geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
2641.
birgün çok bunalırsan
denizin dibinde yosunlara takılmış gibi soluksuz,
sakın unutma gökyüzüne bakmayı
gökyüzü senindir,
gökyüzü herkesindir.
devamını gör...
2642.
desem ki
desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
sende tattım yemişlerin cümlesini.
desem ki sen benim için,
hava kadar lazım,
ekmek kadar mübarek,
su gibi aziz bir şeysin;
nimettensin, nimettensin!
inan bana sevgilim inan,
evimde şenliksin, bahçemde bahar;
ve soframda en eski şarap.
bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
günlerden sonra bir gün,
şayet sesimi farkedemezsen
rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
bil ki ölmüşüm.
fakat yine üzülme, müsterih ol;
kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
ve neden sonra
tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
hatırla ki mahşer günüdür,
ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
cahit sıtkı tarancı
desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
sende tattım yemişlerin cümlesini.
desem ki sen benim için,
hava kadar lazım,
ekmek kadar mübarek,
su gibi aziz bir şeysin;
nimettensin, nimettensin!
inan bana sevgilim inan,
evimde şenliksin, bahçemde bahar;
ve soframda en eski şarap.
bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
günlerden sonra bir gün,
şayet sesimi farkedemezsen
rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
bil ki ölmüşüm.
fakat yine üzülme, müsterih ol;
kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
ve neden sonra
tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
hatırla ki mahşer günüdür,
ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
cahit sıtkı tarancı
devamını gör...
2643.
erdem beyazıt bulmak
gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
devamını gör...
2644.
arkadaşımın benim için yazdığı bir şeydi..
melâl
yanında olmasını şans görürdü,
akıl mahpus, kelimeler kifayetsiz,
şeytani tayf salardı zehrini,
kalp abis, ruh dilhûn.
zehir misali sarmıştı bedenini,
düşünce bulutlarıyla savaşırken,
kendini avutup kandırırdı,
içine atar, merdümgirizleşirdi.
m.d<3
melâl
yanında olmasını şans görürdü,
akıl mahpus, kelimeler kifayetsiz,
şeytani tayf salardı zehrini,
kalp abis, ruh dilhûn.
zehir misali sarmıştı bedenini,
düşünce bulutlarıyla savaşırken,
kendini avutup kandırırdı,
içine atar, merdümgirizleşirdi.
m.d<3
devamını gör...
2645.
nurullah genç | rüveyda
şiirin hepsini değil en sevdiğim kısımlarını paylaştım.
"alaca bir at koşar içimde, zamansız, mekânsız, nefese doğru" diye başlayıp; "at vuruldu, içim paramparça rüveydâ" diye bitirmesi beni hep üzüyor.
hangi çağın gelişidir bilmem, gülüşün
soluk bir dünyanın mezarlarına
gömerek gurbetimi
kapadı karanlığa yesrip, kapılarını
meydan okuyuşun çağın ordularına
bilmem hangi mevsimin başlangıcıdır
doruklardan öte hevese doğru
alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru
yasını tutuyorum kararttığım düşlerin
yıpranmış divaneler gibiyim sokaklarda
amansız bir ütopya üfleyen pencereler
lif lif yoluyor dram seyyahı bedenimi
önümde, haksızlığın hesaba çekildiği
hiç kimsenin kimseyi tanımadığı mahşer
arkamda, kare kare ömrümü belirleyen
hatırladıkça yanıp tutuştuğum resimler
söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını
yeniden bir nil olup taşar mıyım çöllere
kim giydirir başıma tacını nihayetin
kim takar bileğime hürriyet künyesini
karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle
rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı
ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı
asırlardır köhne barınaklarda
küflenen, çürüyen çığlıklarımı
at vuruldu; içim paramparça rüveyda
gölgelerin ardına sakladım kusurumu
sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
ben burda damla damla eriyip akıyorum
yine de, çiğnetemem kimseye gururumu
istenmediğim yeri sessizce terkederim
hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim
şiirin hepsini değil en sevdiğim kısımlarını paylaştım.
"alaca bir at koşar içimde, zamansız, mekânsız, nefese doğru" diye başlayıp; "at vuruldu, içim paramparça rüveydâ" diye bitirmesi beni hep üzüyor.
hangi çağın gelişidir bilmem, gülüşün
soluk bir dünyanın mezarlarına
gömerek gurbetimi
kapadı karanlığa yesrip, kapılarını
meydan okuyuşun çağın ordularına
bilmem hangi mevsimin başlangıcıdır
doruklardan öte hevese doğru
alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru
yasını tutuyorum kararttığım düşlerin
yıpranmış divaneler gibiyim sokaklarda
amansız bir ütopya üfleyen pencereler
lif lif yoluyor dram seyyahı bedenimi
önümde, haksızlığın hesaba çekildiği
hiç kimsenin kimseyi tanımadığı mahşer
arkamda, kare kare ömrümü belirleyen
hatırladıkça yanıp tutuştuğum resimler
söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını
yeniden bir nil olup taşar mıyım çöllere
kim giydirir başıma tacını nihayetin
kim takar bileğime hürriyet künyesini
karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle
rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı
ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı
asırlardır köhne barınaklarda
küflenen, çürüyen çığlıklarımı
at vuruldu; içim paramparça rüveyda
gölgelerin ardına sakladım kusurumu
sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
ben burda damla damla eriyip akıyorum
yine de, çiğnetemem kimseye gururumu
istenmediğim yeri sessizce terkederim
hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim
devamını gör...
2646.
âheste çek kürekleri, mehtâb uyanmasın,
bir âlemi hayâle dalan âb uyanmasın.
âğuş'u nev-bahâr'da, hâbîdedir cihân;
sürsün sabâh-ı haşr'e kadar, hâb uyanmasın.
dursun bu mûsikî-i semâvî içinde sâz,
leyl-i tarâb'da bir dahî mızrâb uyanmasın.
ey gül, sükûtâ varmayı emr-eyle bülbüle,
gülşen'de mest-ü zevk olan ahbâb uyanmasın.
değmez kemâl, uyanmaya ikmâl-i ömr içün,
varsın bu uykudan dil-i bîtâb uyanmasın.
yahya kemal - çubuklu gazel
münir nurettin selçuk performansı
bir âlemi hayâle dalan âb uyanmasın.
âğuş'u nev-bahâr'da, hâbîdedir cihân;
sürsün sabâh-ı haşr'e kadar, hâb uyanmasın.
dursun bu mûsikî-i semâvî içinde sâz,
leyl-i tarâb'da bir dahî mızrâb uyanmasın.
ey gül, sükûtâ varmayı emr-eyle bülbüle,
gülşen'de mest-ü zevk olan ahbâb uyanmasın.
değmez kemâl, uyanmaya ikmâl-i ömr içün,
varsın bu uykudan dil-i bîtâb uyanmasın.
yahya kemal - çubuklu gazel
münir nurettin selçuk performansı
devamını gör...
2647.
yaşım yirmi altı.
sana kırk senedir aşığım.
hayat kadar berrak,
ölüm kadar karmaşığım.
yüreğim kirli bir gökyüzü,
sense dolunay...
ruhunu esir alan sarmaşığım!
titreşirken kalplerimiz ankara soğuğunda
nice umut yeşerir gecenin soluğunda.
biz o bankta oturmuşuz
kalubela'dan beri.
kaç bahar görmüşüz kim bilir
kaç zemheri...
ilk kez ayın halesine sırnaşığım;
yaşım yirmi altı.
sana kırk senedir aşığım.
sana kırk senedir aşığım.
hayat kadar berrak,
ölüm kadar karmaşığım.
yüreğim kirli bir gökyüzü,
sense dolunay...
ruhunu esir alan sarmaşığım!
titreşirken kalplerimiz ankara soğuğunda
nice umut yeşerir gecenin soluğunda.
biz o bankta oturmuşuz
kalubela'dan beri.
kaç bahar görmüşüz kim bilir
kaç zemheri...
ilk kez ayın halesine sırnaşığım;
yaşım yirmi altı.
sana kırk senedir aşığım.
devamını gör...
2648.
yüreğinde bir ismin imzası var
ve sen onu silemezsin
söküp atamazsın ne kadar uğraşsan da
seninle beraber büyür içindeki sızı
ilk önce onu hissedersin başkasına dokunduğunda
unutma!
bir kere sevdin mi uzun uzun yanarsın
sitemler.. öfkeler birikirken içinde
sen azalırsın.
dilinde küfür elinde kadeh eksik olmaz
günler böyle geçer. alışırsın…
unutma!
sabahlar artık gecikir.
ister sağa dön ister sola
gözüne uyku değil gidenin hayali gelir…
kendini şiirlere verirsin
elin sigaraya gider her on dakika da bir
fena zehirlenirsin…
unutma!
bir süre güvenmeyeceksin kimseye
kendine sığınacaksın
aşk konuşulduğunda sen susacaksın
of’larla ah’larla başlayacaksın her cümleye
çevrende senden başka herkes haksız olacak
senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe..
unutma!
bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
biri seni bulacak…
önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan
biraz ürkeceksin.
ne kadar dirensen de nafile
insansın sonuçta seveceksin….
eski acılara bakıp da küsme sevdalara
gavura kızıp da oruç bozulmaz
sök at kafandan acaba’ları!
bir kemik aynı yerden
iki defa kırılmaz..
artık kararmaz gecelerin.
bir daha yaşlar akmaz gözünden.
sabahların gecikmez.
kim bilir ağladığın günlere gülersin
bir defa öldün ya zamanında?
bir daha ölmezsin…
ve sen onu silemezsin
söküp atamazsın ne kadar uğraşsan da
seninle beraber büyür içindeki sızı
ilk önce onu hissedersin başkasına dokunduğunda
unutma!
bir kere sevdin mi uzun uzun yanarsın
sitemler.. öfkeler birikirken içinde
sen azalırsın.
dilinde küfür elinde kadeh eksik olmaz
günler böyle geçer. alışırsın…
unutma!
sabahlar artık gecikir.
ister sağa dön ister sola
gözüne uyku değil gidenin hayali gelir…
kendini şiirlere verirsin
elin sigaraya gider her on dakika da bir
fena zehirlenirsin…
unutma!
bir süre güvenmeyeceksin kimseye
kendine sığınacaksın
aşk konuşulduğunda sen susacaksın
of’larla ah’larla başlayacaksın her cümleye
çevrende senden başka herkes haksız olacak
senin haklılığınsa çaresiz gidecek çöpe..
unutma!
bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
biri seni bulacak…
önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan
biraz ürkeceksin.
ne kadar dirensen de nafile
insansın sonuçta seveceksin….
eski acılara bakıp da küsme sevdalara
gavura kızıp da oruç bozulmaz
sök at kafandan acaba’ları!
bir kemik aynı yerden
iki defa kırılmaz..
artık kararmaz gecelerin.
bir daha yaşlar akmaz gözünden.
sabahların gecikmez.
kim bilir ağladığın günlere gülersin
bir defa öldün ya zamanında?
bir daha ölmezsin…
devamını gör...
2649.
yaşım kimine göre henüz genç
kimine göre yaşlı ,
mesela bana soracak olursanız ,
ne gencim ne yaşlı...
ben bu devrin insanı değilim
bu dönemin epeyce bir gerisindeyim...
benim ruhum hala mektupları seviyor
hala mahcubiyet nedir yüreğinde hissediyor...
hala plakları görünce tuhaf bir hüzne dalıp gidiyor...
ben hala minnet vefa arıyorum insanlarda
hala merhameti baz alıyorum iyi insan demek için gördüğüm meziyetler arasında...
hala maddiyatı manevi değerlerimden sonraya koyuyorum
önceliklerim sıralamasında...
kitap kokusunda huzur buluyor
müzik dinlerken kendime geliyorum ...
çocukları mutlu görünce yüzüm gülüyor
ağlayan birini görünce içim burkuluyor ...
ben hala eski adetlerle yaşıyor
modern hayat denilen rezilliği
tüm benliğimle red ediyorum ...
modernlik demek mutasyona uğramış insanlık ise sağ olun ben böyle eski kafalı kalayım...
benim modernlik anlayışım çok farklı ,
nezaket güler yüzlü olmak
açı açığı korumak
haksızlığın karşında durmak
teşekkür etmeyi özür dilemeyi bilmek
dahası haddini hududunu bilmek ,
işte modernlik anlayışım benim bu ve buna benzer şeyler...
o yüzden sevilmez benim gibiler ,
çünkü doğruyu söyleyenler
hiç bir devirde sevilmediler...
kimine göre yaşlı ,
mesela bana soracak olursanız ,
ne gencim ne yaşlı...
ben bu devrin insanı değilim
bu dönemin epeyce bir gerisindeyim...
benim ruhum hala mektupları seviyor
hala mahcubiyet nedir yüreğinde hissediyor...
hala plakları görünce tuhaf bir hüzne dalıp gidiyor...
ben hala minnet vefa arıyorum insanlarda
hala merhameti baz alıyorum iyi insan demek için gördüğüm meziyetler arasında...
hala maddiyatı manevi değerlerimden sonraya koyuyorum
önceliklerim sıralamasında...
kitap kokusunda huzur buluyor
müzik dinlerken kendime geliyorum ...
çocukları mutlu görünce yüzüm gülüyor
ağlayan birini görünce içim burkuluyor ...
ben hala eski adetlerle yaşıyor
modern hayat denilen rezilliği
tüm benliğimle red ediyorum ...
modernlik demek mutasyona uğramış insanlık ise sağ olun ben böyle eski kafalı kalayım...
benim modernlik anlayışım çok farklı ,
nezaket güler yüzlü olmak
açı açığı korumak
haksızlığın karşında durmak
teşekkür etmeyi özür dilemeyi bilmek
dahası haddini hududunu bilmek ,
işte modernlik anlayışım benim bu ve buna benzer şeyler...
o yüzden sevilmez benim gibiler ,
çünkü doğruyu söyleyenler
hiç bir devirde sevilmediler...
devamını gör...
2650.
mağlup mu desem, mahcup mu?
ama ikisi de değil,
ben garip, sen güzel, dünya umutlu...
öyle tuhafım bu akşamüstü.*
| hasretinden prangalar eskittim, ahmed arif
ama ikisi de değil,
ben garip, sen güzel, dünya umutlu...
öyle tuhafım bu akşamüstü.*
| hasretinden prangalar eskittim, ahmed arif
devamını gör...
2651.
"virane olmuş kalbime ne yaptın?
bak! divane aşkım ne yaptın?
alışkanlığın ipeğinde rahat uyuyordum
kelebek gibi kanadıma ne yaptın?
gözünün kadehinden daha içmeden sarhoş oldum
meyhanem sarhoş oldu ne yaptın?
omzuma yaslanmaya değmez miydim?
omuzlarımın hasretine ne yaptın?
beni yordun kendinde yorgun gittin
ey yolcu!.. evime ne yaptın?
gözyaşlarının yağmurundan dünyam islandı.yuvamin çatısına ne yaptın?"
amin bani
bak! divane aşkım ne yaptın?
alışkanlığın ipeğinde rahat uyuyordum
kelebek gibi kanadıma ne yaptın?
gözünün kadehinden daha içmeden sarhoş oldum
meyhanem sarhoş oldu ne yaptın?
omzuma yaslanmaya değmez miydim?
omuzlarımın hasretine ne yaptın?
beni yordun kendinde yorgun gittin
ey yolcu!.. evime ne yaptın?
gözyaşlarının yağmurundan dünyam islandı.yuvamin çatısına ne yaptın?"
amin bani
devamını gör...
2652.
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrahim
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrahim
gönlümü put sanıp kıran kim?
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrahim
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrahim
gönlümü put sanıp kıran kim?
devamını gör...
2653.
hissettiklerimi yazarken karşıma yaşadıklarımı anlatan bir şiir çıktı aniden.
burnunun dibinde olsa ne olacak?
seni anlamıyorsa, ama birisi vardır ki dünyanın öbür ucunda..
en ihtiyaç duyduğun anda,
iki satırıyla bile olsa,
bir çırpıda yanı başında.. mesafe uzaklıklarda değil,
mesafe fedakârlıkta !
özdemir asaf
burnunun dibinde olsa ne olacak?
seni anlamıyorsa, ama birisi vardır ki dünyanın öbür ucunda..
en ihtiyaç duyduğun anda,
iki satırıyla bile olsa,
bir çırpıda yanı başında.. mesafe uzaklıklarda değil,
mesafe fedakârlıkta !
özdemir asaf
devamını gör...
2654.
dün seni sevdim,
bugün de seviyorum,
öbür gün borcum olsun,
yaşarsam söz, yine seni seveceğim.
bugün de seviyorum,
öbür gün borcum olsun,
yaşarsam söz, yine seni seveceğim.
devamını gör...
2655.
duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun,
etme.
başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun,
etme.
sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun,
etme.
çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru
çalınmış başkalarına nazar ediyorsun,
etme.
ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için
bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun,
etme.
ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun,
etme.
sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.
ayın da evini yıkmayı kastediyorsun,
etme.
bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.
gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun,
etme.
aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer;
aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun,
etme.
ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,
bize cenneti öyle cehennem ediyorsun,
etme.
şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,
o zehiri o şekerle sen bir ediyorsun,
etme.
bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.
huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun,
etme.
harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.
ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun,
etme.
isyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun,
etme.
***
koyu renkli yerler en sevdiğim yerler.
tuncel kurtiz'in sesiyle sizi başka alemlere götürebilecek bir şiir. *
etme.
başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun,
etme.
sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun,
etme.
çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru
çalınmış başkalarına nazar ediyorsun,
etme.
ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için
bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun,
etme.
ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun,
etme.
sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.
ayın da evini yıkmayı kastediyorsun,
etme.
bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.
gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun,
etme.
aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer;
aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun,
etme.
ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,
bize cenneti öyle cehennem ediyorsun,
etme.
şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,
o zehiri o şekerle sen bir ediyorsun,
etme.
bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.
huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun,
etme.
harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.
ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun,
etme.
isyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun,
etme.
***
koyu renkli yerler en sevdiğim yerler.
tuncel kurtiz'in sesiyle sizi başka alemlere götürebilecek bir şiir. *
devamını gör...
2656.
tam konuşmaya başlıyorduk ki,
birden güneş doğmasın mı?
birden güneş doğmasın mı?
devamını gör...
2657.
arkadaslar siir artik kizlari etkilemiyor. mal gibi kaliyorsunuz siir okuyunca. yapmayin
devamını gör...
2658.
çok yorgunum, beni bekleme kaptan.
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın...
nazım hikmet ran
seyir defterini başkası yazsın.
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman.
beni o limana çıkaramazsın...
nazım hikmet ran
devamını gör...
2659.
ben her eylül
biraz attila ilhan olurum.
mecbur kalırım sana sen bilmezsin.
sonra aklıma bir cemal düşer
bir şiir ısmarlar bana konuşuruz eylül den.
sen bilemezsin kaç didem çıkar içimdeki ahlar ağacından
gölgesine razı bir fesleğen olurum onunla.
yüzüme yüzüme vurur geç kalmışlığımı
otuz beş yaş şiiriyle cahit sıtkı
sonra fısıldar kulağıma bir orhan veli
beni bu güzel havalar mahvetti.
ben her eylül
biraz sen olurum
biraz ben
biraz onlar...!

buradan
biraz attila ilhan olurum.
mecbur kalırım sana sen bilmezsin.
sonra aklıma bir cemal düşer
bir şiir ısmarlar bana konuşuruz eylül den.
sen bilemezsin kaç didem çıkar içimdeki ahlar ağacından
gölgesine razı bir fesleğen olurum onunla.
yüzüme yüzüme vurur geç kalmışlığımı
otuz beş yaş şiiriyle cahit sıtkı
sonra fısıldar kulağıma bir orhan veli
beni bu güzel havalar mahvetti.
ben her eylül
biraz sen olurum
biraz ben
biraz onlar...!

buradan
devamını gör...
2660.
onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
bırak gitsin.
o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin...
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
bırak gitsin.
o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin...
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166