sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
başlık "peripetya" tarafından 03.01.2021 03:48 tarihinde açılmıştır.
641.
her şey biraz daha kolaylaşabilir mi? bu ne böyle, engelli parkurda mıyız?
devamını gör...
642.
çok yorgunum ve uyuma ihtiyacı hissediyorum. ama hiç uyuma isteği yok içimde. çay içmek, konuşmak falan istiyorum. bütün gün bunu yapmamış gibi. hayattan bu kadar soğumuşken, böylesine bir kafayı yastığa koydurtmayan kıpırtı. ilginç.
devamını gör...
643.
her şey biraz da olsa kontrol altında. peki ya hâlâ niye eksik hissediyorum?
devamını gör...
644.
bir şeyler söylemek istemiyorum artık, sadece ağlamak istiyorum. uzun süredir o kadar ağlamak istiyorum ki ağlasam rahatlayacağım ama olmuyor. ayrıca erkekler ağlamaz edebiyatının da allah belasını versin. doldum neye dolduğumu bilmiyorum ama gözlerimden akıtamadığım her yaş göğsümde ağırlık yapıyor. çok neşeliyim, gevezeyim bilmiyorum belki derdimde yoktur ama doluyum, göğsümdeki ağırlığı vinç gelse kaldıramaz. evet, aslında yaşım çok genç daha 23 bu yaza 24 oluruz ama hayat o kadar yordu ki bazen devam etmek zor geliyor, biliyorum ki pes etmekte çare değil. liseden beri hem okuyup hem çalışmak zorundayım, neye heves etsem elimde kalıyor zaten bir çoğuna da ulaşamıyorum. insanlar hep suistimal ediyor, kahretsin ne yapayım kim olursa olsun hayır diyemiyorum veya kıyamıyorum belki de birazda bu yüzden yoruluyorum. yanlış anlama sözlük dünyanın en iyi insanı değilim, iyilik meleği de değilim bana sorsan dünyanın en kirli insanı benim, kaba, kibirli, acımasız, anlayışsız ve daha kötü kaç tane sıfat varsa hepsiyim ama bir tenhada sokak köpeği görsem sarılıp ağlamak isterim sanki gözlerimden yaş döksem temizlenirim gibi geliyor. bir insanın içinden ne kadar konuşmak, anlatmak gelebilirse o kadar geliyor içimden bir şeyler demek ancak daha ne diyeceğimi, ne anlatacağımı bile bilemiyorum. ben yorgunluğumdan başka hiç bir şeyi bilemiyorum. bir ütopya hayali kurmuyorum ama en azından zihnimdeki cehennemden kurtulabilmek istiyorum.
devamını gör...
645.
sadece üzgünüm. ne yapacağımı bilmiyorum. hiçbir şey yolunda gitmiyor. hayatta tutmaya çalışıyorum kendimi.her şeye rağmen güçlü olmalıyım. sadece ne zaman son bulacak merak ediyorum. ne zamana kadar sürecek böyle. çok yoruldum ve tükendim.
devamını gör...
646.
yirminci yüzyılda bir yıl değil bir hafta sürüyor artık ölüm acısı.
devamını gör...
647.
ışınlanma olsaydı yine geç kalınır mıydı bir yerlere.
devamını gör...
648.
dilenenin ahlaksız olduğu bir dünya gerçek ihtiyaç sahipleri için cehennemdir.
devamını gör...
649.
ya bi beni kendi halime bırakın yaa.yıldım yeminlen.
devamını gör...
650.
eti puf güzel fena değil , yenir yani
devamını gör...
651.
abi bu ne ya bugün hiç bitmeyecek galiba yıllardır bu kadar uzun bi görmedim.
devamını gör...
652.
havalar güzel olunca ben bu şehirde ne yapıyorum boş boş hayatım geçiyor hissiyle baş etmeye çalışıyorum. şehirler değişti ama bu his her bahar aynı
devamını gör...
653.
bon jovi 1980'lerde kurulsa şimdi çok daha ünlü olurdu
devamını gör...
654.
öncelikle etli ekmek diyarı konyadan tüm dünyaya selamlar.
devamını gör...
655.
mekana girdiğimde bülent bey ağabeyin cuba'dan misafirleri olduğu masayla karşılaştım ilkin, ilk sözü 'göster göster dövmeni göster' oldu, güldüm anlamadım gösterdim, adam fidel'in kameramanıymış yahu, 'ou camilo!' dedi, neredeyse sarılıp venceremos diye tezahürat eyleyecektik.
adana'da sıradan bir meyhane ortamı.
adana'da sıradan bir meyhane ortamı.
devamını gör...
656.
anlatacak bir hikayesi olmalı insanın, diye başladı konuşmaya. "bir yere varmalı, varmasa da yolda olmalı."
itiraz ettim: "herkes anlatıyor, sürekli. yaptıklarından, yapacaklarından, gittiğinden, yediğinden, içtiğinden, gezdiğinden." lafımı başıyla böldü, iki yana salladı: "öyle değil."
sabırla anlatmasını bekledim. madem anlatacak bir hikayesi vardı, dinlerdim.
"neyi, neden yaptığının şuurunda olmalı insan. eşyayı okuyabilmeli, râm olunacak hikmetler peşine düşmeli. ısırdığı elmadan aldığı lezzeti idrak edebilmeli. göstermelik lezzetler, haset damarlarında şahlananlardan bahsetmiyorum. bakın, beni de görün diye basbas bağırtan çaresizlik gibi değil; kendini görmekten, anlamaktan memnuniyet duyan bir hal bu evladım. baktığı yerde gördüğü manalardan ruh dünyasını inşa edenlerin hikayeleri gibi."
dedi söylemek istedikleri arasında. anlattı, anlattı. susup dinledim.
itiraz ettim: "herkes anlatıyor, sürekli. yaptıklarından, yapacaklarından, gittiğinden, yediğinden, içtiğinden, gezdiğinden." lafımı başıyla böldü, iki yana salladı: "öyle değil."
sabırla anlatmasını bekledim. madem anlatacak bir hikayesi vardı, dinlerdim.
"neyi, neden yaptığının şuurunda olmalı insan. eşyayı okuyabilmeli, râm olunacak hikmetler peşine düşmeli. ısırdığı elmadan aldığı lezzeti idrak edebilmeli. göstermelik lezzetler, haset damarlarında şahlananlardan bahsetmiyorum. bakın, beni de görün diye basbas bağırtan çaresizlik gibi değil; kendini görmekten, anlamaktan memnuniyet duyan bir hal bu evladım. baktığı yerde gördüğü manalardan ruh dünyasını inşa edenlerin hikayeleri gibi."
dedi söylemek istedikleri arasında. anlattı, anlattı. susup dinledim.
devamını gör...
657.
"kalbden hüzün gittiğinde kalp harâb olur."
devamını gör...
658.
hastalık günleri, rahatına alıştığımız hayatımızın değerini bize hatırlatan, böylece sabır atına binerek kendimize çeki-düzen verme kararlarımızı yenilediğimiz, allah'a daha bir yakınlaştığımız, mânevî bereketlerin çağıldayıp coştuğu zamanlardır. şu geride bıraktığımız 10 gün, benim için anlatmaya çalıştığım bilinci kuşanma çabasıyla geçti. kimi zaman geldi, ölmekten korktum; kimi zaman geldi, gidilecek yere hazırlığımın olmayışı pişmanlığı sardı bünyemi. halbuki ''bezm-i elest'' ten bu yana âhirete değin bir yolculuk hâlindeydik. burası, ikindi güneşi kadar kısa bir süre eğleştiğimiz bir menzildi. iyi ama neden sevdiklerimden ve bu dünyadan ayrılma kaygısı içimi yakıp kavuruyordu? aslında ümit ve korku arasındaki gel-gitlerim yolumu hep belirsizliğe sürüklüyor, bu da beni daha çok korkutuyordu. işte bu duygular içinde allah'ın rahmetine sığınma ihtiyâcını çok yoğun bir şekilde hissettim ve o'nun rahmetinden asla ümidimi kesmemek gerektiğini idrâk ettim dostlar. allah'ın muazzam rahmet iklimini dilemek, düşünmek insanın bütün korkularını ve endişelerini sonlandırıyor; allah'ın rahmâniyyetini, rahîmiyyetini andıkça kalbim sükûna eriyordu. yüreğimin alabildiğine incelip mahzûnlaştığı bu özel zaman diliminde çağrılarıma cevap veren, rûhî sıkıntılarımı giderip beni ferahlandıran, hayata gelişimizin büyük amacını bana rahmetiyle geç olmadan yeniden anımsatan allah'a ne kadar şükretsem azdır.
insan ömrü bir muma benziyor. ''püf'' dedin mi sönüp gidiyor. sağlıklı günlerimde dinçliğin, gücün, aldığım sıcak nefesin hiç elden çıkmayacağını veya bunun için daha çok uzun senelerin geçeceğini sanırdım. öyle değilmiş dostlar, öyle değilmiş! ... insan kalbi, hastalık zamanlarında daha bir rakik, daha bir hassas hâle geliyor. bu sebeple ben de içinde bulunduğum ruh hâlini bir nebze olsun sözlük penceresinden sizinle paylaşmak istedim değerli yazar arkadaşlarım. herkesin bir derdi var şüphesiz. bu dertleri küçümsemiyorum. ama dertlerimiz var diye elimizdeki nimetlerin değerini de görmezden gelmeyelim. mutluluğu, parada, şanda, şerefte, makamda mevkide, maddede değil kendi içimizde arayalım. aldığımız bir sağlıklı nefesin bize verdiği mutluluğun lezzetini kendimize çok görmeyelim. işte o zaman mutluluğun ve saâdetin, ulaşılmaz tûl-i emellerin ardında bulunmadığını, bilâkis hemen yanı başımızda olduğunu görerek, saymakla bitiremeyeceğimiz lütûfları için aklımıza geldikçe ve her dâim yüce yaradan'a şükredelim.
görünürde kısa fakat yaşadığım duygu ve düşüncelerle bana çok uzun gelen hastalığımın, rahmete vesile kederini hayır duâlarıyla, güzel temennileriyle, şifâ reçeteleri ve hoş tavsiyeleriyle hafifleten, beni çok sevindiren, hürmetle andığım siz sözlüğün değerli yazarları ve kıymetli takipçilerim! engin ve güzel gönlünüzün semereleri olan iyi dilek ve duâlarınız için size sadece minnet hislerimle şükranlarımı sunabiliyorum, kabulünü dilerim.
insan ömrü bir muma benziyor. ''püf'' dedin mi sönüp gidiyor. sağlıklı günlerimde dinçliğin, gücün, aldığım sıcak nefesin hiç elden çıkmayacağını veya bunun için daha çok uzun senelerin geçeceğini sanırdım. öyle değilmiş dostlar, öyle değilmiş! ... insan kalbi, hastalık zamanlarında daha bir rakik, daha bir hassas hâle geliyor. bu sebeple ben de içinde bulunduğum ruh hâlini bir nebze olsun sözlük penceresinden sizinle paylaşmak istedim değerli yazar arkadaşlarım. herkesin bir derdi var şüphesiz. bu dertleri küçümsemiyorum. ama dertlerimiz var diye elimizdeki nimetlerin değerini de görmezden gelmeyelim. mutluluğu, parada, şanda, şerefte, makamda mevkide, maddede değil kendi içimizde arayalım. aldığımız bir sağlıklı nefesin bize verdiği mutluluğun lezzetini kendimize çok görmeyelim. işte o zaman mutluluğun ve saâdetin, ulaşılmaz tûl-i emellerin ardında bulunmadığını, bilâkis hemen yanı başımızda olduğunu görerek, saymakla bitiremeyeceğimiz lütûfları için aklımıza geldikçe ve her dâim yüce yaradan'a şükredelim.
görünürde kısa fakat yaşadığım duygu ve düşüncelerle bana çok uzun gelen hastalığımın, rahmete vesile kederini hayır duâlarıyla, güzel temennileriyle, şifâ reçeteleri ve hoş tavsiyeleriyle hafifleten, beni çok sevindiren, hürmetle andığım siz sözlüğün değerli yazarları ve kıymetli takipçilerim! engin ve güzel gönlünüzün semereleri olan iyi dilek ve duâlarınız için size sadece minnet hislerimle şükranlarımı sunabiliyorum, kabulünü dilerim.
devamını gör...
659.
ödünç aldığınız kitapları aldığınız gibi okuma işlemi bitince geri veriniz..
devamını gör...
660.
lan zaten soylemek istediklerimizi entry olarak giriyoruz ya işte.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390