6621.
bi' de buradan cehenneme gideceğiz sanki lüksle yaşıyormuşuz gibi.
devamını gör...
6622.
günaydın sözlük. bu sabahta vücudum biraz daha yaşlanmış bir şekilde uyandım.
yaşlanıyoruz be şaka maka.

sadece 5 yıl oncesini düşünüyorum. 5 yılda ne değişebilir ki ? ama çok şey değişiyormuş.
o eski fit vucudum yok, eskisi gibi gür saçlarım da yok hatta ön kısımda açılma bile var, yüzüm de biraz çökmüş.
sadece 5 yıl önce... karşı cinsle ilgili hiç çabalamasam bile haftada en az iki farklı kişiyle takılırdım.
gece yarisindan güneş doğana kadar sevişirdim 5 yıl önce. şimdi 2. hadi bilemedin 3. turdan sonra dönüp uyuyasım geliyor.
randıman düşmüş. yazık olmuş bana. ah benim kadersiz talihim. ne oldu sana ?

tanrım çüküm düşmeden tipim iyice bozulmadan al beni yanına. yakışıklı olmasak da her zamanki gibi karizmatik olayım. karizmatik öleyim. viagra kullanan 70'inde pavyon vlog'u çeken ya da camide çok pişmanım temalı bir yaşlılık görmek istemiyorum.
seçim şansım varsa bir kadının kollarında ya da bir savaşta ölmek istiyorum. yaşlı yatağında başında akbaba gibi dikilen akrabaların eşliğinde ölmeyi kendime yediremem. valla bak başını ağrıtırım oraya gelirsem. olmadı böyle beni dünyaya tekrar gönder daha düzgün öleceğim diye!
devamını gör...
6623.
kimsenin mi canı sıkılmıyor iki sohbet muhabbet etmek arkadaş olmak istemiyor. ben bunaldım valla.

gelin tanış olalım.
devamını gör...
6624.
76 yılıydı...siyah beyaz televizyonun karşısında avrupa kupası finalini seyretmek için oturmuştuk.evinde televizyon olmayanlarda bize gelmişti oldukça kalabalıktık. çıt yoktu.herkes pür dikkat ekrana dikmişti gözlerini.
berlin duvarı henüz yıkılmamıştı ve batı almanya ile çekoslovakya final maçına çıkmışlardı.
şu anda bu iki devlette yok ortada..
ama anlatmak istediğim o değil sabırla okursanız yazının sonunda anlayacaksınız..
futbol milyonları peşinden sürükleyen bir spor olduğu için konuyu futbol olarak seçtim..
konumuza dönelim..
maç berabere bitince uzatmalara geçildi.uzatmada da gol sesi çıkmayınca kupa penaltı vuruşlarını kazanana kalacaktı...
çekoslovak futbolcu antonin panenka o güne kadar ilk kez gördüğümüz bir vuruşla topu ağlara gönderdi...

delilikle dahiliğin arasındaki en temel fark birinin sınırı varken diğerinin yoktur diyen filozof haklı galiba…

ben hâlâ o gün bugündür antonin panenka’nın nasıl olup da öylesi değişik stille atışa cesaret edebildiğini çözemedim gitti..
o günkü şartlara bakılırsa bu çılgınlıktı.çünkü o penaltı kaçsa ve çekler kupayı bu penaltı yüzünden kaybetse panenka ne duruma düşerdi hiç düşündünüz mü?
işte hayatta böyle değil mi? yapmak isteyip yapamadığımız o kadar çok şey var ki..
sadece biraz cesaret lazım..
aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemekle nereye kadar gideceksiniz?
hayat çok kısa mutlu olmak için sadece biraz cesaret lazım....
devamını gör...
6625.
bizim çaycımız ali ekber abi çok nemrut bir herif. çayı da berbat. birgün tüm cesaretimi toplayıp "ali ekber abi bize üç çay dört tane de lavaboya dök" diyeceğim.
diyemiyorum. döker diye değil döver diye korkuyorum.
devamını gör...
6626.
bi yazar var, entrylerini okurken sadece yazdıklarını değil, nasıl güldüğünü de merak ediyorum.
devamını gör...
6627.
çöp saati 6 dediler, 5:45'te çıkarınca laf ettiler. bugün 19:19, dün ise 20:30'da alındı. yani bir saat yok, saatler var.
baklavayı 3-3 pay ettim sanıyorum. meğer toplam 3'müş, ben 2-1 şeklinde yapmışım eşitliği, bilemedim.
sabah odada biri 'scissors ne demek?' dedi, dedim 'makas', 'desk ne' diye sordu; yanımızdaki dedi 'sıra', kız dedi ki 'hayır, çalışma masası'.
akşam yatmak istemiyorum, sabah kalkmak istemiyorum. annem haklı değil de fikir sahibiymiş, 'bilmezler' derdi.
öpüyom nedir? hoşlanmam. öpüyorum denilmelidir, hoşlanırım.
capcut videolarımda ses kayıyor, keşke kaymasa, tüm şakalarım heba oluyor.
devamını gör...
6628.
gece 04:00 saatindeki sokakların hali bile bu sözlükten daha hareketli.
devamını gör...
6629.
bugün o kadar güzel başladı ki, sonunu da öyle bekliyordum. fena sayılmaz gerçi gün de bitmedi, ama ivmeyi biraz daha yukarıda hayal etmiştim.

onun yerine, yapılması gerekenler zihnimden plannera aktarılmayı bekleyen bir sürü madde olarak farklı bir boyuta geçti. şöyle bir listeleyip kağıda döksem içimde azıcık yer açılacak aslında. ama tam o noktada, aksine bir eylemsizlik var.
devamını gör...
6630.
seri tanım silmenin sözlüğe nasıl ciddi zarar verdiğini bana 8 yaşındaymışım gibi anlatabilecek bir yönetici arıyorum.
devamını gör...
6631.
devamını gör...
6632.
hayatımın bu chapter'ı ile ilgili ileriki zamanlardan bi spoiler görebilseydim keşke.
devamını gör...
6633.
ahmet arif söylemiş yıllar önce benim yerime.

“öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.

gör, nasıl yeniden yaratılırım,
namuslu, genç ellerinle.
kızlarım,
oğullarım var gelecekte,
her biri vazgeçilmez cihan parçası.
kaç bin yıllık hasretimin koncası,
gözlerinden,
gözlerinden öperim,
bir umudum sende,
anlıyor musun?”
devamını gör...
6634.
hayatımda tek bir kere anneme karşı "bu bana haksızlık" duygusu yaşadım ama bunun ismini "kıskançlık" koymak da ikinci bir haksızlıkdan başka bir şey değildi ve bunu kendime yapmadım.
ne demek istiyorum:
ya ben çok kıskanç biriyim ve sudaki balığın su nedir bilmemesi misali bundan habersizim...
ya da gerçekten öyle bir duygu yok bende.

belki de aynı duyguya verilen farklı isimler ve çifte standartlar var ayrıca..
devamını gör...
6635.
arabalar toplatılsın
devamını gör...
6636.
ben yarın sanırım yine birinin ayağına gideceğim. biri de benim için kılını kıpırdatmadı.
valla helal olsun.
devamını gör...
6637.
bu gece, gök yırtık bi' pelerin
kasım'ın eli buz, tenimde iğreti.
2025'in son demleri olabildiğine sessiz.
bir kara duman çökmüş, yurdumun suretine.
memleketim depremler ile sarsılıyor.
ışıklar sönük, sanki hayat yorgun düşmüş.
bir sis ki sarmış tüm vadiyi, tüm tepeyi de.
gönül üşümüş, sanki umut terk edilmiş.

sokaklar taş, adımlar yankısız, kimsesiz
her yüzde birer gölge, bakışlar kayıp, donuk.
bir fısıltı dolaşır, kimseler bilmez, çaresiz
ne bir türkü duyulur, ne bir kahkaha buruk.
herkes kendi kuyusunda, suskun ve yapayalnız
omuzlar düşük, sanki bir yük ki taşınmaz, ağır.
ne varsa elde kalan, hepsi yalan, hepsi anlamsız
yıldızlar bile küsmüş, bu gece gökyüzü sağır

lakin, bu en derin çukurda, bu en kesif kışta,
bir ses titrer, inatçı, belki de delice.
bir nefes ki, saklıdır en kuytuda, en içte,
der ki: "hayır, bitmedi, henüz sönmedi bu gece."
bir tohum filizlenir mi, bu soğukta, bu zeminde?
bilmem, ama elimde son kalan tek şey bu.
bir damla ışık, bu dipsiz, bu karanlık denizinde
direniyor kalbim, o ince, kırılgan ruh.
devamını gör...
6638.
ne böyle senle, ne de sensiz,
yazık yaşanmıyor, çaresiz...
devamını gör...
6639.
hayata ne zaman tutunsak namehrem yerleri denk geliyor elimize.
devamını gör...
6640.
gece gece moralimi bozmak istemiyorum bu yüzden bu kare yeterli


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim