2621.
''bir parçacığım ben, bütüne hasret;
zaman dönedursun, o güne hasret;
ruhumsa zamanın üstüne hasret;
ebediyet boyu bir ân... olmaz mı?'' (1973)

''neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık;
anla ki yok, allah'tan başkasıyla yakınlık...'' (1977)

''ölecek miyim, tam da söyleyecek çağımda;
söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda.'' (1975)
necip fazıl kısakürek
devamını gör...
2622.
yüzümden bir şeyler aktı aktı
içim de menekşelendi hilmi bey
gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk
hiçbir yere gitmiyor.
*
devamını gör...
2623.
bana aldanmayın!
yüzüm bir maskedir,
sizi aldatmasın.
binlerce maskem var,
çıkarmaya korktuğum,
ve
hiçbiri ben değilim…
devamını gör...
2624.
sen tehlikelisin peri kızı...
çünkü bir gülüşünle beni masallarda yaşatıyorsun
ve imkansıza inandırıyorsun...
devamını gör...
2625.
aşk başlamaԁan güzel,
kalplerԁe heуecan
bakışlarԁa korku olԁuğu zaman güzel…
birbirimize sezԁirmemek için çırpınış,
başkaları görmesin ԁiуe çabalaуış,
gözlerim gözlerinin mavisine ԁeğԁiği zaman…
aşk başlamaԁan güzel….

#ask başlamadan güzel ~ ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
2626.
iskelenin altına sığınan deniz bırak artık saklanmayı
savaş gemileri çoktan geçip gitti.

sunay akın.
devamını gör...
2627.
hiçbiri sözünde durmuyor
büküyor boynunu zamana,
yeniliyor dünlere sevda.
tıpkı bugün gibi...
duyguların bir gidip bir geliyor,
med cezirlerinde zamanın.
ay çıktı, sana baktı...sen de ay'a.
yıldızların yüzü yoktu görünmeye.
aydınlandı yine hain gece.
ne çare...
ne çare ... ne o yar kaldı
ne o yürek kıpırtısı
ne de senden bir iz...
devamını gör...
2628.
i have been one acquainted with the night.
i have walked out in rain, and back in rain.
i have outwalked the furthest city light.

i have looked down the saddest city lane.
i have passed by the watchman on his beat
and dropped my eyes, unwilling to explain.

i have stood still and stopped the sound of feet
when far away an interrupted cry
came over houses from another street,

but not to call me back or say good-bye;
and further still at an unearthly height,
one luminary clock against the sky

proclaimed the time was neither wrong nor right.
i have been one acquainted with the night.

*robert frost - acquainted with the night
devamını gör...
2629.
anladık iyisin,
ama neye yarıyor iyiliğin.

seni kimse satın alamaz,
eve düşen yıldırım da
satın alınmaz
anladık dediğin dedik,
ama dediğin ne?
doğrusun, söylersin düşündüğünü,
ama düşündüğün ne?
yüreklisin,
kime karşı?
akıllısın,
yararı kime?
gözetmezsin kendi çıkarını,
peki gözettiğin kimin ki?
dostluğuna diyecek yok ya,
dostların kimler?

şimdi bizi iyi dinle:
düşmanımızsın sen bizim
dikeceğiz seni bir duvarın dibine
ama madem bir sürü iyi yönün var
dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
iyi tüfeklerden çıkan
iyi kurşunlarla vuracağız seni
sonra da gömeceğiz
iyi bir kürekle
iyi bir toprağa.

bertolt brecht
devamını gör...
2630.
'' ölüm her şeyi bitirir bir gün
kimseleri, kimseleri incitmeyin ''

şükrü erbaş
*
devamını gör...
2631.
“hem bıçağım hem de yara!
hem yanağım hem de tokat!
hem kurbanım hem de cellat!
ezen ve ezilen çarkta!

kalbimin vampiriyim ben,
-büyük yalnızlardan biri,
sonsuz gülmeye hükümlü
artık gülümseyemeyen!”

charles baudelaire
devamını gör...
2632.
gözlerim gözünde aşkı seçmiyor ,
onlardan ruhuma sevda geçmiyor,
ben yordum ruhumu biraz da sen yor,
çünkü bence şimdi herkes gibisin.
devamını gör...
2633.
bıçak kemiği de delip geçti artık
iliklere buz gibi yapışıp parçaladı
hepimiz, elimizden gelen bu, dedik
ve eve erken döndük akşamları

her şey tarih ırmağının akışına kaldı.

ahmet erhan
devamını gör...
2634.
''soğuyorum tanrım
soğuyorum
artık buzdan şiirler bileyen bir heykeltıraşım
bilediğim kelimeleri cümlelere saplıyorum
erimeden saplı cümlelerin paragraflarını eğiriyorum
kağıtlarca battaniye örüyorum ruhuma sığınak
ıslıklarca şiirler üflüyorum
şeytan çıkması cümleler karalıyorum
bahtımdan kara sayfalarda
girdiğim kağıttan battaniyenin altında ''
gizem gülşen
devamını gör...
2635.
her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği...

dize komple şiir.....
devamını gör...
2636.

birgün çok bunalırsan
denizin dibinde yosunlara takılmış gibi soluksuz,
sakın unutma gökyüzüne bakmayı
gökyüzü senindir,
gökyüzü herkesindir.
devamını gör...
2637.
desem ki

desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
sende tattım yemişlerin cümlesini.
desem ki sen benim için,
hava kadar lazım,
ekmek kadar mübarek,
su gibi aziz bir şeysin;
nimettensin, nimettensin!
inan bana sevgilim inan,
evimde şenliksin, bahçemde bahar;
ve soframda en eski şarap.
bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
günlerden sonra bir gün,
şayet sesimi farkedemezsen
rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
bil ki ölmüşüm.
fakat yine üzülme, müsterih ol;
kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
ve neden sonra
tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
hatırla ki mahşer günüdür,
ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

cahit sıtkı tarancı
devamını gör...
2638.
erdem beyazıt bulmak

gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
devamını gör...
2639.
arkadaşımın benim için yazdığı bir şeydi..
melâl

yanında olmasını şans görürdü,
akıl mahpus, kelimeler kifayetsiz,
şeytani tayf salardı zehrini,
kalp abis, ruh dilhûn.

zehir misali sarmıştı bedenini,
düşünce bulutlarıyla savaşırken,
kendini avutup kandırırdı,
içine atar, merdümgirizleşirdi.
m.d<3
devamını gör...
2640.
nurullah genç | rüveyda
şiirin hepsini değil en sevdiğim kısımlarını paylaştım.

"alaca bir at koşar içimde, zamansız, mekânsız, nefese doğru" diye başlayıp; "at vuruldu, içim paramparça rüveydâ" diye bitirmesi beni hep üzüyor.

hangi çağın gelişidir bilmem, gülüşün
soluk bir dünyanın mezarlarına
gömerek gurbetimi
kapadı karanlığa yesrip, kapılarını
meydan okuyuşun çağın ordularına
bilmem hangi mevsimin başlangıcıdır
doruklardan öte hevese doğru
alaca bir at koşar içimde
zamansız, mekansız nefese doğru

yasını tutuyorum kararttığım düşlerin
yıpranmış divaneler gibiyim sokaklarda
amansız bir ütopya üfleyen pencereler
lif lif yoluyor dram seyyahı bedenimi
önümde, haksızlığın hesaba çekildiği
hiç kimsenin kimseyi tanımadığı mahşer
arkamda, kare kare ömrümü belirleyen
hatırladıkça yanıp tutuştuğum resimler

söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını
yeniden bir nil olup taşar mıyım çöllere
kim giydirir başıma tacını nihayetin
kim takar bileğime hürriyet künyesini
karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle

rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı
ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı
asırlardır köhne barınaklarda
küflenen, çürüyen çığlıklarımı

at vuruldu; içim paramparça rüveyda
gölgelerin ardına sakladım kusurumu
sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
ben burda damla damla eriyip akıyorum
yine de, çiğnetemem kimseye gururumu
istenmediğim yeri sessizce terkederim
hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"geceye bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim