141.
ağladıktan sonra kalktım aynada baktım kendime, kendimi güzel buldum. gözlerim kırmızı yeşil karışık olmuştu, saçlarım turuncu - kızıl karışık. kendimi güçsüzlüğümle sevdim. ağlama nedenimse bambaşka. ama artık biliyorum asla hayal kurmaktan öteye gidemeyeceğim.
devamını gör...
142.
söylemek istediğim çok şey var ama ya yanlış anlaşılacağım ya hiç anlaşılmayacağım, diye bir ön yargım olduğu için susuyorum.
devamını gör...
143.
bir boşluk var sanki içimde. doldurmam gereken bir boşluk ve ben vakit kaybediyormuşum gibi geliyor. çalışmak, hayat vb. üzerine bazen bir şeyler söylüyorum peki ben bunları ne kadar hayatıma yansıtabiliyorum ? sanki ne söylersem hepsi laf. hani nerede eylem memento ?

"kelimeler fikirdir gerçek değil. tek gerçek eylemdir." - marcus aurelius bu sözü hatırlatıyorum kendime. bazen sadece yapmak gerek onu anlıyorum hani şu bir markanın mottosu olan* just do it. belki de az laf çok iş lafı buradan geliyor.*

ve kendimi bu zamana kadar o kadar çok düşüncesel olarak kısıtladım ki artık bu olsun istemiyorum ama kırdım zincirleri*
artık her şeyi detayına kadar irdelemek de yok.

o düşünceler beni mahvetti sözlük. insan düşüne düşüne kendini harap eder mi ? edermiş sözlük.
geçenlerde kuzenim bunu atmıştı bana:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
paris'te bulunan çok düşünmek insanı öldürür adlı bir heykelmiş. biliyor benim nasıl biri olduğumu yüzüme vuruyor teneke*
ki haklıda.

neyse sözlük artık çok düşünmek, kafa tabiri ile kafaya takmak yok.* ve az laf çok iş.
devamını gör...
144.
kaybolmuş gibiyim uzun zamandır. sanki rotası önceden çizilmiş bir yoldayım. umursamıyorum bile doğru mu bu yol değil mi diye. bu yeni rotayı kimin çizdiğini de bilmiyorum. yeni beni tanımıyorum. o kadar içindeki yaralara odaklanmış ki yoldaki tümsekleri, virajları belki de güzellikleri hiçbir şeyi görmüyor. bir hüzün var içimde sadece, tam olarak hissizim diyemiyorum. insan ne yaparsa kendine yapıyormuş. kendime nasıl kıydım? eski beni özlüyorum -daha az yaralı olan halim- ama belki de artik değişim zamanıydı. tekrardan tanışmalıyım kendimle. yeniden inşa etmeliyim evimi. yolun tadını çıkarmalıyım. artık zamanı geldi. çünkü uzun zamandır kaybolmuş gibiyim...
devamını gör...
145.
konular yetişmiyor
devamını gör...
146.
bu telaşım ne zaman bitecek?
devamını gör...
147.
evde çöp tutmamama, ıslaklık ya da dökülmüş yemek vs olmamasına rağmen sinek problemim var. bok sinekleri değil. sivrisinek, karasinek falan da değil.

minicik, meyve sineğinden bile küçük, ancak bir sürü.

ne yaparsam yapayım kurtulamıyorum ırzını zigtiklerimden. her şeyi denedim. nerden girdiklerini dahi bulamıyorum.

üzüyorlar beni. çözümlere açığım.
devamını gör...
148.
sahte sevgilerden , yakın deyip alakası olmayan arkadaşlardan , akrabalardan , gelecek kaygısında ve bir de sevgilisizlikten bıktım , usandım , tiksindim.
devamını gör...
149.
esmiyor..
devamını gör...
150.
kolay kolay bu başlığa uğramayı tercih etmiyorum.
yazdıklarım iç açıcı olmuyor çünkü.

tam bir mutsuzluklar ülkesiyiz. bari adaletsizlikler ülkesi olmasaydık.. yüzsüzlükler ve kötülükler ne kadar hızlı yürüyorsa kanunlar da bir o kadar yavaş yürüyor. bekle, bekle, bekle. tükenmek bilmez bir sabırla bir meçhulü bekle ama hiçbir şey çıkmasın.

insanların çoğu bencil, öfkeli, kavgacı, çıkarcı ve yalancı. doğrunun ve haklının yalnız kalmasından o kadar bıktım ki. çocukken çok tozpembe bakıyor ve kendime çok güveniyormuşum. kendime güvendiğimden dolayı kavgadan ve yalandan uzak durmak için elimden geleni yaptım hep. ama durumumu yaşar kemal şu sözleriyle öyle güzel özetliyor ki: ''kendine güvendiğin için yalancı değilsin. yalan dolan bilmediğin için yalan karşısında yenileceksin.''

küçükken kendime o kadar çok güveniyordum ki, dünyadaki adaletsizliği ve kötülüğü değiştirme hayalleri kuruyordum hatta, elbette bu yavaş yavaş olacaktı, yere çakılmam sert oldu o yüzden. her seferinde kalbim o kadar kırılıyor ki, yakında kırılacak bir şey kalmamasından korkuyorum.

insanların bu davranışlarına alışmak istemiyorum. eskiden ''bu neden böyle, böyle şeyleri ortadan kaldırmak için birlik olmalı, çabalamalı'' derdim, artık bunları bile sorgulamıyorum. insan diyorum işte, ülkemiz diyorum, olmayan adalet, düzen, insanlık diyorum... çoktan alıştım belki de, ama hala derinlerde bir yerde üzüntü duyup sinirleniyorum.

yeryüzünde olmayan iyilikleri beklemekten yoruldum.
devamını gör...
151.
ne zaman zengin olucam yeteeer..
devamını gör...
152.
kendinizi bir bok sanmayın.
toprağın altına soyunarak giriyorsun. *
devamını gör...
153.
mutlu gibi davranmaktan bıktım.
devamını gör...
154.
bi sevgilim olsun istiyorum telefonu önce sen kapat oyunu oynayalım falan filan işte
devamını gör...
155.
evren bir illiyet sarmalında bu adamı es geçen talihsizliklerin pişmanlıklarıyla dolu. yaşadığımız şu dünyanın bu sarmala rastlamasını isterim. zira son zamanlar öldüm gibi görünüyorsa da yeniden doğmalarımla meşhurumdur. kibirse kibir, ben varım, kafam güzel, buradayım.
devamını gör...
156.
güzel bir şey olsun artık be bıktık bıktık
devamını gör...
157.
almanlar müslüman olsaydı, tüm dünya hilafet devleti altında olurdu.

ın speeches, hitler purportedly made apparently warm references towards muslim culture such as: "the peoples of ıslam will always be closer to us than, for example, france". hitler was transcribed as saying: "had charles martel not been victorious at poitiers [...] then we should in all probability have been converted to ıslam, that cult which glorifies the heroism and which opens up the seventh heaven to the bold warrior alone. then the germanic races would have conquered the world."
devamını gör...
158.
insanlarla yaptığım toplantılar çok sakin geçiyor. bittiğinde ise gerginlikten, utançtan yerin dibine giriyorum. kendimi yerlere atasım, duvara yapışıp öyle kalasım geliyor. rezil miydim acaba, sonucu ne olacak, beni beğendiler mi kaygılarından nefret ediyorum. işin kötüsü herkes benimle aynı şeyi yaşıyor mu bilmiyorum. endişelenmek çok kötü bir düşünce.
(bkz: normal sözlüğü günlük gibi kullandığım başka bir gün.)
devamını gör...
159.
derdimi paylasacagim hiç kimse yok..
devamını gör...
160.
sözlük canım çok sıkılıyor lan. şişştt şey diyeceğim, ben şimdi bu geceden sonra girmicem bu sözlüğe. uludağ sözlükte yazarlık yapan varsa orada bana ulaşsın. ha darkness gitme diyen varsa da gitmem. gerçi içi geçmiş yazarlar da olsa sevdim burayı ben en azından millet bel altı vurmuyor, saygılı şekilde entry giriyor.

ay neyse burayı da bırakmıcam, sevdim sizi köftehorlar. mucks.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim