981.
oysa herkes öldürür sevdiğini,
kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışı ile yapar bunu,
kimi dalkavukça sözler ile...
korkaklar öpücük ile öldürür...
yürekliler kılıç darbeleriyle.
kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlıyken
şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
kimi satar ; kimi de satın alır
kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez .
oscar wilde
devamını gör...
982.
kalırsa bir soru kalır benden
yanıtı var mıdır bilmem
denizine, göğüne, toprağına
uçanına, kaçanına bu dünyanın
kalırsa bir soru kalır benden
ölüm gelir, gün akşama kavuşurken

kalırsa bir soru kalır benden
yanıtı var mıdır bilmem
yazar elim upuzun bir şiir
söyler dilim içli bir türkü
kalırsa bir soru kalır benden
gökte yıldızdır o, toprakta gömü

kalırsa bir soru kalır benden
bir de üç beş şiir, iyi kötü

ahmet erhan
devamını gör...
983.
bu yağmur... bu yağmur... bu kıldan ince
nefesten yumuşak yağan bu yağmur...
bu yağmur... bu yağmur... bir gün dinince.
aynalar yüzümü tanımaz olur.

bu yağmur kanımı boğan bir iplik
tenimde acısız yatan bir bıçak
bu yağmur yerde taş ve bende kemik
dayandıkça çisil çisil yağacak.

bu yağmur delilik vehminden üstün;
karanlık kovulmaz düşüncelerden.
cinlerin beynimde yaptığı düğün
sulardan, seslerden ve gecelerden.
devamını gör...
984.
yine sana dair- nazım hikmet

sende ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
sende ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
sende uzaklığı,
sende ben, imkansızlığı seviyorum.

güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.

sende ben, imkansızlığı seviyorum,
fakat asla ümitsizliği değil.
devamını gör...
985.
can yücelden daha güzel yazmıyorsan şiir yazma can yüce şiiri paylaş dediğim başlık.
devamını gör...
986.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
987.
bağlanmayacaksın
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.

ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
mesela turuncuya, ya da pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...
c.y
devamını gör...
988.

ne güzel şey hatırlamak seni :
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...

ne güzel şey hatırlamak seni :
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi istanbul toprağının...
içimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti...
parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti :
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak
koyu bir karanlık...

ne güzel şey hatırlamak seni,
yazmak sana dair,
hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek :
filânca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya...

ne güzel şey hatırlamak seni.
sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine :
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...

ne güzel şey hatırlamak seni :
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...
devamını gör...
989.
dinleyin geceler, duyun sesimi,
benden daha yalnız değilsiniz ki
nedir bu karanlık, nedir bu sessizlik
benden dertli değilsiniz ki.
devamını gör...
990.
can yücel-bağlanmayacaksın

bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.

ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.

onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
devamını gör...
991.
cemal süreyya-sevmek ne uzun kelime

dokunulmasa da,görülmese de;
kalpte yer verilir bazısına,
nedensiz...
sen; aklım ve kalbim arasında kalan,
en güzel çaresizliğimsin.
gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık.
o kadar kalbimdesin ki...
gözlerinin kahvesinden koy ömrüme,
kırk yılın hatırına "sen" kalayım.
"sevmek" ne uzun kelime...
şimdi açsam pencereyi beklesem.
sen gelsen, olmaz ya hani geliversen.
hiçbir şey sormasan,
hiçbir şey söylemesen,
sussan,
sussam,
sussak...
susuşların anlattıklarını dinlesek.
devamını gör...
992.
” neydi bir arada tutan şey ikimizi
birleştiren neydi ellerimizi
bırak bana anlatma imkansız sevgimizi
sevmek birçok şeyi göze almaktır
olmasa mektubun, yazdıkların olmasa
kim inanır senle ayrıldığımıza ”
devamını gör...
993.
özlediğin gidip göremediğindir - oruç aruoba

özlediğin, gidip göremediğindir; ama, gidip görmek istediğin
özlem, gidip görememendir; ama gidip görmek istemen
özlediğin, gidip görmek istediğin- ama gidip göremediğin
özlem, gidip görmek istemen- ama, gidememen, görememen; gene de, istemen
.
devamını gör...
994.
o
devamını gör...
995.
yaz da olsa kış ta olsa
gökyüzü ağlıyor
gökyüzü taşma noktasına geldiğinde
yağdırıyor tek tek içindekileri
bazen yağmur, bazen kar, bazen dolu...
dünyada ki tüm insanların duygularını karıştırıp akıtıyor bir bir üzerimize.
devamını gör...
996.
suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana
kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir
devinmez yüreğinin mağması
çatlamaz sabrın kara taşı
ahmet telli
devamını gör...
997.
lavinia
sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.

sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.

sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.
özdemir asaf
devamını gör...
998.
bir ömür ağrıma gitse de dünyadan oluşmuş harfler
yarım dalgın ve kusurlu geldim ben buraya
günde beş defa hiçbir şey yapmamaktansa
kalıp sana baktım
kalıp sana bakmak oldu dünya

seyyidhan kömürcü
devamını gör...
999.
sen yattığında

gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidir
mahmurluğun güneşleri;bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıyla
biterler.onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerinde
oynadığımız rüya oyunları.
zamanın tebeşi.

paul celan
devamını gör...
1000.
uzak yakınlık- edip cansever

soruyordun
ilkyaz işte
uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz
tenhalık böyle

dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
beklesem hemen gelecek olduğun
tam öyle olduğun
oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda
kırıp dökük de olsa yanımda
mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda
o deniz ki aramızda hiç kımıldamadan
erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.

yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
sanki bir bakıma ayrılık böyle.

karşılıklı otursak da ne zaman
masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi
bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
ayak bileklerimizden gerisin geriye
bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
gereksiz ama yalnızlık böyle.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim