geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
2281.
turgut uyar hiçsizliğe.
devamını gör...
2282.
toz- duman. kargaşa. gıcırdıyor,
bir kapının kirişleri rüzgarda
ama yok hiç kimseler sonuncusuyum
bütün varlıkların son insan, son çiçek
yedi kat yerin dibinden yedi kat üstüne kadar ne varsa yalnızlığım
kimseler bilmeyecek.
-ahmet erhan
bir kapının kirişleri rüzgarda
ama yok hiç kimseler sonuncusuyum
bütün varlıkların son insan, son çiçek
yedi kat yerin dibinden yedi kat üstüne kadar ne varsa yalnızlığım
kimseler bilmeyecek.
-ahmet erhan
devamını gör...
2283.
en sevdiğin çiçeğin saksısı düşsün elimden,
benim içim yansın, sen ağla.
hiç olmazsa aynı acıyı paylaşmış olalım .
benim içim yansın, sen ağla.
hiç olmazsa aynı acıyı paylaşmış olalım .
devamını gör...
2284.
atem tutem men seni
şekere katem men seni
akşam baben gelen de oy
önüne atem men seni.
şekere katem men seni
akşam baben gelen de oy
önüne atem men seni.
devamını gör...
2285.
bilmiyorum nerdeyim, ne haldeyim, ben kimim
ayrılırken kimliğim, adresim sende kalmış.
tebessümü yüzüme çok görüyor matemim
güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış.
akların kaybolduğu, rengin ahenk bulduğu
toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu
bir gül için, bülbülün saçlarını yolduğu
aşkın harman olduğu o mevsim, sende kalmış.
nerede o çocuksu, o şımarık hallerim,
saçlarına hasreti tanımayan ellerim,
rengarenk rüyalarım, toz pembe hayallerim
tekmil neşem, sevincim, hevesim, sende kalmış.
ayıplama, kınama, kahveye gidiyorsam,
avunabilmek için bir tavla atıyorsam,
garson çay uzatırken ben aklımda diyorsam,
sende kalmış demektir, ladesim sende kalmış.
dostlar da muhabbeti kestiler, lüzum da yok.
zaten senden ziyade sohbetim, sözüm de yok.
sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok.
aynalarda kendimi göresim sende kalmış.
sende kalmış umudum, saadet çağım sende,
sende kalmış huzurum, tüten ocağım sende,
sende hayat kaynağım, duygu membağım sende,
can diyorum sana, can kafesim sende kalmış.
allah' ım düşmanımı düşürmesin bu zaafa,
sanki her noksanımı mecburum itirafa,
hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa
sol diyorum sana sol, la sesim sende kalmış.
gel tanrı'ya borcunu teslim etsin bu yürek,
tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek,
kelime-i şehadet getirmem için gerek,
son diyorum sana, son nefesim sende kalmış.
| cemal safi - sende kalmış
ayrılırken kimliğim, adresim sende kalmış.
tebessümü yüzüme çok görüyor matemim
güldüğümü gösteren tek resim sende kalmış.
akların kaybolduğu, rengin ahenk bulduğu
toprağın kadehine ab-ı hayat dolduğu
bir gül için, bülbülün saçlarını yolduğu
aşkın harman olduğu o mevsim, sende kalmış.
nerede o çocuksu, o şımarık hallerim,
saçlarına hasreti tanımayan ellerim,
rengarenk rüyalarım, toz pembe hayallerim
tekmil neşem, sevincim, hevesim, sende kalmış.
ayıplama, kınama, kahveye gidiyorsam,
avunabilmek için bir tavla atıyorsam,
garson çay uzatırken ben aklımda diyorsam,
sende kalmış demektir, ladesim sende kalmış.
dostlar da muhabbeti kestiler, lüzum da yok.
zaten senden ziyade sohbetim, sözüm de yok.
sen dönmeden kimseye bakacak yüzüm de yok.
aynalarda kendimi göresim sende kalmış.
sende kalmış umudum, saadet çağım sende,
sende kalmış huzurum, tüten ocağım sende,
sende hayat kaynağım, duygu membağım sende,
can diyorum sana, can kafesim sende kalmış.
allah' ım düşmanımı düşürmesin bu zaafa,
sanki her noksanımı mecburum itirafa,
hangi şarkıya girsem, notalar do re mi fa
sol diyorum sana sol, la sesim sende kalmış.
gel tanrı'ya borcunu teslim etsin bu yürek,
tez gel ki enkazımı kapatsın kazma kürek,
kelime-i şehadet getirmem için gerek,
son diyorum sana, son nefesim sende kalmış.
| cemal safi - sende kalmış
devamını gör...
2286.
seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
"uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
nasıl yürür özsu dal uçlarına
ve günışığı sislerden düşsel ovalara
susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
yitik ceren arayı arayı anasını buldu
adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı ağustos dindi
seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi
seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar
ve onların yoğun boyunlu kadınları
düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa
yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce
köprüler ve yollar tahviller senetler hükmünde
dışa açılmadan önce içe açılmadan önce kapanmadan önce
nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz
senet senet satılmadan önce
şirketler vakıflar ocaklar kutsal kılınıp
tanrı parsellenip kapatılmadan önce
seni sevdim. artık tek mümkünüm sensin.
"uyandım bir sabah" gibi değil, öyle değil
nasıl yürür özsu dal uçlarına
ve günışığı sislerden düşsel ovalara
susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim
mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü
yitik ceren arayı arayı anasını buldu
adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek
soludum, üfledim,yaprak pırpırlandı ağustos dindi
seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi
seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar
ve onların yoğun boyunlu kadınları
düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa
yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce
köprüler ve yollar tahviller senetler hükmünde
dışa açılmadan önce içe açılmadan önce kapanmadan önce
nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz
senet senet satılmadan önce
şirketler vakıflar ocaklar kutsal kılınıp
tanrı parsellenip kapatılmadan önce
seni sevdim. artık tek mümkünüm sensin.
devamını gör...
2287.
üç kez seni seviyorum diye uyandım
tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun
ilhan berk
tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun
ilhan berk
devamını gör...
2288.
özenle soyduğum şu elma söyle şimdi kimindir
özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir
suya giden adam meselâ omuzunu eğri tutsa
güneş su ve adamın omzundaki eğrilik senindir
ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın
kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir
kararan dünya, yeni bir güle bir ateş parçasıdır
bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir
bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın
ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir
çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi
her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir
senindir ey sonsuz veren ne varsa hayat gibi
tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir
ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın
aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir
turgut uyar- çokluk senindir.
özenle ne yapıyorsam bilirsin artık senindir
suya giden adam meselâ omuzunu eğri tutsa
güneş su ve adamın omzundaki eğrilik senindir
ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın
kararan dünya bildiğin gibi sık sık senindir
kararan dünya, yeni bir güle bir ateş parçasıdır
bir ateş parçasından arta kalan soylu karanlık senindir
bir deneyli geçmişi aldın geldin yeniyi güzel boyadın
ben bilirim sen de bil ilk aydınlık senindir
çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi
her yeri bir uyarma diye tutan ıslık senindir
senindir ey sonsuz veren ne varsa hayat gibi
tutma soluğunu, genişle, öz ve kabuk senindir
ey en güzel görüntüsü çiçeklere dökülen bir çavlanın
aşkım, sonsuzum, bu dünyada ne var ne yok senindir
turgut uyar- çokluk senindir.
devamını gör...
2289.
deniz orakçısı
sor kendi kendine bir sabah
av hazırlığına başlarken
sulara kim salar ilk güneşi
sen kayığına binmesen
orağını almasan eline
ilk ürünü kim biçer denizden
kent niye bir büyük gergeftir
geçirmiş ilmiğini alınterine
niye aç ağızlardan örülü
bir martı cığlığıdır gök
iner kalkar başının üzerinde
küçük dalışlarla yoklar tekneni
bir başınasın yaşamı üretirken
zıpkın çizer kürek acıtır ağ yorar
neden elleri bulunmaz elinin yanında
sofrasına çökerken yeryüzünün
sor kendi kendine bir sabah
kemal özer
sor kendi kendine bir sabah
av hazırlığına başlarken
sulara kim salar ilk güneşi
sen kayığına binmesen
orağını almasan eline
ilk ürünü kim biçer denizden
kent niye bir büyük gergeftir
geçirmiş ilmiğini alınterine
niye aç ağızlardan örülü
bir martı cığlığıdır gök
iner kalkar başının üzerinde
küçük dalışlarla yoklar tekneni
bir başınasın yaşamı üretirken
zıpkın çizer kürek acıtır ağ yorar
neden elleri bulunmaz elinin yanında
sofrasına çökerken yeryüzünün
sor kendi kendine bir sabah
kemal özer
devamını gör...
2290.
şaşırdım kaldım işte bilmem ki nemsin
sözde senden kaçıyorum
dolu dizgin atlarla
bazen sessiz sevdasın
ipekten kanatlarla
ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
karşıma çıkıyorsun
en serin imbatlarda
adını yazıyorum
bulduğun fırsatlarla
yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
sözde senden kaçıyorum
dolu dizgin atlarla
ne olur bir gün beni
kapından olsun dinle
öldür bendeki beni
sonra dirilt kendinle
çarpsam kara sevdayı
en azından yüzbinle
nasıl bağlandığımı
anlarsın kemendinle
kaç defa çıkıp gittim
buralardan yeminle
ama her defasında
geri döndüm seninle
hangi düğüm çözülür
nazla, sitemle, kinle
ne olur bir gün beni
kapından olsun dinle
şaşırdım kaldım işte
bilmem ki nemsin
bazen kız kardeşimsin
bazen öp öz annemsin
sultanımsın susunca
konuşunca kölemsin
eksilmeyen çilemsin
orada ufuk çizgim
burda yanım yöremsin
beni ruh gibi saran
sonsuzluk dairemsin
çaresizim çaremsin
şaşırdım kaldım işte
bilmem ki nemsin
yavuz bülent bakiler
sözde senden kaçıyorum
dolu dizgin atlarla
bazen sessiz sevdasın
ipekten kanatlarla
ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla
karşıma çıkıyorsun
en serin imbatlarda
adını yazıyorum
bulduğun fırsatlarla
yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla
sözde senden kaçıyorum
dolu dizgin atlarla
ne olur bir gün beni
kapından olsun dinle
öldür bendeki beni
sonra dirilt kendinle
çarpsam kara sevdayı
en azından yüzbinle
nasıl bağlandığımı
anlarsın kemendinle
kaç defa çıkıp gittim
buralardan yeminle
ama her defasında
geri döndüm seninle
hangi düğüm çözülür
nazla, sitemle, kinle
ne olur bir gün beni
kapından olsun dinle
şaşırdım kaldım işte
bilmem ki nemsin
bazen kız kardeşimsin
bazen öp öz annemsin
sultanımsın susunca
konuşunca kölemsin
eksilmeyen çilemsin
orada ufuk çizgim
burda yanım yöremsin
beni ruh gibi saran
sonsuzluk dairemsin
çaresizim çaremsin
şaşırdım kaldım işte
bilmem ki nemsin
yavuz bülent bakiler
devamını gör...
2291.
bir gece sabaha karşı en kilitli kapılarım açılacak.
yalnızlığımdan çıkıp gideceğim.
ne sensiz kalırsam korkusu
ne kitaplarda okuyup altını çizdiklerim
ne alkol tutabilecek beni
ne ölüm telaşı..
atilla ilhan
yalnızlığımdan çıkıp gideceğim.
ne sensiz kalırsam korkusu
ne kitaplarda okuyup altını çizdiklerim
ne alkol tutabilecek beni
ne ölüm telaşı..
atilla ilhan
devamını gör...
2292.
sen meğerse nasıl her şeyimmişsin benim
seni sevmek benim içimde toprağı
suyu
güneşi
hayatı ve fikri sevmekle birbirine karıştı
sen ciğerimdeki nefes
gözlerimdeki ışık
kalbimdeki çarpıntı ve beynimdeki düşünce gibisin
neyi düşünsem
seni düşünüyorum
neyi görsem
seni görüyorum
herkese selam
sana hasret...
seni sevmek benim içimde toprağı
suyu
güneşi
hayatı ve fikri sevmekle birbirine karıştı
sen ciğerimdeki nefes
gözlerimdeki ışık
kalbimdeki çarpıntı ve beynimdeki düşünce gibisin
neyi düşünsem
seni düşünüyorum
neyi görsem
seni görüyorum
herkese selam
sana hasret...
devamını gör...
2293.
çirkin zamanların ezici kuvvetiyle, bağırma isteği, boğulma korkusuyla.
hayattayken ve henüz ayaktayken,
titrek dizlerime rağmen. ağrılı dişlerime, rağmenlerime rağmen.
nereye istersen arif.
karıncalanmış aklımı toz toprak kalbimi, tekerkeği kırık bavulumu, dişi dökük hikayemi pekilerimi niçinlerimi göklerimi köklerimi alıp
nereye istersen arif.
akşamüstü ölgünlüğümü günün her vaktinde üstüme yapışmış bir sakız gibiyken tuz buz limon hiçbir işe yaramazken bir odam bile olmayan bu evden.
nereye istersen arif
ters dönmüş şemsiyemi yeşil beyaz terliğimi elmalı el kremimi.
aslında benim olmayan her şeyi ve hiçbir şeyi bir koca boşluğu yüklenip. bir topal gölge gibi nereye istersen arif.
kendimi taşırım kollarımı sürürüm ardımda iz bırakmam şahit tutmam yoktum derim hiç olmadım ki bu tombul dünya benimle hiç tanışmadı tanışmasın zaten ne önemi var? beni bir sen bir arif bir de yıldızlar onlarla çok eski tanışıklığımız var...
kaç balkonlu kaç tütünlü kaç türkülü gece of of çeke çeke peş peşe bir ağlayıp bir gülerek yıldızlarla göz göze çok şey paylaştık ama hepsinden ayırdım sana.
bende ne varsa bir sana hiç bana. sen yürü arif ben ardında...
ben ardında kokusunu arayan bir çiçek gibi yağmurunu arayan bir bulut dansını arayan bir şarkı gibi arif ben ardında.
sana başladım artık hiçbir şey bitiremez beni. üstüme üstüme yürüsün dünya bütün çocuklarıyla gelsin derdiyle tasasıyla. tasadan kasırgasıyla insan seliyle telaşın girdabıyla silahıyla barutuyla.
ismin çepeçevre kalelerle kulelerle korurken beni. senin ardında yürüyorum kim ne isterse söylesin.
seni sevmenin yerlisiyim artık her memlekette gurbetteyim bir senin dilini bilirim tek geçer akçem gözlerin seninle bir kez gülebilsem hiç bir ağaç teskin edemez beni.
durmuş saatim, kırmızı kaşkolumla sökük çantam yırtık çorabımla hayretlerim meraklarımla çatlamış dudağımla kırılmış tırnağımla.
yorulmam ölmem, ölsem gam yemem çok adım çok kulaç atarım yüzme bilmem ama senin için öğrenirim sabahın seheri günün bitimi yüzün karşısında durmadan değer kaybederken.
böylece çoğalarak böylece azalarak böylece nefes nefese. sen nereye istersen arif ben sende ıslığını bulmuş bir rüzgar gibi. ki gibisi yüktür bu cümlenin...
hayattayken ve henüz ayaktayken,
titrek dizlerime rağmen. ağrılı dişlerime, rağmenlerime rağmen.
nereye istersen arif.
karıncalanmış aklımı toz toprak kalbimi, tekerkeği kırık bavulumu, dişi dökük hikayemi pekilerimi niçinlerimi göklerimi köklerimi alıp
nereye istersen arif.
akşamüstü ölgünlüğümü günün her vaktinde üstüme yapışmış bir sakız gibiyken tuz buz limon hiçbir işe yaramazken bir odam bile olmayan bu evden.
nereye istersen arif
ters dönmüş şemsiyemi yeşil beyaz terliğimi elmalı el kremimi.
aslında benim olmayan her şeyi ve hiçbir şeyi bir koca boşluğu yüklenip. bir topal gölge gibi nereye istersen arif.
kendimi taşırım kollarımı sürürüm ardımda iz bırakmam şahit tutmam yoktum derim hiç olmadım ki bu tombul dünya benimle hiç tanışmadı tanışmasın zaten ne önemi var? beni bir sen bir arif bir de yıldızlar onlarla çok eski tanışıklığımız var...
kaç balkonlu kaç tütünlü kaç türkülü gece of of çeke çeke peş peşe bir ağlayıp bir gülerek yıldızlarla göz göze çok şey paylaştık ama hepsinden ayırdım sana.
bende ne varsa bir sana hiç bana. sen yürü arif ben ardında...
ben ardında kokusunu arayan bir çiçek gibi yağmurunu arayan bir bulut dansını arayan bir şarkı gibi arif ben ardında.
sana başladım artık hiçbir şey bitiremez beni. üstüme üstüme yürüsün dünya bütün çocuklarıyla gelsin derdiyle tasasıyla. tasadan kasırgasıyla insan seliyle telaşın girdabıyla silahıyla barutuyla.
ismin çepeçevre kalelerle kulelerle korurken beni. senin ardında yürüyorum kim ne isterse söylesin.
seni sevmenin yerlisiyim artık her memlekette gurbetteyim bir senin dilini bilirim tek geçer akçem gözlerin seninle bir kez gülebilsem hiç bir ağaç teskin edemez beni.
durmuş saatim, kırmızı kaşkolumla sökük çantam yırtık çorabımla hayretlerim meraklarımla çatlamış dudağımla kırılmış tırnağımla.
yorulmam ölmem, ölsem gam yemem çok adım çok kulaç atarım yüzme bilmem ama senin için öğrenirim sabahın seheri günün bitimi yüzün karşısında durmadan değer kaybederken.
böylece çoğalarak böylece azalarak böylece nefes nefese. sen nereye istersen arif ben sende ıslığını bulmuş bir rüzgar gibi. ki gibisi yüktür bu cümlenin...
devamını gör...
2294.
ne sen aşkım dedin bir gün bana
ne de ben diyecek cesareti buldum sana
haberin yok ama
beni çok seviyorsun
s.m.k
ne de ben diyecek cesareti buldum sana
haberin yok ama
beni çok seviyorsun
s.m.k
devamını gör...
2295.
türkiye! bağımın en kuru gazeli
telefonları ikide bir yüzüme çarpan oğlum
bak, burası hayat kokuyor
gencecik kızlar üzüm eziyor topuklarıyla
dünya güzeli
yurdumda çocuklar ölüyor
barışın ve kardeşliğin has yüzü hevesine üzümler şaraptan anlamıyor.
-ahmet erhan
telefonları ikide bir yüzüme çarpan oğlum
bak, burası hayat kokuyor
gencecik kızlar üzüm eziyor topuklarıyla
dünya güzeli
yurdumda çocuklar ölüyor
barışın ve kardeşliğin has yüzü hevesine üzümler şaraptan anlamıyor.
-ahmet erhan
devamını gör...
2296.
2297.
geçti istemem gelmeni,
yokluğunda buldum seni;
bırak vehmimde gölgeni
gelme, artık neye yarar?
| necip fazıl kısakürek
yokluğunda buldum seni;
bırak vehmimde gölgeni
gelme, artık neye yarar?
| necip fazıl kısakürek
devamını gör...
2298.
ben yenildim, böyleyim, tüyübitmedik ölüm
ardımdan konuşur ve bankadaki hesabıma göz diker
ben yenildim, 60x 1.72 olarak yere serildim
ipim yok, ilacım eski..
intiharı erteledim
-ahmet erhan
ardımdan konuşur ve bankadaki hesabıma göz diker
ben yenildim, 60x 1.72 olarak yere serildim
ipim yok, ilacım eski..
intiharı erteledim
-ahmet erhan
devamını gör...
2299.
2300.
terk etmedi sevdan beni
aç kaldım, susuz kaldım
hayın, karanlıktı gece
can garip, can suskun
can paramparça
ve ellerim kelepçede
tütünsüz, uykusuz kaldım
terk etmedi sevdan beni
aç kaldım, susuz kaldım
hayın, karanlıktı gece
can garip, can suskun
can paramparça
ve ellerim kelepçede
tütünsüz, uykusuz kaldım
terk etmedi sevdan beni
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167

