2881.
uyandım
oda taş kesmiş
penceremde adresini şaşırmış bir eylül akşamı
en başta takvimler kabullenemiyor zaten gösterdikleri günleri
mesela bugün perşembe ama inatla salı pazarı kurulmuş semtime
malum salı sendromu var geçmişimizde..
40 w yıldızların fayda etmediği karanlık
sandalyeler zor ayakta duruyor çünkü masadan kaldırılmamış hala sanrılarım
hala fişten çekilmemiş kelimeler
harfler darmadağın;
dil yorgun; boşa yanıyor cümleler
kime ait olduğunu bilmediğim bir not göğsümün üstünde;
-tebessümle karşılamalısın artık ölümü
tanrı birine bakmış içimde ama çıkartamamış herhalde nereden hatırladığını
yaşamak şimdi ekmeğine katık etmektir gözyaşlarını
ağlama duvarına çivilenmiş çünkü ahşap çerçevesi ömrümün
çünkü vesikalık gülüşlerimi öfkelenip çekmeceye kapatmışım
fotoğraf karelerinde takındığım suretten utanıyorum
..


günahlarımı durulamaya gidiyorum ağır adımlarla
musluğun altına dayıyorum eski sevişmeleri
tenimden düşen bin parça
gömleğimi yine ters giymişim
sakallarımın jiletlere direnişini izliyorum bir süre aynada
gözlerim karıncalı gösteriyor sabahları
işaret parmağımla dudaklarımı kesiyorum
-ki bu sus demek tıp literatüründe

ipuçlarından saçlarımın cesetlerine ulaşmak mümkün
mümkün suç oranını alnımda hesaplamak
iyi de mutlaka bir yol olmalı geri dönmek için
nerede başladım bu hikâyeye bak şimdi neresindeyim özgür'lüğün
ismim alay konusu olmuş esaretime
öznesi gizli mektuplar yolluyorum durmadan kendime
postada takılmasın diye dua ediyor yalnızlığım
sadece çocukluğumdan cevap bekliyorum
incir çekirdeğini dolduran nedenlerim vardı
harcanmış zamanlar kuyusuna attığım dilek paralarım
uçurum uçurum aranan intihar ihtimallerim ve çok düşülesi boşluklarım vardı..
vardı yemin ederim… yoksa yok olsa hiç öyle söyler miyim?
çocuktum daha
gece 03-05 arası migren nöbetlerimde yatağım uzay gemisi olurdu
sonra köpekbalıklarının yüzdüğü bir iskele ya da elm sokağı'nda köhne bir ev
freddy krueger'la yan yana uzanmışlığım da oldu kapının arkasındaki elbiseleri hayalet sanmışlığım da

haklısınız uykuya dalmış numarasıyla kurtulduğum ebeveyn dayaklarını da unutmamalı
unutmamalı ruhumun tuzruhuyla büyük benzerliklerini
doktor hanım neden ısrar ediyorsunuz beni anlamamakta
deli değilim çünkü delirdiğimin farkındayım
kırık kahve fincanında öldü falım gördünüz ya polisler bütün çingeneleri kodese tıktı
aldığım elmalı kurabiye tarifinin kıvamı tutmadı… ilaçlarım!
kurtarın beni şu beyaz kâğıtlardan
lanet kalemimin yine çenesi düştü
baksanıza, açık ediyor güç bela sterilize ettiğim yaralarımı
galiba yoktan bir sevgili yarattım;
kalp bazen yönünü şaşırıyor duracağı yeri karıştırıyor hatta
seni karşılayabilir miyim? hep bunu merak ederdin ya
sana az geldiğimi öğrenmiş oldun
benim aşklara yeterli olmadığımı öğrendiğim gibi
emir kipine rağmen sevmiştim seni
git desen aksine dibine kadar sokuluyordum kimsesizliğinin
sen ya da ben ve diğerleri… herkesin istanbul'u başkaydı
başka başka sızıları barındırıyordu her semt
mecidiyeköy'de bir adam beyninden vuruldu..
beyoğlu'nda fünye ile patlatılırken (şüpheli) yardım paketleri
cihangir'de el ele tutuşan iki gölge ölü bulundu
sarıyer'de bir kadın martı çığlıkları satıyordu… yoksulluktan mı? hayır!
minnet duyuyordu çünkü mavilere..
kız kulesi'ne nicedir yılanlar alınmıyordu
herkesin istanbul'u başkaydı… başka başkaydı insana verilen değer
ucu sivriliyor sözlerimin senden bahsedince… neden?
saatte iyice geç oldu
kaç günü akşam ettim seninle
kaç mevsim değişti ellerimin mesaisinde
yelkovanların iş yavaşlatma eylemleri sürerken
bu tımarhanenin denize nazır penceresinden daha kaç vakit seyredilir ki hayat
bir bardak çay daha çıkar mı sence gözlerinin deminden
çok sigara yakılası güzelliğin rahat bırakır mı peki beni; biraz uyusam
tavana astığım bakışlarımı yastığımın altına saklasam
ne dersin? üzülme seni yazmaktan vazgeçmedim
maksat,
yarına da bir şeyler kalsın.
devamını gör...
2882.
murathan mungan - ağır kapı


ağır kapı, aksak lisan
kelimeler yetmiyor
çıplak yara, günışığı
tenimi incitiyor

içeriden yeni çıktım
dünya almıyor beni
yüreğimde yaşar hâlâ
ölenlerin yemini

hangi meydan, hangi sokak
buluşturur bizi
hangi yalan, hangi yasak
karşılar bizi

ne insanlar, ne mekânlar
özlemlere yetmiyor
başka sözler, başka yüzler
ödeşmeler bitmiyor

aşk uyudu ranzalarda
düşler eskidi gitti
ıslığıma gömüyorum
kalbimdeki sözleri


ki bu şiir ayrıca en sevdiğim yeni türkü şarkısıdır:

devamını gör...
2883.
bazen kaybolurum ıssız gecelerde
koyu bir karanlık ve sessizliğin içinde
saat mi, kim icat etmiş, ne zaman icat etmiş
benim saatim yok ki, ben sabahın tan vaktini bilirim.

yazan= alimden notlar
devamını gör...
2884.
ceyhun yılmaz - sevdiğim ikinci kadınsın sen

ilkini sevmeye mecburdum.
çok iyiliği oldu bana,
ve hayatımda hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim.
sevdiğim ikinci kadınsın sen,
ilkinin yerini alman mümkün değil.
o öğretti bana sevmeyi.
o öğretmese sevemezdim seni bile.
inan o tuttuğu için ellerimden,
yürümeyi öğrendim, koşabildim sana.
onun gözlerine benzediği için gözlerin,
alamadım gözlerimi senden.
sana aşığım, seni seviyorum.
sevdiğim ikinci kadınsın sen.
hayatım boyunca omuzumda taşıyorum onu,
ve sen her sabahımdasın.
kıskanma,
alfabede bile senin adının baş harfi ondan sonra gelir.
kalbim şimdi senin.
onun kadar sev beni kafi,
o doğurdu, sen öldürme…

dinlemek isteyenler için ise;
buyursunlar
devamını gör...
2885.
geri gelen mektup
devamını gör...
2886.
siz ki bir başkasının sevdiği kadınsınız,
siz ki benden çok uzak, ona pek yakınsınız,
kabul eder misiniz bu şâir, hasta kalbi,
pür şiir hüsnünüze bir kırık ayna gibi?

ben ki bir hülyası çok kafiye avcısıyım;
ben ki aşkın müçahhas, yaşayan açışıyım;
mâ-cerâ rüzgârına kaptırarak başımı
gelirim koncanıza takdîme gözyaşımı.

sanmayın, çiçeklere vurulmuş kelebeğim;
ben, güzel sînelerde kurumuş bir çiçeğim.
ne ipek eller beni okşadı, göğse taktı...
sonunda yere attı, yol üstünde bıraktı.

geçtiler mini mini ayaklar üzerimden...
ezdiler beni... fakat, ben yine o şâir ben!
hem, o şûh ayakların altında çiğrıenirdim;
hem de. o zâlimleri ne kadar beğenirdim!

şimdi ben, ağlayarak, sevgisiz kalan kalbi
veririm hüsnünüze bir kırık ayna gibi.
siz ki bir başkasının sevdiği kadınsınız,
siz ki benden çok uzak, ona pek yakınsınız.

bakınız kendinize bu kırık aynada siz;
sonra onu büsbütün parça parça ediniz!
bari sizden sonra hiç bir güzel bu kalbimin
talihsiz aynasında kendini seyr etmesin!

enis behiç koryürek
devamını gör...
2887.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
2888.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

y'ol - birhan keskin
devamını gör...
2889.
devamını gör...
2890.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
2891.
sil ağzının kenarını,
yine gülüşünden cennet akıyor.
devamını gör...
2892.
apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
bil ki seni düşünüyorum

bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, acil
örtün karanlıkları masmavi denizlerde
ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
o bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
bil ki seni bekliyorum

bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
bil ki seni istiyorum

gecelerden bir gece uyanırsan apansız
uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
ve bir gün kabrimde bir kara gül biterse
bil ki seni seviyorum
devamını gör...
2893.
bıraktım ellerini galata önünde
galata şahit olsun diye
çıkanların kavuşmasından sıkılmıştır.

genç bir erkek

daha genç bir kız

tanıştılar kafede
hatta meyhane denilebilicek bir yerde

çiçek yolladı kıza çocuk

yazmış içine numarasını

mesaj yazmış ona kız

herkesemi böyle diye

yapamam ki yazmış çocuk

güldü arkadaşlariyla okuduğu mesaja

kız inanmıştı bir güle

çocuk düşürmüştü sanki ağına

kız aldı bardağını kalktı arkadaşlarının masasından geldi çocuğun masasına

oturdu öyle pat diye

çocuğun bardağına koydu biraz içkisinden
çocuk içmedi önce

vurdu kız bardakları birbirine

aldı çocuk arkadaşları o taş kesilmişti
kız yakından daha güzeldi

daha cüretkar
daha sexsi


yudumladılar aynı anda bardakları
ne olurdu
bir bardakdan nasıl olsa olmayacak dedi ikiside bilmediler birgün şahit olucak galata bu aşka.

hangi aşık sonunu bilebilirdiki bu iki sarhoş aşık bilicek….
devamını gör...
2894.
sen ümitlerimin tek kaynağı
sen gönlümde neşe,
sen meleksin...
devamını gör...
2895.
sana bir gün bu mektubum ulaşır
açarsın ah eline kan bulaşır
çürür bir yerlerde çırılçıplak cesedim
sedyeyle taşınır kan çiçekleri
adımların birbirine dolaşır
devamını gör...
2896.
karanlık gecemin şafağında bir melek olur musun?
ümitler ülkemin karanlığında bir güneş olur musun?
devamını gör...
2897.
ışık olsan geceme,
yağmur olsan bahçeme,
ümit olsan gönlüme
düşer miydin ?
ağıt yaksam dilime
roman yazsam halime
ellerini elime
verir miydin ?
..........
devamını gör...
2898.
hepimizin hayatı iki kelime,
bir varmış bir yokmuş şu alemde,
birgün,
yüzünü görmeden
göçüp gidersem eğer ,
son nefeste hayalin gözümüjn önünde......
devamını gör...
2899.
nereden başlasam
nasıl anlatsam bilemedim ki.
bakta sen anla
bu benim halimden
diyemedim ki...
devamını gör...
2900.
gecenin sokağındayım,
gecenin ve yoksulluğun
birleştiği sokaklarda,
yıldızlar da yoksul
ve karanlık,
yoksulluğun büyük
ve kara gövdeleri.
yanı başımda bir şiirin
beyaz gülleri.

gecenin sokağındayım,
dilimde şiirin solgun
ve hüzünlü sözleri,
kırlarda bir kuş ötüyor,
sevgili kollarımda
öksüz elleri.
gecenin sokağındayım,
gecenin sessizliği
yalnızlık kadar büyük,
yalnızlık kadar kara,
yalnızlık kadar yakıcı.

gecenin sokağındayım,
yalnız bir yıldız yanıyor,
yalnız bir aşk kavruluyor,
yalnız bir hayat kayboluyor.
gecenin sokağındayım,
gönlümde sevdanın hüznü,
dilimde umudun şarkısı,
yıldızlarla dans eden
ve yoksulluğa inanan
bir şairin şiiri.

cemal süreya
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim