geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
1721.
iyilik neye yarar?
1.
iyilik neye yarar,
öldürülürse iyiler çarçabuk,
ya da iyilik görenler?
özgürlük neye yarar,
yaşarsa bir arada
özgürlerle tutsaklar?
akılsız olmak madem ekmek sağlar herkese,
akıl neye yarar?
2.
iyi insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
iyilik beklenmesin!
özgür insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
kavuşsun özgürlüğe herkes,
özgürlük sevgisi geçersiz olsun!
akıllı insan olacağınıza,
öyle bir yere götürün ki dünyayı,
akılsızlık zararlı olsun!
bertolt brecht
devamını gör...
1722.
coşku, bir kara ruhunun
gidişidir denize -
evleri geçip -
burunları geçip -
derin sonsuzluk içine -
bizim gibi büyümemiş dağların arasında
gemici anlayabilir mi
karadan öteye o ilk fersahın
tanrısal esrikliğini
gidişidir denize -
evleri geçip -
burunları geçip -
derin sonsuzluk içine -
bizim gibi büyümemiş dağların arasında
gemici anlayabilir mi
karadan öteye o ilk fersahın
tanrısal esrikliğini
devamını gör...
1723.
yalnız kaldığım zamanlarda büyüdüğümü fark ettim.
kimin bende ne kadar olduğunu gördüm.
en zor sınavımı tek başıma atlatmaya çalıştım, ama olduğumdan çok daha sağlam ayağa kalktım.
kimseden medet ummamam gerektiğini anladım.
herkesi nereye ne kadar koymam gerektiğini öğrendim.
kimin bende ne kadar olduğunu gördüm.
en zor sınavımı tek başıma atlatmaya çalıştım, ama olduğumdan çok daha sağlam ayağa kalktım.
kimseden medet ummamam gerektiğini anladım.
herkesi nereye ne kadar koymam gerektiğini öğrendim.
devamını gör...
1724.
"susuyor ve bekliyorum: zamanı geldi.
geride benden bir iz kalmayacak
karanlık ve soğuk kuşatacak
benim yorgun ruhumu.
ruhum, ham bir yemiş gibi, özsudan yoksun.
soldu fırtınalarında yazgının
yaşamın kızgın güneşi altında kavruldu." - lermontov (1838)
geride benden bir iz kalmayacak
karanlık ve soğuk kuşatacak
benim yorgun ruhumu.
ruhum, ham bir yemiş gibi, özsudan yoksun.
soldu fırtınalarında yazgının
yaşamın kızgın güneşi altında kavruldu." - lermontov (1838)
devamını gör...
1725.
1726.
sana duyduğum öyle bir aidiyet ki
bana bir ömür daha lazım.
-sevgili claudemon.
bana bir ömür daha lazım.
-sevgili claudemon.
devamını gör...
1727.
yabancıların en yakınıydın sen
en yakın yabancı sendin,
daha sürülmemişken ışığın biberi yaramıza,
yaslanırken boşlukta duran bir merdivene
henüz.
güzdü sonsuz bir çöle takılan bakışımız,
ilkyaz derken - kışı gözden kaçıran.
yüzlerce eller yukarı, saygı duruşlarımız
en güçsüz kollarla
çözüldü aşkın zarif ilmeği
bulandı aynalar duruluğu.
çok gizli bir doğru gecenin toyluğunda
bilmedik çekenin yanlış bir uzaklık
olduğunu…
yabancıların en yakınıydın sen !
(bkz: nilgün marmara)
en yakın yabancı sendin,
daha sürülmemişken ışığın biberi yaramıza,
yaslanırken boşlukta duran bir merdivene
henüz.
güzdü sonsuz bir çöle takılan bakışımız,
ilkyaz derken - kışı gözden kaçıran.
yüzlerce eller yukarı, saygı duruşlarımız
en güçsüz kollarla
çözüldü aşkın zarif ilmeği
bulandı aynalar duruluğu.
çok gizli bir doğru gecenin toyluğunda
bilmedik çekenin yanlış bir uzaklık
olduğunu…
yabancıların en yakınıydın sen !
(bkz: nilgün marmara)
devamını gör...
1728.
sen onu seviyorsun ben seni,
başka bir adam da beni.
sen sevdiğin kadınla başını koyuyorsun yastığa,
ben bir ömür seni tanımayacak yastığımla baş koyuyorum yalnızlığa.
lügatımda inan başka bir kadına ait bir adamı sevmek yoktu,
neyse ki o kadından önce bana aitti uyurken alıp verdiği soluğu.
sen ve ben ölen insanın dirilmesi kadar imkansız,
ah ettiğim sevdiğim, biliyorum seninde bir tarafların hep ıssız.
seni yılmaz erdoğan şiirlerinde yahut incir reçelinde seni sensiz yaşayacağım.
ve unutma biriciğim ölüm gelene kadar milyonlarca insan arasında ben seni bekliyor olacağım...
başka bir adam da beni.
sen sevdiğin kadınla başını koyuyorsun yastığa,
ben bir ömür seni tanımayacak yastığımla baş koyuyorum yalnızlığa.
lügatımda inan başka bir kadına ait bir adamı sevmek yoktu,
neyse ki o kadından önce bana aitti uyurken alıp verdiği soluğu.
sen ve ben ölen insanın dirilmesi kadar imkansız,
ah ettiğim sevdiğim, biliyorum seninde bir tarafların hep ıssız.
seni yılmaz erdoğan şiirlerinde yahut incir reçelinde seni sensiz yaşayacağım.
ve unutma biriciğim ölüm gelene kadar milyonlarca insan arasında ben seni bekliyor olacağım...
devamını gör...
1729.
sana yüzme bilmeyen kuşlarımı
ellerinden yeryüzüne düşmekten
yorgun düştüğüm düşlerimi
sensiz hiçbir şeye yaramayan
gülüşlerimi bırakıyorum.
sana belki uğrarsın diye
açılmış bir gönül kafesi,
bir yangının külünü
yeniden yakacak hevesi,
başka birine 'sensiz yaşamam' demek
için benden aldığın nefesi bırakıyorum.
sana affetmekten asla
vazgeçemediğim suçlarımı,
seninle buluşmak için
gidemediğim beşiktaş maçlarını
ve intiharımın ipuçlarını bırakıyorum.
ben sana ezberlediğim şiirin
ardından kalan son iki cümle,
sana istikbalim kadar uykusuz
karanlık ve biçare bir gece,
isminden bile güzel
gözlerine kurduğum iki hece,
yakışıklı prensin seni öpmesine
kıyamadığım 6 cüce bırakıyorum.
ben sana düşen her yaprağa sela okuyan
aşkların ve şarkıların sözlerini,
belki ağlayasın gelirse diye
hülya avşar'ın mavi gözlerini,
ben sana baharı bekleyen
kumruların güzlerini bırakıyorum..
yani ben sana her şeyimi bırakıyorum..*
ellerinden yeryüzüne düşmekten
yorgun düştüğüm düşlerimi
sensiz hiçbir şeye yaramayan
gülüşlerimi bırakıyorum.
sana belki uğrarsın diye
açılmış bir gönül kafesi,
bir yangının külünü
yeniden yakacak hevesi,
başka birine 'sensiz yaşamam' demek
için benden aldığın nefesi bırakıyorum.
sana affetmekten asla
vazgeçemediğim suçlarımı,
seninle buluşmak için
gidemediğim beşiktaş maçlarını
ve intiharımın ipuçlarını bırakıyorum.
ben sana ezberlediğim şiirin
ardından kalan son iki cümle,
sana istikbalim kadar uykusuz
karanlık ve biçare bir gece,
isminden bile güzel
gözlerine kurduğum iki hece,
yakışıklı prensin seni öpmesine
kıyamadığım 6 cüce bırakıyorum.
ben sana düşen her yaprağa sela okuyan
aşkların ve şarkıların sözlerini,
belki ağlayasın gelirse diye
hülya avşar'ın mavi gözlerini,
ben sana baharı bekleyen
kumruların güzlerini bırakıyorum..
yani ben sana her şeyimi bırakıyorum..*
devamını gör...
1730.
aydınlık neyin oluyor senin
gökyüzü akraban filan mı
beni bulur bulmaz gözlerin
şimşek çakıyorum yalan mı
yüzünde yalazını gezdirdiğin
saçlarından tutuşmuş orman mı
akla ziyan bir şey elektriğin
gökyüzü akraban filan mı
beni bulur bulmaz gözlerin
şimşek çakıyorum yalan mı
yüzünde yalazını gezdirdiğin
saçlarından tutuşmuş orman mı
akla ziyan bir şey elektriğin
devamını gör...
1731.
seni bulmaktan önce aramak isterim.
seni sevmekten önce anlamak isterim.
seni bir yaşam boyu bitirmek değilde sana hep hep yeniden başlamak isterim..
özdemir asaf
seni sevmekten önce anlamak isterim.
seni bir yaşam boyu bitirmek değilde sana hep hep yeniden başlamak isterim..
özdemir asaf
devamını gör...
1732.
boşuna
sen yoksun.........
boşuna yağıyor yağmur...
birlikte ıslanmayacağız ki.....
boşuna bu nehir......
çırpınıp pırpırlanması.....
kıyısında oturup göremeyeceğiz ki...
uzar uzar gider..
boşuna yorulur yollar..
birlikte yürüyemiyeceğizki..
özlemlerde ayrılıklar da boşuna
öyle uzaklardayız..
birlikte ağlayamayacağız ki
seviyorum seni boşuna..
boşuna yaşıyorum
yaşamı bölüşemiyeceğiz ki ...
devamını gör...
1733.
"indiğim yerde beni bir bekleyen yok
indiğim yerde biçilmiş ot gibiyim
puslu, çapraşık, koklanmamış
ihmalkâr gözle okunmuş bir kitap
bîtab bir gözle okunmayı tercih ederdim”
ismet özel
indiğim yerde biçilmiş ot gibiyim
puslu, çapraşık, koklanmamış
ihmalkâr gözle okunmuş bir kitap
bîtab bir gözle okunmayı tercih ederdim”
ismet özel
devamını gör...
1734.
yolda yürüyorum.
kaldırımda çok derin bir çukur var.
düşüyorum.
kayboldum… çaresizim…
bu benim hatam değil.
dışarı çıkmak için yolumu bulmak çok zamanımı alıyor.
aynı yolda yürüyorum.
kaldırımda çok derin bir çukur var.
sanırım onu görmüyorum.
yine düşüyorum.
aynı yerde olduğuma inanamıyorum.
ama bu benim hatam değil.
dışarı çıkabilmek yine çok zamanımı alıyor.
aynı yolda yürüyorum.
kaldırımda çok derin bir çukur var.
orada olduğunu görüyorum.
yine de düşüyorum… bu bir alışkanlık…
gözlerim açık.
nerede olduğumu biliyorum.
bu benim hatam.
hemen dışarı çıkıyorum.
aynı yolda yürüyorum.
kaldırımda derin bir çukur var.
etrafından yürüyorum.
başka bir yoldan yürüyorum.
(yürüdüğüm yolda bir çukur var - portia nelson)
kaldırımda çok derin bir çukur var.
düşüyorum.
kayboldum… çaresizim…
bu benim hatam değil.
dışarı çıkmak için yolumu bulmak çok zamanımı alıyor.
aynı yolda yürüyorum.
kaldırımda çok derin bir çukur var.
sanırım onu görmüyorum.
yine düşüyorum.
aynı yerde olduğuma inanamıyorum.
ama bu benim hatam değil.
dışarı çıkabilmek yine çok zamanımı alıyor.
aynı yolda yürüyorum.
kaldırımda çok derin bir çukur var.
orada olduğunu görüyorum.
yine de düşüyorum… bu bir alışkanlık…
gözlerim açık.
nerede olduğumu biliyorum.
bu benim hatam.
hemen dışarı çıkıyorum.
aynı yolda yürüyorum.
kaldırımda derin bir çukur var.
etrafından yürüyorum.
başka bir yoldan yürüyorum.
(yürüdüğüm yolda bir çukur var - portia nelson)
devamını gör...
1735.
elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek
eğer şairsem beni tanırsan
yağmurdan korktuğumu bilirsen
gözlerim aklına gelirse
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
geceleri bir çarpıntı duyarsan
telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
sarayburnu'ndan geçiyorum
akşamsa eylül'se ıslanmışsam
beni görsen belki anlayamazsın
içlenir gizli gizli ağlarsın
eğer ben yalnızsam yanılmışsam
elimden tut yoksa düşeceğim
yağmur beni götürecek yoksa beni
devamını gör...
1736.
usandım taş basması günler yaşamaktan
yalnızlığımı büyütüyorum korkunç
yani bağırmak sana sulardan.
her gün yeniden ölmek
elinden karanlık adamların
yalanla, ekmekle, silahla.
üstümüze bakarken çağlar
her çocuk başı okşadığımız
suçlu bizmişiz gibi
büyüyor avcumuzda.
gözlerinde bile
deniz dibi gözlerinde ölüler
askerler ve gemiciler halinde.
ihtiyar yüreği toprağın
buğdayı, elma'sı
korkuda.
suskunluğum, utancım büyük
sıkıntım kara.
gel dağıt mavini
kör kuyular uykuma.
devamını gör...
1737.
“bir de kuşlar var hakim bey
her şeyin başı onlar.
onlar özgürlüğü koyuyor insanların kafasına..
baksanıza,
terörist terörist uçuyorlar…”
ahmed arif
her şeyin başı onlar.
onlar özgürlüğü koyuyor insanların kafasına..
baksanıza,
terörist terörist uçuyorlar…”
ahmed arif
devamını gör...
1738.
tutsaklığını dar sokaklarında büyürken
sevmek niye, yetmeden öncelere?
seni düşünmek bir yağmur ansızın
akşamüstleri yorgun caddelere
içimde yeniden bir umut
yeniden bir kahır sevgilere
söylenmemiş şiirler dudaklarımdan
savruluyor susuk gecelere
üstelik hep mutlu olmak gülünç
sığmak güç evlere kahvelere
ellerinden bir tutsam, biliyorum
koşum ötelere ötelere
ataol behramoğlu
yarım yüzyıldan şiirler
1960
sevmek niye, yetmeden öncelere?
seni düşünmek bir yağmur ansızın
akşamüstleri yorgun caddelere
içimde yeniden bir umut
yeniden bir kahır sevgilere
söylenmemiş şiirler dudaklarımdan
savruluyor susuk gecelere
üstelik hep mutlu olmak gülünç
sığmak güç evlere kahvelere
ellerinden bir tutsam, biliyorum
koşum ötelere ötelere
ataol behramoğlu
yarım yüzyıldan şiirler
1960
devamını gör...
1739.
bunca yıl sönmemiş umudum
nisan değilse mayıs
perşembe değilse pazar
ben belma sebil'i bulurum
attila ilhan-belma sebil
nisan değilse mayıs
perşembe değilse pazar
ben belma sebil'i bulurum
attila ilhan-belma sebil
devamını gör...
1740.
işte ben
ben alışılmamış bir insanım biliyorum
bir karanlıktır ben de pırıl pırıl zamanlar
mağrur kalbim her yerde asi ve yalnız
neyleyim umduğum gibi çıkmadı insanlar.
herkes bir şey aldı götürdü benden
dağıttım kaç yıl sevgilerimi cömertcesine
gözlerim bir vefa arar, arar da bulamaz
nicedir hasret kulaklarım bir dost sesine
bilirim, çoğu gün hüzünlüdür bakışlarım
içimde biri ağlar güldüğüm zaman bile
gömerken kalbime bütün arzularımı
yanarım yaşanmamış anıların özlemiyle
sevdiğim mahzun şarkılardır, hüzünlü resimler
garip akşamlarda yaşadığımı anlarım
çevremde kim varsa konuşur durmadan
ben hep bir heykel asaletiyle susarım.
gecenin bir yerinde teselliler biter de
dağıtır saçlarımı onun güzel elleri
kokusu rengi kalır ellerinin gecelerde
doğan gün uzaklardan getirir sevdiğimi...
(bkz: ümit yaşar oğuzcan)
ben alışılmamış bir insanım biliyorum
bir karanlıktır ben de pırıl pırıl zamanlar
mağrur kalbim her yerde asi ve yalnız
neyleyim umduğum gibi çıkmadı insanlar.
herkes bir şey aldı götürdü benden
dağıttım kaç yıl sevgilerimi cömertcesine
gözlerim bir vefa arar, arar da bulamaz
nicedir hasret kulaklarım bir dost sesine
bilirim, çoğu gün hüzünlüdür bakışlarım
içimde biri ağlar güldüğüm zaman bile
gömerken kalbime bütün arzularımı
yanarım yaşanmamış anıların özlemiyle
sevdiğim mahzun şarkılardır, hüzünlü resimler
garip akşamlarda yaşadığımı anlarım
çevremde kim varsa konuşur durmadan
ben hep bir heykel asaletiyle susarım.
gecenin bir yerinde teselliler biter de
dağıtır saçlarımı onun güzel elleri
kokusu rengi kalır ellerinin gecelerde
doğan gün uzaklardan getirir sevdiğimi...
(bkz: ümit yaşar oğuzcan)
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
