6101.
plan yapamamak konusunda her zaman ve hala samimi olduğum şuradan anlaşılabilir:
bence an ve an verilen kararlar dışında, izlenecek yol önceden belli olan iş ya da işler; parmak şıklatarak yapılabilmeliler.
devamını gör...
6102.
artık yemek için daha kolay çözümler yaratılmalı. yıl olmuş bilmem kaç, bir hap ile tüm proteinin alındığı menüler şimdiye kadar çıkmalıydı.
devamını gör...
6103.
bir yıldır her akşam saatlerce telefondayım.
burada yalnız olduğum için ömrümün daha önceki yıllarında asla yapmadığım kadar telefon görüşmesi yapıyorum.
bu bir yandan üzücü. telefondaki insanların hepsi yanımda olmasını istediğim insanlar.
bir yandan da iyi bir şey sanırım ya. dün düşündüm de
meğer ne kadar çok arkadaşım varmış.
evet. gelemiyorlar. evet sonuçta ben de gidemiyorum. lojistik sorunlar, ekonomik sorunlar, manevi sorunlar. sorunlar da sorunlar. hareketi kısıtlayabiliyor.
ama oradalar ve aslında yanımdalar. yalnızım ama kimsesiz değilim.
bu beni mutlu etti. ya hem yalnız hem kimsesiz olsaydım?
devamını gör...
6104.
söylemek istediğim bişi olsa söylerdim.
devamını gör...
6105.
kendimden özür diledim bu akşam. kendim de bütün şefkatiyle özrümü kabul etti. peki, neden hala uyuyamıyorum? çünkü esas bundan sonra başlıyor macera belki de ondan.
devamını gör...
6106.
canımızın istediğini yapmamız konusunda teşvik edildiğimiz düzen içerisinde dürtüsel hareketlerde bulunmak yeni dünya düzenini oluşturuyor.
para harcamak,insan harcamak, kendini harcamak bu düzen içerisinde yasal olarak mevcut.
burdan bakınca her şey bedava görünüyor.
en azından daha kolay bir sistem. neden düşünesin ki? hayat akışı senin yerine düşünüyor.
kendini akışa teslim et.
sen yapmadın hayat yaptı
sen değildin onlardı
suçlu arama, sen hariç herkes hatalı.
işte 21.yy çıldırık insanları bana aynen böyle geliyor.
neden düşünesin ki?
devamını gör...
6107.
çarşamba itibariyle borçlarımı tamamen bitirdim. hatta bir daha borçlanmayım diye kredi kartımı da iptal ettirdim.
şimdi pazartesi o lanet yere gidip s.. sallaya sallaya çalışacağım. isterlerse kovsunlar ahahaha.
bıktım lan beni bağlayan bir şey kalmadı artık.
bu arada çarşambadan beri ise gitmiyorum.
telefonları da açmıyorum.
kimseye söylemedim ama en geç şubat ayında işi tümden bırakmayı planlıyorum.
kahrolası pislikler.
devamını gör...
6108.
üç haftalık tatilin son hafta sonuna girdim an itibariyle. düşünüyorum da yani bu öğretmenler üç ay tatil sonrası nasıl tekrar çalışabiliyorlar, çünkü ben açıkçası gayet de unuttum mesleği nasıl icra ettiğimi.

hele bugün o kadar perşembe görünümlü bir cumaydı ki, inanmadığım için telefonun takvimine baktım birkaç kere. hoş bugün bile artık cumartesi oldu değil mi ?!

nefesim daralıyor.
iyi değilim.
hiç.
devamını gör...
6109.
ilacın yan etkisi yüzünden yataktan kalkamıyorum. ama olsun. iyi gelecek.
devamını gör...
6110.
iki günü normal bildim normal günü garipsedim
devamını gör...
6111.
eee yatcaz kalkcaz yine işe gitcez.
devamını gör...
6112.
buradan örümceklere seslenmek istiyorum * hava soğuk diye eve giriyorsunuz, yapmayın. kaşıntı tutuyor evde sizi görünce.
devamını gör...
6113.
yoruldum
devamını gör...
6114.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
6115.
genelde kendime söylüyorum herkes gibi

bi isteğim bi isteğimi tutmaz
bir sevgilim olsun isterim
ama aynı zamanda yalnızlığa da o kadar bağımlıyım ki
çok tezat.
devamını gör...
6116.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

politik çocuktan

parmaklarımı kırmamı beklediniz yumruklarımı atarken masalara. o masalar ki çok severek oturduğunuz döpiyeslerinizle çiçekler dolusu kibirle donattığınız. dudaklarınızdan akan cümlelerin hesabını yapacak değildiniz pek tabi. sizler hesaptan muaftınız. vicdanınız yastıkta rimel, vicdanınız ekmek arası peynirdeki az domates. tadı tuzu yok şefkatinizin ve avcunuzda tuttuğunuz gücün farkında olarak yapıyorsunuz bunları ve bütün bu kaosun ortasında yıkımı bekleyen, yıkımı izleyen çocuk gibi duruyorum. ağzımda lolipopum, ellerim ceplerimde karşı kaldırımdan bakıyorum. yanımda da masa var, atmışım yumruğumu, üzerinde çatlaklar oluşmuş. birazdan sizin o çok sevdiğiniz masayı da yıkım alanına götüreceğim. kocaman makinelerin hırıltısı ve çığlıklarında, dişli çarkların arasından çıkan mekanik ağıtlarınızla içine ettiğiniz ne varsa alana taşıyacağım. bina yıkılacak, bina toz olacak ve molozların arasındaki çok güvendiğiniz demir parçalarında güneş yansıyacak. bu kuvvetli sahnede siz neredesiniz. o bina yıkılırken siz neredesiniz? rimelli politik gururunuzu hangi yastığın eskimiş yüzünde saklıyorsunuz ve gözlerinizi kaçırıyorsunuz. özellikle sana diyorum. baksana kameraya.
devamını gör...
6117.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
6118.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
6119.
müsaadenizle ağız tadıyla delirmek istiyorum.
devamını gör...
6120.
insanlar aynı göğün altındalar ve aynı caddelerin üzerindeler ama ne kadar farklılar. bazı hayatlar adeta el işçiliği, bazı hayatlar ise sanki seri imalat.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim