geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
3001.
su değil, mevsimin havası akan duyduğun yaprağın, dalın sesidir
suda yıldızların parıltısıdır
bu karanlıkta bazı bazı çakan
orman/ahmet haşim
suda yıldızların parıltısıdır
bu karanlıkta bazı bazı çakan
orman/ahmet haşim
devamını gör...
3002.
yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin
yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç
karanlık adamlar hüviyetini sordu mu
ben senin olmadığını arıyorum
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
belki gelmem gelemem beş dakika bekle git
bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor sana ait ne varsa
hiçbiri benim değil
belki ölmek hakkımı kullanıyorum
belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git
atilla ilhan
devamını gör...
3003.
elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylül'se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylül'se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
devamını gör...
3004.
ben senin en çok sesini sevdim
buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
bana her zaman dost, her zaman sevgili
ben senin en çok ellerini sevdim
bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
nice güzellikler gördüm yeryüzünde
en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
ben senin en çok gözlerini sevdim
kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
ben senin en çok gülüşünü sevdim
sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
unutturur bana birden acıları, güçlükleri
dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
ben senin en çok davranışlarını sevdim
güçsüze merhametini, zalime direnişini
haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
tüm çocuklara kanat geren anneliğini
nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
ben senin en çok bana yansımanı sevdim
bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...
buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
bana her zaman dost, her zaman sevgili
ben senin en çok ellerini sevdim
bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
nice güzellikler gördüm yeryüzünde
en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
ben senin en çok gözlerini sevdim
kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
ben senin en çok gülüşünü sevdim
sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
unutturur bana birden acıları, güçlükleri
dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
ben senin en çok davranışlarını sevdim
güçsüze merhametini, zalime direnişini
haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
tüm çocuklara kanat geren anneliğini
nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
ben senin en çok bana yansımanı sevdim
bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni...
devamını gör...
3005.
çalmasın kapımı kimseciklerim
boş bulut yıldız yalnızlığında
çok uzun gözlerinin içindeyim
çalmasın kapımı kimseciklerim
çok uzun gözlerinin içindeyim
sonsuzluğumu içiyorum bebeklerinden
körkütük zehir zıkkım
çalmayın kapalı kapım
küflü bir akşamüstü terli
uludum arınmamış camlarda
ne telefon ne kapı zili
çalmasın ben evde yokum
çok uzun gözlerinin içindeyim
çalmasın kapımı kimseciklerim
boş bulut yıldız yalnızlığında
çok uzun gözlerinin içindeyim
çalmasın kapımı kimseciklerim
çok uzun gözlerinin içindeyim
sonsuzluğumu içiyorum bebeklerinden
körkütük zehir zıkkım
çalmayın kapalı kapım
küflü bir akşamüstü terli
uludum arınmamış camlarda
ne telefon ne kapı zili
çalmasın ben evde yokum
çok uzun gözlerinin içindeyim
çalmasın kapımı kimseciklerim
devamını gör...
3006.
“yolun düşerse kıyıya bir gün
ve maviliklerini enginin
seyre dalarsan,
dalgalara göğüs germiş olanları hatırla,
selamla, yüreğin sevgi dolu
çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar eşit olmayan savaşta
ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden
sana liman gösterdiler uzakta.”
pierre - jean de beranger
ve maviliklerini enginin
seyre dalarsan,
dalgalara göğüs germiş olanları hatırla,
selamla, yüreğin sevgi dolu
çünkü onlar fırtınayla çarpıştılar eşit olmayan savaşta
ve dipsizliğinde enginin yitip gitmeden
sana liman gösterdiler uzakta.”
pierre - jean de beranger
devamını gör...
3007.
kırgınım
saçılmış bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
git dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım
seninle geçirdiğim
o iyi günleri
kötü günleri
bırakırım
aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip yağmurlara durayım
(ezberimde bu kadar var devamını okumak isterseniz behçet aysanın bir eflatun ölüm şiiridir adı, kesinlikle okunmalı)
saçılmış bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
git dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım
seninle geçirdiğim
o iyi günleri
kötü günleri
bırakırım
aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip yağmurlara durayım
(ezberimde bu kadar var devamını okumak isterseniz behçet aysanın bir eflatun ölüm şiiridir adı, kesinlikle okunmalı)
devamını gör...
3008.
gitme o güzel geceye usulca
ihtiyarlık yanmalı ve saçmalamalı gün kapandığında;
öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
akıllı adamlar, bilmelerine rağmen karanlığa gömüleceklerini sonlarında,
sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar
gitmezler o güzel geceye usulca.
iyi insanlar, son defa ellerini sallarlar, öylesine ateşli bağırarak.
faydasız işleri, yeşil bir koyda dans ediyor olabilir ama onlar da,
öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.
güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,
ve öğrenen, çok geç, yas tuttuklarını onun yolunda,
gitmezler o güzel geceye usulca.
kör gözlerin göktaşı gibi alevlenip ve şenlenmesini
kör eden bir görme gücüyle gören ağır hasta adamlar da
öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümünün karşısında.
ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada
yalvarırım, lanetle ve kutsa beni şimdi acımasız göz yaşlarınla.
ama gitme o güzel geceye usulca.
öfkelen, öfkelen ışığın ölümünün karşısında.
dylan thomas
devamını gör...
3009.
yağmur çiseliyor,
korkarak
yavaş sesle
bir ihanet konuşması gibi.
yağmur çiseliyor,
beyaz ve çıplak mürted ayaklarının
ıslak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.
yağmur çiseliyor,
serezin esnaf çarşısında,
bir bakırcı dükkânının karşısında
bedreddinim bir ağaca asılı.
yağmur çiseliyor.
gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir.
ve yağmurda ıslanan
yapraksız bir dalda sallanan şeyhimin
çırılçıplak etidir.
yağmur çiseliyor.
serez çarşısı dilsiz,
serez çarşısı kör.
havada konuşmamanın, görmemenin kahrolası hüznü
ve serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü.
yağmur çiseliyor.
devamını gör...
3010.
bir başka ülkeye, bir başka denize giderim', dedin
'bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.'
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de.
konstantinos kavafis
'bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede.'
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de.
konstantinos kavafis
devamını gör...
3011.
sivrü sinek
yaz günü insana can yoldaşudur sivrü sinek
muzu heyvanlarının hep başudur sivrü sinek
gövdem dişleyişü hem acıdır hem gabarur
sayki guyruk urunun gardaşudur sivrü sinek
uflaz emme sesi ağzında ağu var dalasa
cılk uyuz denlü ne mırdar gaşudur sivrü sinek
heç ırulmaz gece eğlendürü sazlar çalarak
gayfelerde garibün haldaşudur sivrü sinek
dünoğun dilleşürüz köyde bununla gâlip
yaz günü insana can yoldaşudur sivrü sinek
gâlip paşa
yaz günü insana can yoldaşudur sivrü sinek
muzu heyvanlarının hep başudur sivrü sinek
gövdem dişleyişü hem acıdır hem gabarur
sayki guyruk urunun gardaşudur sivrü sinek
uflaz emme sesi ağzında ağu var dalasa
cılk uyuz denlü ne mırdar gaşudur sivrü sinek
heç ırulmaz gece eğlendürü sazlar çalarak
gayfelerde garibün haldaşudur sivrü sinek
dünoğun dilleşürüz köyde bununla gâlip
yaz günü insana can yoldaşudur sivrü sinek
gâlip paşa
devamını gör...
3012.
konstantinos kavafis'in şehir şiiri.
"bir başka ülkeye, bir başka denize giderim" dedin
"bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede."
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de.
"bir başka ülkeye, bir başka denize giderim" dedin
"bundan daha iyi bir başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim bu ülkede."
yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
bu şehir arkandan gelecektir.
sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
başka bir şey umma-
ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de.
devamını gör...
3013.
kendi sesimizle bırakalım: open.spotify.com/episode/63...
herkesin;
bir umudu vardır,
bir savaşı,
bir kaybedişi,
bir acısı,
bir yalnızlığı,
bir hüznü…
çünkü herkesin bir gideni vardır.
içinden bir türlü uğurlayamadığı...
herkesin;
bir umudu vardır,
bir savaşı,
bir kaybedişi,
bir acısı,
bir yalnızlığı,
bir hüznü…
çünkü herkesin bir gideni vardır.
içinden bir türlü uğurlayamadığı...
devamını gör...
3014.
...
öyle bir gülümse ki
bakışın yasaklansın
gülüşün tutuklansın
dağlar.. dağlar
dağ olmaktan utansın
...
(bir cevdet bağca şarkısıdır..)
öyle bir gülümse ki
bakışın yasaklansın
gülüşün tutuklansın
dağlar.. dağlar
dağ olmaktan utansın
...
(bir cevdet bağca şarkısıdır..)
devamını gör...
3015.
mavi maviydi gökyüzü
bulutlar beyaz beyazdı
boşluğu ve üzüntüsü
içinde ne garip yazdı
garip, güzel, sonra mahzun
ışıkla yağmur beraber
bir türkü ki gamlı, uzun
ve sen gülünce açan güller
beyaz beyazdı bulutlar
gölgeler buğulu, derin
ah o hiç dinmeyen rüzgâr
ve uykusu çiçeklerin
mor aydınlıkta bir çınar
veya kestane dibinde
mahmur süzülen bakışlar
ikindi saatlerinde
birden gülümseyen yüzün
sabahların aynasında
ve beni çıldırtan hüzün
iki bakış arasında
bulutlar beyaz beyazdı
boşluğu ve üzüntüsü
içinde ne garip yazdı
garip, güzel, sonra mahzun
ışıkla yağmur beraber
bir türkü ki gamlı, uzun
ve sen gülünce açan güller
beyaz beyazdı bulutlar
gölgeler buğulu, derin
ah o hiç dinmeyen rüzgâr
ve uykusu çiçeklerin
mor aydınlıkta bir çınar
veya kestane dibinde
mahmur süzülen bakışlar
ikindi saatlerinde
birden gülümseyen yüzün
sabahların aynasında
ve beni çıldırtan hüzün
iki bakış arasında
devamını gör...
3016.
"seni şimdi bir yabancı gibi karşıma alıp
sanki senden bahsetmiyormuşum gibi yapıp
sanki benden bahsetmiyormuşum gibi
hatta bir aşktan bahsetmiyormuşum gibi
fırtınayı ve huzuru anlatacağım sana."
sanki senden bahsetmiyormuşum gibi yapıp
sanki benden bahsetmiyormuşum gibi
hatta bir aşktan bahsetmiyormuşum gibi
fırtınayı ve huzuru anlatacağım sana."
devamını gör...
3017.
yalnızız
devamını gör...
3018.
son zamanlarda tekrar tekrar okuduğum, turgut uyar'ın kaleme aldığı kırlardan geliyorlar şiirini sizlerle paylaşmak istedim.
kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteber
elbette kırlardan kırlardan gelecekler
başka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstleri
söyleyin nasıl dayanılır dükkanlara depolara
bu katran kokusu başka türlü nasıl geçer
sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
- o sayının da bir adı vardı unuttum -
her şey öyle saydam öyle madensel
kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz
hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber
eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna
artık bu yokları var etmeyi uslandık
ağaçları budadık ormandan balıkları tuttuk denizden
hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık
çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber
hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
elbette kırlardan gelecekler kırlardan
kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber
ey güzelim sümbül ve teber ey canım
gördüğüm sanki o değildi
sanki kuşlar albümünden bir maden
kaynak: kayayı delen incir şiir kitabı sayfa 71 ve 72.
kırlardan geliyorlar ellerinde sümbülteber
elbette kırlardan kırlardan gelecekler
başka türlü nasıl güzelleşir bu akşamüstleri
söyleyin nasıl dayanılır dükkanlara depolara
bu katran kokusu başka türlü nasıl geçer
sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
- o sayının da bir adı vardı unuttum -
her şey öyle saydam öyle madensel
kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz
hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber
eskiden şaşardık bazı şeylerin yokluğuna
artık bu yokları var etmeyi uslandık
ağaçları budadık ormandan balıkları tuttuk denizden
hani bazı açılmaz sanılan kapıları omuzladık
çünkü herkesin elinde bir saat bir sümbülteber
hey koca dünya nasıl avucumuzdasın
nasıl da parlıyorsun ey gözleri maden
çözdüğüm bütün bulmacalardan zorludur yüreğin
elbette kırlardan gelecekler kırlardan
kırlardan gelecekler ellerinde sümbülteber
ey güzelim sümbül ve teber ey canım
gördüğüm sanki o değildi
sanki kuşlar albümünden bir maden
kaynak: kayayı delen incir şiir kitabı sayfa 71 ve 72.
devamını gör...
3019.
yahya kemal beyatlı- sessiz gemi
devamını gör...
3020.
/sen benim kaç defa uykumu böldün,
kaç gece uykusuz bıraktın beni,
kaç şafak karşıladım seninle sensiz, hesap ver!
hesap ver...
ayrılığın hesabını bileyim.
çareyi kadehlerde arasam,
alıp başımı dağlara çıksam,
bir daha hiç görmesem seni,
gözlerine bir daha hiç bakmasam
unutmaya yetecek mi? hesap ver!
hesap ver..
nerde biter, nerde başlar yalnızlık?
hesap ver...
neden sana kavuşmanın bir adı da ayrılık?
hesap ver!
anladım (gözlerin dilinden önce söyledi)
anladım biz yolun sonuna vardık!
anladım gözlerin 'yol bitti' dedi
ne kadar saklasam boşuna artık
gözlerin dilinden önce söyledi
suçlu bir veda bu, merhaba değil
besbelli sönecek titreyen kandil
renginden vazgeçti diye karanfil
gözlerin dilinden önce söyledi.
can gibi çekilip ayrılsan tenden,
gitme, kal dememi bekleme benden
ayrılık kararı verilmiş dünden
gözlerin dilinden önce söyledi./
hesap ver/metin vural
not: yıldız kenter’den dinlemenizi tavsiye ederim.
kaç gece uykusuz bıraktın beni,
kaç şafak karşıladım seninle sensiz, hesap ver!
hesap ver...
ayrılığın hesabını bileyim.
çareyi kadehlerde arasam,
alıp başımı dağlara çıksam,
bir daha hiç görmesem seni,
gözlerine bir daha hiç bakmasam
unutmaya yetecek mi? hesap ver!
hesap ver..
nerde biter, nerde başlar yalnızlık?
hesap ver...
neden sana kavuşmanın bir adı da ayrılık?
hesap ver!
anladım (gözlerin dilinden önce söyledi)
anladım biz yolun sonuna vardık!
anladım gözlerin 'yol bitti' dedi
ne kadar saklasam boşuna artık
gözlerin dilinden önce söyledi
suçlu bir veda bu, merhaba değil
besbelli sönecek titreyen kandil
renginden vazgeçti diye karanfil
gözlerin dilinden önce söyledi.
can gibi çekilip ayrılsan tenden,
gitme, kal dememi bekleme benden
ayrılık kararı verilmiş dünden
gözlerin dilinden önce söyledi./
hesap ver/metin vural
not: yıldız kenter’den dinlemenizi tavsiye ederim.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167