nâzım’ın pirâye’yi sevdiği zamanlar
ölse ölümünden ne suçlar çıkarılırdı.

boğucu bir sessizlikte ateşten goncalardır
o demirden şiirler ki sanki tabancalardır
umutsuz hangi gününde el atsan ateşe hazır
nâzım onları yazarken duvarlar çatırdardı.

gördün sessizce buluştuğunu nâzım’la nedîm’in
lâcivert ıssızlığında yıldızlı bir serviliğin
birinin elinde vâridât’ı simavnalı bedreddin’in
birinin ağzında gül, elinde mey kâsesi vardı.


müjgana aşk şarkıları/ attila ilhan
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim