geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
1441.
kim kimden önce ölürse azize
"...
kim kimden önce ölürse azize
geride kalan diğeri gelsin
kazsın mezarı...
bıraksınlar bizi son bir kez.
son bir kez sarılalım,
ne olur söyle onlara azize
bari bu sefer bıraksınlar bizi...
...
bıraksınlar çünkü biz dünyanın en önemli olayı değiliz
biz kenarda sessiz iki serçeyiz.
biz yerin yedi derinliğinde iki karınca...
biz bilebildiğimiz kadarı ile dünyayı
anlayabildiğimiz kadarı ile sevdiklerimizi
ve tahammül edebildiğimiz kadar kendimizi taşıdık azize!"
kadir bal
"...
kim kimden önce ölürse azize
geride kalan diğeri gelsin
kazsın mezarı...
bıraksınlar bizi son bir kez.
son bir kez sarılalım,
ne olur söyle onlara azize
bari bu sefer bıraksınlar bizi...
...
bıraksınlar çünkü biz dünyanın en önemli olayı değiliz
biz kenarda sessiz iki serçeyiz.
biz yerin yedi derinliğinde iki karınca...
biz bilebildiğimiz kadarı ile dünyayı
anlayabildiğimiz kadarı ile sevdiklerimizi
ve tahammül edebildiğimiz kadar kendimizi taşıdık azize!"
kadir bal
devamını gör...
1442.
temmuz çoktan bitti.
ağustos da bitecek.
eylül'de ellerin üşüyecek, ısınmak için geleceksin.
biliyorum!
eylül tam bu işe göredir;
gel bağışlayalım birbirimizi.
ağustos da bitecek.
eylül'de ellerin üşüyecek, ısınmak için geleceksin.
biliyorum!
eylül tam bu işe göredir;
gel bağışlayalım birbirimizi.
devamını gör...
1443.
roman okudum seni düşündüm
bende tarçın sende ıhlamur kokusu
yürürüz başkentin sokaklarında
bir nehir şu tutuk konuşan cumartesi
üstünde iki yonga: çarşamba, bir de cuma
ayrılık lafları etme sevgilim
önümüz temmuz önümüz ağustos nasıl olsa
kol kola yürüyoruz tek tük öpüşüyoruz
sonra ayrılıyoruz korkuyoruz da
(cemal süreya)
bende tarçın sende ıhlamur kokusu
yürürüz başkentin sokaklarında
bir nehir şu tutuk konuşan cumartesi
üstünde iki yonga: çarşamba, bir de cuma
ayrılık lafları etme sevgilim
önümüz temmuz önümüz ağustos nasıl olsa
kol kola yürüyoruz tek tük öpüşüyoruz
sonra ayrılıyoruz korkuyoruz da
(cemal süreya)
devamını gör...
1444.
en bi' sevdiğim şiirle geceyi sonlandırıyorum..
ahmed arif'ten : ay karanlık
maviye, maviye çalar gözlerin
yangın mavisine
rüzgarda asi, körsem
senden gayrısına yoksam
bozuksam
can benim, düş benim
ellere nesi?
hadi gel
ay karanlık
itten aç
yılandan çıplak
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim, sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel
ay karanlık
dört yanım puşt zulası
dost yüzlü, dost gülücüklü
cıgaramdan yanar
alnım öperler
suskun, hayın, çıyansı
dört yanım puşt zulası
dönerim dönerim çıkmaz
en leylim gecede ölesim tutmuş
etme gel
ay karanlık..
ahmed arif'ten : ay karanlık
maviye, maviye çalar gözlerin
yangın mavisine
rüzgarda asi, körsem
senden gayrısına yoksam
bozuksam
can benim, düş benim
ellere nesi?
hadi gel
ay karanlık
itten aç
yılandan çıplak
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim, sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel
ay karanlık
dört yanım puşt zulası
dost yüzlü, dost gülücüklü
cıgaramdan yanar
alnım öperler
suskun, hayın, çıyansı
dört yanım puşt zulası
dönerim dönerim çıkmaz
en leylim gecede ölesim tutmuş
etme gel
ay karanlık..
devamını gör...
1445.
"uzaktan görülene olan kemirgen merak,
nereye dökülür ırmaklar
kim koydu bu ömrü
müziksiz bu kentin kupkuru yerine"
nereye dökülür ırmaklar
kim koydu bu ömrü
müziksiz bu kentin kupkuru yerine"
devamını gör...
1446.
“seni düşündükçe
gül dikiyorum elimin değdiği yere
atlara su veriyorum
daha bir seviyorum dağları.”
gül dikiyorum elimin değdiği yere
atlara su veriyorum
daha bir seviyorum dağları.”
devamını gör...
1447.
canım dediklerim canımı aldı
gönül sarayımı yıkıp gittiler
bu mutsuz yaşantım onlardan kaldı
beni ölenlerden beter ettiler
gönül sarayımı yıkıp gittiler
bu mutsuz yaşantım onlardan kaldı
beni ölenlerden beter ettiler
devamını gör...
1448.
nazım hikmet ran/karlı kayın ormanı
ben ordan geçerken biri:
"amca, dese, gir içeri."
girip yerden selâmlasam
hane içindekileri
yedi tepeli şehrimde
bıraktım gonca gülümü
ne ölümden korkmak ayıp,
ne de düşünmek ölümü...
ben ordan geçerken biri:
"amca, dese, gir içeri."
girip yerden selâmlasam
hane içindekileri
yedi tepeli şehrimde
bıraktım gonca gülümü
ne ölümden korkmak ayıp,
ne de düşünmek ölümü...
devamını gör...
1449.
seni büyük buldum, anladım,
seni güzel buldum, korudum,
seni küçük buldum, uyardım,
seni yakın buldum, uyudum,
biri yanlış idi unuttum.
–özdemir asaf
seni güzel buldum, korudum,
seni küçük buldum, uyardım,
seni yakın buldum, uyudum,
biri yanlış idi unuttum.
–özdemir asaf
devamını gör...
1450.
çay bardağında
bırakılan dudak payı
kadar bile
uzak kalamam
gözlerine
yakın olsun isterim
ellerime ellerin
yanındaki beton binaya
yaslanması gibi
köhne bir evin
seni bir çivi
gibi çaktım
çünkü beynime
ve toplayıp
bütün kerpetenleri
attım denize
devamını gör...
1451.
yine bir cumartesi gecesi
kalbimde sen sadece sen
gözlerim yorulmuyor seni görmekten
fikrim yoruldu seni düşünmekten.
kalbimde sen sadece sen
gözlerim yorulmuyor seni görmekten
fikrim yoruldu seni düşünmekten.
devamını gör...
1452.
...
ateşten
kalleşten
mızrakla gürzden
dabbetülarz'dan
deccal’dan, yedi düvelden
korku nedir bilmeyen ben
tir tir titriyorum gülce’den
ödüm patlıyor gülce’ye bakmaktan
nutkum tutuluyor, ürperiyorum
...
ateşten
kalleşten
mızrakla gürzden
dabbetülarz'dan
deccal’dan, yedi düvelden
korku nedir bilmeyen ben
tir tir titriyorum gülce’den
ödüm patlıyor gülce’ye bakmaktan
nutkum tutuluyor, ürperiyorum
...
devamını gör...
1453.
ben osmanlı gibi,
kollarımın yetişemediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken,
sen köprülerin ülkesi venedikteki son sancağı,
kışın üşümemek için şal yaptın kendine.
ömer çelik-mavi bir ölüm
kollarımın yetişemediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken,
sen köprülerin ülkesi venedikteki son sancağı,
kışın üşümemek için şal yaptın kendine.
ömer çelik-mavi bir ölüm
devamını gör...
1454.
eskiden kalemim dahi titremezdi
dökülürdü kağıda zihnimden kelimeler
şimdi olmuyor
zihnim kilitli
istesem de açılmıyor
anahtarını isteme benden
seninle birlikte gömdüm toprağa
uğramasın bir daha hayalin odama
umut ederim
umutların içinde zehirlenirim
sen öldün
ve ikimiz gömüldük soğuk toprağa
bir daha yaşa deme bana
ciğerlerim acır sensiz nefes aldıkça
şiirlerimi attım uçuruma
yazamam bir daha
dökülürdü kağıda zihnimden kelimeler
şimdi olmuyor
zihnim kilitli
istesem de açılmıyor
anahtarını isteme benden
seninle birlikte gömdüm toprağa
uğramasın bir daha hayalin odama
umut ederim
umutların içinde zehirlenirim
sen öldün
ve ikimiz gömüldük soğuk toprağa
bir daha yaşa deme bana
ciğerlerim acır sensiz nefes aldıkça
şiirlerimi attım uçuruma
yazamam bir daha
devamını gör...
1455.
ayağı kayan bir çocuk
kadar şaşkınım, bilemedim
düz yolda yürümenin imlâsını
kanayan dizlerime bakıp da
ağlamayı öğrenemediğim gibi
sevgilisi değildim kadınlarımın
bir papağan tüneğiydim belki
ama birkaç sözcük öğrendiysem
kadınlardan öğrendim, yine de
bilemedim sevgilim diyebilmeyi
büyülendim ama büyüyemedim
aklım ermedi aynalara ve suya
yüzümü gösterip kalbimi neden
sakladıklarını öğrenemedim
şaşkınım, cahilim ben bu dünyada
kadar şaşkınım, bilemedim
düz yolda yürümenin imlâsını
kanayan dizlerime bakıp da
ağlamayı öğrenemediğim gibi
sevgilisi değildim kadınlarımın
bir papağan tüneğiydim belki
ama birkaç sözcük öğrendiysem
kadınlardan öğrendim, yine de
bilemedim sevgilim diyebilmeyi
büyülendim ama büyüyemedim
aklım ermedi aynalara ve suya
yüzümü gösterip kalbimi neden
sakladıklarını öğrenemedim
şaşkınım, cahilim ben bu dünyada
devamını gör...
1456.
yaşadığım her şeyden bir ders çıkardım
hiçbirini atmadım, sakladım
kimini zihnimde
kimini fikrimde
kimini de yüreğimde…
hiçbirini atmadım, sakladım
kimini zihnimde
kimini fikrimde
kimini de yüreğimde…
devamını gör...
1457.
...
gördüm de beni ne yazık
çok ağlıyordu
boş bakıyordu
gözleri donuk
bilmiyordu ki içinde tutmayı
kendine acıyacak kadar zor muydu?
korkmalıydı
çok mu yorulmuştu
istemiyordu
yaşamayı istemiyordu
istediği ölmek de değildi doğrusu
kendine bakıyordu aynada yoktu
korkmalıydı
canavar yetiştiriyordu
sustu
çok mu ağırmış yükü n'oldu?
gördüm de beni ne yazık
çok ağlıyordu
boş bakıyordu
gözleri donuk
bilmiyordu ki içinde tutmayı
kendine acıyacak kadar zor muydu?
korkmalıydı
çok mu yorulmuştu
istemiyordu
yaşamayı istemiyordu
istediği ölmek de değildi doğrusu
kendine bakıyordu aynada yoktu
korkmalıydı
canavar yetiştiriyordu
sustu
çok mu ağırmış yükü n'oldu?
devamını gör...
1458.
1459.
aşk bir demet mutluluk yanında bir tutam hüzün getirir.
devamını gör...
1460.
sus pus olmuş, puslu bir istanbul muydu yüzün, yoksa
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
dolmabahçe'de, çay tadında....
divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında....
sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının.. sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime.. yalan! sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...
kadın, beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu.. adam da.. yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı aralık akşamlarında... parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam.. kadının yüzünde
bir hüzün... hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti..
.. soğuğun ve karanlığın vehameti!
hayatı, bir başkasının pantolunu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış.. ilk sahibinin o pantolonla yaşadığı şeyler,
yani pantolonu pantolon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... hepsi daraltılmış.. yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!
bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken.. beni sevda yerimden vurdu yine
zaman.. şimdi sana söylenecek tek cümle:
bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
çok bildik hüzünler mi taşınmıştı yüzüne
dolmabahçe'de, çay tadında....
divit ucuyla yazılmış bir aşkın sureti vardı avuçlarında,
tarih bir başka iklimin kıvamını gösteriyordu.
ben rehnedilmiş yelkovan gibi... hani akrep'i seven ama
yüreği takvim yokuşlarında....
sinemada elinin elimde terleyişinin bir anlamı olmalı,
sesinin sesimde yankılanmasının.. sanki perdedekine
üzülmüş ya da sevinmişsin de tesadüfen akmış yüzün
içime.. yalan! sen perdeye bakıyorsun, fikrin benim
seyir defterimde.. ve ben amerikanca bir filmi kürtçe
seyrediyorum...
kadın, beyoğlu'nun bir kış akşamında,
üstündeki deri montun sahibine küs, soğukluğundan
muzdarip yürüyordu.. adam da.. yürümek hiçbir şeyi
çözmüyordu, bazı aralık akşamlarında... parmağında
yaralı bir öyküyü taşıyordu adam.. kadının yüzünde
bir hüzün... hüzünlü aralık akşamında bir yüzük...
yüzüğün yüzünde dünya güzeli bir kadının kehaneti..
.. soğuğun ve karanlığın vehameti!
hayatı, bir başkasının pantolunu gibi, küçültülmüş,
daraltılmış.. ilk sahibinin o pantolonla yaşadığı şeyler,
yani pantolonu pantolon yapan anılar, bazı ilkbahar
bereleri yüzünden yapılan yamalar, ter tüketen
yazlar... hepsi daraltılmış.. yaşananlara bir beden
büyük geliyor artık hayat!
bir aşkı paylaşmak için çok geç, bir paylaşıma aşık
olmak içinse erken.. beni sevda yerimden vurdu yine
zaman.. şimdi sana söylenecek tek cümle:
bende sana yetecek kadar ben kalmadı...
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
