6621.
hep doğru olanı yapmaya çalışıp nasıl hep hatalı çıkılabilinir? anlamıyorum…
hayat keşke mekanik kadar basit, elektrik kadar net olsa.
inanın çok daha kolay olurdu…
devamını gör...
6622.
1.60 boyunuzla bana asılmazsanız sevinirim.
devamını gör...
6623.
akşamları içimi korku ve hüzün kaplıyor. sanırım babam bana dargın vefat etti. son zamanlarda aramamıştım onu. kendimce gerekçelerim vardı ama mazerete gerek yok aslında. hasta bir insanın ilgi bekleyeceğini biliyordum, hayat meşgalesine dalmıştım ve her aradığımda ağladığını görmek üzüyordu beni. ama onunla bağımız hiçbir zaman yakın veya güçlü olmamıştı ve bu güçsüz, kopuk bağı kendisi inşa etmişti, son yıl buzları eritsek de. yanlış yaptım biliyorum. yaz boyu ilgilensem de son zamanlarda (ki son zamanı olduğunu bilmiyordum) ilgilenemedim. son olduğunu bilseydim böyle olmazdı. hala yakıştıramıyorum ve bazen gerçek değilmiş gibi geliyor. hala bir yerlerde yaşıyor gibi sanki. toprağın altına yakışmıyor ki. özür dilerim. sana çok yazık oldu baba. bunu bilmek daha da üzüyor. bu sefer de sen beni affet. her zaman bir sızı olarak kalacak bu gerçek.
devamını gör...
6624.
numara 2-3 veya 3-4
bilmiyorum karmaşık biraz
veridis quo belki ama the game of love kesin ve başka şarkıları da olmalıdır
devamını gör...
6625.
ya naçizane ben şunu söylemek istiyorum. daha taze başıma geldi de o yüzden. mesela birine bi şey soruyosun cevap veriyo, teşekkür ediyosun cevap yok. ulan sokuk, insan olup rica ederim demek bu kadar mı zor? öküz oğlu. diyesi geliyo insanın ama demiyorum. :)
devamını gör...
6626.
“the grass was greener
the light was brighter
the taste was sweeter
the nights of wonder
with friends surrounded
the dawn mist glowing
the water flowing
the endless river
for ever and ever”
devamını gör...
6627.
sabah erzurum'a gidiyorum. iş güç meseleleri yine. nedense saçma bi durgunluk var bünyede ama bakalım
devamını gör...
6628.
kimse bilmez, benim asıl kavgam babamla.

birbirlerine aşkla bakan, birbirlerini öpen koklayan hatta ağızlarından sevgi sözlükleri saçılan ebeveynlerle büyümedim. annemin hırpalandığını gördüm hep.

çekirdek bir aile de olamadık hiç. babamın maddi gücünün yetersizliğinden iç güveysi gelmiş annem. yani çocukluğum babaanne ve halayla ailenin tam olarak ne olduğunu bilmeden geçip gitti.

ailesi ve aslolan ailesi (annem ve ben) arasında sıkışıp kalan bir babanın çaresizliğini anlayabildim zaman zaman. hatta bunu hiçbir zorunluluğu olmadan küçük yaşta yaptım, anladım herkesi. fakat aynaya geçip kendime baktığımda dolan gözlerimi anlayamadım. babam tarafından hissettirilmemeye çalışılan yoksulluk muydu bu, annemin içini bana döküşleri mi, yoksa altında yaşadığım çatının bana ait olmayışını ve oraya evim diyemeyişimin gözyaşı mıydı bilmedim.

fakat şöyle dönüp baktığımda ardıma bugün neden böylesine sert ve öfke dolu bir kadın olduğumu daha iyi anlıyorum. hep bir sızı vardı içimde bilmediğim. lakin, sevgilimle rakının dibini gördüğüm gün hıçkırarak ağlarken anne diyişim tokat gibi çarptı yüzüme. ben bunca sene annemin yaşayamadıklarını taşımışım göğsümde. sevildiğimde utanmışım, şımartılmanın tadını çıkartamamışım. mutluluğumu bile annemle paylaşırken eksiltili anlatmışım, olur ya gönlü kırılır belki diye. eşi tarafından yaşatılmayan her duygunun mahcubiyetini ben yaşamışım.

bu yüzden benim asıl kavgam babamla.

beni de bastıramasın, beni de sindiremesin diye daha gür çıktı sesim. hep bildiğimi okudum, hep isyankardım. hep korkulan oldum. oldum da, iki kişiyim ben tek bedende. mermerlerde dövülerek taşa dönen kalp hala küçük bir kız çocuğunun avuçlarında.
devamını gör...
6629.
yoktur üstüme benim, güzeli çirkin yapmakta, suçuysa dünyaya atmakta.
devamını gör...
6630.
kalitesiz ve klişe tiplerin bu kelimelerle eleştiri yapmasına sinir oluyorum.
beni gömdüler şahit değilim sanırım..
devamını gör...
6631.
keşke sadece söylemek yeterli olsaydı.
devamını gör...
6632.
az önce biri bana dedi ki "birliyim."
devamını gör...
6633.
eski kriterler olsaydı şimdi doçentliğimi bekliyordum.
memleketteki her mevzu nasıl oluyor da bana giriyor?
devamını gör...
6634.
bir iki saat önce ameliyat masasında kırrrt kurrrt bir taraflarımın kesilmesini dinliyordum, şimdi ise ekrana dümdüz bakamadan burada bunu paylaşıyorum..

demek ki ufak bir bilgisayar bağımlılığım var, yok değil...
devamını gör...
6635.
yaşam yaşamaya değmezmiş bunu anladım.
devamını gör...
6636.
şu mesaja görüldü bırakanlar var yaaa.
allah tepenizden baksın.
çok amin inşallah
devamını gör...
6637.
bugün de günlerden cumadır cuma. yar hamama gitme kınanı yuma. ben seni sevmişem ellere deme. zalım celek vurdu yaram var benim.
söyledim işte.
devamını gör...
6638.
kavga esnasında bağırıp çağırmam gereken yerde susuyorum, çok sessiz kalıyorum. bazen iyi de oluyor. karşı tarafı susarak kudurtuyorum. ama susmam gereken yerde de dünyayı ayağa kaldırıyorum ve bu durumda bazen haklıyken haksız duruma düşüyorum. hiç ortam ve ayarım yok.
devamını gör...
6639.
sabahın köründe inanılmaz yorgun bir şekilde eve girdim. hani böyle ayakları uzatırım, bi yemek falan yerim sonra da uyurum diye bekliyordum.
olmadı. dün gece çocukların* aptal ustalar yüzünden terasa çıktıklarını öğrendim. 7. katta oturuyorum ve terasa sürekli martılar konuyor. onların peşine takılsalar direkt aşağıdalar.
bunu öğrendikten sonra silktiğim ustalarını defolun gidin diyerek kovdum. yeni usta bulması etmesi derken zaten kafa yandı, iyice gerildim. son zamanlarda çok da iyi hissettirmeyen midem bugün patlak verdi.
ustalar işi bitirdi iyi kötü fakat çocuklar çok korkmuş, yanıma bile yaklaşmıyolardı. yatağın altına falan saklanıyorlardı. o kadar kötü hissettim ki. sinir ve duygusallık üzerine bir de yorgunluk eklenince çeşmeler açıldı, gözler sırılsıklam oldu. şimdi çocuklar stresi atlattılar biraz, yanıma gelip selam veriyolar. her şeylerim onlar. başlarına bir iş gelseydi dünyada usta kalmayana kadar gebertirdim hepsini.
neyse, ev sahibiniz terastaki bir problemi yaptırmaya yanaşmıyorsa arayın ve sövün. öfkenizi görünce anında çalışmalar başlıyor.
bu memlekette her şey "normal" olsun diye uğraşmak zorundasınız. bugün yine onu anlamış oldum.
aşırı yorgunum, biraz da alkollüyüm. canımın içi kedilerim de iyi ve mutlu gözlerle bana bakıyolar.
hiçbir şeye değişmem o bakışları.
devamını gör...
6640.
hayat garip. üç saniye öncesinde gülüp eğlenirken bir anda gelen telefonla hayattaki her şeyin anlamını yitirdiği, kalp ritmini feci artıran bir kavram. hastane lafını duyduktan sonra hiçbir şeyin öneminin kalmadığı, bugüne kadar bütün dargınlıkların son bulduğu, ben ne yapacağım düşüncesinin hayat boyu peşini bırakmayacağını düşündüren bir kavram.
neyse ki iyiymiş, sesini duyunca gelen rahatlamanın tarifi yok.
çok geç bulduk birbirimizi, sakın yapma.
yazdığımı görsen kızardın muhtemelen ama benimle ilgili öğrenmen gereken şeylerden biri de bu. rahatlamak için yazıyorum. insanlar böyle yaptığında ne alaka diye düşünürdüm ama böyle oluyomuş.
yıllardır neler yaşadığını biliyorum, en iyi ben biliyorum. lütfen pes etme güzelim. en iyi arkadaşın hep burada. dinlen diye kapattım telefonu. sabah yanındayım. yanında durup seni iyice geren dalyorocklara bakma sen, güçlü kadınsın. atlatamayacağın hiçbir şey yok. bana bile katlandığına göre.
birbirimize söyleme fırsatı çok bulamadık ama seni çok seviyorum annecim.
hasta yatağında bile içtiğim için trip atma gücünü nereden buluyorsun bilmiyorum ama o gücün daha fazlası var sende. yaşayamadığın şu hayat için iyi ol. son arkadaşım sensin.
en iyi arkadaşın.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim