geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
3221.
hiç beceremedim ben, seviyorum demesini,
bir güzele vurulup, ömrünü yemesini,
dokunmadım koluna, tutmadım memesini,
gel buraya be çırak, geceye bir şiir bırak.
kirazlar çiçek açmış, sarmış evin damını,
komşu kızı topluyor açmış da bak camını,
herkese olgun vermiş, bana koymuş hamını,
gel buraya be çırak, geceye bir şiir bırak.
geçtim gittim tarlaya, biçiverdim ekini,
komşu kızı derede giyivermiş bikini,
benim tişört pamuktan, pantolonsa skinny,
gel buraya be çırak, geceye bir şiir bırak.
ele ele verek senle, gel şu dağları aşak,
ekinler buğday oldu, buğdaylarsa bir başak,
orman yeşil, gök mavi, kiraz al ve taş ak,
gel buraya be çırak, geceye bir şiir bırak.
bir güzele vurulup, ömrünü yemesini,
dokunmadım koluna, tutmadım memesini,
gel buraya be çırak, geceye bir şiir bırak.
kirazlar çiçek açmış, sarmış evin damını,
komşu kızı topluyor açmış da bak camını,
herkese olgun vermiş, bana koymuş hamını,
gel buraya be çırak, geceye bir şiir bırak.
geçtim gittim tarlaya, biçiverdim ekini,
komşu kızı derede giyivermiş bikini,
benim tişört pamuktan, pantolonsa skinny,
gel buraya be çırak, geceye bir şiir bırak.
ele ele verek senle, gel şu dağları aşak,
ekinler buğday oldu, buğdaylarsa bir başak,
orman yeşil, gök mavi, kiraz al ve taş ak,
gel buraya be çırak, geceye bir şiir bırak.
devamını gör...
3222.
aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
ülkü tamer
sevdiğim tek şiir de budur galiba. bayılıyorum kırılmış kafalara
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
ülkü tamer
sevdiğim tek şiir de budur galiba. bayılıyorum kırılmış kafalara
devamını gör...
3223.
güven içinde olduğumu bilmem hiç
sevildiğimi, önem verildiğimi
benim başkalarını aradığım gibi
arandığımı bilmem ..
dünyanın bütün suçlarını işlemiş
bütün yanlışlarını ben yapmışım gibi
yaptığım her işten tedirgin oluyorum.
içimde sürekli bir horlanma korkusu
bir kekeme tutukluğu ürkek dilimde
en iyi bildiğim konuda bile
çekine çekine konuşuyorum.
çekilip sonra kabuğuna küskünlüğün
kendime düşlerden sığınaklar kuruyorum
kırık dökük izleriyle hayatın.
usul sesli içe değen incecik
bir şarkı büyütüyorum, ömrüme benzeyen ..
sabah kadar uçuk, akşam kadar acı
rengi dört mevsimin uyumsuz karışımı
acemi bir şarkı.
umuda ve gerçeğe böyle katlanıyorum.
şükrü erbaş
sevildiğimi, önem verildiğimi
benim başkalarını aradığım gibi
arandığımı bilmem ..
dünyanın bütün suçlarını işlemiş
bütün yanlışlarını ben yapmışım gibi
yaptığım her işten tedirgin oluyorum.
içimde sürekli bir horlanma korkusu
bir kekeme tutukluğu ürkek dilimde
en iyi bildiğim konuda bile
çekine çekine konuşuyorum.
çekilip sonra kabuğuna küskünlüğün
kendime düşlerden sığınaklar kuruyorum
kırık dökük izleriyle hayatın.
usul sesli içe değen incecik
bir şarkı büyütüyorum, ömrüme benzeyen ..
sabah kadar uçuk, akşam kadar acı
rengi dört mevsimin uyumsuz karışımı
acemi bir şarkı.
umuda ve gerçeğe böyle katlanıyorum.
şükrü erbaş
devamını gör...
3224.
odun
istanbul'un ortasında bir bahçe
silme güvercin tavanı
yeşeren ekinlerin muştusunca
eylül bitiminin aydınlık günü
sıcacıktın aşklıydın bence
sensizlikte bir yoksuldum yavandın
şuramda saklı o sıcacık ekmeği
senin doyumluk aşına bandım
bakmakla doyulmaz çeşniden
özlemlerle ışımış bir yüzün vardı
gayrı çil çil düzen yokluğunda kül kesilir
bunca ömrüm varlığınla uzardı
salt sana vergi umudu aşılamak
dipdiri aklın fikrin yüreğince uluydu
için dışın boz ela gümrah gözlerin
güzeli yeniydi istanbul'luydu
hayatı bölüşürken güleçtik dobradobraydık
sana ekli yaşamak elbet içime sindi
hani yüzümüzü ağartacak günlere teşne
yoksun çağlar dost çağanlar içiydi
sen vardın son yaz vardı bitişiğimde
bambaşka gördüm ülkeyi halkı acunu
gerçekliğin bacasında kopkoyu tüttün
gürül gürül yanası ocağımın odunu
kıvancım sensin ergem sensin bilgim sen
kuşandıkça beni ben eden kılık
barışta hürlükle sevdayla gelen
o cayılması ayıp mutluluk.
metin eloğlu
istanbul'un ortasında bir bahçe
silme güvercin tavanı
yeşeren ekinlerin muştusunca
eylül bitiminin aydınlık günü
sıcacıktın aşklıydın bence
sensizlikte bir yoksuldum yavandın
şuramda saklı o sıcacık ekmeği
senin doyumluk aşına bandım
bakmakla doyulmaz çeşniden
özlemlerle ışımış bir yüzün vardı
gayrı çil çil düzen yokluğunda kül kesilir
bunca ömrüm varlığınla uzardı
salt sana vergi umudu aşılamak
dipdiri aklın fikrin yüreğince uluydu
için dışın boz ela gümrah gözlerin
güzeli yeniydi istanbul'luydu
hayatı bölüşürken güleçtik dobradobraydık
sana ekli yaşamak elbet içime sindi
hani yüzümüzü ağartacak günlere teşne
yoksun çağlar dost çağanlar içiydi
sen vardın son yaz vardı bitişiğimde
bambaşka gördüm ülkeyi halkı acunu
gerçekliğin bacasında kopkoyu tüttün
gürül gürül yanası ocağımın odunu
kıvancım sensin ergem sensin bilgim sen
kuşandıkça beni ben eden kılık
barışta hürlükle sevdayla gelen
o cayılması ayıp mutluluk.
metin eloğlu
devamını gör...
3225.
"maalesef adalet kana boyandı,
tarih yakanızdan sarılır bir gün.
haksız kalem kıran o kanlı eller,
mutlaka kökünden kırılır bir gün"
ozan arif - güncel ülke gündemimize ithafen...
tarih yakanızdan sarılır bir gün.
haksız kalem kıran o kanlı eller,
mutlaka kökünden kırılır bir gün"
ozan arif - güncel ülke gündemimize ithafen...
devamını gör...
3226.
dikey dururum
fakat yatay durmayı yeğlerdim.
mineralleri ve anne sevgisini soğurarak
her mart pırıl pırıl yaprak açacak
bir ağaç değilim ben; toprakta değil köklerim.
payıma düşen ah’ları cezbeden
ve yakında yapraksız kalacağını bilmeyen
ihtişamla resmedilmiş bahçe tarhının güzelliği de değilim.
ölümsüzdür bir ağaç, kıyaslandığında benimle
ve bir çiçek başı daha bir irkiltir, uzun olmasa bile,
birinin uzun ömrünü, diğerinin cüretini isterim.
bu gece, yıldızların miniminnacık ışıkları altında,
ağaçlarla çiçekler serin kokularını yaymakta.
farkına varmaz hiçbiri, yürürüm aralarında.
uyurken en mükemmel şekilde onlara
benzemek zorundayım diye düşünürüm ara sıra
düşünceler bulanmakta.
uzanıp yatmak, daha doğal geliyor bana.
sonra gökle ben konuşuruz açıkca,
ve faydalı olacağım ben en son kez yattığımda:
o vakit dokunur bana ağaçlar ilk kez, ve çiçekler zaman ayırır bana.
sylvia plath
fakat yatay durmayı yeğlerdim.
mineralleri ve anne sevgisini soğurarak
her mart pırıl pırıl yaprak açacak
bir ağaç değilim ben; toprakta değil köklerim.
payıma düşen ah’ları cezbeden
ve yakında yapraksız kalacağını bilmeyen
ihtişamla resmedilmiş bahçe tarhının güzelliği de değilim.
ölümsüzdür bir ağaç, kıyaslandığında benimle
ve bir çiçek başı daha bir irkiltir, uzun olmasa bile,
birinin uzun ömrünü, diğerinin cüretini isterim.
bu gece, yıldızların miniminnacık ışıkları altında,
ağaçlarla çiçekler serin kokularını yaymakta.
farkına varmaz hiçbiri, yürürüm aralarında.
uyurken en mükemmel şekilde onlara
benzemek zorundayım diye düşünürüm ara sıra
düşünceler bulanmakta.
uzanıp yatmak, daha doğal geliyor bana.
sonra gökle ben konuşuruz açıkca,
ve faydalı olacağım ben en son kez yattığımda:
o vakit dokunur bana ağaçlar ilk kez, ve çiçekler zaman ayırır bana.
sylvia plath
devamını gör...
3227.
anneden güvenle ayrılamayıp , babaya güvenle bağlanamayan tüm çocuklara;
her akşam nerden baksan yine de bir eksiği doldurur
babalar geri çekilir, anneler onlara teslim olur
saçlarımı hep kestim tutacak kadar kalmasın dedim
çünkü bir başkaldırma ancak saçlarından tutulur
gölleri bölümlediler ve sonra suya gittiler çoğu
babalar hep perşembe, anneler hep cuma olur
turgut uyar - anneler kaçar gibidir
her akşam nerden baksan yine de bir eksiği doldurur
babalar geri çekilir, anneler onlara teslim olur
saçlarımı hep kestim tutacak kadar kalmasın dedim
çünkü bir başkaldırma ancak saçlarından tutulur
gölleri bölümlediler ve sonra suya gittiler çoğu
babalar hep perşembe, anneler hep cuma olur
turgut uyar - anneler kaçar gibidir
devamını gör...
3228.
sen beni öpersen belki fransız olurum
sen beni öpersen belki de ben fransız olurum
şehre inerim bir sinema yağmura çalar
otomobil icad olunur, zarifoğlu ölür
dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.
-senegalliler dahil değil
sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
o vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin
-yoksa seni rahatsız mı ettim?
sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
elbette gayet rasyoneldir attan atlamak
-freud diye bir şey yoktur.
sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.
-haydi iç de çay koyayım.
ah muhsin ünlü
sen beni öpersen belki de ben fransız olurum
şehre inerim bir sinema yağmura çalar
otomobil icad olunur, zarifoğlu ölür
dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.
-senegalliler dahil değil
sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
o vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin
-yoksa seni rahatsız mı ettim?
sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
elbette gayet rasyoneldir attan atlamak
-freud diye bir şey yoktur.
sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.
-haydi iç de çay koyayım.
ah muhsin ünlü
devamını gör...
3229.
"desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
ormanların en kuytusunu sende görmekteyim
senden kopardım çiçeklerin en solmazını
toprakların en bereketlisini sende sürdüm
sende tattım yemişlerin cümlesini"
rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
ormanların en kuytusunu sende görmekteyim
senden kopardım çiçeklerin en solmazını
toprakların en bereketlisini sende sürdüm
sende tattım yemişlerin cümlesini"
devamını gör...
3230.
adını unutmuştu kadın, bir dükkanın tozlu raflarında...
otobüs durağının soğuk oturma demirleri gibiydi kalbi,
oturan üşüyordu.
otobüs ise hiç gelmiyordu o durağa.
---
ardından baktıkların ve sana doğru gelmeyenlerin arasındaki farkı anlayabildiğin kadardır aslında yaşamak.
eşsiz sinema
devamını gör...
3231.
tanrım; bu güzel yüze vermişsin emek,
o sümbülü koklamak, saçın' ellemek.
sonra da ona bakma, dersen, anlamı:
dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!
o sümbülü koklamak, saçın' ellemek.
sonra da ona bakma, dersen, anlamı:
dolu kadehi ters tut, hiç dökme demek!
devamını gör...
3232.
ne kalem yazabildi halimizi,
ne de cümleler anladı bizi.
ünlem şaşkın, virgül eğri..
bir noktaya gizledik dertlerimizi...
cemal süreya...
ne de cümleler anladı bizi.
ünlem şaşkın, virgül eğri..
bir noktaya gizledik dertlerimizi...
cemal süreya...
devamını gör...
3233.
devamını gör...
3234.
şöyle bir şiirle karşılaştım az önce:
ز بس که وقف نظر کرده ام بعارض تو
شدست در نظرم هر چه هست آن تاریک
کسی که در نگرد آفتاب را پیوست
ز فر او شودش در نظر جهان تاریک
senin yüzüne o kadar çok bakmışım ki,
var olan her şey gözüme görünmez oldu.
sürekli güneşe bakan kişinin gözünde,
onun ışığından dolayı dünya karanlık olur.
son iki dizede bahsedilen olayı açıklayan bir kelime var latince'de: "orblute". bir ışık kaynağına bakıldıktan sonra bakılan her şeyde o kaynağın gölgesinin görülmesi anlamına geliyor. bu kelimeye george sand'ın adını şu an hatırlayamadığım bir kitabında rastlamıştım. kitabı chopin'i çok sevdiğim ve hakkında her şeyi öğrenmek istediğim için okumuştum, çünkü george sand chopin'in son nefesine kadar sevdiği kadındır. neyse, bu kelime bende bir yer edindi, önceki mahlasımdı hatta. kelimeyi çok sevdim, çünkü bence insanın aciz yaşantısını anlatıyor. biz yaşadığımız süre içerisinde parlak bir gölgeyi hakikat zannedip büyük bir yanılgıyla geçiriyoruz ömrümüzü. insan nisyan ile mi malüldür bilmiyorum ama, galat ile meşhur olduğu kesin.
neyse sözlük, iyi geceler.
sana da orblute.
ز بس که وقف نظر کرده ام بعارض تو
شدست در نظرم هر چه هست آن تاریک
کسی که در نگرد آفتاب را پیوست
ز فر او شودش در نظر جهان تاریک
senin yüzüne o kadar çok bakmışım ki,
var olan her şey gözüme görünmez oldu.
sürekli güneşe bakan kişinin gözünde,
onun ışığından dolayı dünya karanlık olur.
son iki dizede bahsedilen olayı açıklayan bir kelime var latince'de: "orblute". bir ışık kaynağına bakıldıktan sonra bakılan her şeyde o kaynağın gölgesinin görülmesi anlamına geliyor. bu kelimeye george sand'ın adını şu an hatırlayamadığım bir kitabında rastlamıştım. kitabı chopin'i çok sevdiğim ve hakkında her şeyi öğrenmek istediğim için okumuştum, çünkü george sand chopin'in son nefesine kadar sevdiği kadındır. neyse, bu kelime bende bir yer edindi, önceki mahlasımdı hatta. kelimeyi çok sevdim, çünkü bence insanın aciz yaşantısını anlatıyor. biz yaşadığımız süre içerisinde parlak bir gölgeyi hakikat zannedip büyük bir yanılgıyla geçiriyoruz ömrümüzü. insan nisyan ile mi malüldür bilmiyorum ama, galat ile meşhur olduğu kesin.
neyse sözlük, iyi geceler.
sana da orblute.
devamını gör...
3235.
seni sana anlatmak istiyorum bugün
neden mi ?..
hadi biraz geçmişi hatırlayalım..
biliyor musun !...
senin çok güzel bir kalbin var.
tahammül edilmesi zor.
kaç kişiyi tahammül ettin.
neleri neleri alttan aldın.
gözyaşlarını kendin sildin.
bazen kendi mutsuzluğunu unutup
başkaları mutlu olsun diye hep sen çabaladın.
nelerin üstesinden geldin.
kimlere meydan okudun.
hatırla !...
ve hala bir çok şeyin üstesinden tek başına gelmeye çalışıyorsun.
kalk şimdi tebrik et,
önce kendini, sonrada
yorgun kalbini....
devamını gör...
3236.
vaiz sokak
yüzünün
çocukluğu kaldı bende
içimdeki suyu ararken
o çok eski
kendimi bulduğum
ne çok kaçtım senden
sen bana sarılmaya çalışırken
dedim ki biz bize çok geçiz
dedim ki bu öykü böyle sürmez
etlerimizi geçince soğuk
ve korkunç bir boşluğa varacağız
meraklardayım ama
yalan yok!
kuşlar düşüyor mu hâlâ balkonunuza?
peki ya hiç hesapta yokken
dut ağacını kesti mi hayırsızın biri?
de hadi
sürmeli nasıl?
yaşıyor mu?
yavruluyor mu yine vakitli vakitsiz?
ellerim
kırık cam parçaları gibi ellerim
gözlerimi gözlerin bilip dokunsam
yine saat on ikileri geçip
incecik çizikler içinde sabahlara varacağım
öyle güzel bir bahçe bıraktın ki içimde
öyle güzel
ölene kadar
sana müteşekkir kalacağım
tekin deniz.
devamını gör...
3237.
demli bir çay kokusuyla,
gelirim belki yanına.
yağmur olur düşerim şehrine.
belki gözyaşların olur,
düşerim avuçlarına!
ama can dostum,
hep yanında olurum.
sen bana bakma.
ben senin baktığın yerde olurum.
özdemir asaf
devamını gör...
3238.
yakamoz delisi gözlerinin inadına, toprakta tohum gibi saklayacağım seni sevdiğimi kimseler bilmeyecek. ilk kadehten son kadehe çıktığım yolculukta benimle olduğunu kadehler boşaldıkça gözlerimin doldugunu kimseler görmeyecek kış eksi yirmilerde aşkınla yandığımı anılar diye diye hep seni andığımı kimseler duymayacak bir gün yalnız sen duyacaksın sana bile söylenmemiş, senin için saklanmış sevda sözlerini. bir gün yalnız sen duyacaksın, bir gülün kokusunda sevdamı. sen göreceksin, sen bileceksin, hissedeceksin. bir gün yolun sonunda, saatler durdugunda.
devamını gör...
3239.
virane kalbime ne yaptın?
bak deli aşkım, ne yaptın?
alışkanlık kozasında rahat uyuyordum
kelebek kanadıma ne yaptın?
gözlerinin kadehinden daha içmeden sarhoş oldum
meyhanem sarhoş oldu, ne yaptın?
yaslanılmaya layık değil miydim?
omuzlarımın hasretine ne yaptın?
beni yordun, kendin de yorgun gittin ey yolcu!
yuvama ne yaptın?
dünyam yağmurlu oldu gözyaşlarınla
yuvamın çatısına ne yaptın?
devamını gör...
3240.
dedim: "yâr mısın, yara mı?"
dedi: "vuslat gözüyle bakarsan yâr,
hasret gözüyle bakarsan yara..
seviyorsan bakma zarara kâra!"
dedi: "ey yâr! heybende ne var?"
dedim: "biraz hüzün, biraz da vefa!.."
dedi: "hüznü bize bırak, vefa sende kalsın!"
dedim: "hüznü bırakırsam vefasızlık olur!"
dedi: "cefası olmayan vefa bize yük olur!"
dedim: "geleyim mi ey yâr?"
dedi: "gelirsen sevda biter!"
"sen gel!" dedim.
dedi: "gelirsem vuslat biter!"
ve ekledi: "aşk, sevgilinin yokluğuna talip olmaktır.''
dedim: "vuslat ne zaman?"
dedi: "hasreti vuslata tercih edenlerdenim!"
dedim: "hasret, vuslat için çekilir!"
dedi: "menfaatsiz sevenlerdenim!"
aşık ruhvani
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167