6901.
en azından bir süre işten tamamen uzak kalmak istiyorum.

uyanıkken bir şey sorulmasın, uyandırılıp bir şey sorulmasın, acil cevap beklenmesin, sonuç beklenmesin, sebep aranmasın, rapor istenilmesin.

dolce far niente.
devamını gör...
6902.
şöyle bir durmak istiyorum.
sadece durmak, hiçbir şeyle ilgilenmemek ve yapılması gereken detaylar olmadan.
çok değil ya, 2-3 gün bile yeter aslında.
eş, dost, aile vs... hepsinden uzak ve sakin.
insan değişik bir canlı. rahat ve güç için çalıştıkça çalışıyor, gördüğü her problemi sırtlanıp çözüyor ama işte bazen kendimizi öyle bir duruma sokuyoruz ki başımızı kaldırıp nefes almaya fırsatımız olmuyor.

hayata dair çok şey gördüm, fazlasıyla detaylandırdım bazen.
hala öğrenmediğimiz, başımıza gelmeyen o kadar çok olay var ki.
bu başlıkta bile benzerini yaşadığım olaylar okuyorum, empati yapıyor ve kırılganlık seviyem yükseliyor.
ama kafamı çevirdiğimde sorumluluğuma ihtiyaç duyanları görüyor ve hayır diyorum arthur hayır.
sen bırakıp gidemezsin.

aldığımız kararlar, veremediğimiz kararlar...
bizi biz yapan şeyler.
mesela tam 3 kere yurt dışında çalışma/yaşama teklifini göz göre göre reddettiğim anlar geliyor gözlerime.
özellikle de ülkenin içinde bulunduğu durumları özetleyen olaylar yaşadıkça.
ah diyorum ama ben hayır dedim, pişman olmamalıyım çünkü tamamen özgür irademle hayır dedim.
bu konuda ağlamayı kendime hak görmüyorum.
1 tanesi çok sıradan ama 2 tanesi çok komik, hani sadece benim başıma gelirdi zaten diyeceğim denk gelmeyişler. (burada olmaz, kahvesiz anlatılacak şeyler değil)
sonra diyorum ki kararlarım arasında doğrular da var.
mesela yaşadığım şehir.
tamamen kendi isteğimle, o zamanki insanların şaşkın bakışları arasında ve çoğu gencin hayali olan işten istifa ederek sıfırdan kurulmuş bir düzen.
he kar yağmıyor buraya, onu hesap edememişim ama olsundu be.
insanlar deniz tatiline bütçe ayırırken ben kar tatiline ayırıyorum, yapacak bir şey yok.
yağsa keşke lapa lapa, çocukken en büyük mutluluğumdu o:
sabah odamın perdesini açtığımda, her gün gördüğüm defne ağaçlarının bembeyaz olup dallarını eğdiği o mükemmel manzara...
hemen bisküvi/süt-çay artık ne varsa bir atıştırmalık, peşine giyinme ve evdeki en büyük poşeti alıp kendimi sokağa attığım o anılar...
masumduk ve anlamıyorduk hiçbir şeyden. kar çok keyifliydi ama işte yıllar geçince hayat seni bir noktada yine kar tatili yapmak adına aracında sıcacık giderken bir olayla karşılaştırıyor.
dağın yamacında, tuzlama yapılacağı için yol kapatılıyor, en önde sensin.
iniyorum arabadan, termosta fazla fazla kahve ve bagajda bardak var.
sesleniyorum adamlara, bir kahve için öyle yaparsınız diyorum çok mutlu oluyorlar çünkü kar dediğin mutluluktur ve paylaşmak her zaman daha fazla mutluluk getirir...
işte o an fark ediyorsun elleri kürekle tuz atmaktan artık kanayacak kadar çatlamış bir işçinin kar olayına bakış açısını.
kar herkese mutluluk getirmiyor demek ki.
yedek eldivenin aklına geliyor, onu vermek istiyorsun ama gururundan onu da kabul etmiyor adam...
sonra bana toplantıda senin işçi grevinde ne işin vardı diye soruyor mevkidaşlar.
o adamın eli üşümesin diye çocuklar.
devamını gör...
6903.
hüzünlü bir olay olduğunda hiçbir tepki vermeden geçişim etrafımdaki insanlarca duygusuz ve taş kalpli gibi sıfatlar almama sebep oluyordu. bir yandan da özlemenin ne demek olduğunu tadacak kadar kimseden uzak kalmamıştım daha önce.

şimdilerde her halta gözyaşıyla tepki verebilme gibi bir potansiyel geliştirdim. olmamış olayların acısını da çekiyorum, ufak tefek şeylerin kıymetini daha iyi anlıyorum ve en önemlisi özlüyorum.
duygusuz imera'nın bu tarz sebeplerle baş ağrısı olmazdı,
yıllık izni yapıştırdım, geliyorum inşallah, açılın.
devamını gör...
6904.
yemin ederim

sadece yoruldum
devamını gör...
6905.
hayat beni sahte hedeflerin peşinden sürükleyip duruyor. aslında gerçekten ne istiyorum ve bu dünyadaki var olma sebebim nedir? bu sorular üzerine yoğunlaştığım bir dönemden geçiyorum. fakat mantıklı bir cevap bulamıyorum. öylesine yaşıyormuşuz gibi geliyor. ama böyle düşünmek istemiyorum, bir şekilde bir anlamı olması gerekiyor. off sizi de bu ikilemlerimle yormak istemezdim arkadaşlar yine de artık ne düşündüğümü biliyorsunuz
devamını gör...
6906.
kafam karışık. her gün yeni kilit açılıyor bugünlerde. bu zamana kadar üzerine hiç düşünmek zorunda kalmadığım durumlar. doğru ne yanlış ne normal ne normal olmayan ne.. herkes istediğini istediği gibi yaşamakta özgür tamam da bu özgürlük dönüp dolaşıp benim alanımda patlıyor. neden yani?

bir şey duyuyorum yakıştıramıyorum.
bir şey görüyorum, duyduklarım yüzünden aklıma başka ihtimal gelmiyor..

görüdğklerim duyduklarım okey herkesin kendi hayatı da beni ilgilendiren yerde nerede durmalıyım..

keşke sorularımı sorabilsem.. o zaman daha kolay olacak işte belki kabullenmek ya da vazgeçmek…

insan kendi düşünceleri arasında kaybolurken kendi kendine doğru yanlış bulması çok zor.. ne istediğimi bilemiyorum, bilmeye çalışsam da karar veremiyorum.

lütfen biri beni uyandırabilir mi?
devamını gör...
6907.
sometimes not every wound is the kind that bleeds
(bazen her yara kanayan türden değildir.)
devamını gör...
6908.
çaresizlik hissi içinde çırpınıp durmaktan cidden yoruldum.
devamını gör...
6909.
çok konuşuyonuz biraz sessiz olalım lütfen
devamını gör...
6910.
“benden beklentilerinizi bana göre ayarlarsanız, hayal kırıklığı yaşamazsınız. “
devamını gör...
6911.
neredeyse kırk oldum ama hâlâ hayatıma dair hiçbir boku ama hiç bir bo ku netleştiremedim. artık kafayı yiyecek durumdayım. yarın ne olacak kaygısıyla adım atamıyorum? anı yaşamayı geçtim yarını bile yaşayamıyorum.
ne bir arabam ne bir evim ne net bir işim var. eve dolap almak bile mesele. araba için borca girmek bile mesele. elimdeki parayla bi geziye gitmek bile mesele. sadece "ne olur ne olmaz?" derdi ile para biriktiriyorum. başka hiçbir şey yaptığım yok. hiçbir şey belli değil. ne bok yiyeceğim hiç belli değil.
ömür gidiyor ben hâlâ öğrencilik hayatı gibi hayat yaşıyorum. bi insan nasıl hâlâ "şu iş tamam?" diyemez. diyemiyorum.
aklımı kaçıracağım.
devamını gör...
6912.
bazen böyle size yapılan bir teklife direk olumsuz yanıt veremezsiniz ve misal bakalım inşallah ya da o gün bi gelsin bakarız falan dersiniz ya, işte bu teklifi geri çevirmenin kibarcasıdır. yoksa gönüllü bir insan tamam der direk tamam der net. o yüzden ısrarcı olmak ve tekrar tekrar söylemek çok anlamsız, anlayın lan işte ne diye ısrarcı oluyosun kıramıyor seni direk olmaz diyemiyor. insan halinden anlamak vallahi başka bi erdem.
devamını gör...
6913.
kendine yüklenmene gerek yok, denedin, çabaladın olmadı. biliyorsun artık sadece çalışmak hevesli olmak bazen yetmez bazen şans da gereklidir insana. biliyorsun ki şansı da sen yaratabilirsin. büyüyeceksin artık. gün bu şekilde geçmez. daha iyi kararlar alma, daha büyük cesaret adımları atma vakti. korkarak yaşayamazsın. konfor alanından çıkmak zorundasın.
devamını gör...
6914.
yıldızları seyretmeyi çok sevdiğim yatak odamda şimdi kar yağışını takip ediyorum. öyle büyülüyor ki beni, okullar da tatil olmuş. tam dişlerimi fırçaladım, hazırlanacaktım. gruptan yazı gelince rahatladım. şimdiyse sıcak çikolata yapacağım. ardından kitabımı okurum, kış filmlerinden birini izlerim, sevdiğim çikolata-çilekli muffinlerden de yapabilirim. hemen kafamda planlar yaptım bile.

insanlarsa muhtemelen bu saatte uyuyordur. böyle sessiz zamanları seviyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
6915.
ben ne kadar sayıp söversem, sen o kadar ödeşmiş sayacaksın kendini. sana sayıp sövmeyeceğim. hiçbir şey yapmayacağım hatta. kendinle kalman bile sana en büyük ceza zaten
devamını gör...
6916.
deodorantını çok azıcık koluma sıkmış olabilirim, kokusunu yanımda taşımak için. ancak bunu alışkanlık haline getirmemeliyim, zira bu kokunun kadınsı hiçbir yanı yok, hakkımda yanlış izlenimler vermemeliyim...
devamını gör...
6917.
tercihlerimiz kaderimizdir.
devamını gör...
6918.
kafayı sıyırmamak için düştüm yine buraya.
basit bir korku aslında. üstesinden gelebilirim gibi duruyor. kendimi gözlemlemekten yoruldum.
devamını gör...
6919.
'ayı' cezasının ardından 'login-online' olmuş.

'kelebek kovalayan çocuk' ''kalbimiz seninle'' olmuş.

geceyarısından sonra, ben uyurken ne döndü lan burada? kafamda deli sorular...
devamını gör...
6920.
bakın bu sözlükte kim ile kavga ettiysem moderasyon zamanında müdahale edemediği içindir,

lucifer ile kavga ettim ben kavga ederken sözlükteki bağzı feminikler benim onun derinliğini (!) anlamadığımı falan söylemişti. sonra ne oldu? mevzu tecavüz fantazisine kadar gitti!...

gene sözlükte kelenderis ile çok kavga ettim gene bağzı kezo feministler bunun yanında oldu sonuç? adamın ülkede sövmediği değer, sözlükte sövmediği yazar kalmadığı halde (ağzı yerine mabadı ile içiyordu çünkü.) moderasyon hiçbir şey yapmadı sonra ne oldu? nickaltından amacı ne olursa olsun küfür kafir gitti. peki sonuç onu savunanlar nickaltımda duruyor ikisine de bu yılan sizi soktuğunda sizi gene biz savunacağız demiştim dediğimde oldu.

moderasyon işini yapmadığı için bu sözlükte kavgalar çıkıyor zaten insanların anlatmaya çalıştığı şeyde buydu anladınız mı? yoook? eee neyin tatavasını yapıyorsunuz la o zaman?

kısaca demem o ki siz aman ali rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın kafasında takılıyor olabilirsiniz ben öyle değilim belli kırmızı çizgiler dışında da mevzuyu gerçeğe taşımam.

(bkz: sözlüğün horizon denen zevatı mahkemeye vermesi)

ha gerçeğe taşımak zorunda kalırsam da sonunu getiririm. ha siz çiçek böcek takılın, kafanıza göre istediğinizi yapın size kimse bir şey demiyor/diyemez de zaten burası sözlük isteyen kavga eder isteyen goygoyuna bakar.

lakin hoşunuza gitmeyen bir mevzudan bütün sözlüğe hakaret edip sözlükte kalıyorsanız buda tamamen moderasyonun halt etmesidir.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim