geceye bir şiir bırak
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
başlık "delirmiş_psikolog" tarafından 07.11.2020 20:02 tarihinde açılmıştır.
3321.
gitme o güzel geceye usulca
gitme o güzel geceye usulca
ihtiyarlık yanmalı ve susmalı günün bitiminde;
öfkelen, öfkelen ışığın ölümü karşısında.
sona gelmiş akıllı adamlar karanlıktan emin olmalarına rağmen ,
sözleri şimşek çaktırmamış olduğu içindir ki onlar
gitmezler o güzel geceye usulca.
iyi insanlar, son defa çarparlar kıyıya, öylesine yürekten bağırarak
faydasız uğraşları yeşil bir koyda dans ediyor olsa da,
öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümü karşısında.
ve onun yolunda yas tuttuklarını çok geç öğrenen,
güneşi uçarken yakalamış olan vahşi insanlar,
gitmezler o güzel geceye usulca.
kör gözlerin göktaşı gibi alevlenip şenlenebildiğini
körleştiren bir görme gücüyle gören ölümün kıyısındaki kasvetli adamlar
öfkelenirler, öfkelenirler ışığın ölümü karşısında.
ve sen, benim babam, hüzünlü tepede, orada
yalvarırım, şimdi lanetle ya da kutsa beni kızgın göz yaşlarınla.
gitme o güzel geceye usulca.
öfkelen, öfkelen ışığın ölümü karşısında.
dylan thomas - 1947
devamını gör...
3322.
üç kez seni seviyorum diye uyandım
tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.
deniz eskisi
ilhan berk
tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.
deniz eskisi
ilhan berk
devamını gör...
3323.
karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
bu gece dağ başları kadar yalnızım
yalnızlık şiiri, attila ilhan
yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
bu gece dağ başları kadar yalnızım
yalnızlık şiiri, attila ilhan
devamını gör...
3324.
düşüncem bir neydir ki ürperir perde perde
belki bu mısralarım esecek gönüllerde
fakat herkese uzak kalacak, yalnızlığım.
yalnızlığım, fazıl hüsnü dağlarca.
belki bu mısralarım esecek gönüllerde
fakat herkese uzak kalacak, yalnızlığım.
yalnızlığım, fazıl hüsnü dağlarca.
devamını gör...
3325.
3326.
3327.
sus, kimseler duymasın.
duymasın ölürüm ha!
aydım yarı gecede.
yeşil bir yağmur sonra...
yağıyor yeşil.
en uzak, o adsız ve kimselersiz,
o yitik yıldızda, duyuyor musun?
bir stradivarius inler kendi kendine,
yayı, reçinesi, köprüsü yeşil.
önce bendim diyor ve sonra benim...
ölümsüz, güzel ve çetin.
ezgisidir dolaşan bütün evreni,
bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları.
canımı, tüylerimi sarmada şimdi,
kendi rüzgarıyla vurgun...
sarıyor yeşil.
rüya, bütün çektiğimiz.
rüya kahrım, rüya zindan.
nasıl da yılları buldu,
bir mısra boyu maceram...
bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
bilmezler nasıl sevdik,
iki yitik hasret,
iki parça can.
çatladı yüreği çakmaktaşının,
ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde,
çağlardır boğulmuş bir su...
ağıyor yeşil.
yivlerinde yeşil güller fışkırmış,
susmuş bütün namlular...
susmuş dağ,
susmuş deniz.
dünya mışıl-mışıl,
uykular derin,
yılan su getirir yavru serçeye,
kısır kadın, maviş bir kız doğurmuş,
memeleri bereketli ve serin...
sağıyor yeşil.
aydım yarı gecede,
neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat,
ve sezarsa, bir ad, yıkıntılarda.
ama hançer taşı sanki,
koca kartaca!
hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne…
bak nasıl alıyor, yiğit,
binlerce yıl da sonra,
alıyor yeşil.
vurur dağın doruğundan,
atmacamın çalkara,
yalın gölgesi.
kuş vurmaz, tavşan almaz,
ama aç, azgın
köpek balıklarıydı parçaladığı.
bak, tiber saygılı, suskun.
bak nilüfer dizisi zinciri.
bunlar bukağısı, kolbağlarıdır,
cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi,
ve ilk gerillası spartaküs’ün.
susuyor yeşil.
sus, kimseler duymasın,
duymasın, ölürüm ha!
aymışam yarı gece,
seni bulmuşam sonra.
seni, kaburgamın altın parçası.
seni, dişlerinde elma kokusu.
bir daha hangi ana doğurur bizi?
ruhum...
mısra çekiyorum, haberin olsun.
çarşıların en küçük meyhanesi bu,
saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
derimizin altında o ölüm namussuzu...
ve ahmedin işi ilk rasgidiyor.
ilktir dost elinin hançersizliği...
ağlıyor yeşil.
devamını gör...
3328.
güneşin doğuşu, uykuma sıkılan gümüş bir kurşun
nefes almanın o ağır, o bitmek bilmez mesaisi durgunluğum.
ruhumun dikişleri patlıyor, dikiş tutmuyor bu sızı
dünya, paslı bir çivi gibi batıyor avuçlarıma,ıssızdır yalnızlığım.
nefes almanın o ağır, o bitmek bilmez mesaisi durgunluğum.
ruhumun dikişleri patlıyor, dikiş tutmuyor bu sızı
dünya, paslı bir çivi gibi batıyor avuçlarıma,ıssızdır yalnızlığım.
devamını gör...
3329.
en sevdiklerimden;
kadının hası güle benzer…
rengiyle,
kokusuyla,
dikeniyle…
şımarıklığın da hakkını verir…
ağır başlı tebessümleri olur bir de...
gerçek bir kadın şiir gibi olur,
mey gibi olur,
ömür gibi olur...
can yücel
kadının hası güle benzer…
rengiyle,
kokusuyla,
dikeniyle…
şımarıklığın da hakkını verir…
ağır başlı tebessümleri olur bir de...
gerçek bir kadın şiir gibi olur,
mey gibi olur,
ömür gibi olur...
can yücel
devamını gör...
3330.
"namert gavur höykürmesi
hacı-anan angela merkel.
bir de bunun finkeli var idi,
hakikaten ne oldu lan
ab de fink atan, finkel?
mevlaya değil,
avroya, dolara açıldı el!
nedamet getirme;
gelecek isen de
bize illa ki, nasuh tövbesi ile gel!."
hacı-anan angela merkel.
bir de bunun finkeli var idi,
hakikaten ne oldu lan
ab de fink atan, finkel?
mevlaya değil,
avroya, dolara açıldı el!
nedamet getirme;
gelecek isen de
bize illa ki, nasuh tövbesi ile gel!."
devamını gör...
3331.
"gözlerim yollarda beklerim seni
koyu karanlıklar üzüyor beni
saatler geçiyor gelmedin hala"
beklerken, nazım hikmet ran.
koyu karanlıklar üzüyor beni
saatler geçiyor gelmedin hala"
beklerken, nazım hikmet ran.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167

