sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398
başlık "peripetya" tarafından 03.01.2021 03:48 tarihinde açılmıştır.
4181.
yine mutfakta en sevdiğim köşede oturuyorum. inanılmaz keyifli bu rahatsız yerde oturmak. rahatsız çünkü 2 sandalyeyi birleştirip öyle oturuyorum. keyifli çünkü keyifli.
sakinliği seviyorum. heyecansızlık veya rutin olma hali değil kastettiğim, sevdiğim şey sadelik ve normallik. bunun müptelasıyım.
yüksek sesli duygular beni yoruyor. belki tahammülüm de düşüktür yani romantize etmeyeceğim.
ağaç, dağ, deniz, gökyüzü gibi şeyleri seviyorum. bunların sakin ve sadeliğini seviyorum.
sevdiğim her şeyin aynı anda var olmasını isterdim. herkes gibi isterdim, insanım. olmayacağını da biliyorum. yine aynı sebepten işte, insanım.
soğuk sıcak hava geçişlerinde yanaklarımın ısınmasını ve uykumun gelmesini de seviyorum. turuncu ve loş olan ışık altında pineklemek de çok hoş.
hoşuma gitmeyen çok fazla şey var, onları anlatmakla kendimi yormayacağım.
kek yapmayı da seviyorum ve kek yemeyi seven az insan var.
şimdilik söylemek istediklerim bunlar sanırım.
sakinliği seviyorum. heyecansızlık veya rutin olma hali değil kastettiğim, sevdiğim şey sadelik ve normallik. bunun müptelasıyım.
yüksek sesli duygular beni yoruyor. belki tahammülüm de düşüktür yani romantize etmeyeceğim.
ağaç, dağ, deniz, gökyüzü gibi şeyleri seviyorum. bunların sakin ve sadeliğini seviyorum.
sevdiğim her şeyin aynı anda var olmasını isterdim. herkes gibi isterdim, insanım. olmayacağını da biliyorum. yine aynı sebepten işte, insanım.
soğuk sıcak hava geçişlerinde yanaklarımın ısınmasını ve uykumun gelmesini de seviyorum. turuncu ve loş olan ışık altında pineklemek de çok hoş.
hoşuma gitmeyen çok fazla şey var, onları anlatmakla kendimi yormayacağım.
kek yapmayı da seviyorum ve kek yemeyi seven az insan var.
şimdilik söylemek istediklerim bunlar sanırım.
devamını gör...
4182.
çok de şey yapmamak lazım nasıl olsa ölücez.
bir armut yerken dahi çok mutlu olabilir insan.
mesele ne ölçüde sorunları kafaya taktığımızda.
bir armut yerken dahi çok mutlu olabilir insan.
mesele ne ölçüde sorunları kafaya taktığımızda.
devamını gör...
4183.
4184.
söylemek istediğim çok şey var ama söylemeye mecalim yok.
devamını gör...
4185.
yalan dunya. evet.
devamını gör...
4186.
sarı sarı bakıyor bardak, geçtim işte bilgisayar başına ve konuşacak neredeyse hiçbir şeyim olmamasına rağmen kendimi buluyorum yazarken. hayatın durağanlığına söyleyecek bir şeyim kalmadı, gökyüzü sınır ve zırh gibi tepemde hayali ve sıkılıyorum. sanırım hayatımın en sabit değişmeyeni sıkılganlığım ve bunu atmanın tek yolu yazmak. ve yazıyorum işte. kadınlar, erkekler, insanlar üzerine değil de belki bir masa bir sandalye, masanın üzerindeki boş ve bazısı yarım hayallerim üzerine. sonra fark ediyorum, kalmamış ki? hangi hayalden bahsediyorum, sayfalar da boş bu yüzden, koca bir boşluklu durağanlıkta sıkılganlığın yarım kalmışlığı üzerine konuşmak dahi istemiyorum. dinlemeyin beni.
devamını gör...
4187.
yıllardır ölmeyi becermedim sanırım. biri öldürsün beni.
devamını gör...
4188.
var mıydı bir hata bilmiyorum.. akıp giden zaman içerisinde, kadim tanrılara uzanan zaman dilimleri içerisinde insanoğluna yüklenen ve hata diye sıfatlandırılan; omuzlarımıza, kalbimize, ruhumuza yüklenen hata diye bir şey gerçekten var mıydı? bir insan için iyi olan diğeri için nasıl kötü olabiliyordu..
ben biliyordum onların suçu olmadığını.. ezelden bu yana olamayışımı ve çırpınışlarımı ben biliyordum.. ve bunu kabul, derin bir huzur veriyordu zamansızlık ve soyutsuzluk içinde..
ben biliyordum onların suçu olmadığını.. ezelden bu yana olamayışımı ve çırpınışlarımı ben biliyordum.. ve bunu kabul, derin bir huzur veriyordu zamansızlık ve soyutsuzluk içinde..
devamını gör...
4189.
değer verdiğim çok şey değersizliğini ilan ediyor.
kendimi görmek istediğim herhangi bir şey bir süre sonra bulanıklaşıyor.
kayıp değilim, hayır.
aksine bir çok kişi rüzgarda sürüklendiğini görürken kendini bulduğunu sandığını görüyorum.
ben rüzgarda sürüklendiğimizi kabul ediyorum sadece.
bir şeyler aramayı bıraktım artık.
olanı yaşamaya çalışıyorum. olanı daha güzel yaşamaya çabalıyorum.
kendimi görmek istediğim herhangi bir şey bir süre sonra bulanıklaşıyor.
kayıp değilim, hayır.
aksine bir çok kişi rüzgarda sürüklendiğini görürken kendini bulduğunu sandığını görüyorum.
ben rüzgarda sürüklendiğimizi kabul ediyorum sadece.
bir şeyler aramayı bıraktım artık.
olanı yaşamaya çalışıyorum. olanı daha güzel yaşamaya çabalıyorum.
devamını gör...
4190.
insanların birbirleri ile uğraşması hadidesi... boş değil mi? ben niye güzel vaktimi bana böyle baktı, bana böyle yazdı, böyle dedi dedi dedii ile harcıyorum. takıntı, tahammülsüzlük kimsenin kimseyi dinleme sabrının olmaması, farklı fikirlere katlanamamak ... biz ne zaman bu kadar kaotik olduk? ya da insan doğduğu andan itibariyle ıngaaa ile başlayan serüvenini ağlayarak devam ettirmek zorunda mı kaldı? memnunuiyetsizlik görüyorum her bir bakışta.. açlık görüyorum benim olanı verin bana diğeri aç kalsın bana ne diyenleri.. korkunç bir sevgisizlik var bu acı verici.. deli gibi konuşan insanlar var. bir yerden başka bir yere taramalı tüfek gibi geçiyor sadece anlatıyor dediğinin bir önemi yok sadece kendini anlatmakta olanlar.. uzun vadede yalnızlık görüyorum çığlık atan insanların arasında biraz sesini yükseltmeye çalışan yardımlar dilenen insanlara yalnızlık görüyorum. kabullenilmiş kader örüntüleri, heveslerine örülmüş örümcek ağları, her öfkesi sonrası ağlayan aslında bir kalbi olan insanlar... çok mağdurlar.. her biri bir oyunun içerisinde puan kazanmaya çalışıyor başka bir oyuna geçmek için verilen mücadele meselesi. bazıları yeniliyor tekrar aynı oyunun her bir anını tekrar tekrar yaşamak için.. kafası karışık insanlar fazlasıyla tuhaflar..
hiçbir şey olmamalarına rağmen kendilerini bir halt sanan insanlar!
hiçbir şey olmamalarına rağmen kendilerini bir halt sanan insanlar!
devamını gör...
4191.
4192.
yahşi günde yar yahşidir yaman günde yetiş gardaş.
içimden geldi.
içimden geldi.
devamını gör...
4193.
ne kadar 'haklı' bir gerekçesi olursa olsun bir insana, kendi tercihine bırakılmayan konular üzerinden saldırılmasını son derece acımasız, kötü niyetli ve bayağı buluyorum. hani, bir tür kötülük vardır ya hem kötülüktür hem bayağılık, nasıl anlatılır bilemiyorum ama beni aşırı şekilde irrite eden bir şey bu. yaşı, boyu, kilosu, etnik kimliği, memleketi, saç rengi, göz rengi, cinsiyeti, özellikle bizimki gibi geri kalmış toplumlarda cinsiyeti.. erkekleri erkekliği üzerinden, kadınları kadınlığı üzerinden, en kolay kırılacak noktadan, en basit, en bayağı yolla incitmeye çalışmak. neden peki yahu neden? neden bu kadar kötü, neden bu kadar acımasızsınız? bir erkeğin "iktidar" sahibi olması, bir kadının "doğurabilme" meziyetine sahip olması sizi neden bu kadar ilgilendiriyor? doğurgan olmak zorundalığımız üzerinde neden bu kadar tepiniyorsunuz?
bir kadın, kendisine bırakılmamış, bence aynı zamanda lütuf da olan bu özelliğe sahip olabilmek, bir çocuk dünyaya getirebilmek için hayatının en güzel yıllarında her ay aynı çileyi çekmekle bir bedel ödüyor, istese de istemese de. anne olsa olmuyor, olmasa olmuyor. ne yapsa hata bulunuyor mutlaka ve mecburen, üstlerine vazife olmayan fakat vazife edinen insanlar tarafından. bugün ne kadar çok şey okudum bununla ilgili, yetmedi beyinsizin birisi yine bir kadına kedi anneliği üzerinden güya aşağılayıcı bir laf ettiğini sanıyor. kadınlar ne yaparsa yapsın olmuyor yani. bekar olmak ayrı, evli olmak ayrı, anne olmak ayrı hata. yetmiyor, menopoza girmesi bile halden anlamaz insanların ağzına sakız oluyor. bu kadar kolay ağzınıza aldığınız şeyler insanların en hassas noktaları olabilir. kişisel olarak beni ırgalayan bir şey yok ama her önüne gelenin her olayda en kolay ve en basit şekilde, en basit hale gelerek kadınların bir takım özelliklerini ağzına sakız etmesine aşırı şekilde irrite oluyorum.
insan şaşırıyor bir de, siz dünyaya kendinizi görmediğiniz bir odadan mı bakıyorsunuz. merak ediyorum, nerede aynalarınız?
bir kadın, kendisine bırakılmamış, bence aynı zamanda lütuf da olan bu özelliğe sahip olabilmek, bir çocuk dünyaya getirebilmek için hayatının en güzel yıllarında her ay aynı çileyi çekmekle bir bedel ödüyor, istese de istemese de. anne olsa olmuyor, olmasa olmuyor. ne yapsa hata bulunuyor mutlaka ve mecburen, üstlerine vazife olmayan fakat vazife edinen insanlar tarafından. bugün ne kadar çok şey okudum bununla ilgili, yetmedi beyinsizin birisi yine bir kadına kedi anneliği üzerinden güya aşağılayıcı bir laf ettiğini sanıyor. kadınlar ne yaparsa yapsın olmuyor yani. bekar olmak ayrı, evli olmak ayrı, anne olmak ayrı hata. yetmiyor, menopoza girmesi bile halden anlamaz insanların ağzına sakız oluyor. bu kadar kolay ağzınıza aldığınız şeyler insanların en hassas noktaları olabilir. kişisel olarak beni ırgalayan bir şey yok ama her önüne gelenin her olayda en kolay ve en basit şekilde, en basit hale gelerek kadınların bir takım özelliklerini ağzına sakız etmesine aşırı şekilde irrite oluyorum.
insan şaşırıyor bir de, siz dünyaya kendinizi görmediğiniz bir odadan mı bakıyorsunuz. merak ediyorum, nerede aynalarınız?
devamını gör...
4194.
kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapmasaydın güzel kardeşim
başkasına yapmasaydın
başkasına yapmasaydın
devamını gör...
4195.
zaman geçiyor, yaşım artıyor, ben olduğum yerdeyim. kaç yaşındasın sorusundan daha önce hiç böylesine nefret etmemiştim. tek basamaklıydı kısa bir süre, çift olunca yükselişini durduramadım. tek büyüyen yaş da değil ki efendim! aynaya bakmaya korkar oldum. tenimin yaşlandığını hissediyorum. ince çizgiler derimin altında saklanmış açığa çıkmak için çift basamaklı sayının birkaç yıl daha büyümesini bekliyorlar gibi. ne zaman bir yansıma görsem alın, göz kenarları ve dudak çevremi süzüyorum. kimsenin görmediği, derimin örttüğü o incelikleri görüyorum. bunlarla da bitmiyor. dertler de büyüyor tabii. küçükken arı sokunca saatlerce ağlardım şimdi umursamıyorum. acılarım da büyüdü. velhasıl kelam her şey büyüyor benimle birlikte ama ben hep olduğum yerdeyim. işte bunu hiç sevmiyorum. bu da böyle bir saçmalık.
devamını gör...
4196.
eski halimi çok özlüyorum. o saf, umut dolu, hayat dolu kızı çok özlüyorum.
tecrübe diye diye rahatlatıyorum kendimi ama az keyfimiz kaçmadı.
tecrübe diye diye rahatlatıyorum kendimi ama az keyfimiz kaçmadı.
devamını gör...
4197.
türk düşmanı kim varsa peştemale sarıp duvardan duvara gezdirmek istiyorum
devamını gör...
4198.
yani vücudumun bu dirençsizliğini anlayamıyorum, iki gün azıcık rüzgar yedim diye yataklara düşüp hasta olmak... inanılmaz bir durum gerçekten, ilk çağlarda yaşasaydık herhalde 3 güne ölürdüm ben. uzun lafın kısası yine hastayım, sanırım astım da tetikliyor nefes almam çok zorlaşıyor. yeni yıldan dileğim bağışıklığı yüksek bir bünye olmalıymış gerçekten.
devamını gör...
4199.
gururla göğe yükselmiş beton mezarların gölgesinde. kimse birbirine eyvah demiyor da kim bu ısrarla ah çeken? yüz dediğin bir sayı ama yaklaşabilen ne denli mutlu bir bilinse. başkalarının hayatını yaşıyor gibiymiş. kendi hayatı geçmişin uyuşuk dizelerinde. dizlerinde hep bir sızı; yokuş aşağı, yokuş yukarı. bir su birikintisinde düşüyor çizgiler yüzüne. beyazlar hiç de masum değil sanki. yangın var hadi sen de bağır. o hiç gelmeyecek olanı çağır. elin düşüyor parlak camın üzerine, ses alamayacağını bile bile. kaç kişiydim ben, kaç parçaya bölünmüştüm? yaptın, tamamlandın, bozuldun ve asla o gidenleri toparlayamadın. sorduğun kadarını istemezdin ama bir avuç da sen yakalasaydın. mürekkep lekesi yayılıyor, yayılıyor, yayılıyor fakat yeterince büyürse belki anlarlar bıraktığı izin ağırlığını. iyi kötü bir şeyler karalanmış sayfalar, köşeleri hep boynu bükük bir halde. duyuyor musun, bak yine bomboş bırakmış diyorlar her seferinde.
devamını gör...
4200.
21 ocak 2025 bolu kartalkaya otel yangını beni gerçekten sarstı. insanlar yanarak mı yoksa duman yüzünden boğularak mı öldü? çarşaflardan ip yapıp hayatta kalabilenler. o karmaşadan bir şekilde sağ çıkabilenler. yardım etmek için canını hiçe sayanlar... gerçekten de empati kurabilmennin mümkün olmadığı bir durum bu.
günlük hayatın akışında yaşarken başımıza neler gelebileceğini bilemiyoruz. sürekli bir şey olacak mı düşüncesi ile her şeyi kontrol ederek de yaşamak mümkün değil. bunun bir ortası olmalı. bir şekilde anda kalıp ama tedbirli bir şekilde yaşamaya çalışmamız gerek.
kendimizi ve dertlerimizi çok fazla önemsememiz gerek. hayatı ve getirdiklerini de çok fazla önemsemememiz gerek. önemsemek, ciddiye almak çok fazla yük getiriyor insana. bir şey olmuyorsa olmuyordur. hiçbir şeyi fazla zorlamamak, düşünmemek gerek. başka türlüsü gerçekten sıkıcı.
günlük hayatın akışında yaşarken başımıza neler gelebileceğini bilemiyoruz. sürekli bir şey olacak mı düşüncesi ile her şeyi kontrol ederek de yaşamak mümkün değil. bunun bir ortası olmalı. bir şekilde anda kalıp ama tedbirli bir şekilde yaşamaya çalışmamız gerek.
kendimizi ve dertlerimizi çok fazla önemsememiz gerek. hayatı ve getirdiklerini de çok fazla önemsemememiz gerek. önemsemek, ciddiye almak çok fazla yük getiriyor insana. bir şey olmuyorsa olmuyordur. hiçbir şeyi fazla zorlamamak, düşünmemek gerek. başka türlüsü gerçekten sıkıcı.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
392
393
394
395
396
397
398

