7141.
bazen neden bu kadar çok konuştuğumuzu anlayamıyorum. herkes, hepimiz bir şeyler anlatmaya öyle açız ki cümlemiz bitmeden arkasında diğer cümle hemen çıkıveriyor ağzımızdan. işin kötü kısmı hepimiz aynı iştahla anlatıyoruz, karşı tarafı dinliyor gözükürken bile ne söyleyeceğimizi tasarlıyoruz uzun uzun, bir nefeslik aralık gördük mü hemen araya sıkıştırıyoruz cümlemizi. ben arada bir susuyorum, sadece susmak ve öylece durmak istiyorum. dinlemek de istemiyorum, öylece kalmak istiyorum. hayret verici bir durum sanırım, çünkü o anlarda beni kendime getirmeye çalışan insanlarla doluyor çevrem. iyi misin sorusu soruluyor, ne düşünüyorsun deniyor. elbette iyiyim, sadece öylece durmak istiyorum. bu kadar.
bugün üst kata çıkan bina yöneticisi kapıdan birinin girdiğini görünce yukarı çıkma ihtimalini düşünüp asansörü bekletti. ne yazık ki kapıdan içeri giren bendim ve sonradan öğrendim ki aynı kata çıkacaktık. susmak istediğim anlardan birine denk gelmişti, kimseyle konuşacak halim yoktu ve bu durumlarda nezaket kurallarını çöpe atıyorum. asansöre girip elimi kat seçme paneline uzattım, gideceğim kata çıkıyordu asansör. geri çekildim. sonra ortamdaki kişi sayısı birden çok olunca ortaya çıkan o önlenemez konuşma arzumuz yöneticiyi dürttü. fark ediyordum bunu. dördüncü kata mı gidiyorsunuz dedi. kaçıncı katta oturduğumu da biliyordu kat seçmek üzere elimi uzatıp geri çektiğimi de gördü ama yine de sormak istedi. evet anlamında başımı salladım yüzüne bakmadan. hangi dairede oturuyordunuz dedi, yüzüne bakıp kalakaldım. söyleyemedim. istemediğim hâlde yaptığım birçok şey var fakat konuşmak bunlardan biri değil, konuşmak istemediğimde kelimeler çıkmıyor ağzımdan. dayanamayıp daire numarasını da söyledi, burada mı oturuyorsunuz dedi. yine evet anlamında başımı salladım. dördüncü kata gelmiştik, bir şey söylemeden çıkıp evime yöneldim. adam iyi günler dedi, bu sefer yüzüne bakıp başımla teşekkür ettim. sonra arkamdan o da çıktı, normalde orta katların birinde oturuyor ama çatı katına gidecekmiş. çatı katı damlıyormuş da ona bakmaya gideceğim diye açıklama yaptı, arkam dönüktü ve yüzüne bakmadım. beni dilsiz zannetmiş olabilir, belki de salak zannetmiştir. ne belli? inanın umurumda değil. dışardan bakan biri tavrımı hoş görmez muhtemelen ama sorduğum ilk soru yüzüme bakılmadan hem de cümle kurmadan, beden diliyle cevaplanıyorsa muhatap seçtiğim kişi benimle konuşmak istemiyor diye düşünüp ikinci bir soru sormaya çalışmam. hele bunlar cevabını bildiğim sorularsa.
bence bazen susmak gerekir, konuşmak zorunda olmamak, arada bir dinlenmek. susmayacağız, bunu da biliyorum; ölene kadar çenemizden çekeceğimiz var.
devamını gör...
7142.
“birinin başkası için değişimini beklemek, bu yüzden gitmek, sevdiğini özgürleştirmektir bazen."
devamını gör...
7143.
onun derin kahverengi gözlerine baktım. insani bir duygudan eser yoktu. böylesi bir teklifi sunarken bile o kadar donuk bakıyordu ki onun duyması gereken ürpertiyi ben duydum. derhal dışarı çıkıp birkaç temiz soluk almak istedim. çıkar çıkmaz midemden yükselen iç bulantısını kusuverdim. zihnimin bana göstermediği fakat derinlerde beni kusturan o görüntüleri az çok tahmin edebilmiştim. o ise hiç istifini bozmadan oturmuş ananas dilimlerini yiyordu. kafa karıştırıcı birisi olduğunu itiraf etmeliyim. aslında onu çoğu zaman güvenilmez buldum. fakat nedir bu yolda ilerlememi sağlayan giz, hala keşfedebilmiş değilim. belki de beni bu ilişkide hapseden tek şey bu merak duygusudur. kendim hakkında o kadar çok düşünüyorum ki buna neden olan bu kadını düşünmeye fırsat bulamıyorum… zaman zaman bazı gerçeklere rastlasam da düşüncelerimde silikleşiyorlar. bu kadın tekinsiz bir hayalet adeta… yalnızca korkularımda görünen, geri kalan zamanda varlığıyla yokluğundaki farkı göremediğim tuhaf bir yaratık. ona neden güvendiğimi bugün bile anlamış değilim. başıma çok büyük belalar açacağı kesin fakat niçin kendimi engelleyemiyorum? güçlü iradem onun karşısında çelimsiz bir çocuk sanki. en büyük zayıflığım bu kadın. yalnızca kadınlığından ileri gelen bir zafiyet değil bu. bilmiyorum, anlamıyorum, çözemiyorum… beni belirsizlik mahvediyor… o ise en büyük kozunu böyle oynuyor işte! ne kadar zayıflık gösterirsem göstereyim hala en büyük silahıma sahibim! ondan daha akıllıyım! evet, onu aklımla alt edeceğim! duyguların çarpıştığı arenada ben çoktan öldürüldüm! akıl arenasında ise beni mağlup edebilecek kadınla karşılaşmadım! hem de ben çıplak elle dövüşeceğim!
devamını gör...
7144.
sürekli her şeyin ters gitmesi çok yorucu. korkunç bir dönemden geçiyorum, ne zaman şanslı olacağım bilmiyorum. sanki hep böyle ters gidecekmiş gibi geliyor.
devamını gör...
7145.
ya bu söylemek istediklerimizi ilgili başlığına falan yazsak da hani bereket olsa akış canlansa
7200 küsür entry varmış başlıkta
yazık değil mi
he guzum
devamını gör...
7146.
belki instagramda reels kaydırırken haberlere denk gelmişsinizdir. ben babanın çocukları ile olan videoları ile tanımıştım bu abiyi... tanıdığım ilk günden itibaren de hayranlıkla izliyordum videolarını...
zaten o bebişler... bayılıyorum. babanın çocuklarla olan iletişimine, yetiştirme tarzına, saygı, sevgi... bütün değerlerimizi en güzel şekilde öğretiyordu...
iki gün önce gece yarısı gördüm eşinin vefat haberini ve gördüğümden beri gözyaşlarıma hakim olamıyorum. böyle çok yakından birini kaybetmiş gibi hissediyorum.
neden böyle oldu ve ben neden bunu bu kadar içselleştirdim bilmiyorum.
gerçekten çok üzgünüm... daha küçüksünüz daha birkaç aylık bir bebiş var. anneleri çok genç gitti bu dünyadan...
keşke sizler için elimden bir şey gelebilse...
keşke yakın olsak da size elimden geldiğince yanınızda olabilsem... gerçi sizin mükemmel bir babanız var kimseye ihtiyacınız olmaz ama işte olsun...
size hep çok dua edeceğim minik prensesler ve küçük prens...
allahımmmm sizi her daim korusun.
kalbiniz, gönlünüz, ruhunuz incinmesin...
güzel , iyi insanlarla karşılaştırsın allah sizi.
ve hep sizi korusun.
babacığınızla sağlıklı güzel günler diliyorum...






kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
7147.
karnının doymayacağı yerde aç olduğunu belli etme .
devamını gör...
7148.
bardaktan boşalan yağmur tabirindeki yağmur gibi yazmak istiyorum.
devamını gör...
7149.
keşke hiç büyümeseydimden keşke hiç yaşlanmasaydıma geçiş sürecindeyim. keşke hiç ölmeseydime kadar aynı şekilde devam edecek yolculuğum. geçmişte olduğu gibi gelecekte de. yakın mı uzak mı bilinmez. yoo ölüm üzerine değil söylediklerim. içimde yarım kalanlar var sadece ama diğer yarılarını da düşünüyorum. onlarda içimde. yarım yamalak bir ömür yani anlayacağınız. yarım yamalak ama dopdolu. yarım kalmasaydı x2 olurdu en fazla. yanisi fazla da bir kaybımız yok gibi. kazancımızın da çok olmadığı aşikar.
yine de, belki, hatta ve neyse.
devamını gör...
7150.
tek başına sahur yapmak aşırı yıkık bir şey.
devamını gör...
7151.
saat 3 olmuş. sabah 11 de işim varken ne işim var uyanık. dalışlarımı sevmiyorum.
devamını gör...
7152.
bu ramazanlık vakitte içilir mi ulan cehennem kütüğü diyecek insanlara ilk baştan cevabım : silktir git okuma...

geçmişle bir yüzleşme yaşadım bugün....

17 yıl önce 5 aylık nişanlılık dönemim nişan atma ile sonuçlanmasaydı ne olurdu diye...
belki şu an evli mutlu çocuklu 1 veya 2 tane ergen evlat sahibi olacaktım şimdiki gibi toto ve göbek bağlayacaktım.

10 yıl olmuş hayatımda en son düzenli ilişki olalı ulan sevilmeyecek adam da değilim ama olmuyor alıştım galiba fuckbuddy ve tek gecelik ilişki modeline aslında bundan 20 yıl önce olan bana sorsanız nefret ederdim bu olaylardan düzenli ilişki adamıyım ulan ben diye ortalıkta dolaşırdım.

babam ve annem gittikten sonra o kadar yalnız hissediyorum ki dostum diyeceğim kimseye güvenmiyorum yok çünkü çok arkadaş var ama herkes çıkarcı validelerini satayım.
devamını gör...
7153.
bugünden yapmam gereken, yani yarın için yetiştirmem gereken bir evrak var. çetrefilli bir şey. öğleden sonra eve gelince e-mail hesabıma giriş yaptım, biriken binlerce mailim mevcuttu. sayısı 30 bin civarıdır. ardından nasıl olduysa posta kutumda aratmam gereken bir kelime üzerinden tesadüfen başka bir şeye rastladım. çok eskiden sevdiğim insan, bana bir platformdan mesaj attığında mail gelirdi bildirim olarak. yani attığı mesajlara dair haber… onları görünce içim burkuldu. kalbimi ateş sardı. öyle bir ateş ki... çok uzun zaman sonra içim yandı. meraklandım, en aşağılara kadar indim. her gün mesajlaşmışız, şimdi o detayları pek anımsamasam da… neyse ilk maillere kadar indim, bana ilk mesaj attığı tarihi buldum; 2 mayıs 2017 imiş. neredeyse 9 yıl geçmiş üzerinden. içten içe yandım tekrar. neden kendime bunu yaptım şimdi? o tarihlere gitsem bir şeyleri değiştirebilir miydim diye kalbime yüklendim. neden ikna edemedim diye içten içe söylendim. buluşmak isterdim ama reddederdi. ilk kez öyle sevmişti kalbim. şimdi bakınca çocuktum ben de. o günlerde hissettiklerimi bir daha yaşadım sanki demin. aşkımdan ölürdüm, söyleyemezdim. naz yapıyor zannederdim. keşke böyle duygusal olmasaydım, hatırlamasaydım gözlerini… keşke ben de diğer insanlar gibi duygusuz kalabilseydim. ama özledim. yine sarılmak istedim, öylece dizlerine yatmak... sonra susturdum kendimi eskisi gibi. artık arayamam, soramam da… yakın arkadaşım: “aklında onu evlenmiş gibi kabul et” demişti, o zaman kalbim daha kolay alıştı. lafını açmıyorum artık kimselere. asla eskisi gibi değilim ama mailimdekileri görünce… bir “ah” ettim kalbime. eskiden kalan yaramı hatırladım özetle.

tüm bunların üzerine laptopı kapatıp evrak işimi bir güzel erteledim. bakalım yarın müdüre ne diyeceğim, o da ayrı konu. neyse efenim. hayat işte…
devamını gör...
7154.
vura vura vura! kıra kıra kıra! şampiyonluk için saldır kanarya!
devamını gör...
7155.
yorgunum. ağrılarım var. nefes almak bile işkence. keşke dursaydı kalbim yine yaşamak zorunda kalmasaydım.
kendi kendime sonlandıracak gücüm yok. sadece bekliyorum, mutlak sonu...
devamını gör...
7156.
düştük yine yollarına
sevdamızı haykırmaya
senin için her cefaya
katlanırız biz kanarya
canımız feda uğruna oooooo
değişmeyiz seni asla aaaaaaa
canımız feda uğruna oooooo
değişmeyiz seni aslaaaaa
saldır kanarya, saldır kanarya...
devamını gör...
7157.
yıllar sonra okula geri döndüm. bu sefer uzun saçlarla, sayısı hayli artmış beyaz sakallarımla falan.
eski arkadaşlarımdan kimse kalmamış. dersi beraber aldığım bebelerin hepsi yeğenimle aynı yaşta. enteresanlar olm. cok sevdikleri hoca gelince alkışlıyolar falan. dersi aldığım hoca benden küçük, siz diye hitap ediyo, geriliyo.
öğrenci işlerine kinim hala ilk günden farksız. git gide artacak gibi.
döner dönmez ilk icraat okula nefret ve sesçi gerginliği aşılamak oldu.
beraber iş yaptığımız arkadaşlarım, asistanlar falan ben yokken hakkımda ne anlattılarsa artık, "o geldi" gibi takılıyo alt devreler* manyak mısınız olm dedim geçtim. paso konserleri falan soruyo bazıları falan. maskot olmuşum olm.
bir de derste hareket ettikçe eklemlerinden ses çıkan tek canlı ben olduğum için sürekli gözleriyle taciz etti itler.
enteresan gündü. yarın bir iki tanesine kahve kitlicem.
devamını gör...
7158.
sennn nasip et allahımmmm.
çok ama çok aminnnnn


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
7159.
şimdi gerçekten özgürüm işte. çünkü her şeye rağmen içimde canlı tutmaya çalıştığım tüm umutlarımı öldürüp çöpe attım. artık yarından sonra beni neyin beklediğini, ömrüm boyunca nelerin olabileceğini ama nelerin de asla olmayacağını biliyorum.

ohh beeee...
devamını gör...
7160.
yakın zamanda yakın arkadaşlarımdan biri rüyasında benim öldüğümü, dün de diğer yakın arkadaşım rüyasında benim evlendiğimi görmüş. başka hangi arkadaşımın rüyasına konuk olacağımı merakla bekliyorum, sırayla geziyorum gibi görünüyor. *
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim