sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
başlık "peripetya" tarafından 03.01.2021 03:48 tarihinde açılmıştır.
2281.
çok yorgunum. bıraksalar üç gün uyuyacakmış gibi hissediyorum kendimi.
devamını gör...
2282.
hava o kadar kasvetli ki kendimi aşağı fırlatmak için bile cama yaklaşmak istemiyorum
devamını gör...
2283.
bazı anlar olur: hiç kimseye sırtınızı yaslayamayacağınızı düşündüğünüz, sonra her seferinde ne yaparsanız yapın yanlış anlaşıldığınız ve ne kadar da kaçmaya çalışsanız da yine sizi orada tutan bağlar vardır.
bataklık bunun adı.
bazılarına hayat.
ya ben ya da ben kaybedeceğim. çıkmaz sokak.
bataklık bunun adı.
bazılarına hayat.
ya ben ya da ben kaybedeceğim. çıkmaz sokak.
devamını gör...
2284.
uykum yok. bu kadar.
devamını gör...
2285.
gidişin her şeyin kaybedilebilir olduğunu yeniden hatırlattı; unutmuştum bu acıyı.
devamını gör...
2286.
sayısız hevese, sayılı nefes harcadın.
herkese yetiştin de,bir kendine geç kaldın.
herkese yetiştin de,bir kendine geç kaldın.
devamını gör...
2287.
aramıza ördüğüm duvarı sevdiğin renge boyadım.
devamını gör...
2288.
hayatı biraz rasyonel şekilde ele almak lazım, kendi yarattığımız algılar her zaman da iyi değil. var olanı görmek lazım, kapalı gözlerle gördüm demek doğru değil.
devamını gör...
2289.
yokluğunda inşa ettiğim o hayali
bir anlık öfkeyle yerle bir ettim
ağır bir bilanço hayatta kalan yok
pişmanlık duygusu kendimi ihbar ettim
ifşa et suçluyum saklamak sonuçsuz
yahut infaz et varlığım lüzumsuz
yaranmak imkânsız ağzınla kuş tut
altı yıl devamlı gittim kanaat notum sorumsuz
bir hayale adanmış yarım bir öyküyüz
arar ve sorarlar yokuz ki sürgünüz
hangimiz ters hangimiz düz
hangimiz yaz hangimiz güz
meçhul bir dörtlüğüz
en değerli armağan aşk hayatta gördüğüm
garip bir hediye kurdelası kördüğüm
boğuştuğum ilmik çözülmez niyetli
bu boşluk yaşantıma ilkokuldan meyilli
benim samimi dostum kafamdaki duygularım
maalesef münferidim onların da canı sıkkın
aşina değildim lüzumsuz kinaye
amiyane bir tabir hep aynı terane
birbirine sürtecek iki liram yok cebimde
hayatla inatlaştım hayalimin peşinde
o hâlde müsaade vakur bir ifade
laedri mahlas derviş-i virane
dayan bu badireler de geçici bak inan
"uzatma git, beni unut!" dedi hatıram
bak hâline yerle bir oldun oyun değil yaşam
ne seyrine, ne keyfine ve de rengine kan
öncelerden kararlıydım büyüyecektim
çocuk yaşta
hediye yaptım kendime ve postaladım yıllara
içini açtım box’ın, karşımdaydı süveyda
görülmez bir kaza dostum büyümüşüm galiba
birikimlerin yazdıklarımdan ibaret bilinmeli
sayfalarda mutluluk varsa yanlış silinmeli
biz hayatın işçisi dost elimizde emeklerle
arayarak bulursun elbet dürüstlüğü yüreklerde
kapkaranlık bir oda, içinde loş lamba
kâğıt üstünde kalem, koltuğun üstünde ben
çocuklar yazıyorum ya kızarsanız yeniden
dostlar üzmeyin zaten gönülde var çilem
benim bildiğim her şey yanlış hayatta lakin
senin de gördüğün üzere bulmalıyız
doğruyu canım bu yaşamda
neydi doğru neydi yanlış derken
ellerimde kaldı çok soru
cevapları yok her şeye şaşkın
bak, yakala beni ve cümlelerimi kat hayatına
derinlik uzmanından yazılmış bir not sana
görüyorum rüyalarında tüm gerçek dostları
yitiriyorlar saygılarını ben şarkı yapmadıkça
dayan bu badireler de geçici bak inan
"uzatma git, beni unut!" dedi hatıram
bak hâline yerle bir oldun oyun değil yaşam
ne seyrine, ne keyfine ve de rengine kan
iyisi mi ne keyfine ne rengine kan, delikan
ben de büyüdüm ve küçülmek istiyorum an be an
ah, istemekle olsaydı her istek ve
yerine gelseydi içimden geçen dilek
tadından tuz biber çalınırdı
hayatın koca bebek
gel geçelim konunun en hakiki merkezine
ve aşka dalalım ve nakşa geçelim
kendimize güvenli bir yol seçelim
bulana kadar toprak eşelim
bir gün sen de ağlayacaksın be neşelim
senin baktıkların senin battıklarındır
neye meylettiysen ona doğru yollanırsın
gönül kuşunu hangi avcı vurduysa
onun yanına uğurlanırsın
herkes bir yolcudur yoluna kurban olduğum
şimdi bana burayı tapulamış bir dünyalı gösterin
ve şimdi gösteremediklerinizle övünün
ben en doğruya en yanlışlardan geçerek ulaştım
sizin bataklıklarınızdan gül bahçesine nihayet ulaştım
bir sebep ve bir sonuç biri
en dipte biri en uç
her sorumun cevabı neredeyse korkunç
ayaklarına kapandığım hâlim ilginç
kabımdan taşırmak istemediğim içimdeki utanç!
bir anlık öfkeyle yerle bir ettim
ağır bir bilanço hayatta kalan yok
pişmanlık duygusu kendimi ihbar ettim
ifşa et suçluyum saklamak sonuçsuz
yahut infaz et varlığım lüzumsuz
yaranmak imkânsız ağzınla kuş tut
altı yıl devamlı gittim kanaat notum sorumsuz
bir hayale adanmış yarım bir öyküyüz
arar ve sorarlar yokuz ki sürgünüz
hangimiz ters hangimiz düz
hangimiz yaz hangimiz güz
meçhul bir dörtlüğüz
en değerli armağan aşk hayatta gördüğüm
garip bir hediye kurdelası kördüğüm
boğuştuğum ilmik çözülmez niyetli
bu boşluk yaşantıma ilkokuldan meyilli
benim samimi dostum kafamdaki duygularım
maalesef münferidim onların da canı sıkkın
aşina değildim lüzumsuz kinaye
amiyane bir tabir hep aynı terane
birbirine sürtecek iki liram yok cebimde
hayatla inatlaştım hayalimin peşinde
o hâlde müsaade vakur bir ifade
laedri mahlas derviş-i virane
dayan bu badireler de geçici bak inan
"uzatma git, beni unut!" dedi hatıram
bak hâline yerle bir oldun oyun değil yaşam
ne seyrine, ne keyfine ve de rengine kan
öncelerden kararlıydım büyüyecektim
çocuk yaşta
hediye yaptım kendime ve postaladım yıllara
içini açtım box’ın, karşımdaydı süveyda
görülmez bir kaza dostum büyümüşüm galiba
birikimlerin yazdıklarımdan ibaret bilinmeli
sayfalarda mutluluk varsa yanlış silinmeli
biz hayatın işçisi dost elimizde emeklerle
arayarak bulursun elbet dürüstlüğü yüreklerde
kapkaranlık bir oda, içinde loş lamba
kâğıt üstünde kalem, koltuğun üstünde ben
çocuklar yazıyorum ya kızarsanız yeniden
dostlar üzmeyin zaten gönülde var çilem
benim bildiğim her şey yanlış hayatta lakin
senin de gördüğün üzere bulmalıyız
doğruyu canım bu yaşamda
neydi doğru neydi yanlış derken
ellerimde kaldı çok soru
cevapları yok her şeye şaşkın
bak, yakala beni ve cümlelerimi kat hayatına
derinlik uzmanından yazılmış bir not sana
görüyorum rüyalarında tüm gerçek dostları
yitiriyorlar saygılarını ben şarkı yapmadıkça
dayan bu badireler de geçici bak inan
"uzatma git, beni unut!" dedi hatıram
bak hâline yerle bir oldun oyun değil yaşam
ne seyrine, ne keyfine ve de rengine kan
iyisi mi ne keyfine ne rengine kan, delikan
ben de büyüdüm ve küçülmek istiyorum an be an
ah, istemekle olsaydı her istek ve
yerine gelseydi içimden geçen dilek
tadından tuz biber çalınırdı
hayatın koca bebek
gel geçelim konunun en hakiki merkezine
ve aşka dalalım ve nakşa geçelim
kendimize güvenli bir yol seçelim
bulana kadar toprak eşelim
bir gün sen de ağlayacaksın be neşelim
senin baktıkların senin battıklarındır
neye meylettiysen ona doğru yollanırsın
gönül kuşunu hangi avcı vurduysa
onun yanına uğurlanırsın
herkes bir yolcudur yoluna kurban olduğum
şimdi bana burayı tapulamış bir dünyalı gösterin
ve şimdi gösteremediklerinizle övünün
ben en doğruya en yanlışlardan geçerek ulaştım
sizin bataklıklarınızdan gül bahçesine nihayet ulaştım
bir sebep ve bir sonuç biri
en dipte biri en uç
her sorumun cevabı neredeyse korkunç
ayaklarına kapandığım hâlim ilginç
kabımdan taşırmak istemediğim içimdeki utanç!
devamını gör...
2290.
artık çizgili tişörtlü dayı tiplemesinden çıkacağım eheh ama arada geri dönerim.
devamını gör...
2291.
acıktım.
devamını gör...
2292.
ne desem duygularımı karşılamıyor. maç bitmeden yenildim.
devamını gör...
2293.
çok canım sıkılıyooorr!!
devamını gör...
2294.
eve dönerken para çekmem lazım, unutturmayın, kaç gündür beş parasız dolaşıyorum.
devamını gör...
2295.
gönlümde yatan açık deniz operasyonları. umarım hayatımdaki son hayal kırıklığı olur.
devamını gör...
2296.
kaç 10 bin saat daha dolduracağım.
devamını gör...
2297.
tadım kaçtı. harekete geçmek istiyorum.
devamını gör...
2298.
gördüğüm, farkettiğim bir şeyi görmez gibi yapamıyorum. empati bir yetenek değil çoğu zaman bir zulümdür. anlayacağım anlayacağım da, efendim beni kim anlayacak? herkes devirdiği yapıları bir 'pardon' ile mi inşa edecek? en azından biraz çiçek çizseydiniz, süslü bir pardon sunsaydınız, bu eppur' un gözünü boyayıp da 'neyse neyse, tamam tamam' diyen yanından yararlansaydınız.
yok yok, böyle olmaz böyle olmaz
benim de canım var ben de insanım
benim de kalbim var ben de insanım
yok yok, böyle olmaz böyle olmaz
benim de canım var ben de insanım
benim de kalbim var ben de insanım
devamını gör...
2299.
herkes haklı, herkes her şeyi en iyisini biliyor, herkes sinirli, herkes kırıcı. herkeste '' ben '' var. kimsede '' sen '' kalmamış. çünkü trend bu.
devamını gör...
2300.
belki de intahar eden bazı insanlarla aynı şeyi yaşıyorumdur? bilmiyorum, intihar edecek biri de sayılmam. asıl konuya gelelim.
küçük yaşlardan beri resimle uğraşan, bir kısmı köylü bir kısmı şehirden olan bir ailenin çocuğuyum. kendim de şehirde doğdum fakat bu şehirde köylü veya şehirliler arasında pekte fark yoktur. insanların sayısı az olunca kafa dengimi de bulamıyorum.
5 - 6 sene önce hayalperest biriydim. internet üzerinden kendi işimi kurup sonra yurtdışına gitmeyi hedefliyordum. o dönemler gitmem için çok fazla sebep vardı, örneğin
ne zaman sokağa çıksam başı boş hanzolar bana sataşırdı, ilk başlarda beni rahatsız etmiyordu fakat zamanla buraya ait olmadığımı fark ettim.
biliyorum, bazılarınız bir hobi veya arkadaş edinmemi isteyecektir. müzik aletlerinin fiyatı uçtu ve kendimle chill takılabilecek bir odaya da sahip değilim. hep bir gürültü, kaos içindeyim.
çalış para kazan! tasarım yeteneğini kullanarak logo tasarımcısı ol falan diyenler de olucaktır. laptopa sahip olduğum zamanlar freelance'in ne olduğunu bilseydim, inanın olurdum fakat bir yerden sonra şöyle düşünmeye başladım hangi alanda daha iyiysem o alanda ilerleyeyim
ve böylelikle tüm enerjimi tüketerek kendimi harcadım. ekransız, sensörsüz bir iş isterdim
bir kursa yazılmalısın! hayatına anlam katacak kişileri bulmalısın diyenler de bir kenara çekilebilir mi? lütfen, herkesin istanbulda veya izmirde falan yaşadığını mı düşünüyorsunuz?
ee o zaman intahar et niye eziyet ediyon kendine
troll entryleri kabul etmiyorum. samimi cevap verecek insanlar lazım bana.
etrafımda bile muhabbet edecek hiçkimse yok, kız kardeşim bile kafasını telefona sokmuş iplemiyor beni.
arada bir sokağa çıkarım, bomboş mahalleleri gezdikten sonra evime dönerim. daha çok kendimle muhabbet ederim, kendimi birden fazla kişinin bulunduğu bir ortamda hayal ederim. akrabalarım birbiriyle düşman olmasaydı rahmetli büyük annemin evinde kalırdım, orası sahipsiz bir ev fakat akrabalarımla aynı bahçeyi paylaşıyor
peki sen ne istiyorsun?
sahip olduğum eski yaşam enerjisini istiyorum. bu olmayınca hiçbir işle uğraşamıyorum. 10 yıl psikolojik tedavi aldım fakat bir kere de olsun derdimi anlatmama izin vermediler. ailemin tanıştırdığı ne kadar psikolog varsa hepsi sabırsız, tahamülsüz insanlar.
bazen 10 parmakta 10 marifet biri olduğumu düşürken bazen de hiçbirşeyi beceremediğimi düşünyorum. kültürlü olduğuma inanıyorum
küçük yaşlardan beri resimle uğraşan, bir kısmı köylü bir kısmı şehirden olan bir ailenin çocuğuyum. kendim de şehirde doğdum fakat bu şehirde köylü veya şehirliler arasında pekte fark yoktur. insanların sayısı az olunca kafa dengimi de bulamıyorum.
5 - 6 sene önce hayalperest biriydim. internet üzerinden kendi işimi kurup sonra yurtdışına gitmeyi hedefliyordum. o dönemler gitmem için çok fazla sebep vardı, örneğin
ne zaman sokağa çıksam başı boş hanzolar bana sataşırdı, ilk başlarda beni rahatsız etmiyordu fakat zamanla buraya ait olmadığımı fark ettim.
biliyorum, bazılarınız bir hobi veya arkadaş edinmemi isteyecektir. müzik aletlerinin fiyatı uçtu ve kendimle chill takılabilecek bir odaya da sahip değilim. hep bir gürültü, kaos içindeyim.
çalış para kazan! tasarım yeteneğini kullanarak logo tasarımcısı ol falan diyenler de olucaktır. laptopa sahip olduğum zamanlar freelance'in ne olduğunu bilseydim, inanın olurdum fakat bir yerden sonra şöyle düşünmeye başladım hangi alanda daha iyiysem o alanda ilerleyeyim
ve böylelikle tüm enerjimi tüketerek kendimi harcadım. ekransız, sensörsüz bir iş isterdim
bir kursa yazılmalısın! hayatına anlam katacak kişileri bulmalısın diyenler de bir kenara çekilebilir mi? lütfen, herkesin istanbulda veya izmirde falan yaşadığını mı düşünüyorsunuz?
ee o zaman intahar et niye eziyet ediyon kendine
troll entryleri kabul etmiyorum. samimi cevap verecek insanlar lazım bana.
etrafımda bile muhabbet edecek hiçkimse yok, kız kardeşim bile kafasını telefona sokmuş iplemiyor beni.
arada bir sokağa çıkarım, bomboş mahalleleri gezdikten sonra evime dönerim. daha çok kendimle muhabbet ederim, kendimi birden fazla kişinin bulunduğu bir ortamda hayal ederim. akrabalarım birbiriyle düşman olmasaydı rahmetli büyük annemin evinde kalırdım, orası sahipsiz bir ev fakat akrabalarımla aynı bahçeyi paylaşıyor
peki sen ne istiyorsun?
sahip olduğum eski yaşam enerjisini istiyorum. bu olmayınca hiçbir işle uğraşamıyorum. 10 yıl psikolojik tedavi aldım fakat bir kere de olsun derdimi anlatmama izin vermediler. ailemin tanıştırdığı ne kadar psikolog varsa hepsi sabırsız, tahamülsüz insanlar.
bazen 10 parmakta 10 marifet biri olduğumu düşürken bazen de hiçbirşeyi beceremediğimi düşünyorum. kültürlü olduğuma inanıyorum
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390