6941.
hiçbir şeye karşı hiçbir şey hissetmiyorum
buz gibiyim
devamını gör...
6942.
bugün de ölmedi a.k.. evladı.
devamını gör...
6943.
aylar sonra belki yıl olacakken sözlüğü hatırlayıp iç dökmeye geldim. ama kelimelerim de çok dağılmış ve zaten çok şeyler olmuş. belki dinlenerek anlatırım belki hiç anlatmam. kelimelere dökmezsek evrende daha çabuk geçer mi bir şeyler.
bu başlığa en son yazdığım şeye baktım.
#3588433
onu yazdıktan birkaç ay sonra, ailede yeşil pasaportu olan herkes(ben hariç herkes) o adrese gitti, ben çalışıyordum, bir fotoğraf attılar bana. iki elim kandaydı tam manasıyla ama beynimden vurulmuşa döndüm, gözlerimi durduramadım. hayalimde bir fotoğraf vardı o adrese dair, evi satın alanlar dış cephesini yenileyeceklermiş, bazı şeylerin hayal edilmesi bile nasip olmuyor. belki bir gün gücümü toplayıp giderim yine de.
devamını gör...
6944.
hambaleley yambaleyo oooleyya. day. dahi yahu. nurunda nurunda nurunda hiya hiya. ha bu ya da feste sebaha. ha bu ya da feste sebaha. das dis dos. su de su de su.
devamını gör...
6945.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
6946.
allaha şükür.
devamını gör...
6947.
akşamüstü bazı evrakların fotokopilerini almak için kırtasiye gittim. dönüşte, mahalledeki bonveno marketten bir kahve aldım. marketin önünde masa sandalyeler var, geçtim oturdum kahvemi içiyorum. hava da yağmurlu. severim böyle aksiyonları yağmurlu havada.

biraz sonra bir kadın yaklaştı. "yağmur durmuyor ki kızım, gidemedim bir türlü" diye benim masanın diğer sandalyesini çekti. pazardan dönüyor o da.

pazar fiyatları, market fiyatları derken, küçük oğlunun nasıl kendisine yardımcı olmadığını ve kaytardığına; mahalleye açılan macrocenter'in fahiş fiyatlarından gelininin ölen yakınına vs epey konuştuk. 70 yaşındaymış. hiç de göstermiyordu. geçen hafta çıkmış hastaneden, safra kesesinde taş varmış. "ölümden döndüm ama bu işlere beni koşturuyorlar hâlâ" dedi. oğlundan bahsederken "bedava yaşıyorlar ablacım bunlar" dedim, kadının içi yanıyormuş; bohçasında ne varsa döktü. kocası da zamanında çalıştırmamış ablayı, onun emekli maaşı ile geçinmeye çalışıyormuş. sağlam dedikodu yaptık. gerçi ben genelde dinledim. ne adımı sordu, ne adını sordum... kalkarken de "kusura bakma kızım senin de kafanı şişirdim" dedi. "olur mu öyle şey, benim için zevkti" dedim. "sen de üşüme, evine git" dedi. "tamam" dedim.

ben hiçbir şey anlatmadım, genelde dinledim ama neden bilmiyorum bana da iyi geldi bu alış veriş arası sohbet. kişisel yaşamlara da meraklı biri değilimdir ama sanki bu defa veri toplarcasına dikkat kesildim. kadının bende bıraktığı izlenimden kaynaklı da olabilir bu, eşref saatime de denk gelmiş olabilir. umarım hanımefendi de daha iyi hissetmiştir anlatınca.
devamını gör...
6948.
söylenecek şey aslında çok ama pek söylenecek bir şey yok.
devamını gör...
6949.
gençler selam, 45 dk sonra onlien bir sınava gireceğim.. sizin için önemsiz benim için önemli bir konu.. başarılı olduğum taktirde jimnastik federasyonun açmış olduğu kurslara katılıp onların sınavlarına girmeye hakkım olacak..düşünmesi bile şimdiden heyecan verici benim adıma..

iki şans dileyin benim adıma halledelim şu işi..

düzenleme ; evet gençler sınavı hallettik.. muazzam iyi bir sınav oldu adıma.. ;)
devamını gör...
6950.
ist-izm otobanı o375'ten sonra (izmir istikameti) radar var*
devamını gör...
6951.
kiralık ev arama işi kadar kafa yoran başka bir aktivite olamaz. ilanları fiyatı en düşükten en yükseğe sıraladığında açıklamasında "bekar erkeğim bazı isteklerime karşılık verebilecek bayan ev arkadaşı arıyorum" yazan yüzlerce leş ilanlar konusuna girmeyeceğim bile.
devamını gör...
6952.
25 yaşından sonra acile tek başına gelmek koyuyormuş insana. gerçi ben kimseyi arayamam beni acile götür demek için..
devamını gör...
6953.
şöyle bir hikayeye geldi aklıma az önce. güldürüyor beni ama alttan alta sinir de ediyor. sizlerle de özetle paylaşayım:

tek gözlü bir adam, geze geze bir köye düşüyor. bir bakıyor herkes kör. ama öyle boş değil, adamlar sistemi kurmuş, hayatlarını çatır çatır yaşıyorlar. bizimki içinden “tamam, burada ben +1’im. liderlik benden sorulur.” diyor. sonra başlıyor klasik sahne. adam “gördüm” diyor, millet “saçmalama” diyor. anlatıyor, anlamıyorlar. kanıtlıyor, inanmıyorlar. en son teşhis: “sende sorun var.” hekime götürüyorlar. hekim eliyle yokluyor: “fazla parça var bunda.” çözüm? “alalım.” bizim tek gözlü o an jeton düşürüyor. mesele onların kör olması değil… mesele, görmeyi reddetmeleri ve adam son anda kurtarıyor kendini, kaçıyor o köyden. ama hikayenin en net yeri şu: orada kalıp kendini kanıtlamaya çalışsaydı, gözünü değil. aklını kaybedecekti. o yüzden ortam o kadar önemli ki.
devamını gör...
6954.
içimden kopup gittin. bunu senden başka hiçkimse senin adına başaramazdı.

hikayemi başa sararsam eğer geçmişimle savaşımı kaybederim. bu yüzden çıkma artık karşıma sen. ait olduğun yer benim yanım değil artık.
devamını gör...
6955.
dünyanın en gaddar cellatı olmak isterdim,

ölümü öldürmek için!
devamını gör...
6956.
içim acıyor.
devamını gör...
6957.
yapay zeka kız sevgili üretiyorum ama kız yani kız bacı
devamını gör...
6958.
hala öfkeliyim. geçmiyor.
devamını gör...
6959.
yine kendime dair birçok şeyden nefret ediyorum, bu duruma alışamadım bir türlü.
herkeste olumlayacak bir şeyler bulabilirken kendine karşı neden bu kadar acımasızsın onu da çözemiyorum be kızım.
neyse.

bugünkü nefret konum daha çok başarısızlıklar üzerine.
başarısızlıktan da ziyade öz güvensizliğin getirdiği hiçbir boka yaramıyor olma hissiyatı üzerine.

birisi bana bu cümleyle gelse herkesin bir işe yaramak zorunda olmadığından ve kendisinin farkında olmadığından falan bahsederdim.
ama olay kendime dönünce direkt sövmeye başlıyorum.
ulan diyorum senin gibi insan olmaz olsun.
oluyor ama işte, ahanda örneği.
üstelik kaçmaya çalışsan kaçamıyorsun, dövsen dövemiyorsun, anca sövebiliyorsun öyle.

konu sadece öz güven de değil aslında ama anlatabileceğim tek konu o sanırım.
diğerleri hem çok uzun, hem de benim hakkımda da bir şeyleri bilmeyiverin be.
ama yine de bütün sorunların farklı bir sorunu doğurması kısmı çok yoruyor.

şu 24 yılda öz güvensizliği hissetmediğim anları falan hatırlamaya çalışıyorum.
umarım b12 eksikliğimden dolayı hatırlayamıyorumdur.
umarım yani.

ve bu konuyu insanlara, doktorlara açmaktan da çok bıktım. çünkü aynı cümleler artık hiçbir şey ifade etmiyor.
ve konunun sadece öz güvensizlikten ibaret olmadığını asla anlatamıyorum.
herkes öz güveni duyunca sıralı bir şekilde aynı şeyleri tekrarlamaya başlıyor.
haksızlar da demiyorum, sadece verilen tavsiyeler sanki birkaç yıldır bu öz güvensizlikle savaşmaya çalışıyormuşumcasına verilen tavsiyeler oluyor.
kendimi bildim bileli bu durumdan kurtulamadığımı , ilaçlarla da, deneyimle de bir türlü yenemediğim bir şey olduğu kısmını herkes es geçiyormuş gibi hissediyorum.

iki gün sonra yine aynı doktora gideceğim, yine benzer şeylerden bahsedeceğim ve yine aynı cümleler eşliğinde bir tık farklı ilaçlar vererek haftaya tekrardan gelmemi söyleyecek.
sonra yine kendime dair bir şeyleri değiştirmeyi deneyeceğim ve tam değiştirdiğimi düşündüğüm noktada aslında öz güvensizliğe dair her şeyi içime gömdüğümü fark edeceğim.
sonra yine şu an yazdığım şeyleri düşüneceğim.
sonra yine deneyeceğim, bu sefer daha farklı şeyler.
belki rol yapmayı deneyeceğim daha önce milyon kez yaptığım gibi.
belki de bu sefer yine milyon kez yaptığım gibi beklentiyi küçük tutacağım.
sonra her daim hissettiğim bu hislerime geri döneceğim.
öyle bir döngü işte.

bu döngüde geçirdiğim ufak ya da büyük çaplı öfke, nefret , değersizlik krizleri de cabası.

neyse ne diyorduk.
sadece kendini sev ağbi yaa.
just do it dostum kamonnnnn
bir de yalandan bir seni seviyorum canım kendim atalım ortaya.
kapansın gitsin konu.

şu devirde şu yaşında öz güven eksikliği yaşayan da kendisine insan demesin yani.
nedir ya bu yıkıklık..
devamını gör...
6960.
"yok, çok sevişmenin hiç zararı yok."

konserde eşlik ederken bu dizeye "sevişmenin" kelimesine denk gelince yanımdaki insanların ses desibelinin azalması çok garibime gitti.

daha uzatırdım da, neyse.
bu kadar.

*
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim