6801.
birinin bir yerine dokunduğunda bazen tepki vermez ama dokunduğun yerde yarası varsa beklemediğin veya beklediğinden daha fazla tepki verebilir.
devamını gör...
6802.
her şeyi kafamın içinde yaşıyorum, her şeyi.

çok fazla düşünüyorum, hayal kuruyorum, her ana karşı planım ve taktiğim var ama gerçekleştiğinde pasif kalıp hiçbir şey yapamayacağımı düşünmeye başladım. bunun sebebinin de ses çıkardığımda hiçbir şeyin değişmediğini görmek olduğuna inanıyorum. ve bu duruma gelmek, yaşanabilecek en kötü şeylerden biri bence.
devamını gör...
6803.
geri zekalılık (zeka geriliği) kesinlikle hukukta yer almalı.
kişilerin alnına damgalanmalı ya da.
devamını gör...
6804.
ne zamandır ilk defa evden çıkmadığım bir gün oldu, çok tuhaf. *
devamını gör...
6805.
senin olmayan bir şeyi seninmiş gibi paylaşman ne bilim ... kendine üzülmüyor musun hiç.
devamını gör...
6806.
"sanmak insanı ziyan eder.
konu ne olursa olsun."
seviyor sanmıştım.
iyiyim sanmıştım.
güçlüyüm sanmıştım.
hazırım sanmıştım.
geçti sanmıştım.
alıştım sanmıştım.
mutluyum sanmıştım.
umursamıyorum sanmıştım.
yalnız değilim sanmıştım.
dayanırım sanmıştım.
vazgeçtim sanmıştım.

bazen her şeyin yerli yerinde olduğunu sanıyorsun,her şeyin doğru gittiğini, her adımın seni istediğin yere götüreceğini düşünüyorsun. fakat bir gün, bir an, fark ediyorsun ki her şeyin sandığın gibi olmadığı her şeyin aslında çok daha karmaşık olduğu bir gerçek var. bir yerlerde, bir noktada, senin fark edemediğin, görmekten kaçındığın bir şeyler kayboluyor, kırılıyor, yer değiştiriyor, ve sen hâlâ bu kırık dökük yapıları tamir etmeye çalışıyorsun, halbuki ne kadar uğraşsan da, ne kadar çabalasın da, bazı şeylerin eskisi gibi olmayacağını anlıyorsun, ve bu fark ediş, seni önce yıkıyor, sonra yeniden inşa etmeye itiyor, ama inşa etmek de zor, çünkü eskisi gibi inşa edemezsin, bir şeylerin kaybolmuş olması, bir şeylerin zamanla değişmiş olması seni bir noktada yavaşça tüketiyor, belki de çok yavaş, belki de hiç fark etmeden.
ama hissediyorsun
bir şeylerin eksik olduğunu, bir şeylerin kaybolduğunu, kaybolmaya başladığını, ve bununla barışmak zorunda kalıyorsun. zamanla... ama ne zaman barışacağını hiç bilemiyorsun belki hiç barışamayacaksn belki bir zamanlar mutlu olduğun anların geride kaldığını, belki de senin geriye dönüp bakamayacağın kadar uzaklaştığını kabul etmek zorunda kalıyorsun. bir şeyler değişiyor, hem dünyada hem içinde, ama sen yine de duruyorsun. olduğu gibi, buradaşimdi kaybolmuş bir parçasıyla ve eski bir halini hatırlayarak ve eski duygularını yitirerek ama bir şekilde hayatta kalarak bir şekilde devam ederek bir şekilde var olarak belki de hep sanmakla var olarak çünkü hep bir şeylerin doğru olduğunu sanıyorsun oysa belki de doğru olan hiçbir şey yoktu. belki de hiç bir şey tam değildi, belki de her şey hep olduğu gibi kırılgandı
ama sanmak işte
insanın kendini kandırarak ilerlemesi, hayatta kalmaya çalışması, bu düşüncelerin arasında kaybolarak, bir şeyleri geçiştirerek, yeni bir şey bulmaya çalışarak devam etmesi ama ne kadar devam edebilirsin ne kadar var olabilirsin bunu da bilemiyorsun. bazen seni bir duygu sarar, bazen sana her şeyin yolunda gittiğini söyler ama sonra bir anda bu duygular kaybolur, çünkü hiçbir şey kesin değildir. çünkü hiçbir şey sonsuza kadar devam etmez, senin bir zamanlar sanmış olduğun her şey, bir gün yalnızca bir anı haline gelir ve sen o anın içinde kaybolursun. belki de hep kaybolarak yaşarsın, belki de hiç fark etmeden, belki de hiçbir zaman tam anlamıyla bulamazsın neyi kaybettiğini neyi aradığını belki de sadece kaybolmuş olursun ve kaybolmanın içinde kaybolduğunu anlamadan yaşamaya devam edersin "sanarak..."
devamını gör...
6807.
arkadaşlar bir değil, iki değil, üç değil benim arkadaşım,dostum, beni tanıdığını iddia edenlere itibar etmeyiniz.

sözlükte kimseye referans değilim, kimin kiminle ne bok yediği de umurumda değil. sözlükteki kimse benim arkadaşım, dostum falan değil görüştüğüm 3-5 kişi var onlar hariç.

onlar da zaten bir kadına yürümek için beni referans gösterecek kadar şerefsiz değillerdir.

tepemin tasını attırmayın ananıza sövdürmeyin.
devamını gör...
6808.
benim sevgilim, flörtüm, siçueyiınşipim, lavbadim, fakbadim, firends of benefitsim veya herhangi bir ilişki biçimi içerisinde birisiyle münasebetim yok.

beylere sesleniyorum, olum siz manitaları kıllandırıp kıskançlık ve takıntı yaratmak için beni falan mı fırlatıyorsunuz ortaya? manyak mısınız siz? ya bu kadınlar deli ya da siz bir boklar yiyorsunuz, durumu tam anlayamadım.
devamını gör...
6809.
avazeyi bu aleme davut gibi sal
baki kalan kubbede bir hoş seda imiş
devamını gör...
6810.
beynimi ve duygularımı bir kenara bırakarak hayatıma o şekil bir canlı olarak devam etmek istiyorum.
devamını gör...
6811.
zibidi modumu açmak istiyorum.
devamını gör...
6812.
ben baya yoruldum bu ne yav
devamını gör...
6813.
ben artık olmak istemiyorum
devamını gör...
6814.
uyuyamıyorum ve bu uykusuzluk artık içimde taşan bir ağırlığa dönüştü. delirecek gibi hissediyorum ama tam o anda kalkmam gerekirken kendimi hayallere dalmış buluyorum zihnim durmuyor ve garip düşünceler peş peşe geliyor. yaşadığım şeyler ile henüz yaşamadığım ama yaşama ihtimalim olan anlar birbirine karışıyor. olmamış olaylar olmuş gibi hissediliyor. geçmişte bıraktığımı sandığım yaşanmışlıklar yeniden karşıma çıkıyor.
bunların hepsi beni çok yordu. içimde derin bir yorgunluk var ve bu yorgunluk sadece bedende değil ruhta da hissediliyor. buna rağmen daha yolun başında olduğumu biliyorum. önümde uzun bir yol var ve ben şimdiden bu kadar yorulmuş hissediyorum. kafamın içinde susmayan bir ses var ve ne yaparsam yapayım onu susturamıyorum. gece oluyor sessizlik artıyor ama o ses daha da yükseliyor. düşüncelerimle baş başa kaldıkça içimdeki karmaşa büyüyor. bu halin geçmesini istiyorum ama nasıl geçeceğini bilmiyorum...
devamını gör...
6815.
yanlış alım yaptım. yarın canım yanmasın allahım,lütfen.
devamını gör...
6816.
az önce hayatımda gördüğüm en korkunç kabuslardan birini görmüş olabilirim.
uzun süredir de kabus görmeyen biriyim, sadece saçma rüyalar ile devam ederdim bir şekilde.

rüyanın etkisinden çıkabilirsem mükemmel olacak.
bir de umarım o anları unutabilirim.
devamını gör...
6817.
bu sene sağlıkla ilgili çevreden, yakınlarımdan hep olumsuz haberler aldım. elimizin kolumuzun bağlı olduğu bir yer. ve öyle bir yer ki, sana ne yaşadığını da sorgulatıyor.
ben küçükken genç ve dinç olanların hastalık haberleri ve yaşlılık...
bu sene bu konular ile çok yüzleştim. hayat sadece an da kalmaktan ibaret oldu. bir sohbet, bir muhabbet havamız değişsin işte bu kadar. ufak tefek mutlu anlar..

beklenti insanı değildim zaten ama bir anda elimi, eteğimi de çabuk çekerim diye ufak tefek hedefler koydum kendime. pes etmeden devam etmek değildi benim ki, oyalanmak ve akışa karışmak, hadi bir gayret demek içindi.

şunu yaptım, bunu yaptım, bu oldu, bu olmadı.. bunun raporunu tutmuyorum. canımı sıkan şeylerden sadece uzaklaşıyorum. başaramadım mı? çok dillendirirdim eskiden ki artık hırs denilen şeyi unutmuş vaziyetteyim. şimdilerde olmadı mı tekrar hakkın var dene gitsin. yoksa da konu kapansın, bitsin...
kimse senin heyecanını, şevkini sorgulamıyor. o hissi sen biliyorsun, yaşıyorsun. bir yerden sonra da yaşayamıyorsun. eskisi gibi değil düzen herkes eksilerek yaşıyor.

zaman denilen şey anlamını çok aramadan yaşa gitsin denilen bir yerde...

herkesin sorunu 'daha farklı olabilirdi'
olmadıysa olmadı. üç günlük dünya...
tatsız, tutsuz ama sağlıkla olsun yeter ki..
ara ara çöken hüzünlere 'hadi kalk git çok kaldın' demeyi öğrendik. kaldı ki öğrenemedik, canımız sağ olsun..
devamını gör...
6818.
ulan nereden başlasam bilmiyorum.
gece açtım yutıbı hayat hikâyeleri falan dinliyorum. önüme esclik yapan birinin videosu çıktı. anlatıyor işte babasıyla kavga etmiş telefonu kırılmış, sağanak yağmurda mecburen yabancı birinin arabasına binmiş vs vs. lan bunlar dedim... benimle birlikteyken yaşadığı ve kavga ettiğimiz şeyler.. aradan zaman geçti ses tonunu da unuttum da konuşma şivesi falan...
a..k.. nereden tutsam elimde kaldı. ayrıldıktan çok sonra ifşa videosuna denk gelmiştim de oha artık dedim a..k.. ya oha.
umarım o değildir. geceden beri psikolojim bozuldu. hani daha ne yaşayabilirim başıma daha ne gelebilir dediğim her noktada evren pavyon sahnesi gibi konfeti patlatıyor maşallah.

tüm bunları kendisini hala potansiyel gelin olarak gören ve yazdıkça onunla konuşmaya devam eden anneme söylesem ne tepki verir acaba ?
devamını gör...
6819.
ecö dün bi ortamın ruh hâlini anlatırken "boş ders gibi" dedi.
çok hoşuma gitti.
unuttuğum bir histi.
ta diplerden çıktı geldi.
devamını gör...
6820.
dün bir hışımla hemcinsinizin size ilgi duyması başlığını açıp, beni tanımayıp yalnızca oraya yazdıklarımdan çıkarım yaparak (haklı olarak) yanlış kanıya varılması sonucu yazdığım entry’yi silmiştim. üzerine pek konuşulması gereken bir durum değil ama şu başlığa girip asıl söylemek istediklerim başka şeyler.

hakkında hiçbir şey bilmediğiniz insanları yargılama işinden psikopatça bir haz aldığınızı düşünüyorum. insan bazen herkesi kendi gibi sanabiliyor. mesela ben. kimseye karşı önyargılı ve yargılayıcı yaklaşmam, zannediyorum ki herkes böyle. ah!

öyle değişik ruh halinde ve karakterde insanlar var ki. evet bir noktada bu çeşitlilik güzel. herkes aynı olsaydı muhtemelen sıkılırdık. ama bazıları gerçekten çekilir gibi değil. özellikle yaşını başını almasına rağmen 0-3 yaş zekası gösteren kimseler.. sandığımızdan daha fazlalar.

ya düşünüyorum da, gerçekten çok traji komik olaylar yaşamışım özellikle ikili ilişkilerimde. anlatsam ağzınızla gülmeyi tercih etmezsiniz o derece.

tuhaf.
neyse. iyi olsun geceniz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim