geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
2441.
ayışığı yana yana
uğul uğul dolaşırım
ayışığı yana yana
zulüm sana dalaşırım
ayışığı yana yana
solgun gülde delişirim
ömrüm yetse üleşirim
kanda olsam erişirim
ayışığı yana yana
acı ürür inim inim
yüreciğim dürüm dürüm
gün ağarsın buluşurum
ayışığı yana yana
behram hasret elindedir
derdin kökü derindedir
düşen cana can eklenir
ayışığı yana yana
nihat behram
uğul uğul dolaşırım
ayışığı yana yana
zulüm sana dalaşırım
ayışığı yana yana
solgun gülde delişirim
ömrüm yetse üleşirim
kanda olsam erişirim
ayışığı yana yana
acı ürür inim inim
yüreciğim dürüm dürüm
gün ağarsın buluşurum
ayışığı yana yana
behram hasret elindedir
derdin kökü derindedir
düşen cana can eklenir
ayışığı yana yana
nihat behram
devamını gör...
2442.
sus, kimseler duymasın.
duymasın ölürüm ha.
aydım yarı gecede
yeşil bir yağmur sonra...
yağıyor yeşil.
en uzak, o adsız ve kimselersiz,
o yitik yıldızda duyuyor musun?
bir stradivarius inler kendi kendine,
yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.
önce bendim diyor ve sonra benim...
ölümsüz, güzel ve çetin.
ezgisidir dolaşan bütün evreni,
bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.
canımı, tüylerimi sarmada şimdi
kendi rüzgarıyla vurgun...
sarıyor yeşil.
rüya, bütün çektigimiz.
rüya kahrım, rüya zindan.
nasıl da yılları buldu,
bir mısra boyu maceram...
bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
bilmezler nasıl sevdik,
iki yitik hasret,
iki parça can.
çatladı yüreği çakmaktaşının,
ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
çağlardır boğulmuş bir su...
ağıyor yeşil.
yivlerinde yeşil güller fışkırmış,
susmuş bütün namlular...
susmuş dağ,
susmuş deniz.
dünya mışıl-mışıl,
uykular derin,
yılan su getirir yavru serçeye,
kısır kadin, maviş bir kız doğurmuş,
memeleri bereketli ve serin...
sağıyor yeşil.
aydım yarı gecede,
neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,
ve sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.
ama hançer taşı sanki
koca kartaca!
hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne
bak nasıl alıyor, yigit,
binlerce yıl da sonra
alıyor yesil.
vurur dağın doruğundan
atmacamın çalkara,
yalın gölgesi.
kuş vurmaz, tavşan almaz,
ama aç, azgın
köpek balıklarıydı parçaladığı
bak, tiber saygılı, suskun.
bak nilüfer dizisi zinciri.
bunlar bukağısı, kolbağlarıdır,
cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi,
ve ilk gerillası spartakus'un.
susuyor yeşil.
sus, kimseler duymasın,
duymasın, ölürüm ha.
aymışam yarı gece,
seni bulmuşam sonra.
seni, kaburgamın altın parçası.
seni, dişlerinde elma kokusu.
bir daha hangi ana doğurur bizi?
ruhum...
mısra çekiyorum, haberin olsun.
çarşılarin en küçük meyhanesi bu,
saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
derimizin altında o olüm namussuzu...
ve ahmedin işi ilk rasgidiyor.
ilktir dost elinin hançersizliği...
ağlıyor yeşil.
duymasın ölürüm ha.
aydım yarı gecede
yeşil bir yağmur sonra...
yağıyor yeşil.
en uzak, o adsız ve kimselersiz,
o yitik yıldızda duyuyor musun?
bir stradivarius inler kendi kendine,
yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.
önce bendim diyor ve sonra benim...
ölümsüz, güzel ve çetin.
ezgisidir dolaşan bütün evreni,
bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.
canımı, tüylerimi sarmada şimdi
kendi rüzgarıyla vurgun...
sarıyor yeşil.
rüya, bütün çektigimiz.
rüya kahrım, rüya zindan.
nasıl da yılları buldu,
bir mısra boyu maceram...
bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
bilmezler nasıl sevdik,
iki yitik hasret,
iki parça can.
çatladı yüreği çakmaktaşının,
ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde
çağlardır boğulmuş bir su...
ağıyor yeşil.
yivlerinde yeşil güller fışkırmış,
susmuş bütün namlular...
susmuş dağ,
susmuş deniz.
dünya mışıl-mışıl,
uykular derin,
yılan su getirir yavru serçeye,
kısır kadin, maviş bir kız doğurmuş,
memeleri bereketli ve serin...
sağıyor yeşil.
aydım yarı gecede,
neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,
ve sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.
ama hançer taşı sanki
koca kartaca!
hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne
bak nasıl alıyor, yigit,
binlerce yıl da sonra
alıyor yesil.
vurur dağın doruğundan
atmacamın çalkara,
yalın gölgesi.
kuş vurmaz, tavşan almaz,
ama aç, azgın
köpek balıklarıydı parçaladığı
bak, tiber saygılı, suskun.
bak nilüfer dizisi zinciri.
bunlar bukağısı, kolbağlarıdır,
cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi,
ve ilk gerillası spartakus'un.
susuyor yeşil.
sus, kimseler duymasın,
duymasın, ölürüm ha.
aymışam yarı gece,
seni bulmuşam sonra.
seni, kaburgamın altın parçası.
seni, dişlerinde elma kokusu.
bir daha hangi ana doğurur bizi?
ruhum...
mısra çekiyorum, haberin olsun.
çarşılarin en küçük meyhanesi bu,
saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
derimizin altında o olüm namussuzu...
ve ahmedin işi ilk rasgidiyor.
ilktir dost elinin hançersizliği...
ağlıyor yeşil.
devamını gör...
2443.
2444.
kusura bakma sevgili...
sana ağız tadında bir şiir yazamazdım hiç..
ne zaman elime kalemi alıp
sana yazdığimda
savaş larda ölen çocuklar geliyor aklıma..
ve kalemim onların cıgliklarini yazıyor
yüreğim onlara yanıyor....
onları anlatiyor ...
kulakları tıkalı gòzleri kör ve vicdanları yoksun insanlara...!!!!
kusura bakma sevgili...
sana bir adet gül dışında hiç bir zaman
bir hediye alamadım.......!!
ne zaman almaya çalışsam..
ışıklarda mendil satan çocuklar geliyor aklıma
bide yetimler evsizler geliyor aklıma
cebimde üç kuruş harcligim la
onları sevindirmek o tarifsiz sevincleri
bana en huzurlu mutluluğu veriyor aslında.
ayaklarım alıp götüyor beni onlara ..!!!
ha bide bana hediye ettiğin pahalı o saati varya
bizim mahalleden deli necoya verdim..
görsen ne kadar mutlu oldu
durmadan hava atıyor millete kerata...!!
kusura bakma sevgili...
sizin mahelleye bir türlü alisamadim..
o yüksek binalar..etrafı tellerle örülmüş o site
adeta bir mapus oluyor bana...
bizim gece kondular bambaşka...
mahellde çocuk..kedi köpek sesi
hatta dedikuducu haticenin o çığ seni bile
bambaşka..!!!!!
kusura bakma sevgili....
zenginliğini sevemedim tuhaf geliyor bana
o süslü eşyalar
o pahalı araba..
babanın sana sunduğu imkanlar
o arkadaşların
soğuk geliyor bana....!!!!
belkide ben tuhafim..
onların deyimliye aslında..!!
âmâ sana söz sevgili .
bir gün savaşlar biterse
çocuklara kıyılmazsa
ülkemde sen ben
herkes hür ve eşit olursa....!!
ozaman yüreğimi koparır
koyarım avućlarina...
ve şiir bile susar
bu sevdanın karşısına..!!!!
sana ağız tadında bir şiir yazamazdım hiç..
ne zaman elime kalemi alıp
sana yazdığimda
savaş larda ölen çocuklar geliyor aklıma..
ve kalemim onların cıgliklarini yazıyor
yüreğim onlara yanıyor....
onları anlatiyor ...
kulakları tıkalı gòzleri kör ve vicdanları yoksun insanlara...!!!!
kusura bakma sevgili...
sana bir adet gül dışında hiç bir zaman
bir hediye alamadım.......!!
ne zaman almaya çalışsam..
ışıklarda mendil satan çocuklar geliyor aklıma
bide yetimler evsizler geliyor aklıma
cebimde üç kuruş harcligim la
onları sevindirmek o tarifsiz sevincleri
bana en huzurlu mutluluğu veriyor aslında.
ayaklarım alıp götüyor beni onlara ..!!!
ha bide bana hediye ettiğin pahalı o saati varya
bizim mahalleden deli necoya verdim..
görsen ne kadar mutlu oldu
durmadan hava atıyor millete kerata...!!
kusura bakma sevgili...
sizin mahelleye bir türlü alisamadim..
o yüksek binalar..etrafı tellerle örülmüş o site
adeta bir mapus oluyor bana...
bizim gece kondular bambaşka...
mahellde çocuk..kedi köpek sesi
hatta dedikuducu haticenin o çığ seni bile
bambaşka..!!!!!
kusura bakma sevgili....
zenginliğini sevemedim tuhaf geliyor bana
o süslü eşyalar
o pahalı araba..
babanın sana sunduğu imkanlar
o arkadaşların
soğuk geliyor bana....!!!!
belkide ben tuhafim..
onların deyimliye aslında..!!
âmâ sana söz sevgili .
bir gün savaşlar biterse
çocuklara kıyılmazsa
ülkemde sen ben
herkes hür ve eşit olursa....!!
ozaman yüreğimi koparır
koyarım avućlarina...
ve şiir bile susar
bu sevdanın karşısına..!!!!
devamını gör...
2445.
2446.
bu aralar ,
gidip gidip geliyorum aklım ve yüreğim arasında ..
yenik ordular gibi ,
sana yenilip sana dönüyorum .
zaferi imkansız savaş olsan da ..!
gönül işte ;
seni sevmekten vazgeçmiyor .
kaybeden de ben kaybettiren de ben .
kazanan yanım desen ,
hiç olmadı hiç olmayacak .
yaralarımı saran da sen ,
yaralarımı açan da sen .
sonrası mı ;
sonrası hep aynı ..!
yürek yorgun , umut uzak ,
rüzgâra yön veren kokunu bile bilmiyorum ,
ama gönül sana tutsak ...
senli dilekler yüklediğim bir kaç yıldız ,
seni anlatan bir kaç ahmet kaya şarkısı ,
sen diye nefesime sardığım bir kaç tütün ,
uzaklığını unutturan bir kaç kadeh rakı ,
ha ;
birde sokağımdaki ,
ara ara yanan şu sokak lambası dışında ,
kimse bilmiyor seni ben gibi ,
ama gönül sana tutsak ...
ruh halime göre değişiyor bendeki adın .
üşüyorsam aşk diye hayalinle ısınıyor ,
ağlıyorsam huzur diye dizlerine uzanıyor ,
yorgunsam dost diye omzuna baş koyuyor ,
bu bozuk düzene yenik düştüğümde ,
umut diye varlığına şükrediyorum .
senden habersiz senden uzakta ,
seni bildiğim seni hissettiğim kadar ,
susarak ve dokunmadan sevmek acıdır bilirim ,
ama gönül sana tutsak .
.
gidip gidip geliyorum aklım ve yüreğim arasında ..
yenik ordular gibi ,
sana yenilip sana dönüyorum .
zaferi imkansız savaş olsan da ..!
gönül işte ;
seni sevmekten vazgeçmiyor .
kaybeden de ben kaybettiren de ben .
kazanan yanım desen ,
hiç olmadı hiç olmayacak .
yaralarımı saran da sen ,
yaralarımı açan da sen .
sonrası mı ;
sonrası hep aynı ..!
yürek yorgun , umut uzak ,
rüzgâra yön veren kokunu bile bilmiyorum ,
ama gönül sana tutsak ...
senli dilekler yüklediğim bir kaç yıldız ,
seni anlatan bir kaç ahmet kaya şarkısı ,
sen diye nefesime sardığım bir kaç tütün ,
uzaklığını unutturan bir kaç kadeh rakı ,
ha ;
birde sokağımdaki ,
ara ara yanan şu sokak lambası dışında ,
kimse bilmiyor seni ben gibi ,
ama gönül sana tutsak ...
ruh halime göre değişiyor bendeki adın .
üşüyorsam aşk diye hayalinle ısınıyor ,
ağlıyorsam huzur diye dizlerine uzanıyor ,
yorgunsam dost diye omzuna baş koyuyor ,
bu bozuk düzene yenik düştüğümde ,
umut diye varlığına şükrediyorum .
senden habersiz senden uzakta ,
seni bildiğim seni hissettiğim kadar ,
susarak ve dokunmadan sevmek acıdır bilirim ,
ama gönül sana tutsak .
.
devamını gör...
2447.
desem ki vakitlerde bir nişan akşamidir
rüzgarların en serinleticisi senden esiyor...
rüzgarların en serinleticisi senden esiyor...
devamını gör...
2448.
dolaştım yıllardır şurda burda
ucuz otellerde kaldım. iğne iplik taşıdım yanımda
bir düzen tutturamadım. kadınlar da oldu elbet yaşamımda
biri hariç hepsini bağışladım. sınadım kendimi karşılıklı acıyla
ben hep ölüme ve aşka inandım.
metin altıok
ucuz otellerde kaldım. iğne iplik taşıdım yanımda
bir düzen tutturamadım. kadınlar da oldu elbet yaşamımda
biri hariç hepsini bağışladım. sınadım kendimi karşılıklı acıyla
ben hep ölüme ve aşka inandım.
metin altıok
devamını gör...
2449.
“şehrime gel sevgilim.
yarın çık gel
bırak her şeyi, bir bekleyenim var de gel.
gel ki, bu şehir adımlarınla anlamlansın,
gel ki, bu şehir nefretim olmaktan çıksın.
gel ki, nefes alayım.
gel.”
nazım hikmet
devamını gör...
2450.
söyle bana hindiba
kartallar uçar mi bir harâbeden sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
köprülerden benim yârim geçer mi
taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum
avuçlayıp öpüyorum kumları
bir karadelikten bakarken hayat meydan okuyanlar kim bu serâba
söyle bana hindiba..
kartallar uçar mi bir harâbeden sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
köprülerden benim yârim geçer mi
taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum
avuçlayıp öpüyorum kumları
bir karadelikten bakarken hayat meydan okuyanlar kim bu serâba
söyle bana hindiba..
devamını gör...
2451.
geceye ay düşer, aklıma gözlerin….
bu nasıl özlemek
özlemek ne demek
ucu bucağı yok, dibi sonu, yok koyusundan özledim
fırtınalar koparıyor gözlerim, ve gözlerin aklıma mühür
özlemek ne demek?
en delisinden sonsuzundan, akla zarar deliye kár
özledim…
bu nasıl özlemek
özlemek ne demek
ucu bucağı yok, dibi sonu, yok koyusundan özledim
fırtınalar koparıyor gözlerim, ve gözlerin aklıma mühür
özlemek ne demek?
en delisinden sonsuzundan, akla zarar deliye kár
özledim…
devamını gör...
2452.
ne yapacağımı sanıyorsun ki?
tenin tenime bu kadar sinmişken
ömrüm azala azala akarken önümde
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken
senin korkularını
benim inceliğimi doldurup yüreğime
bıraktığın boşluğu yonta yonta
binlerce heykelini yapacağım
şükrü erbaş / ayrılık ne biliyor musun?
tenin tenime bu kadar sinmişken
ömrüm azala azala akarken önümde
gittiğin gerçek bu kadar herkese benzerken
senin korkularını
benim inceliğimi doldurup yüreğime
bıraktığın boşluğu yonta yonta
binlerce heykelini yapacağım
şükrü erbaş / ayrılık ne biliyor musun?
devamını gör...
2453.
kitabe-i seng-i mezar
hiçbir şeyden çekmedi dünyada
nasırdan çektiği kadar;
hatta çirkin yaratıldığından bile
o kadar müteessir değildi.
kundurası vurmadığı zamanlarda
anmazdı ama allah'ın adını,
günahkar da sayılmazdı.
yazık oldu süleyman efendi'ye
hiçbir şeyden çekmedi dünyada
nasırdan çektiği kadar;
hatta çirkin yaratıldığından bile
o kadar müteessir değildi.
kundurası vurmadığı zamanlarda
anmazdı ama allah'ın adını,
günahkar da sayılmazdı.
yazık oldu süleyman efendi'ye
devamını gör...
2454.
charles bukowski, dreamlessly
devamını gör...
2455.
evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu.
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, karanlık...
ve zehir - zıkkım cigaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
-ahmed arif
hani, kurşun sıksan geçmez geceden,
anlatamam, nasıl ıssız, karanlık...
ve zehir - zıkkım cigaram.
gene bir cehennem var yastığımda,
gel artık...
-ahmed arif
devamını gör...
2456.
yol hep yokuş mudur tepeye doğru? evet, sonuna kadar.
bir günlük yol koca bir gün sürer mi? sabahtan akşama kadar.
iyi de konaklayacak bir yer var mı akşamleyin? ağır, karanlık saatler gelince, bir çatı.
aman kazara karanlıkta gözümden kaçmasın? imkanı yok kaçırmazsın o hanı.
başka yolcular da çıkar mı geceleyin karşıma? daha önce yola çıkanlar.
kapıyı çalmak gerekir mi ya da seslenmek acaba? bekletmezler seni kapıda naçar.
yol yorgunu, bitkin varınca huzur bulur muyum orada? meşakkatten yana merak etme, bulacaksın yeterince.
yeterli olacak mı bana ve başkalarına?
evet, bir yatak bulacak her kim geldiyse.
christina rossetti/yokuş yukarı
bir günlük yol koca bir gün sürer mi? sabahtan akşama kadar.
iyi de konaklayacak bir yer var mı akşamleyin? ağır, karanlık saatler gelince, bir çatı.
aman kazara karanlıkta gözümden kaçmasın? imkanı yok kaçırmazsın o hanı.
başka yolcular da çıkar mı geceleyin karşıma? daha önce yola çıkanlar.
kapıyı çalmak gerekir mi ya da seslenmek acaba? bekletmezler seni kapıda naçar.
yol yorgunu, bitkin varınca huzur bulur muyum orada? meşakkatten yana merak etme, bulacaksın yeterince.
yeterli olacak mı bana ve başkalarına?
evet, bir yatak bulacak her kim geldiyse.
christina rossetti/yokuş yukarı
devamını gör...
2457.
onlar ümidin düşmanıdır sevgilim
akar suyun
meyve çağında ağacın
serpilip gelişen hayatın düşmanı
bursada havlucu recebe
karabük fabrikasında tesviyeci
hasana düşman fakir köylü
hatçe kadına ırgat
süleymana düşman
sana düşman, bana düşman
düşünen insana düşman
vatan ki bu insanların evidir
sevgilim onlar vatana düşman
çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına
çürüyen diş, dökülen et
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler
ve elbette ki sevgilim elbet
dolaşacaktır elini kolunu sallaya, sallaya
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet...
akar suyun
meyve çağında ağacın
serpilip gelişen hayatın düşmanı
bursada havlucu recebe
karabük fabrikasında tesviyeci
hasana düşman fakir köylü
hatçe kadına ırgat
süleymana düşman
sana düşman, bana düşman
düşünen insana düşman
vatan ki bu insanların evidir
sevgilim onlar vatana düşman
çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına
çürüyen diş, dökülen et
bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gidecekler
ve elbette ki sevgilim elbet
dolaşacaktır elini kolunu sallaya, sallaya
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle, işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet...
devamını gör...
2458.
tutuyorum sevi çanını ellerimde,
vurgusu ben'e dönük, yankısı çocukluğa.
kendi ışıltısı deviniyor kendinde
şimdi hayır derken
katlanarak doyumu
töze doğru yayılıyor
başkayla aramızdaki
kimsesizliğe.
(bkz: nilgün marmara)
vurgusu ben'e dönük, yankısı çocukluğa.
kendi ışıltısı deviniyor kendinde
şimdi hayır derken
katlanarak doyumu
töze doğru yayılıyor
başkayla aramızdaki
kimsesizliğe.
(bkz: nilgün marmara)
devamını gör...
2459.
söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
kağıtlarda yarım bırakılmış şiir..
kağıtlarda yarım bırakılmış şiir..
devamını gör...
2460.
“...külçeler yüklüyüz, çıkmak istiyoruz yokuşu
gözler kısılıp bakılıyor bize.
biliniyor
bizim mahsustan yaşadığımız
biliniyor
şarkıların sırası bizde
biliniyor
hayat bizden razıdır
biliniyor
otların sarardığı yerlerde güneş,
kurşunun değdiği tende heves kalmıştır.”
ismet özel
gözler kısılıp bakılıyor bize.
biliniyor
bizim mahsustan yaşadığımız
biliniyor
şarkıların sırası bizde
biliniyor
hayat bizden razıdır
biliniyor
otların sarardığı yerlerde güneş,
kurşunun değdiği tende heves kalmıştır.”
ismet özel
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167

