geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
başlık "silinmiş hesap 76" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
981.
oysa herkes öldürür sevdiğini,
kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışı ile yapar bunu,
kimi dalkavukça sözler ile...
korkaklar öpücük ile öldürür...
yürekliler kılıç darbeleriyle.
kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlıyken
şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
kimi satar ; kimi de satın alır
kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez .
oscar wilde
kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışı ile yapar bunu,
kimi dalkavukça sözler ile...
korkaklar öpücük ile öldürür...
yürekliler kılıç darbeleriyle.
kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlıyken
şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
kimi satar ; kimi de satın alır
kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez .
oscar wilde
devamını gör...
982.
kalırsa bir soru kalır benden
yanıtı var mıdır bilmem
denizine, göğüne, toprağına
uçanına, kaçanına bu dünyanın
kalırsa bir soru kalır benden
ölüm gelir, gün akşama kavuşurken
kalırsa bir soru kalır benden
yanıtı var mıdır bilmem
yazar elim upuzun bir şiir
söyler dilim içli bir türkü
kalırsa bir soru kalır benden
gökte yıldızdır o, toprakta gömü
kalırsa bir soru kalır benden
bir de üç beş şiir, iyi kötü
ahmet erhan
yanıtı var mıdır bilmem
denizine, göğüne, toprağına
uçanına, kaçanına bu dünyanın
kalırsa bir soru kalır benden
ölüm gelir, gün akşama kavuşurken
kalırsa bir soru kalır benden
yanıtı var mıdır bilmem
yazar elim upuzun bir şiir
söyler dilim içli bir türkü
kalırsa bir soru kalır benden
gökte yıldızdır o, toprakta gömü
kalırsa bir soru kalır benden
bir de üç beş şiir, iyi kötü
ahmet erhan
devamını gör...
983.
bu yağmur... bu yağmur... bu kıldan ince
nefesten yumuşak yağan bu yağmur...
bu yağmur... bu yağmur... bir gün dinince.
aynalar yüzümü tanımaz olur.
bu yağmur kanımı boğan bir iplik
tenimde acısız yatan bir bıçak
bu yağmur yerde taş ve bende kemik
dayandıkça çisil çisil yağacak.
bu yağmur delilik vehminden üstün;
karanlık kovulmaz düşüncelerden.
cinlerin beynimde yaptığı düğün
sulardan, seslerden ve gecelerden.
nefesten yumuşak yağan bu yağmur...
bu yağmur... bu yağmur... bir gün dinince.
aynalar yüzümü tanımaz olur.
bu yağmur kanımı boğan bir iplik
tenimde acısız yatan bir bıçak
bu yağmur yerde taş ve bende kemik
dayandıkça çisil çisil yağacak.
bu yağmur delilik vehminden üstün;
karanlık kovulmaz düşüncelerden.
cinlerin beynimde yaptığı düğün
sulardan, seslerden ve gecelerden.
devamını gör...
984.
yine sana dair- nazım hikmet
sende ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
sende ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
sende uzaklığı,
sende ben, imkansızlığı seviyorum.
güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.
sende ben, imkansızlığı seviyorum,
fakat asla ümitsizliği değil.
sende ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
sende ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
sende uzaklığı,
sende ben, imkansızlığı seviyorum.
güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.
sende ben, imkansızlığı seviyorum,
fakat asla ümitsizliği değil.
devamını gör...
985.
can yücelden daha güzel yazmıyorsan şiir yazma can yüce şiiri paylaş dediğim başlık.
devamını gör...
986.
987.
bağlanmayacaksın
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
mesela turuncuya, ya da pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...
c.y
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
mesela turuncuya, ya da pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...
c.y
devamını gör...
988.
ne güzel şey hatırlamak seni :
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...
ne güzel şey hatırlamak seni :
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi istanbul toprağının...
içimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti...
parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti :
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak
koyu bir karanlık...
ne güzel şey hatırlamak seni,
yazmak sana dair,
hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek :
filânca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya...
ne güzel şey hatırlamak seni.
sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine :
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...
ne güzel şey hatırlamak seni :
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken...
devamını gör...
989.
dinleyin geceler, duyun sesimi,
benden daha yalnız değilsiniz ki
nedir bu karanlık, nedir bu sessizlik
benden dertli değilsiniz ki.
benden daha yalnız değilsiniz ki
nedir bu karanlık, nedir bu sessizlik
benden dertli değilsiniz ki.
devamını gör...
990.
can yücel-bağlanmayacaksın
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
devamını gör...
991.
cemal süreyya-sevmek ne uzun kelime
dokunulmasa da,görülmese de;
kalpte yer verilir bazısına,
nedensiz...
sen; aklım ve kalbim arasında kalan,
en güzel çaresizliğimsin.
gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık.
o kadar kalbimdesin ki...
gözlerinin kahvesinden koy ömrüme,
kırk yılın hatırına "sen" kalayım.
"sevmek" ne uzun kelime...
şimdi açsam pencereyi beklesem.
sen gelsen, olmaz ya hani geliversen.
hiçbir şey sormasan,
hiçbir şey söylemesen,
sussan,
sussam,
sussak...
susuşların anlattıklarını dinlesek.
dokunulmasa da,görülmese de;
kalpte yer verilir bazısına,
nedensiz...
sen; aklım ve kalbim arasında kalan,
en güzel çaresizliğimsin.
gerçi aklıma bile gelmiyorsun artık.
o kadar kalbimdesin ki...
gözlerinin kahvesinden koy ömrüme,
kırk yılın hatırına "sen" kalayım.
"sevmek" ne uzun kelime...
şimdi açsam pencereyi beklesem.
sen gelsen, olmaz ya hani geliversen.
hiçbir şey sormasan,
hiçbir şey söylemesen,
sussan,
sussam,
sussak...
susuşların anlattıklarını dinlesek.
devamını gör...
992.
” neydi bir arada tutan şey ikimizi
birleştiren neydi ellerimizi
bırak bana anlatma imkansız sevgimizi
sevmek birçok şeyi göze almaktır
olmasa mektubun, yazdıkların olmasa
kim inanır senle ayrıldığımıza ”
birleştiren neydi ellerimizi
bırak bana anlatma imkansız sevgimizi
sevmek birçok şeyi göze almaktır
olmasa mektubun, yazdıkların olmasa
kim inanır senle ayrıldığımıza ”
devamını gör...
993.
özlediğin gidip göremediğindir - oruç aruoba
özlediğin, gidip göremediğindir; ama, gidip görmek istediğin
özlem, gidip görememendir; ama gidip görmek istemen
özlediğin, gidip görmek istediğin- ama gidip göremediğin
özlem, gidip görmek istemen- ama, gidememen, görememen; gene de, istemen.
özlediğin, gidip göremediğindir; ama, gidip görmek istediğin
özlem, gidip görememendir; ama gidip görmek istemen
özlediğin, gidip görmek istediğin- ama gidip göremediğin
özlem, gidip görmek istemen- ama, gidememen, görememen; gene de, istemen.
devamını gör...
994.
o
devamını gör...
995.
yaz da olsa kış ta olsa
gökyüzü ağlıyor
gökyüzü taşma noktasına geldiğinde
yağdırıyor tek tek içindekileri
bazen yağmur, bazen kar, bazen dolu...
dünyada ki tüm insanların duygularını karıştırıp akıtıyor bir bir üzerimize.
gökyüzü ağlıyor
gökyüzü taşma noktasına geldiğinde
yağdırıyor tek tek içindekileri
bazen yağmur, bazen kar, bazen dolu...
dünyada ki tüm insanların duygularını karıştırıp akıtıyor bir bir üzerimize.
devamını gör...
996.
suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana
kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir
devinmez yüreğinin mağması
çatlamaz sabrın kara taşı
ahmet telli
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana
kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzaksın demektir
devinmez yüreğinin mağması
çatlamaz sabrın kara taşı
ahmet telli
devamını gör...
997.
lavinia
sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.
sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.
sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.
özdemir asaf
sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.
sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.
sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.
özdemir asaf
devamını gör...
998.
bir ömür ağrıma gitse de dünyadan oluşmuş harfler
yarım dalgın ve kusurlu geldim ben buraya
günde beş defa hiçbir şey yapmamaktansa
kalıp sana baktım
kalıp sana bakmak oldu dünya
seyyidhan kömürcü
yarım dalgın ve kusurlu geldim ben buraya
günde beş defa hiçbir şey yapmamaktansa
kalıp sana baktım
kalıp sana bakmak oldu dünya
seyyidhan kömürcü
devamını gör...
999.
sen yattığında
gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidir
mahmurluğun güneşleri;bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıyla
biterler.onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerinde
oynadığımız rüya oyunları.
zamanın tebeşi.
paul celan
gündoğumuna bir saat kala saçlarına düşen mavi gibidir
mahmurluğun güneşleri;bir kuşun mezarının üstünde, otların hızıyla
biterler.onları da baştan çıkarır, zevkin teknelerinde
oynadığımız rüya oyunları.
zamanın tebeşi.
paul celan
devamını gör...
1000.
uzak yakınlık- edip cansever
soruyordun
ilkyaz işte
uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz
tenhalık böyle
dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
beklesem hemen gelecek olduğun
tam öyle olduğun
oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda
kırıp dökük de olsa yanımda
mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda
o deniz ki aramızda hiç kımıldamadan
erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.
yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
sanki bir bakıma ayrılık böyle.
karşılıklı otursak da ne zaman
masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi
bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
ayak bileklerimizden gerisin geriye
bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
gereksiz ama yalnızlık böyle.
soruyordun
ilkyaz işte
uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz
tenhalık böyle
dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde
beklesem hemen gelecek olduğun
tam öyle olduğun
oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda
kırıp dökük de olsa yanımda
mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda
o deniz ki aramızda hiç kımıldamadan
erkeğini iyi tanıyan bir kadın gibi yorgun.
yarısı yenmiş bir elmaydık bana sorarsan
ikimizdik, iki kişi değildik
bakıyorsak birlikte bakıyorduk gözlerimin içine
birlikte gözlerinin içine bakıyorduk senin
yanlıştı, doğruydu, hiç bilmiyorum
sanki bir bakıma ayrılık böyle.
karşılıklı otursak da ne zaman
masa örtüsünü ikiye bölen ellerimizdi
bir tırnak yeşilinden gerisin geriye
ayak bileklerimizden gerisin geriye
bütün bunlar gereksiz, bilmiyorum sanma
gereksiz ama yalnızlık böyle.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
