geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
başlık "silinmiş hesap 76" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
761.
...
zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
önce beklemekten.
ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
...
ümit yaşar oğuzcan-beşinci mektup
zamanı hatırlatan her şeyden nefret ediyorum.
önce beklemekten.
ömür boyunca ya bekliyor ya bekletiyor insan.
ikisi de kötü, ikisi de hazin tarafı yaşantımızın.
...
ümit yaşar oğuzcan-beşinci mektup
devamını gör...
762.
...
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
gogen’e,
kadere,
sana,
bana,
bir de gittiğin arabanın tekerine
...
(bkz: ihsan yüce)
kahrettim her şeye o gün
babanın şarap çanağına,
gogen’e,
kadere,
sana,
bana,
bir de gittiğin arabanın tekerine
...
(bkz: ihsan yüce)
devamını gör...
763.
adın üç kere geçti saçma sapan bir filmde
yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu
otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime
anne dedim, hadi çay koy da içelim..
(bkz: ali lidar)
yalnız olsam çok ağlardım ama annem bakıyordu
otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime
anne dedim, hadi çay koy da içelim..
(bkz: ali lidar)
devamını gör...
764.
vakit tamam! .. seni terk ediyorum.
o bütün alışkanlıklardan
ve bütün sıradanlıklardan öteye,
yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
doyamadım inan,
kanamadım sevgiye...korkulu geceleri sayar gibi,
deprem gecesinde bir yıldız,
birdenbire kayar gibi;
ellerim kurtulacak ellerinden,
bir kuru dal, ağacından
çatırdayıp kopar gibi...aşksa bitti...
gülse, hiç dermedik.
bul kendini kuytularda, hadi dal!
seninle bir bütün olabilirdik...
hoşça kal gözümün nuru,
hoşça kal...vakit tamam! .. seni terk ediyorum.
bu, kırık ve incecik
bir veda havasıdır.
tutuşan ellerimden
parmak uçlarına değen sıcaklık,
incinen bir hayatın yarasıdır...kalacak tüm izlerin hayatımda.
gözümden bir damla yaş,
sızlayıp resmine aktığında;
bir yer bulabilsem keşke
bir yer, seni hatırlatmayan;
kan tarlası gelincik şafağında...ölümse, korktun.
savaşsa, hep kaçtın...
vur kendini kuşkularda, hadi al!
sen bir suydun oysa,
sen bir ilaçtın...
hoşça kal canımın içi,
hoşça kal...
(yusuf hayaloğlu)
kendi sesinden dinlemek için tıklayın
o bütün alışkanlıklardan
ve bütün sıradanlıklardan öteye,
yorumsuz bir hayatı seçiyorum.
doyamadım inan,
kanamadım sevgiye...korkulu geceleri sayar gibi,
deprem gecesinde bir yıldız,
birdenbire kayar gibi;
ellerim kurtulacak ellerinden,
bir kuru dal, ağacından
çatırdayıp kopar gibi...aşksa bitti...
gülse, hiç dermedik.
bul kendini kuytularda, hadi dal!
seninle bir bütün olabilirdik...
hoşça kal gözümün nuru,
hoşça kal...vakit tamam! .. seni terk ediyorum.
bu, kırık ve incecik
bir veda havasıdır.
tutuşan ellerimden
parmak uçlarına değen sıcaklık,
incinen bir hayatın yarasıdır...kalacak tüm izlerin hayatımda.
gözümden bir damla yaş,
sızlayıp resmine aktığında;
bir yer bulabilsem keşke
bir yer, seni hatırlatmayan;
kan tarlası gelincik şafağında...ölümse, korktun.
savaşsa, hep kaçtın...
vur kendini kuşkularda, hadi al!
sen bir suydun oysa,
sen bir ilaçtın...
hoşça kal canımın içi,
hoşça kal...
(yusuf hayaloğlu)
kendi sesinden dinlemek için tıklayın
devamını gör...
765.
* hayal kırıklığının uykudaki çocuk ölümleri kadar olağan karşılandığı şehirde sigara külü kadar yalnızım..* gölgesine sığındığım ve acımasızca içini boşalttıktan sonra, geri dönüşüm kutusunun içindeki meyveli soda şişelerinin tiksinen bakışlarından kaçacak yer bulamayıp, kendini kendi etiketinden yaptığı iple kutunun kulpuna asıp intihar etmek isteyen bir rakı şişesi kadar yalnızım..* gidecek yeri olan herkesin yerine gittiği saatlerde, gidecek yeri olmayan bir yersizin sokulduğu kurumuş bir ağaç kovuğu kadar yalnızım..* dokuz kişiyle defans yapan ve tek hedefi yarım düzineden daha az gol yemek olan zavallı bir futbol takımının tek forveti kadar yalnızım..* ağrı kesicilerin arasına yanlışlıkla karışmış fare zehiri kadar yalnızım..* herkesin mutsuzluktan delirdiği bir yerde deliremeyecek kadar akıllı olan bir nano-fizik profesörü kadar yalnızım..* kullanılmadığı için tozla kaplanan unutulmuş porselen bir tabağın, işe yaradıkları için kirli ve mutlu kullanılmış porselen tabaklarla birlikte bulaşık makinesine atıldığında 'ne işim var lan burda' nın şaşkınlığıyla hesaplaşması kadar yalnızım..* bitmek üzere olduğu için kullanılmayan, ama henüz bitmediği için atılamayan ve nemli bir banyo rafında kaderine terk edilen zeytinyağlı sabun kadar yalnızım..* kimi arasa üçüncü hatır cümlesinden sonra ' ne var,niye aradın? ' imasıyla karşılaşacağını bildiğinden kimseleri arayamayan unutulmuş bir vicdan azabı kadar yalnızım..* sarhoşken telefonuna kayıtlı bütün kadın isimlerine coşkulu mesajlar yollayıp, ayılıp pişman olduğunda utancından telefonunu alelacele kapatan ve günlerce açamayan eski zaman artığı bir sarhoşluk edepsizi kadar yalnızım..* kendisine birazcık ilgi gösteren her kadına aşık olup, her seferinde alay edilerek yol verilen şaşkın bir ilgi şımarığı kadar yalnızım..* afrikalı bir anne ve kanada'lı bir babanın çin'deki bir cami avlusuna bıraktığı felçli bir albino bebek kadar yalnızım..* bekleyen herkesin küfür ettiği rötar yapmış bir trenin, kimseye yaranamayacağını bile bile bir an önce gara ulaşmak için terleyen makinistinin yasak olduğunu bilmesine rağmen yaktığı ilk sigara kadar yalnızım..* rüyasında kafası kopan ve kadın-erkek, yaşlı-genç karışık iki takım kafasıyla top oynarken, onu aralarına aldıkları için minnettar olan eski bir jedi emeklisi kadar yalnızım..* özenle seçilip alındıktan sonra saçkıran yüzünden sahibinin bütün saçları dökülen fildişi saplı tarağın atıldığı çekmecedeki can sıkıntısı kadar yalnızım..
(bkz: ali lidar)
(bkz: alternatif yalnızlık tarifleri)
(bkz: ali lidar)
(bkz: alternatif yalnızlık tarifleri)
devamını gör...
766.
"bazı gün olur, çok istersin
bir balonu, bir elbiseyi ya da sevgiliyi...
balon uçar gider gökyüzüne,
elbise artık başkasının üzerindedir,
sevgili ise başka kollarda,
olsun be!..
hala umut taşır bu yürek,
asla pes etmemek gerek.
taşa değer ayaklar ama vazgeçmek olmaz
gözyaşı yüzü yıkamadan yürek aydınlanmaz.
umutlar kuytulardadır hep
gülümser kuytulardan sana
insanın yüreği kadardır umut
ve sen ona inandıkça
mutsuzluğu, güçsüzlüğü unut.
hadi silkelen şimdi, ayağa kalk!
o kadar da uzak değil o imrenilen hayat
sadece görmesini bil, def et korkuyu
başının tacı et her kapıyı açan umudu."
sude tanç
bir balonu, bir elbiseyi ya da sevgiliyi...
balon uçar gider gökyüzüne,
elbise artık başkasının üzerindedir,
sevgili ise başka kollarda,
olsun be!..
hala umut taşır bu yürek,
asla pes etmemek gerek.
taşa değer ayaklar ama vazgeçmek olmaz
gözyaşı yüzü yıkamadan yürek aydınlanmaz.
umutlar kuytulardadır hep
gülümser kuytulardan sana
insanın yüreği kadardır umut
ve sen ona inandıkça
mutsuzluğu, güçsüzlüğü unut.
hadi silkelen şimdi, ayağa kalk!
o kadar da uzak değil o imrenilen hayat
sadece görmesini bil, def et korkuyu
başının tacı et her kapıyı açan umudu."
sude tanç
devamını gör...
767.
sana koşuyorum bir vapurun içinde
ölmemek, delirmemek için.
yaşamak; bütün adetlerden uzak
yaşamak....hayır değil, değil sıcak
dudakların hatırası;
değil saçlarının kokusu
hiçbiri değil.dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde
ben onsuz edemem.
eli elimin içinde olmalı,
gözlerine bakmalıyım,
sesini işitmeliyim.
beraber yemek yemeliyiz
ara sıra gülmeliyiz.
yapamam onsuz edemem.bana su, bana ekmek, bana zehir;
bana tad, bana uyku
gibi gelen çirkin kızım
sensiz edemem.
(bkz: sait faik)
ölmemek, delirmemek için.
yaşamak; bütün adetlerden uzak
yaşamak....hayır değil, değil sıcak
dudakların hatırası;
değil saçlarının kokusu
hiçbiri değil.dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde
ben onsuz edemem.
eli elimin içinde olmalı,
gözlerine bakmalıyım,
sesini işitmeliyim.
beraber yemek yemeliyiz
ara sıra gülmeliyiz.
yapamam onsuz edemem.bana su, bana ekmek, bana zehir;
bana tad, bana uyku
gibi gelen çirkin kızım
sensiz edemem.
(bkz: sait faik)
devamını gör...
768.
"benim sözlerim eskidi
onunki de eskidi
zaten kelimeler sonludur
öyle değil mi
donuk donuk bakışıyoruz
ben ölüme iyice yakın
o yaşamaktan uzak
öyle bir gök içinde durmuş gibiyiz
karanfiller ölürken
karanfillerden bir deniz."
ben ruhi bey nasılım - edip cansever
onunki de eskidi
zaten kelimeler sonludur
öyle değil mi
donuk donuk bakışıyoruz
ben ölüme iyice yakın
o yaşamaktan uzak
öyle bir gök içinde durmuş gibiyiz
karanfiller ölürken
karanfillerden bir deniz."
ben ruhi bey nasılım - edip cansever
devamını gör...
769.
"benim bu çektiklerimi bir çocuk var ki anlıyor
kendimi yerden yere vuruşurumu içimdeki zehri
bir çocuk var ki anlıyor benim gibi kahroluyor
odasında şiirlerim fukara mumlar gibi yanıyorlar
sen o çocuk değilsin sen artık çocuk değilsin
dudakların eskisi gibi beyaz değiller biliyorsun
sen gözlerini kaybettin gözlerini gözlerini bunu biliyorsun
ben ki yaşadıklarımı büyük dinler gibi yaşıyorum
sen artık bir din değilsin bunu biliyorsun"
attila ilhan
kendimi yerden yere vuruşurumu içimdeki zehri
bir çocuk var ki anlıyor benim gibi kahroluyor
odasında şiirlerim fukara mumlar gibi yanıyorlar
sen o çocuk değilsin sen artık çocuk değilsin
dudakların eskisi gibi beyaz değiller biliyorsun
sen gözlerini kaybettin gözlerini gözlerini bunu biliyorsun
ben ki yaşadıklarımı büyük dinler gibi yaşıyorum
sen artık bir din değilsin bunu biliyorsun"
attila ilhan
devamını gör...
770.
söz dedim, söz verdim.
ruhumu gömdüğüm yer hala belli.
güneşi özledim, sonra seni
keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.
ruhumu gömdüğüm yer hala belli.
güneşi özledim, sonra seni
keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım.
devamını gör...
771.
insan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman
ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
mutlu aşk yoktur
ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini
ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi
ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi
hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an
mutlu aşk yoktur
devamını gör...
772.
merdivende ayak sesleri
içimin kapıları açılıyor herseferinde
kimse yok, kimse yok, kimse yok ki
yalnızlıkta seslerin birbirine ne çok benzediğini
ayrılıklar öğretti bana
içimin kapıları açılıyor herseferinde
kimse yok, kimse yok, kimse yok ki
yalnızlıkta seslerin birbirine ne çok benzediğini
ayrılıklar öğretti bana
devamını gör...
773.
hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili,
biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık çünkü.
dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın göz yaşı bile içimizi parçaladı.
kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk...
yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
yaşamak ne güzeldir be sevgili...
sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek...
ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak
hayatın.....
(bkz: yılmaz güney)
biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık çünkü.
dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın göz yaşı bile içimizi parçaladı.
kedilere ağladık, kuşların yasını tuttuk...
yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili...
ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
yaşamak ne güzeldir be sevgili...
sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek...
ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak
hayatın.....
(bkz: yılmaz güney)
devamını gör...
774.
ne kâğıt yeter ne kalem
mesut sanmam için kendimi.
bunların hepsi.. hepsi fasafiso.
ne takayım, ne tekneyim.
öyle bir yerde olmalıyım,
öyle bir yerde olmalıyım ki,
ne karpuz kabuğu gibi,
ne ışık, ne sis, ne buğu gibi,
insan gibi.
orhan veli - dalga
mesut sanmam için kendimi.
bunların hepsi.. hepsi fasafiso.
ne takayım, ne tekneyim.
öyle bir yerde olmalıyım,
öyle bir yerde olmalıyım ki,
ne karpuz kabuğu gibi,
ne ışık, ne sis, ne buğu gibi,
insan gibi.
orhan veli - dalga
devamını gör...
775.
can yücel'in dizelerinden.
gittin mi büyük gideceksin !
ayrılık bile gurur duyacak seninle..
gittin mi ayakların onun yakınından bile geçmeyecek..
gölgen bile kalmayacak ardında..
gittin mi onurunla gideceksin;
"haklıysan gidecek, gitmişsen dönmeyeceksin...".
gittin mi büyük gideceksin !
ayrılık bile gurur duyacak seninle..
gittin mi ayakların onun yakınından bile geçmeyecek..
gölgen bile kalmayacak ardında..
gittin mi onurunla gideceksin;
"haklıysan gidecek, gitmişsen dönmeyeceksin...".
devamını gör...
776.
kalbi, karanlığın koynunda korkuyla kaplı
nasıl? ne zaman? nerede? neden?
bilmiyor. baştan beri böyle miydi bu?
adını aklından alan acaba
sanki sonsuz sessizliğin soğuk soluğu
yoksa yanlış yaşamanın yorgunluğu mu?
düştükçe düşlerinin derin dibine
kendi kuytusunda kendine kuyu
nasıl? ne zaman? nerede? neden?
bilmiyor. baştan beri böyle miydi bu?
adını aklından alan acaba
sanki sonsuz sessizliğin soğuk soluğu
yoksa yanlış yaşamanın yorgunluğu mu?
düştükçe düşlerinin derin dibine
kendi kuytusunda kendine kuyu
devamını gör...
777.
yıllar var ki şu ülkede
şöyle sıcak, şöyle mutlu, şöyle yürek soğutan,
tek bir haber değmedi kulağıma.
tek bir haber yaşamadım.
hep kan gölü, hep gözyaşı, hep kargış.
sanki yunus yaşamamış bu topraklarda
hacıbektaş diye biri geçmemiş buralardan... *
şöyle sıcak, şöyle mutlu, şöyle yürek soğutan,
tek bir haber değmedi kulağıma.
tek bir haber yaşamadım.
hep kan gölü, hep gözyaşı, hep kargış.
sanki yunus yaşamamış bu topraklarda
hacıbektaş diye biri geçmemiş buralardan... *
devamını gör...
778.
kaba adamların kalın sesi örtmüştü ülkeyi
güzellik, insanların gelecek düşlerinden çoktan çıkmıştı
kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu
bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes
koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanır olmuştu insanlar
incelik yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti
siddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu
(bkz: şükrü erbaş)
güzellik, insanların gelecek düşlerinden çoktan çıkmıştı
kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu
bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes
koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanır olmuştu insanlar
incelik yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti
siddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu
(bkz: şükrü erbaş)
devamını gör...
779.
kırgın umutta
keder tortusunda
acıda, zehirde, pusuda
yılma
doğan günü bekle
çünkü tutar bir erik ağacı sunar sana
doğan gün
van gölünden bir sabah
bir kıvılcım, bir titreşim
bir tutam akdeniz
süphancı bir serinlik
ve genç bir gerinme
usulcacık saç hışırtıları
bir dudaktan buğulanan sıcaklık
tutar getirir
doğan gün
öpücük gibi konar gözlerinde bir melodi
sevgilin gibi dokunur parmaklarına bir kedi
ve kavga ve zulüm ve ateş
hep birlikte örülen bir türkü
güzel yapmak için, güzel olmak için
çünkü hayat dönen, kıvrılan
yanan bir ibrişimdir
tutar getirir
doğan gün
devamını gör...
780.
yiğidi gül ağlatır gam öldürür
nice namert ava çıksa, tuzak kursa, kurşun atsa;
yiğidi çökertmezse kahır.
bir dem yar hüzünle baksa
bir gönül gözüyle baksa
yiğidi gül ağlatır, gam öldürür.
düşman yılan olup soksa,
dokuz kavim taşa tutsa;
yiğidi çökertmez kahır.
bir dem yar hüzünle baksa,
bir gönül gözüyle baksa
yiğidi gül ağlatır, gam öldürür
-ömer lütfi mete
nice namert ava çıksa, tuzak kursa, kurşun atsa;
yiğidi çökertmezse kahır.
bir dem yar hüzünle baksa
bir gönül gözüyle baksa
yiğidi gül ağlatır, gam öldürür.
düşman yılan olup soksa,
dokuz kavim taşa tutsa;
yiğidi çökertmez kahır.
bir dem yar hüzünle baksa,
bir gönül gözüyle baksa
yiğidi gül ağlatır, gam öldürür
-ömer lütfi mete
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158