7041.
yaşadığım basit durumları, duyguları hikayeleştirmeyi ve o hikayeye odaklanarak tekrardan üzerinde senaryolar üretmeyi sevdiğim için kendimi koskoca bir hikayenin içindeymiş gibi hissediyorum.
aslında öyle de sayılır fakat benimki birazcık gerçekdışı hikaye olabilir.

kafada kurmayı seviyorum kısacası, hayattan aldığım küçük zevklerden biri.

bir de bu senaryolara odaklanarak kendim yazıp kendim oynuyorum gerçek olmayan olayları.
işte orası bir tık delirme sayılabilir ama bunu da seviyorum.

gerçekleşmemiş ve gerçekleşme ihtimali fazlasıyla düşük olan ufacık bir olayı saatlerce düşündükten ve kendimce oynadıktan sonra yazıyorum mesela bunu da.
mükemmel hissettiriyor.
delirtiyor da ama orasını hallederim bi ara.
devamını gör...
7042.
bugün saatler geçmek bilmiyor gibi geliyor. hiçbir şey yapasım falan da yok. öyle gün bitsin de yatıp uyuyayım artık istiyorum. çok tatsız bir gün, gerçekten.
devamını gör...
7043.
yağmurlu havada gözlük takmaktan hiç hoşlanmıyorum.
ama mecburum *
devamını gör...
7044.
o ne goldü be
devamını gör...
7045.
kötü bi gündü.
devamını gör...
7046.
tam hayata dair bir umut yeşertiyorum hep aynı insan gelip üzerinde tepiniyor. sağlığımla ilgili güzel haberler aldığım gün sinir krizi geçirmeme neden oldu. hayatıma çeki düzen vermeye çalışıyorum ama olmuyor. bir şekilde aynı döngüye kısıldım nasıl çıkarım bilmiyorum. sadece sabahları simidimi kendim aldığım, akşamları evimin sessizliğinde uyuyakaldığım bir hayat istiyorum. onu bile çok görüyorlar. kimsenin gölgesi bile düşmesin hayatıma. bu hissi nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. boğazımda yutamadığım bir lokma var. hayatımın her şeyden önemli olduğunu söyleyenlerle canıma kastedenler aynı insanlar.
devamını gör...
7047.
eski erkek arkadaşım beni diktatör sevdalısı olmakla suçlardı, şimdi epstein listelerine bakıp utanır mı acaba? biz bu adamları boşuna sevmedik.*
devamını gör...
7048.
onu sevmek nasıl?
günün içinden kopup gelen küçük kırıntıları birine saklamak gibi. sokaktan geçen bir kediyi, camdan sızan ışığın masasının kenarına düşüşünü, kahvemin tadını belki de... hepsini ona anlatmak istiyorum. sanki anlattıkça dünya daha anlamlı olacakmış gibi. sanki sesim onun kalbine değerse, orada bir yer açılacakmış gibi. lakin olmuyor.
“koşarak gittiğin yerde beklenmiyor olabilirsin”
öyle hızlı koşuyorum ki öyle doluyum ki öyle yoruldum!
ama gün, onun sessizliğiyle bölünüyor. bir ya da iki kelime? bazen sadce bir nokta.
oysa benim içimde cümleler taşkın, paragraflar sabırsız...
ben onun için zaman yaratırken, o beni zamanının kenarına bırakıyor, zamanın kenarında durmak ne demek mesela?
yine de kızamıyorum. çünkü sevmek böyle bir şey galiba, karşılık beklemeden kalbini masaya koymak.
kalbini masaya koymak...
başımı onun göğsüne koymayı hayal ediyorum. kalp atışlarını saymak istiyorum. acele mi atıyor, sakin mi, beni fark eder mi
ya da orada bir yerim var mıydı?
avcunun içini öpmek geliyor içimden, sanki orada ona ait bütün yorgunluklar birikmiş gibi. küçük, sessiz bir sevgiyle. kimse görmeden ve bana özelmişçesine.
ama gerçek daha sert! ben ona koşarken hatta özlerken özlediğimi hissediyor mu acaba derken, ben onun aklının kıyısında bile değilim. ne acı, ne yazık
umutla attığım her adım, boşluğa düşüyor. ben onun için çabalarken, onun için sadece bir durak, belki de hiç durulmayan bir yolum? bilmiyorum
ve hüzün...
hüzün yüreğime sessizce dokunmuş. bağırmıyor, ağlamıyor, sadece orada. belki öylece duruyor belki de göğsümün ortasında ağır bir taş gibi
geceleri daha çok hissediliyor. her şey sustuğunda, onun yazmadığı cümleler yankılanıyor içimde. keşke diyorum, keşke biraz daha merak etseydi. keşke ben de onun için “bir şey” olsaydım.
yine de içimde tuhaf bir sadakat var. vazgeçemeyen bir yanım. kalbim, ona doğru atmayı bırakmıyor. belki bu bir yanılgı, belki kendime ettiğim en büyük haksızlık
ama hisler söz dinlemiyor. insan bazen kocaman bir hiç olur ya birinin hayatında? işte ben o hiçliğin içini sevgiyle doldurmuş durumdayım.
ve kimse bilmiyor.
sadece ben
bir de bu satırlar.
ve artık siz.
neyss neysss...
devamını gör...
7049.
her gün, her gün, her gün, her gün...aynı bulantı, aynı saçmalık, aynı kin.
devamını gör...
7050.
bugün boş boş reaction videolarına bakarken şöyle bi tanesine denk geldim:

sonra içimden düşündüm. "burka bizde yaygın değil kara çarşaf ile reaction çeksem(odak gözlerde)* ve başlığını da "black people" react to xx olarak koysam..." gibi şeyler.....
linç edilirim kesin bir de şikayet ederler. durduk yere bakanlık bana dava açar sonra da mapuslara düşerim diye hemen düşünmekten vazgeçtim.
bazen çok sıkılıyorum ya.
devamını gör...
7051.
bazı insanlar "dünya barışı istiyorum" diyen miss antigua kadar samimiyetsiz. bu arada, evet, antigua diye bir ülke var. coğrafya atlasını çıkarıp bakabilirsiniz. illa ki çantanızda vardır ya.
devamını gör...
7052.
yalnızlıktan eskileri stalklamaya başladım.
allahım sen bana mukayyet ol.
devamını gör...
7053.
aslında söylenecek çok şey var fakat hepsi birbirini kovaladığı için hiçbirini toplayamıyorum işin özü toplayıp konuşmak bile aslında bir şeyler adına iyi gelmiyor falan filan. öyle işte.
devamını gör...
7054.
haftasonu planı üç beş küçük detaydan ibaretken insanın kafasında nato zirvesine dönmesi ve hepsini halledince gelen o orantısız huzura erdim nihayet.

aslında mutluluk ne kadar da düşük bütçeli.*
devamını gör...
7055.
sıkılıyorum sabri, bunalıyorum. dinlenmek istiyorum bir şeylere yetişmeye çalışmadan ama olmuyor. halledicem.
devamını gör...
7056.
2 saat sonra zamlar belli olacak, ay çok heyecanlı, 77777777 %45 üstü kurtarır beni yediyüzyetmişyedi.
devamını gör...
7057.

...
gittiğinde korkular hafızamda yer etmiş
ve yokluğunda her bi' duygu kursağımda birikmiş
akreple yelkovanı hayalinle yürüttüm
ben içimdeki seni özleminle daha da büyüttüm...
devamını gör...
7058.
gerçekten çok sıkıldım ama öyle böyle bir sıkılmak değil.
her şeyi sorgularken buluyorum kendimi ve yaşamaktan yoruldum.

neyse yarın geçer herhalde.
devamını gör...
7059.
kişi aç iken yemeğe ihtiyacı vardır lakin tok iken seçicidir.
bu mantık ile sevdiğiniz/seçtiğiniz kişinin doymasından korkmamanız gereklidir. lakin yemek yeme kapasitemiz de sonsuz değildir ya da aç iken de seçici olmak mümkündür. bu durumda yemeklerdense ilaçları örnek verebiliriz:
*
her ilacın aç ya da tok alınımı vardır. ilaçlar “takıntı yaptığımız insanlar”ı simgelerler. ister seçmek ister takıntı deyin.. seçtiğinizce seçilmez iseniz o “takıntı”dır. çünkü siz “tok alınan bir ilaç” iken, o “aç alınan bir ilaç” olamaz. sizin açlığınız onun eline bırakılamaz.
*
bu durumda ise “ben ilaç kullanmıyorum” durumları devre dışıdır, çünkü öyle olsa yollar kesişemez.
*
nezaketen katlanılan için hiç bir zaman aslolandan vazgeçilemez. eğer nezaketen katlanılan elinde hayatınızı tutmuyor ise..
devamını gör...
7060.
benimki su olan:

-cok yorgunum.

işin ilginci de su. cok yorgun olduktan sonra ısrarla devam ediyorsun.

40 kusur yasındayım. bi 20 sene daha devam etsem 60 yapar. belki bi 20 sene daha. 80.

icimden hicbi sey yapmak gelmiyo. oyle bu mod. bugun 13-14 saat uyudum. sosyal medyaya ilişmiyim. radyo bile dinlemiyim. o bile dıs dunyayla iletisim cunku. soyle bi hafta sadece uyuyayım.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim