3381.
bak ne güzel sakin sakin oturdum kahvemi içiyorum.
bir iki başlık, hemen gerildim.
sarılmadınız da, gerginliğimle bu başlığa geldim.

sevmiyorum tatlım ya.
gerginlik, küslük, melankoli vs hiç bana göre değil.
dert varsa sabaha kadar anlat, dinlerim.
ama "genel" mutsuzluğa karşıyım.
hayat kısa, gerçekten kısa.
hiç değmediğini anladığında yaşayacağın pişmanlık çok büyük olacak.
o pişmanlık bana uğramasın, beni bulmasın diye tüm derdim.

boş ver, havalar soğuyunca varuna'da sıcak şarap içelim bence.
geçer o zaman.
devamını gör...
3382.
insan delirdiğini nasıl anlatsın. hem kim demiş delirmiş o diye. her şeyi hatırlıyorsa delirdiğini kim iddia ediyor. şimdi aldığı ilaçlar yüzünden zihni daha yavaş hareket ediyor. özlemiyor değil o hızı.


bütün bağlantıların yerli yerine oturduğu ve katman katman gerçekliğin kendini açık ettiği, bir dilin nasıl olur da bu kadar farklı bir niteliğinin olduğunu keşfetmesi hoşuna gitmişti kimilerine göre delirme dedikleri süreçte.

ama biz bundan sonra bu sürece delirme demeyelim de bir kavşak ya da bir şehrin bir binasının yıkıldığında molozların üzerinde duran bir kedi ya da uçan hamamböceğinin evin balkonunun kapısında duran tele çarpışı diyelim.

tek bir kelime ile bu süreci anlatmak çünkü çok zor.

nasıl başladığını hatırlaması çok acı. size anlatsa sizin de canınız acırdı. belki günü geldiğinde zihninin dehlizinde yatan o ince cılız sesin bir anda bağırıp ben buradayım, senin zamanını mekanını ve tüm algını ben yönetiyorum, bunu bana nasıl yaparsın diye öfkeyle bağırıp ortaya çıkmasını anlatabilir.
hani şimdi bu ufak bilgiyi vermiş gibi değil. tam anlamıyla renklerin nasıl loşlaştığını, sesin hakimiyetini, el kol hareketlerini ve söylediklerini. gerçi sürecin sonunda geldiği noktada süreci tekrar anlatmak canını sıkıyordu.
ve işte masa başında şimdi anlatıyor. bir şekilde içinde tutmayıp bir noktasından, kıytırık da olsa bir noktasından başlayarak….

bu saçma oyunun içine çeken o cılız sesin aslında nasıl da bir canavar olabileceğini anlatmaya başlayarak.

canavarları hapishanelere tıkıp duvarları tırmalamalarını görmek istemez kimse.

çıktığı yere geri göndermeyi bilebildi ama bir daha çıkmayacağının garantisini kimse veremiyor, kendisi de veremiyor.

canavar sakin, canavar her zaman olduğu gibi sinsi ve bir o kadar şefkate muhtaç.
devamını gör...
3383.
cam kolonya şişesinin beline sarılmış paket bandı yere paralel değil. düzeltmeli.
devamını gör...
3384.
cop posetlerine cop poseti deyip de kalplerini kirmanin alemi var mi.
devamını gör...
3385.
yarın önemli bir gün.

fazla gülmemeliyim,
ama güleryüzlü olmalıyım.
fazla konuşmamalıyım,
ama anlamlı konuşmalıyım.
fazla heyecanlanmamalıyım,
ama coşkulu da olmalıyım.
sevmeli, sevdirmeliyim.

yerçekimsiz ortamda elma ikram ederken muz tadı aldırmalıyım.

tövbe tövbe.
devamını gör...
3386.
başlığı okuduktan sonra bir sessizlik oluştu bende yorgunluğun vermiş olduğu bir sessizlikti. hem insanlar hem de bu şehir beni yıpratmış yorulmuşum.
devamını gör...
3387.
hani böyle çok mutlu gibi olursunda inceden boğazına bir şey düğümlenir. gülmekle ağlamak arasında sürekli gidip gelirsin. gülsen olmaz ağlasan olmaz. ha öyle bi şey. ekşimtırak gibi. tatlı- tuzlu bir ruh hali.
devamını gör...
3388.
annemi çok kırdım. gidip sorsam desem ki "anne ben hayırlı bi evlat oldum mu?", "oldun paşam" der.
bana bu şekilde şefkat ile yaklaşması canımı daha çok yakıyor. halbuki beni böyle dövse bela okusa o kadar iyi gelir ki.
devamını gör...
3389.
çok saçma.
devamını gör...
3390.
akista durup gitmeyen duyurular basligi kadar rahatsiz edici bi gece oluyor. bu kadardi. bb
devamını gör...
3391.
valla imkan verilse arkama orkestra çalsa acayip kashmir söylerim ha döktürürüm yani yıkılır sahne
devamını gör...
3392.
az önce bir ziyaretçiyi "lütfen çizgiyi geçmeyin" diye uyardım, kadın çizgiyi geçmemek için esere daha da yaklaştı.

"lan allah'ın gerizekalısı, çizgi eseri korumak için çekildi. ben sana eserden uzaklaş dedim, git esere yapış mı dedim?"

demek istiyorum.


söz konusu çizgi ve eserler

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ayrıca gezilebilecek alanın genişliği

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
3393.
bu da geçer ya hû
devamını gör...
3394.
siz hiç melodi beğğ oldunuz mu ben oldum. *

devamını gör...
3395.
soluk gri kabuk üstünde yorgun mavi gök. arada olan her ne varsa hep bir anlık. rüzgarla yapraklar sevişiyor, insanlar başkalarının suretinde saklı. izdiham değil ki bu, karnaval. kafada her daim deli sorular; yanıtsızlığa dirençli, dinmeyen sorunlar. onlar hep var ama nedense çoğu kez ortaya çıkmazlar. yağmur olup yağsalar. ah o keşkeler. keşkelerde boğulmasalar. hepsinin üzerini tek tek çiziyorum ve çizdiğim her bir eskizde biraz daha silikleşirken, bir adım daha atarak sona doğru tamamlanmayı bekleyen detaylardan da giderek uzaklaşıyorum.

devamını gör...
3396.
ev soguk ya biraz, neyse.
devamını gör...
3397.
şu göğsümdeki ağrı ve nefesimin kalmayışı panik ataktan mı? yoksa kalp krizine göz kırpan belirtiler mi bilmiyorum. bir an önce geçsin istiyorum sadece.

yumruğum kadar olan organın yüklendiği şeyleri üstünden atması da olabilir tabi bu. kıyamam, çöplüğe dönen midemden sonra en cefakar organım olur kendisi. göğüs kafesinin onu koruduğunu düşünüyordu en azından, onu da kırıyorduk geçenlerde.

sağlık önemli efendim, sağlıksızken acı çekmenin, mutsuz olmanın bile tadı olmuyor. ağlayacağım, burnum tıkanırsa ölürüm diye ağlayamıyorum da. bir an önce iyi olayım da depresyon hırkamı giyip beddua ve ağlama seanslarıma başlayayım.

arada beddualarımın tutup tutmayacağını görmek için iskambil kağıtlarından fal da bakarım.

mükemmel bir kafayı yiyiş aktivesi.
devamını gör...
3398.
dün gece çok sevdiğim br yazar ile dm de şöyle bir konuşma oldu.

** ya gaça şu nicki 3 kelimeli yazarla derdin ne?
derdim yok o konuyu sosyal bir sıkıntı olarak görüyorum sözlükteki , konu kişisel değil. o kişiselleştiriyor. sözlükten özür dilememişti, dileyene kadar konuyu açık tuttum hepsi bu. diledi ve tanım girmeyi kestim.
** tamam ama o hasta ruhsal sıkıntısı var. değmez uzak dursana.

** peki şu nicki 3 harfli yazarla derdin ne.
yok bir derdim ama bana gelip sövüyor, sataşıyor, ortalık yerde hakaret ediyor, lanlı lunlu ölçüsüz konuşuyor. 1 tanım bıraktım nickaltına sadece.
** tamam ama o da ruhen çok hasta , eziyet sana ya. değmez uzak dursana.

haaaa anladım da ne yapabilirim ben bakırköy ruh hastalıkları baş hekimi miyim?
elimde reçete yazma yetkisi mi var?
belki ben de hastayım çatlağım kafadan yok mu benim bu hakkım.
ben de yapıp yapıp ama ben hastayım ya kafadan kontağım mazur görün diyecem.
işe yaramaz biliyorum. ama diyecem.
evet ben hastayım. ne dersem mazur görün takmayın kafaya yahu.
benimkiler yazarlık veya tanım işi değil, bir delinin hatıra defteri burası işte.

neden onlar ne derse hastalık mağduriyet, ben cevap verince bulaşan tip sınıfındayım.
hastayım ben hasta. mağdurum da mağdurum.

hangi yazar gözünüzde nasıl canlanıyor ? işte gotcha

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
3399.
sağlam durun, canımız yanacak belki kanımız akacak ama biz kazanacağız.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
3400.
deprem zamanı, deprem dışı konularda tanım girerek verdiğim rahatsızlıktan dolayı çok üzgün ve pişmanım. * depremi yaşayan, yakınını kaybeden bütün yazarlardan özür dilemek istiyorum. yemin ederim ki isteyerek yapmadım. inanın ki yaptıklarımdan dolayı çok üzgün ve pişmanım. zaten artık bu konularda daha hassas olduğumdan emin olabilirsiniz.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim