sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
başlık "peripetya" tarafından 03.01.2021 03:48 tarihinde açılmıştır.
6541.
ne söylesen boş. iyisi mı güler duman'dan ömür dediğin dinleyin
devamını gör...
6542.
yine aynı sesler yine aynı tonlar kendimi ali babuş çiftliğinde gibi hissediyorum
gerçekten topu topu 7 tane nota var ama bende 1 serdar babuş
gerçekten topu topu 7 tane nota var ama bende 1 serdar babuş
devamını gör...
6543.
sevmek boş iştir kardeşim.
bak bana, yıllarca uğraştım, duygularımı ütüledim, kalbimi jiletle tıraşladım, yine de sonunda tek kazancım kalp çarpıntısı ve depresyon ilacı indirimi oldu.
bir ara “aşk insanı güzelleştirir” dediler, ben aynaya baktım sadece saç çizgim gerilemiş, göz altı torbalarım taşınmaz mülk gibi genişlemiş.
sevgi dedikleri şey, duygusal kredi kartı aslında.
başta limit açık, harca harca bitmez diyorlar.
sonra bir bakmışsın faiz işlemiş, güven puanın sıfırlanmış, kalp merkez bankan seni kara listeye almış.
birine seviyorum dediğin an zaten bitiyorsun.
çünkü o an itibariyle karşındaki seni duygusal atm zannediyor.
ilgi yatır, iltifat çek, sabır yükle, beklenti öde…
sonra artık aynı hisleri taşımıyorum diyerek sistemden çıkış yapıyor.
sevgi mi?
yahu sevmek, duygusal inşaat işçiliği yapmak gibi.
temeli atarsın, duvarını örersin, çatıyı kurarsın, sonra biri gelir ben aslında bahçeli ev istiyordum deyip gider.
sen kalırsın tuğlaların altında, bir de üstüne neden hep ben? diye ağlarsın.
ben artık kimseyi sevmiyorum.
sıcakta erimeyen, yağmurda paslanmayan tek şey yalnızlık.
elektriği de ucuz.
kendinle kavga ediyorsun ama en azından karşındaki seni yanlış anlamıyor.
sevmek boş iştir dostum.
ama boşluğu seviyorsan, o başka.
o zaman zaten kazanan sensin
çünkü kimse gelmiyor, kimse gitmiyor,
ve en güzeli:
kimse bizi konuşmamız lazım demiyor.
bak bana, yıllarca uğraştım, duygularımı ütüledim, kalbimi jiletle tıraşladım, yine de sonunda tek kazancım kalp çarpıntısı ve depresyon ilacı indirimi oldu.
bir ara “aşk insanı güzelleştirir” dediler, ben aynaya baktım sadece saç çizgim gerilemiş, göz altı torbalarım taşınmaz mülk gibi genişlemiş.
sevgi dedikleri şey, duygusal kredi kartı aslında.
başta limit açık, harca harca bitmez diyorlar.
sonra bir bakmışsın faiz işlemiş, güven puanın sıfırlanmış, kalp merkez bankan seni kara listeye almış.
birine seviyorum dediğin an zaten bitiyorsun.
çünkü o an itibariyle karşındaki seni duygusal atm zannediyor.
ilgi yatır, iltifat çek, sabır yükle, beklenti öde…
sonra artık aynı hisleri taşımıyorum diyerek sistemden çıkış yapıyor.
sevgi mi?
yahu sevmek, duygusal inşaat işçiliği yapmak gibi.
temeli atarsın, duvarını örersin, çatıyı kurarsın, sonra biri gelir ben aslında bahçeli ev istiyordum deyip gider.
sen kalırsın tuğlaların altında, bir de üstüne neden hep ben? diye ağlarsın.
ben artık kimseyi sevmiyorum.
sıcakta erimeyen, yağmurda paslanmayan tek şey yalnızlık.
elektriği de ucuz.
kendinle kavga ediyorsun ama en azından karşındaki seni yanlış anlamıyor.
sevmek boş iştir dostum.
ama boşluğu seviyorsan, o başka.
o zaman zaten kazanan sensin
çünkü kimse gelmiyor, kimse gitmiyor,
ve en güzeli:
kimse bizi konuşmamız lazım demiyor.
devamını gör...
6544.
ben yatıyorum, hadi iyi geceler.
söyledim gitti.
söyledim gitti.
devamını gör...
6545.
haftaya pazar çok önemli bir şeyin yıl dönümü dedim babama, çat diye annenin doğum günü mü dedi. hayır benim doğum günüm ya hani dedim durumu romantize etmeden, haa evet trafik sigortandan bir gün sonraydı o değil mi dedi.
ah ulan erkekler.
adına kayıtlı internet sözleşmelerinin başlangıç bitiş tarihleri bile ezberindeyken halen daha benim doğum günümü bilmiyor cidden. çok seviyorum seni ama,
yine de hiç komik olmamasına rağmen güldüm.
*
ah ulan erkekler.
adına kayıtlı internet sözleşmelerinin başlangıç bitiş tarihleri bile ezberindeyken halen daha benim doğum günümü bilmiyor cidden. çok seviyorum seni ama,
yine de hiç komik olmamasına rağmen güldüm.
*
devamını gör...
6546.
ayrılığı bir mecburiyet olarak görüp bir senelik ilişkiyi seni çok seviyorum ama mecburuz diye bitiren eski sevgilim, bir gündür konuştuğu kıza benim o çok hastalandığında ona yaptığım nane limon tarifini veriyor , iç hasta olma kendine dikkat et diyor. buna göz göre göre şahit olmak peki... bir aydır hala ağrılığın acısını atlatamamışken bunlara şahit olmak canımı öyle çok yaktı ki. bir şey söylemeye dilim bile varmıyor sadece kalbim acıyor.
devamını gör...
6547.
hisarlarda yayından çıkan okların sesiyle duyulan ürperti gibiydi yürüyüşüm,
edanın güzelikten öte geçen önceliğini kabullenmişti ruhum,
ankara'nın gök gürültüsünden korkanların denize olan hasreti neredeydi yüreğimde,
aziz amcanın kızı selvi, senin gibisi yok zannederken vardı senden emsalsizi bilememişim. zaten hiç tanımadın ki beni, memur çocuğuydum ben, bakmazdın o babanın kızıyken.
günahın hüznünü, pişmanlığını hissedemedim ki bir defa, " öyle birisi değil desinler" diye.
korkakmışım oysa kendimi cesur zannederken, sözlerimi esirgediğimde anladım.
ahlaksız insana bile hatalarını haykırmadığım için pişmanım.
keşkelerim yoksa da, oysa ki lerim vardı ne değişti bilemedim.
söylediklerimi ben mi anlıyorum acaba sadece.
yumuşacıktın aslında sen, hiç bir kırgınlığım yok sana, kızımdın sen benim, kuzumdun.
bakma söyleyemediklerime, benim söylemediğimi dinlediğim şarkılar söylerdi aslında yüzüne yüzüne.
hiç küskünlüğüm olmadı kimseye, belki yediremedim kendime, belki küsmeye cesaret edemedim. yalnız bilseydin, hiç kötü olmadığımı, hiç kötü olmadığını bildiğim gibi.
edanın güzelikten öte geçen önceliğini kabullenmişti ruhum,
ankara'nın gök gürültüsünden korkanların denize olan hasreti neredeydi yüreğimde,
aziz amcanın kızı selvi, senin gibisi yok zannederken vardı senden emsalsizi bilememişim. zaten hiç tanımadın ki beni, memur çocuğuydum ben, bakmazdın o babanın kızıyken.
günahın hüznünü, pişmanlığını hissedemedim ki bir defa, " öyle birisi değil desinler" diye.
korkakmışım oysa kendimi cesur zannederken, sözlerimi esirgediğimde anladım.
ahlaksız insana bile hatalarını haykırmadığım için pişmanım.
keşkelerim yoksa da, oysa ki lerim vardı ne değişti bilemedim.
söylediklerimi ben mi anlıyorum acaba sadece.
yumuşacıktın aslında sen, hiç bir kırgınlığım yok sana, kızımdın sen benim, kuzumdun.
bakma söyleyemediklerime, benim söylemediğimi dinlediğim şarkılar söylerdi aslında yüzüne yüzüne.
hiç küskünlüğüm olmadı kimseye, belki yediremedim kendime, belki küsmeye cesaret edemedim. yalnız bilseydin, hiç kötü olmadığımı, hiç kötü olmadığını bildiğim gibi.
devamını gör...
6548.
özlüyorum. bir şey hissetmeyi özlüyorum. hatta bazen o kadar özlüyorum ki hissetmeyi öfkelenmek bile hoşuma gidiyor. benliğimi dondurmuş gibiyim. *
devamını gör...
6549.
bin gecede olmayan bir gecede oluyor.
devamını gör...
6550.
yoruldum. dinlenmek istiyorum. burada olmak istemiyorum.
devamını gör...
6551.
hayat bazen güzel şeylerle çıkıyor karşımıza. lakin bu güzelliğe alışmamıza da izin vermiyor. sürekli bir şey yok. her şey bitmeye mahkum.
devamını gör...
6552.
biz erkekler bu hayatta hiçbir şey yapmak istemiyoruz. öyle boş boş uzanmak istiyoruz .
devamını gör...
6553.
aslında buraya bir şey hissetmediğimi yazmaya gelmiştim,
buradakilerin çoğu daha liseye yeni adım atarken ben evden defolup gittim kendi istediğim gibi yaşayabilmek için.
çoğu insanın bir şey yaparken arkasında ailesi falan olurdu ben de öyle bir şey olmadı hayatım boyunca ne yaptıysam bir yere kadar tek tabanca yaptım. gerekirse kafa, gerekirse duvar, gerekirse kapı kırdım ama yaptım.
yeri geldi aç kaldım, rusya da illegal dövüşlere de katıldım, bulaşıkçılıkta yaptım, inşaatçılıkta.
millet 1 çalışırken ben 10 çalışmak zorundaydım, milletin tek diploması/torpili varken benim diplomam olsa bile torpilim olmadı arkamda da kimse olmadı lakin millet 1 çalıştığı için başarılıydım. hayatım hep mücadele ile geçti bu mücadele herşeyden önce kendimle olan mücadelemdi. ya sürüye uyup prensipsiz bir "kötü" yada kendi kuralları ile yaşayan "neutral evil" olacaktım ben ikinciyi seçtim. prensipler ve kırmızı çizgiler belirledim bunları da aşmadım. yalnız herkesin bir tepe noktası vardır oraya çıktım aşağı bodoslama düştüm, bir daha çıktım bir daha düştüm, bir daha çıktım bir daha düştüm. her düştüğünde kalkmanın yolunu bulan birini yenemezsiniz diyeceğim de bu kafaya gelirseniz kaybedersiniz çünkü hayat en güçlüyüm dediğiniz de sizi yerden yere vurur.
"neden bu kadar sertsin" sorusunun cevabı da bu ben her zaman düşebileceğimi biliyorum bunu her zaman göze alabilmek için sert olmak zorundayım. hayata bakışım kesinlikle kolektif değil pek çok konuda bireysel. haliyle bu olunca da işte "dayanışma" falan bana komik geliyor dediğim gibi ben ne yaptıysam kendime güvenip yaptım birileri ile dayanışma/yardımlaşma topuna da girmedim.
insanlar hep başarımın ve yıkılmamamın sırrını sordu senin yerinde olsam kafama sıkarım diyen de çok kişi oldu onlara patton' dan öğrendiğim bir sözü söyledim " bir insanı ne kadar düştüğü ile değil düştükten sonra ne kadar yükseldiği ile ölçerim."
hayatım boyunca insanlar beni çok sevsin falan gibi bir ponçikliğim olmadı hatta açık konuşayım insanların beni sevip sevmemesi , onaylayıp onaylamaması umrumda bil değil. benim için hayatta önemli tek bir şey var sonuçlar. nedenlere odaklanmadım sonuçlara odaklandım bu yüzden de sonuca giden yolda gerekirse pek çok şeyi de yıktım.
ha hayatın da güvendiğin kimse yok mu? 1-4 kişi arası var birisi eşim zaten güvenmesem hayatımı birleştirmezdim. diğeri de 2-3 tane dostum diyebileceğim insan. eşim sayesinde bir tık sosyal yabaniliği aştım. ama gene de insanlarla tanışmayı yada insanları hala sevmiyorum.
velhasıl kelam buradan ne sonuç çıkar bilmem testis paylaşmadığıma göre dağılabilirim sanırım.
buradakilerin çoğu daha liseye yeni adım atarken ben evden defolup gittim kendi istediğim gibi yaşayabilmek için.
çoğu insanın bir şey yaparken arkasında ailesi falan olurdu ben de öyle bir şey olmadı hayatım boyunca ne yaptıysam bir yere kadar tek tabanca yaptım. gerekirse kafa, gerekirse duvar, gerekirse kapı kırdım ama yaptım.
yeri geldi aç kaldım, rusya da illegal dövüşlere de katıldım, bulaşıkçılıkta yaptım, inşaatçılıkta.
millet 1 çalışırken ben 10 çalışmak zorundaydım, milletin tek diploması/torpili varken benim diplomam olsa bile torpilim olmadı arkamda da kimse olmadı lakin millet 1 çalıştığı için başarılıydım. hayatım hep mücadele ile geçti bu mücadele herşeyden önce kendimle olan mücadelemdi. ya sürüye uyup prensipsiz bir "kötü" yada kendi kuralları ile yaşayan "neutral evil" olacaktım ben ikinciyi seçtim. prensipler ve kırmızı çizgiler belirledim bunları da aşmadım. yalnız herkesin bir tepe noktası vardır oraya çıktım aşağı bodoslama düştüm, bir daha çıktım bir daha düştüm, bir daha çıktım bir daha düştüm. her düştüğünde kalkmanın yolunu bulan birini yenemezsiniz diyeceğim de bu kafaya gelirseniz kaybedersiniz çünkü hayat en güçlüyüm dediğiniz de sizi yerden yere vurur.
"neden bu kadar sertsin" sorusunun cevabı da bu ben her zaman düşebileceğimi biliyorum bunu her zaman göze alabilmek için sert olmak zorundayım. hayata bakışım kesinlikle kolektif değil pek çok konuda bireysel. haliyle bu olunca da işte "dayanışma" falan bana komik geliyor dediğim gibi ben ne yaptıysam kendime güvenip yaptım birileri ile dayanışma/yardımlaşma topuna da girmedim.
insanlar hep başarımın ve yıkılmamamın sırrını sordu senin yerinde olsam kafama sıkarım diyen de çok kişi oldu onlara patton' dan öğrendiğim bir sözü söyledim " bir insanı ne kadar düştüğü ile değil düştükten sonra ne kadar yükseldiği ile ölçerim."
hayatım boyunca insanlar beni çok sevsin falan gibi bir ponçikliğim olmadı hatta açık konuşayım insanların beni sevip sevmemesi , onaylayıp onaylamaması umrumda bil değil. benim için hayatta önemli tek bir şey var sonuçlar. nedenlere odaklanmadım sonuçlara odaklandım bu yüzden de sonuca giden yolda gerekirse pek çok şeyi de yıktım.
ha hayatın da güvendiğin kimse yok mu? 1-4 kişi arası var birisi eşim zaten güvenmesem hayatımı birleştirmezdim. diğeri de 2-3 tane dostum diyebileceğim insan. eşim sayesinde bir tık sosyal yabaniliği aştım. ama gene de insanlarla tanışmayı yada insanları hala sevmiyorum.
velhasıl kelam buradan ne sonuç çıkar bilmem testis paylaşmadığıma göre dağılabilirim sanırım.
devamını gör...
6554.
sol şeridi babasının malıymış gibi 80-90'la kapatan tüm o.. evlatlarına söylüyorum o gaz pedalı ananizin muhtelif yerlerine girsin.
devamını gör...
6555.
bir zamanlar aşk denen şeye inanırdım. hani şu mideye kelebek kaçıran, kalbi ritim bozan, beyni kısa devreye sokan manyetik illet var ya… heh, işte ondan bahsediyorum.
artık yok.
kelebekler öldü, kalp ritmini cihaz tutuyor, beyin zaten uzun süredir garantiden çıktı.
bir zamanlar aşkın ateşi derlerdi…
ben de sandım ki şömine gibi, romantik bir sıcaklık verir.
meğer orman yangınıymış.
söndürmek için bütün duygusal itfaiyem seferber oldu ama yangın külü bile yakmadı çünkü sonunda ben kül oldum.
kadınlar hep aşk emek ister dedi.
ben de emek verdim.
sonra fark ettim ki, o emek dedikleri şey aslında kölelik.
bir kadın seni severken canım der, soğuyunca senin gibi insanlar diye başlar cümleye.
aradaki fark, sıcak suyun soğuması kadar doğal ama insanın içinde hipotermi yaratıyor.
aşk, artık benim için buzdolabının sebzelik kısmında unutulmuş bir limon gibi:
eskiden tazeydi, şimdi buruşmuş, tatsız ve kokusu bile kaçmış.
bir zamanlar kalbim çarpardı, şimdi kalbim ancak kahve içerken hızlanıyor.
aşka düşman mıyım?
evet.
çünkü aşk artık bir duygudan çok, finansal bir krizle başlama vuruşu gibi.
ilk aylar yatırım, ikinci ay harcama, üçüncü ay konuşmamız lazım.
ve sonra elinde bir sürü anı, boş bir cüzdan, yorgun bir ruh kalıyor.
artık yok.
kelebekler öldü, kalp ritmini cihaz tutuyor, beyin zaten uzun süredir garantiden çıktı.
bir zamanlar aşkın ateşi derlerdi…
ben de sandım ki şömine gibi, romantik bir sıcaklık verir.
meğer orman yangınıymış.
söndürmek için bütün duygusal itfaiyem seferber oldu ama yangın külü bile yakmadı çünkü sonunda ben kül oldum.
kadınlar hep aşk emek ister dedi.
ben de emek verdim.
sonra fark ettim ki, o emek dedikleri şey aslında kölelik.
bir kadın seni severken canım der, soğuyunca senin gibi insanlar diye başlar cümleye.
aradaki fark, sıcak suyun soğuması kadar doğal ama insanın içinde hipotermi yaratıyor.
aşk, artık benim için buzdolabının sebzelik kısmında unutulmuş bir limon gibi:
eskiden tazeydi, şimdi buruşmuş, tatsız ve kokusu bile kaçmış.
bir zamanlar kalbim çarpardı, şimdi kalbim ancak kahve içerken hızlanıyor.
aşka düşman mıyım?
evet.
çünkü aşk artık bir duygudan çok, finansal bir krizle başlama vuruşu gibi.
ilk aylar yatırım, ikinci ay harcama, üçüncü ay konuşmamız lazım.
ve sonra elinde bir sürü anı, boş bir cüzdan, yorgun bir ruh kalıyor.
devamını gör...
6556.
son entry mi gireli 1.5 yıl olmuş. bende çooookkkk şey değişti. sizde ne var ne yok bakalım
devamını gör...
6557.
sen oturup oğlunu kucağına alabilirdin ama sen oğlunun oturmasını bekleyip kenara çekildin ve oğlun da oturamayıp senin yanına geldi, ikiniz de ayakta kaldınız kendine değer vermeyen bu yüzden çocukları da öz değeri öğrenemeyecek olan anne!
devamını gör...
6558.
kötü alışkanlıklarımı bırakmayı kutlarken
kötü arkadaşlarla kutlamaşım .
gene bir söz duymuştum .
5 metrelik bir kuyuya düşmüşüm 3 metrelik ip uzatmışlar.
yoktular desem yalan söylerim, varlardı desem eksik kalır .
kötü arkadaşlarla kutlamaşım .
gene bir söz duymuştum .
5 metrelik bir kuyuya düşmüşüm 3 metrelik ip uzatmışlar.
yoktular desem yalan söylerim, varlardı desem eksik kalır .
devamını gör...
6559.
başaramadık. çok net. başarısız oldum.
devamını gör...
6560.
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
