6501.
emin olduğum tek bir şey varsa o da; hayatımdan çıkabilecek hiçbir insanın beni yıkamayacağıdır. dost, arkadaş kim olursa olsun...

bu duyguyu ilk kez yaşadığımda küçüktüm. küçük yaşlarda çok sevdiğim bir insanı kaybetme (hayatımdan çıkması anlamında) korkusunu yaşadığım için, onun karşısında olabilecek herhangi bir insanı da kaybetsem bana koymaz.

bunun başka bir sebebi ise; tek başına kalabilmeyi öğrenmek, yalnızlıktan keyif almak, yalnız olduğunda da mutlu olabilmektir. gerçekten insan kendisi ile ne kadar iyi vakit geçirirse o kadar yalnızlaşır, o kadar yalnızlığı sever. ve bu yalnızlık onun için asla bir korku yaratmaz.
devamını gör...
6502.
,
devamını gör...
6503.
yazı özledim. mayısın gelişini şimdiden iple çekiyorum.

mayıs güncellemesi: geldi, şakır şakır döken konveksiyonel yağışla geldi.
devamını gör...
6504.
evdeki tüylü dananın rutin tıraşı için dün kuaförünü aradım.
artık dedi, büyük ırk almıyorum dedi.
siz de anlayış gösterirsiniz, büyük ırk masa ve küvetinin olduğu yere 6 adet küçük ırk masası koydum dedi.
e yani, zaten ucuza yapıyordu (1500 tl). şimdi küçük ırklar daha sıkıntılı ve uğraş gerektirdiği için 2000 lira alıyormuş.
yani 1500'den vazgeçip 12bin kazanmak nereden baksan mantıklı.
kızmadım, tamam ben başka bir yer bakayım dedim.
3-5 yer aradım, anestezi kullandıklarını söylediler ki o cümleden sonra çat diye yüzlerine kapattım.
ulan anestezi öyle herkesin verebildiği, verebileceği bir şey değil!
bin tane komplikasyon gelişebilir, nasıl cesaret bu?
neyse 2 tanesinde anestezi yoktu, onlar da 5000 istedi.
dedim ki annenizin ellerinden öper, gider danayı kendim tıraş ederim.
evde yıllar önce lazım olur vs diye aldığım (bkz: moser) marka tıraş makinesi vardı. çıkarttım, yağladım ayarını yaptım. bir de berber arkadaşa sordum, keser mi diye...
fotoğrafını at dedi, attım.
aha da şu:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

berber arkadaş onunla askerde günde 1000 kişi tıraş ediyorduk, vur gitsin hiçbir şey olmaz dedi.
gerçekten de olmadı*
çok da güzel bir tıraş şeklinde, şimdi uyuyor.
uyuyor da, olay bu değil.
bu olay, 1500 liraya komple tıraş + köpüklü banyo* + tırnak bakımı + diş bakımı şeklinde yapılabiliyorsa diğerleri neden 5000 mesela?
bunu denetleyen kimse de yok muhtemelen.
ulan en iyi hayvan tıraş seti 8-9bin tl civarında.
yani seti 2 tıraşta çıkartıyorsunuz.
yarın bir gün ek iş olarak aklıma çok yattı ya*
muhtemelen ucuzdan piyasaya girip, data elde ettikten sonra 1 yıla falan 2-3 personel çalıştırırım.
çünkü ne zaman arasam sabah 8de açılıp akşam 6da kapatan kuaför, 4-5 gün sonraya randevu verebiliyordu. yani full çekiyor hep. gittiğimde de hep dolu oluyordu.
düşünün, 15 tane falan masa var.
saatini 2bin tl ile çarpın.
saatte 30bin.

çok iyi iş.
devamını gör...
6505.
sokayım böyle hayata.
devamını gör...
6506.
en son ne zaman ayık kafa ile uyudum hatırlamıyorum…sanırım artık benim için “çok içiyor umarım alkolik olmaz” çizgisi geçildi…
işin garibi, umrumda bile değil!*
devamını gör...
6507.
yalnız yaşamayı çok istiyordum ve bunu çok istediğim dönemlerde mücbir sebeplerle kardeşlerim yanımda kaldı. geçtiğimiz ayın başlarında kardeşimin gitmeye hazırlandığını farkettim ve sordum hemen gidiyor musun diye, annemi çok özledim dedi ve gitti... ve ben yalnız kalmak istemediğimi farkettim, böyle de dengesiz bir insanımdır...
devamını gör...
6508.
flört etmekten aciz öküzlerden de bıktım.
ne yapalım tanıştığımız sabahın akşamı koynunuza mı girelim?
devamını gör...
6509.
merhaba kasım ve merhaba “kasımda aşk başkadır.” paylaşımları ve yazıları…
devamını gör...
6510.
öyle sacma bir gündü ki. sacma sapan bi telefon aldiktan sonra nabzimin nasil yukseldigini, nefesime nasil hakim olmaya calistigimi bi ben biliyorum. insanin canina, caninin icine, neredeyse beraber buyudugu bitanesine * bir şey olacak korkusu ne feciymis. odumu patlatti salak.
20 yasina gelince icmek istemis, biraz abartinca kafasi dunya olmus. annesini de aramaya korkmus bana haber veriyor. sevineyim mi uzuleyim mi bilemedim. aklimi aldin cocugum. bir dahaki sefere benimle iceceksin.
sana bir sey olsaydi degil bursayi butun ulkeyi ayaga kaldirirdim.
dayin hep senin arkanda. esek sipasi, daha dun dogdun, bugun nasil 20 yasinda olabilirsin aklim almiyo.
ne yaparsan yap, dayindan hicbir zaman cekinmene gerek yok. salak cocugum benim, seni cok seviyorum
devamını gör...
6511.
"herkes koca bir yalnızlık."

son zamanlarda daha çok yüzüme vurmaya başladı bu gerçek. bundan çok kısa bir süre öncesine kadar hala birilerinin varlığı çok önemli ve değerliydi benim için. ama bugün artık onun da bir öneminin kalmadığını gördüm. yaklaşık 3 saat önce hayatımın yüzleşmelerinden birini yaşadım. bir kişiyle yaşadığım bu şey, birçok şeyi daha anlamlı ve aynı zamanda anlamsız kıldı benim için. içi dışı bir derler ya. ben o insanlardan değilim işte. hiçbir zaman da olmak istemedim. içimdeki daha korkutucu olan o yan, benim bile bazen tahammül edemediğim o taraf her zaman daha gerçekti. hepimizin var maskeleri, personaları, rolleri, oyunları, piyesleri. ama eğer herkesin içi benimki gibiyse sıçtık demektir arkadaşlar kusura bakmayın. yıllar yıllar sonra ilk defa birine şeffaf oldum. o da pek bir işe yaramadı gibi. neyse, çok da önemli değil. hiçbir şey önemli değil, hiçbir şey! koca bir illüzyon aklındaki. hem sadece sen varsın koca dünyada. hem de bir hiçsin o koca dünyanın içinde. herkes kendine bir, herkese hiç. ve sen, ne kadar seversen sev; sevilirsen sevil, saygı duyulan biri ol, aşık olunan eş, iyi bir anne/baba/evlat. günün sonunda yapayalnızsın. bunları bir çöküntü halinde de yazmıyorum. olan bu. hayat mükemmel bir trajedi!
devamını gör...
6512.
bazı olayları , bazı durumları, bazı insanları, bazı saatleri mideniz bulanmadan geçebiliyor musunuz? nefes alıyorum ve midem bulanıyor.
devamını gör...
6513.
sırf yazmış olmak için yazıyorum, serumlu kol fotosu atmak misali,

daha önce öğrenciyken yolda kalmıştık uşakta,
bu gece de baygınlık geçirdim mola yerinde uşakta,

bayılacağımı anlayınca otobüsten indim, hava almaya çıktım, hanımefendi sesi ile kendime geldiğimde, yerde yattığımı fark ettim..

bu da böyle geçti, hayatı ve var olmayı sorguluyorum şu an.. umarım sadece minik bir tansiyon problemidir.
devamını gör...
6514.
havalar tam olarak soğusa da rahatlasak. sabah kalkıyorum donuyorum öğlen oluyor yanıyorum. valla istanbul’un en sevmediğim yanı bu. buram buram üşümek istiyorum ben, üşüyüp ısınmak istiyorum.
devamını gör...
6515.
bir sorunu hiçbir şekilde çözemiyorsanız, o artık çözülmesi gereken bir sorun değil kabul edilmesi gereken bir gerçektir.
devamını gör...
6516.
kimsenin mi canı sıkılmıyor iki sohbet muhabbet etmek arkadaş olmak istemiyor. ben bunaldım valla.

gelin tanış olalım.
devamını gör...
6517.
76 yılıydı...siyah beyaz televizyonun karşısında avrupa kupası finalini seyretmek için oturmuştuk.evinde televizyon olmayanlarda bize gelmişti oldukça kalabalıktık. çıt yoktu.herkes pür dikkat ekrana dikmişti gözlerini.
berlin duvarı henüz yıkılmamıştı ve batı almanya ile çekoslovakya final maçına çıkmışlardı.
şu anda bu iki devlette yok ortada..
ama anlatmak istediğim o değil sabırla okursanız yazının sonunda anlayacaksınız..
futbol milyonları peşinden sürükleyen bir spor olduğu için konuyu futbol olarak seçtim..
konumuza dönelim..
maç berabere bitince uzatmalara geçildi.uzatmada da gol sesi çıkmayınca kupa penaltı vuruşlarını kazanana kalacaktı...
çekoslovak futbolcu antonin panenka o güne kadar ilk kez gördüğümüz bir vuruşla topu ağlara gönderdi...

delilikle dahiliğin arasındaki en temel fark birinin sınırı varken diğerinin yoktur diyen filozof haklı galiba…

ben hâlâ o gün bugündür antonin panenka’nın nasıl olup da öylesi değişik stille atışa cesaret edebildiğini çözemedim gitti..
o günkü şartlara bakılırsa bu çılgınlıktı.çünkü o penaltı kaçsa ve çekler kupayı bu penaltı yüzünden kaybetse panenka ne duruma düşerdi hiç düşündünüz mü?
işte hayatta böyle değil mi? yapmak isteyip yapamadığımız o kadar çok şey var ki..
sadece biraz cesaret lazım..
aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemekle nereye kadar gideceksiniz?
hayat çok kısa mutlu olmak için sadece biraz cesaret lazım....
devamını gör...
6518.
bizim çaycımız ali ekber abi çok nemrut bir herif. çayı da berbat. birgün tüm cesaretimi toplayıp "ali ekber abi bize üç çay dört tane de lavaboya dök" diyeceğim.
diyemiyorum. döker diye değil döver diye korkuyorum.
devamını gör...
6519.
bi yazar var, entrylerini okurken sadece yazdıklarını değil, nasıl güldüğünü de merak ediyorum.
devamını gör...
6520.
çöp saati 6 dediler, 5:45'te çıkarınca laf ettiler. bugün 19:19, dün ise 20:30'da alındı. yani bir saat yok, saatler var.
baklavayı 3-3 pay ettim sanıyorum. meğer toplam 3'müş, ben 2-1 şeklinde yapmışım eşitliği, bilemedim.
sabah odada biri 'scissors ne demek?' dedi, dedim 'makas', 'desk ne' diye sordu; yanımızdaki dedi 'sıra', kız dedi ki 'hayır, çalışma masası'.
akşam yatmak istemiyorum, sabah kalkmak istemiyorum. annem haklı değil de fikir sahibiymiş, 'bilmezler' derdi.
öpüyom nedir? hoşlanmam. öpüyorum denilmelidir, hoşlanırım.
capcut videolarımda ses kayıyor, keşke kaymasa, tüm şakalarım heba oluyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim