sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
başlık "peripetya" tarafından 03.01.2021 03:48 tarihinde açılmıştır.
7241.
bazen olmaz, bazen tüm koşullar uygundur hava güzeldir, zemin oynamaya müsaittir ama olmaz. oldurmamak gerekir zaten böyle durumlarda yaşam burada olmayan ile belki daha büyüğüne hazirliyordur belki de hiçbir şey olmayacaktır.
kendin olmak için yaşa, kendin mutlu ol bu dünyadan giderken yanında kimseyi götürmeyeceksin bu yüzden kendine kendin olabilme fırsatını tanı. kır tüm zincirleri ve kurtul bahaneler bataklığından, kucakla tüm gücümle acıyı ve bırak dönüştürsün seni.
acıyı benimse kendini koru
kendin olmak için yaşa, kendin mutlu ol bu dünyadan giderken yanında kimseyi götürmeyeceksin bu yüzden kendine kendin olabilme fırsatını tanı. kır tüm zincirleri ve kurtul bahaneler bataklığından, kucakla tüm gücümle acıyı ve bırak dönüştürsün seni.
acıyı benimse kendini koru
devamını gör...
7242.
sözlük radyosu içimi baydı.
devamını gör...
7243.
7244.
bugün iş yerinde bi arkadaşla tartıştık. biraz sert tepki verdim. sonra da pişman olup yanına gittim. "ölümlü dünya, birbirimizi kırmaya değmez" dedim. gidip beni ölümle tehdit etti diye şikayet etmiş.
insanlar hakkaten tuhaf. tartışırken söylediğin söz değil, barışırken söylediğin söz başına iş açabiliyor.
insanlar hakkaten tuhaf. tartışırken söylediğin söz değil, barışırken söylediğin söz başına iş açabiliyor.
devamını gör...
7245.
çarşıdaki sigara içen şahıs ramazan olmasını filan geçtim o sigarayı hangi 5.dünya ülkesinden kaçak getirttin, it koklasa geberir o nasıl koku?
devamını gör...
7246.
o kaslar esneyecek! o vücut açılacak! o kadar.
devamını gör...
7247.
sözlüğe ilk haftasında geldim. sanırım şu an aktif yazarlar arasında da en eskisi olabilirim.
kendime ait bir tarzım var. efendi, saygılı, genelde saçmalayan, eğlenmeye çalışan aynı zamanda da eğlendirmeye çalışan, ara ara melankolik, ciddi olunması gereken yerde de sözünü söyleyen. bu durum bundan önceki sözlük hayatımda da böyleydi. hatta ölüm sırf yazım tarzımdan tanıdı beni. bundan sonra başka yerde yazarsam da yakayı kolay ele veririm.
kimseye bir saygısızlığım olmadı. olmaz da. var diyen varsa yada gerçekten varsa söylesin adam gibi özür de dilerim. yanlış anlaşılma olmasın diye arka planda bilgilendirme mesajı atan adamım lan.
kendimi övmüyorum. belki vardır ama ben kendimi övülecek bir insan olarak görmüyorum. ki bu konuda da samimiyim.
o kadar saçma şeylerle uğraşıyorum ki uzun süredir. sırf kendimi unutmak için gelip burada saçmalıyorum.
ama bazılarınız gerçekten normal değilsiniz. okudukça ben utanıyorum.
kendime ait bir tarzım var. efendi, saygılı, genelde saçmalayan, eğlenmeye çalışan aynı zamanda da eğlendirmeye çalışan, ara ara melankolik, ciddi olunması gereken yerde de sözünü söyleyen. bu durum bundan önceki sözlük hayatımda da böyleydi. hatta ölüm sırf yazım tarzımdan tanıdı beni. bundan sonra başka yerde yazarsam da yakayı kolay ele veririm.
kimseye bir saygısızlığım olmadı. olmaz da. var diyen varsa yada gerçekten varsa söylesin adam gibi özür de dilerim. yanlış anlaşılma olmasın diye arka planda bilgilendirme mesajı atan adamım lan.
kendimi övmüyorum. belki vardır ama ben kendimi övülecek bir insan olarak görmüyorum. ki bu konuda da samimiyim.
o kadar saçma şeylerle uğraşıyorum ki uzun süredir. sırf kendimi unutmak için gelip burada saçmalıyorum.
ama bazılarınız gerçekten normal değilsiniz. okudukça ben utanıyorum.
devamını gör...
7248.
#3918310
ben de birkaç şey karalayayım madem öyle.
normalde normal sözlükte (girişe bak) yazarlık yapmak gibi bir amacım yoktu.
sadece olası güvenlik zaafiyetleriyle ilgili "kendimce" destek olmak istedim. çünkü her ne kadar ciddiye alınmasa bile bu tarz oluşumlar benim gözümde emektir. kaldı ki burada yazarlık yapan herkes benden daha eski, bunları söylemeye gerek yok.
sonradan (bkz: rbf (yazar)) abimi gördüm. yazıları ve mizah anlayışı bana eski bir dostu hatırlattı. 2013'ten kalan ve bir anda ruh gibi ortadan kaybolmuş bir dost...
kendisiyle konuştuk ve gerçekten o olduğunu öğrendim. o anın duygusunu tarif edemem. gözlerim yaşardı desem abartmış olmam.
sonrasında biraz daha kaldım, biraz daha yazayım derken kendimi "normal sözlük" yazarı olarak görmeye başladım.
sizler gibi ilk sözlüğüm değil belki, ama son sözlüğüm olma yolunda ilerleyen bir yer burası.
bunların yaşanmasının en büyük etkeni (bkz: rbf (yazar)) abim. (abi sana çok küfür edecekler kusura bakma şimdiden.)
yazarlığımı beğenenler vardır, beğenmeyenler vardır. beğeniler görecelidir. zaten kümülatif ve farklı bakış açılarıyla birikimin temeli budur. herkes aynı düşünse siyasi bir parti olur çıkarız.
sizleri iyi ki görme ve bazılarınızı tanıma fırsatım oldu. bunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum.
elimden geldiğince herkese saygılı birisi olmaya çalışıyorum. ha bazen insanlık hali, kalbini kırdıklarım olabilir. kendilerinden özür dilerim. eğer böyle durumlar varsa yazmanız yeterli.
sevgilerle, herkese iyi sözlükler dilerim.
ben de birkaç şey karalayayım madem öyle.
normalde normal sözlükte (girişe bak) yazarlık yapmak gibi bir amacım yoktu.
sadece olası güvenlik zaafiyetleriyle ilgili "kendimce" destek olmak istedim. çünkü her ne kadar ciddiye alınmasa bile bu tarz oluşumlar benim gözümde emektir. kaldı ki burada yazarlık yapan herkes benden daha eski, bunları söylemeye gerek yok.
sonradan (bkz: rbf (yazar)) abimi gördüm. yazıları ve mizah anlayışı bana eski bir dostu hatırlattı. 2013'ten kalan ve bir anda ruh gibi ortadan kaybolmuş bir dost...
kendisiyle konuştuk ve gerçekten o olduğunu öğrendim. o anın duygusunu tarif edemem. gözlerim yaşardı desem abartmış olmam.
sonrasında biraz daha kaldım, biraz daha yazayım derken kendimi "normal sözlük" yazarı olarak görmeye başladım.
sizler gibi ilk sözlüğüm değil belki, ama son sözlüğüm olma yolunda ilerleyen bir yer burası.
bunların yaşanmasının en büyük etkeni (bkz: rbf (yazar)) abim. (abi sana çok küfür edecekler kusura bakma şimdiden.)
yazarlığımı beğenenler vardır, beğenmeyenler vardır. beğeniler görecelidir. zaten kümülatif ve farklı bakış açılarıyla birikimin temeli budur. herkes aynı düşünse siyasi bir parti olur çıkarız.
sizleri iyi ki görme ve bazılarınızı tanıma fırsatım oldu. bunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum.
elimden geldiğince herkese saygılı birisi olmaya çalışıyorum. ha bazen insanlık hali, kalbini kırdıklarım olabilir. kendilerinden özür dilerim. eğer böyle durumlar varsa yazmanız yeterli.
sevgilerle, herkese iyi sözlükler dilerim.
devamını gör...
7249.
yıllardır bu sayfaların tozlu raflarında oturuyoruz. kimimiz kahve, kimimiz sigara, kimimiz sadece boşluğa bakarak yazıyoruz çünkü susmak daha ağır geliyor. bazen bir başlıkta binlerce kişiyle aynı cümleyi kuruyoruz, hiçbirimizin sesi duyulmuyor ama hepsimizin nefesi aynı ritimde.
burada herkes biraz mahalle bakkalı, biraz terapist, biraz da gece yarısı taksicisi. biliyoruz birbirimizin adresini, sevdiği şarkıyı, terk ettiği sevgiliyi. tanışmadan arkadaş olduk, kaybetmeden yas tuttuk.
bazen "bugün" diye başlarız, bazen "şu entry'i silin" diye biteriz. ama hep aynı şeyi söyleriz aslında: yalnız değilmişim.
burada herkes biraz mahalle bakkalı, biraz terapist, biraz da gece yarısı taksicisi. biliyoruz birbirimizin adresini, sevdiği şarkıyı, terk ettiği sevgiliyi. tanışmadan arkadaş olduk, kaybetmeden yas tuttuk.
bazen "bugün" diye başlarız, bazen "şu entry'i silin" diye biteriz. ama hep aynı şeyi söyleriz aslında: yalnız değilmişim.
devamını gör...
7250.
ilk defa ben de birşeyler karalayayım. sanırım bu başlığa hiç yazmadım daha önce.
4 seneyi aşkındır bu sözlükteyim. bir ara sıkıldım tam bırakacaktım ki rbf kardeşimi gördüm. bakışları o kadar sıcaktı ki sanki yıllardır tanıyor gibiydim. hatta yılbaşında şimşir bir tarak alıp hediye ettim. sözlükte birine aldığım ilk hediye idi. eminim büyük bir zevkle kullanıyordur.
maçın heyecanı ile bu kadar yazabildim.
neyse uzun entryler çok okunmuyor o yüzden burada bırakıp bir tek atsam iyi olacak.
iyi ki varsın kardeşim...
4 seneyi aşkındır bu sözlükteyim. bir ara sıkıldım tam bırakacaktım ki rbf kardeşimi gördüm. bakışları o kadar sıcaktı ki sanki yıllardır tanıyor gibiydim. hatta yılbaşında şimşir bir tarak alıp hediye ettim. sözlükte birine aldığım ilk hediye idi. eminim büyük bir zevkle kullanıyordur.
maçın heyecanı ile bu kadar yazabildim.
neyse uzun entryler çok okunmuyor o yüzden burada bırakıp bir tek atsam iyi olacak.
iyi ki varsın kardeşim...
devamını gör...
7251.
instagram’da gördüğüm biber yakıp sigara gibi içine çeken dayıları anladığım bir dönemdeyim. kim bilir ne dertleri var.
devamını gör...
7252.
hazır herkes yüreğindeki taşları dökmüşken ben de bir şeyler yazayım, belki içim rahatlar.
2021 yılında bergenin yan çarı olarak başladığım normal sözlüğü içimi döktüğüm günlüğüm olarak kullanmaya başladım. çünkü o dönemler hayatımın en karanlık dönemleriydi ve anlatacak kimsem yoktu. kendi kendime yazıyordum. (hâlâ öyle)
burada neler yaşadım neler.. pek çok insanla tanıştım , gülüştüm, sohbet ettim , ağladım.. bir sürü paylaşımımız oldu. ve iyi ki oldu. her insan bana yeni bir şey öğretti.
sonrasında gördüğünüz üzere ihtimaller perisi olarak kendimi doğurdum. evet , doğurdum diyorum çünkü bu çok radikal bir karar oldu. mahlasımla beraber hayata bakışımı değiştirdim.
arabeskten nasıl bir geçiş oldu sormayın, ben de bilmiyorum.
beni yanlış anlayanlar, yanlış tanıyanlar elbette oldu. ama ben hepsine “iyilik iyidir” anlayışı ile yaklaştım. çünkü kavgayı sevmiyorum . sakinlik ve huzurla yaşamaya çalışıyorum.
yediğim linçleri, küfürleri, hakaretleri söylemiyorum bile. ama buradaki hemen herkes internetim açık olduğu sürece var oluyor benim için.
geçirdiğim bu 5 yılda şunu anladım, insanların kafalarının içine girip, sizin hakkınızdaki düşüncelerini değiştiremezsiniz.
bunu neden söylüyorum ? geçen gün , tamamen içimden gelerek, bir yazarın nickaltına bir şey yazdım ve “göz önünde” bir yazar olduğum söylenip, onunla flörtleştiğim yaftası yapıştırıldı.
ve açık açık bunu bana özelden sorma hakkı buldu kendine o kişi. şaşırdım, insanların özel hayatına bu denli nasıl karışılır, bu had nereden bulunur bilemedim. velev ki öyleydi, bunu sorma cüreti nerden geliyor diye sorarlar adama.
velhasıl, ne yapsanız da insanların sizin hakkınızdaki fikirlerini değiştiremezsiniz. kendi halimde bir yazarım, kimsenin ne yaptığını merak etmem çünkü beni ilgilendirmez. baharıma bir yol bulmaya çalışarak yaşıyorum.
gözümün gördüğü hemen her yazarı , özellikle de kadın yazarları çok seviyorum.
ve unutmayın, iyilik iyidir.
öpüldünüzzz!
2021 yılında bergenin yan çarı olarak başladığım normal sözlüğü içimi döktüğüm günlüğüm olarak kullanmaya başladım. çünkü o dönemler hayatımın en karanlık dönemleriydi ve anlatacak kimsem yoktu. kendi kendime yazıyordum. (hâlâ öyle)
burada neler yaşadım neler.. pek çok insanla tanıştım , gülüştüm, sohbet ettim , ağladım.. bir sürü paylaşımımız oldu. ve iyi ki oldu. her insan bana yeni bir şey öğretti.
sonrasında gördüğünüz üzere ihtimaller perisi olarak kendimi doğurdum. evet , doğurdum diyorum çünkü bu çok radikal bir karar oldu. mahlasımla beraber hayata bakışımı değiştirdim.
arabeskten nasıl bir geçiş oldu sormayın, ben de bilmiyorum.
beni yanlış anlayanlar, yanlış tanıyanlar elbette oldu. ama ben hepsine “iyilik iyidir” anlayışı ile yaklaştım. çünkü kavgayı sevmiyorum . sakinlik ve huzurla yaşamaya çalışıyorum.
yediğim linçleri, küfürleri, hakaretleri söylemiyorum bile. ama buradaki hemen herkes internetim açık olduğu sürece var oluyor benim için.
geçirdiğim bu 5 yılda şunu anladım, insanların kafalarının içine girip, sizin hakkınızdaki düşüncelerini değiştiremezsiniz.
bunu neden söylüyorum ? geçen gün , tamamen içimden gelerek, bir yazarın nickaltına bir şey yazdım ve “göz önünde” bir yazar olduğum söylenip, onunla flörtleştiğim yaftası yapıştırıldı.
ve açık açık bunu bana özelden sorma hakkı buldu kendine o kişi. şaşırdım, insanların özel hayatına bu denli nasıl karışılır, bu had nereden bulunur bilemedim. velev ki öyleydi, bunu sorma cüreti nerden geliyor diye sorarlar adama.
velhasıl, ne yapsanız da insanların sizin hakkınızdaki fikirlerini değiştiremezsiniz. kendi halimde bir yazarım, kimsenin ne yaptığını merak etmem çünkü beni ilgilendirmez. baharıma bir yol bulmaya çalışarak yaşıyorum.
gözümün gördüğü hemen her yazarı , özellikle de kadın yazarları çok seviyorum.
ve unutmayın, iyilik iyidir.
öpüldünüzzz!
devamını gör...
7253.
madem duygusal bir ortam oldu ben de konuşacağım asla aşağı kalamam.
ben de geleli yanlış hatırlamıyorsam 5 sene civarı oldu. sürekli aktif olduğum bir süreç değildi. zaman zaman bazı arkadaşlıklar kursam da çok daimi olmadı ama çok güzel insanlar tanıdım.
ciddi anlamda yazmaya ve kendimi anlatmaya ihtiyacım olduğu bir dönemde tanıştım zamanın kafa şimdinin normal sözlüğüyle. ve hiçbir zaman tam anlamıyla kopup gidemedim burdan. çünkü insan anlaşılmaya alıştığı yerden kolay vazgeçemiyor.*
hepinizi tanımasam ya da birebir bunu söylemesem de gerçekten sevdiğim bir sürü yazar var. zamn zaman gülüp zaman zaman kendimden parçalar bulabiliyorum tanımlarınızda.
velhasıl kelâm seviliyorsunuz ahali.*
ben de geleli yanlış hatırlamıyorsam 5 sene civarı oldu. sürekli aktif olduğum bir süreç değildi. zaman zaman bazı arkadaşlıklar kursam da çok daimi olmadı ama çok güzel insanlar tanıdım.
ciddi anlamda yazmaya ve kendimi anlatmaya ihtiyacım olduğu bir dönemde tanıştım zamanın kafa şimdinin normal sözlüğüyle. ve hiçbir zaman tam anlamıyla kopup gidemedim burdan. çünkü insan anlaşılmaya alıştığı yerden kolay vazgeçemiyor.*
hepinizi tanımasam ya da birebir bunu söylemesem de gerçekten sevdiğim bir sürü yazar var. zamn zaman gülüp zaman zaman kendimden parçalar bulabiliyorum tanımlarınızda.
velhasıl kelâm seviliyorsunuz ahali.*
devamını gör...
7254.
ben de eksik kalmayayım.
her zaman söylediğim gibi burası benim sanal günlüğüm gibi bir yer, mesajlaşma ya da insanlarla tanışma kısmını pek sevemedim şu ana kadar.
bu konularda bayağı kötüyüm.
hoşsohbet insanı değilim, sadece dinleyiciyimdir.
öyle tepki falan da vermem ama dinlerim yani, pek tepki vermediğim için bazı anlar duvar sayılabilirim.
bu yüzden soğuk davrandığım ya da kırdığım çok fazla insan olmuştur, kırdıysam affolla.
zamanla soğukluğumu biraz daha azalttığımı düşünüyorum gerçi.
burada kendim hakkımda ciddi anlamda her şeyi açık açık anlatırım, anlattığım birçok şeyden yakın çevremdeki insanların bile haberi yoktur. biraz da bu yüzden anlatıyorum zaten, burada yazarak ifade etmek daha kolay geliyor.
mimiklerimi görmüyorsunuz, heyecanıma ya da paniğime kendi gözlerinizle şahit olmuyorsunuz, ulan acaba yanlış anlar mı kaygısı yaşamıyorum çünkü yazarken düşünme fırsatım oluyor.
uzun uzun düşünüyorum, konuşurken düşünenediğim her şeyi yazarken düşünüyorum.
iyi de geliyor tabi.
iyi gelmesinin bir başka yönü de günlük hayatımda tam bir sosyalfobik olmam.
insanlardan kaçan sıradan bir insan olarak bir şeyler anlatma ihtiyacımı burada karşılıyorum.
mutluluğumu da, acımı da burada paylaşıyorum, kendime anlatamadığım birçok şeyle burada yüzleştiğim oluyor.
bu kadar şeffaf olmanın yararları olduğu kadar zararları da var tabi ama o kısma şu an girmeyeceğim.
yine de kendimi olduğum gibi göstermek iyi geliyor çünkü bunu günlük hayatımda yapabilmek işkence gibi bir şey.
sosyalfobik bir z kuşağı olmak ahanda böyle bir şey arkadaşlar .
sosyal mecralarda daha iyi kendiniz olabilmeniz kadar garip bir şey.
her zaman söylediğim gibi burası benim sanal günlüğüm gibi bir yer, mesajlaşma ya da insanlarla tanışma kısmını pek sevemedim şu ana kadar.
bu konularda bayağı kötüyüm.
hoşsohbet insanı değilim, sadece dinleyiciyimdir.
öyle tepki falan da vermem ama dinlerim yani, pek tepki vermediğim için bazı anlar duvar sayılabilirim.
bu yüzden soğuk davrandığım ya da kırdığım çok fazla insan olmuştur, kırdıysam affolla.
zamanla soğukluğumu biraz daha azalttığımı düşünüyorum gerçi.
burada kendim hakkımda ciddi anlamda her şeyi açık açık anlatırım, anlattığım birçok şeyden yakın çevremdeki insanların bile haberi yoktur. biraz da bu yüzden anlatıyorum zaten, burada yazarak ifade etmek daha kolay geliyor.
mimiklerimi görmüyorsunuz, heyecanıma ya da paniğime kendi gözlerinizle şahit olmuyorsunuz, ulan acaba yanlış anlar mı kaygısı yaşamıyorum çünkü yazarken düşünme fırsatım oluyor.
uzun uzun düşünüyorum, konuşurken düşünenediğim her şeyi yazarken düşünüyorum.
iyi de geliyor tabi.
iyi gelmesinin bir başka yönü de günlük hayatımda tam bir sosyalfobik olmam.
insanlardan kaçan sıradan bir insan olarak bir şeyler anlatma ihtiyacımı burada karşılıyorum.
mutluluğumu da, acımı da burada paylaşıyorum, kendime anlatamadığım birçok şeyle burada yüzleştiğim oluyor.
bu kadar şeffaf olmanın yararları olduğu kadar zararları da var tabi ama o kısma şu an girmeyeceğim.
yine de kendimi olduğum gibi göstermek iyi geliyor çünkü bunu günlük hayatımda yapabilmek işkence gibi bir şey.
sosyalfobik bir z kuşağı olmak ahanda böyle bir şey arkadaşlar .
sosyal mecralarda daha iyi kendiniz olabilmeniz kadar garip bir şey.
devamını gör...
7255.
sözlük nedir ne değildir bilmez iken, üç sene önce insta'da çıkan bir tanıtıma tıklayarak kaydolduğum bu mecrada sözlükte yazmayı öğrendim.
kendimi analiz ettiğimde bulduğum tek motivasyonum var: bilinmek!
''bilinmekten hoşlanmışım''. bu sözlükte yazmaya devam etmemi sağlayan en önemli 'itki'.
bana yeni versiyon 'macbook air' aldıran bu mecrayı seviyorum. sevgi yoksa o kadar parayı* vermem açıklanamaz. eksikliğini hissettiğim tek şey radyo yayınları. gerisi iyilik güzellik...
kendimi analiz ettiğimde bulduğum tek motivasyonum var: bilinmek!
''bilinmekten hoşlanmışım''. bu sözlükte yazmaya devam etmemi sağlayan en önemli 'itki'.
bana yeni versiyon 'macbook air' aldıran bu mecrayı seviyorum. sevgi yoksa o kadar parayı* vermem açıklanamaz. eksikliğini hissettiğim tek şey radyo yayınları. gerisi iyilik güzellik...
devamını gör...
7256.
siz hiç bilmiyorsunuz hiç görmediniz, benim doğduğum yerde üç yanı köknar ormanlarıyla çevrili uçsuz bucaksız bir çayır var, rüzgarda diz boyu otlar çimen çiçek harelenir. o çayırlarda sırtına hiç eğer vurulmamış yaban atlar yelelerini savura savura koşar, tüyleri yeni bilenmiş bir balta ağzı gibi parlayan uzun kirpikli güzel atlar.
o çayırlarda o yaban atlarla baldırlarımı parçalayana kadar deliler gibi koşmak istiyorum, nefes nefese soluksuz kaldığımda genzime ezilmiş çimenin binbir çiçeğin kokusu dolsun istiyorum, sonra kar sularından gürül gürül çağıldayan bir dereye eğilip dudak vermek, kana kana su içmek istiyorum.
uyumak istiyorum, mutlu huzurlu uyumak, yüzümü okşayan köknar kokulu bir rüzgar, yıldız yorgan gökyüzü, derenin ninnisiyle aklım başımdan çekilsin istiyorum.
aydan ana ört üstümü, düşlerime yıldızlarından ver, n’olursun.
seni çok seviyorum!
o çayırlarda o yaban atlarla baldırlarımı parçalayana kadar deliler gibi koşmak istiyorum, nefes nefese soluksuz kaldığımda genzime ezilmiş çimenin binbir çiçeğin kokusu dolsun istiyorum, sonra kar sularından gürül gürül çağıldayan bir dereye eğilip dudak vermek, kana kana su içmek istiyorum.
uyumak istiyorum, mutlu huzurlu uyumak, yüzümü okşayan köknar kokulu bir rüzgar, yıldız yorgan gökyüzü, derenin ninnisiyle aklım başımdan çekilsin istiyorum.
aydan ana ört üstümü, düşlerime yıldızlarından ver, n’olursun.
seni çok seviyorum!
devamını gör...
7257.
ölümün bile hakkını vermeli insan, mesela bir aşka kök salarak yaşamamalı. yüz vermemeli hüzne, kucak açmamalı yalnızlığa, şımartmamalı hiçbir duyguyu...
devamını gör...
7258.
bu sözlüğe gelişimin hiçbir anlamlı hikayesi yok, o yüzden ben devam edemedim...
devamını gör...
7259.
hayatta kalmaya çalışmak çok zor.
devamını gör...
7260.
insan sevmiyorum ama onlarsız da olmuyor be abi. bu cümleyi ilk söylediğimde kimse ciddiye almadı. halbuki bu cümle, modern insanın en trajik ama en komik itiraflarından biridir. bir nevi ruhun kendi kendine attığı tokat gibi bir şey.
bak mesela insanlardan hoşlanmıyorum. gürültü yapıyorlar. gereksiz konuşuyorlar. üç kelimelik konuyu yirmi dakikaya yayıyorlar. sınırlarını bilmiyorlar. alınganlar daha da sayarım ama sevmediğim tür için bu kadar fazla.
ama aynı insanları hayatından tamamen çıkarınca da işler tuhaflaşıyor. bir süre sonra insanın kendi aklıyla baş başa kalması gibi tehlikeli bir durum ortaya çıkıyor. çünkü insan kendi aklıyla uzun süre yalnız kalınca, duvar ile konuşup kavga ediyor mesela benim duvarımın ismi var hasan.
ben mesela bir ara ciddi ciddi hasan beye selam verdiğimi fark ettim. sesi kesip soğuktan koruyacağım diye bana hizmet ediyor sonuçta. bir teşekkür borcu doğuyor ister istemez. işte tam o noktada anlıyorsun: insan dediğin şey sinir bozucu ama gerekli bir aparat.
insanları sevmiyorum çünkü çoğu gereksiz. ama yine de lazım. tıpkı çorbanın içindeki tuz gibi. tuzun kendisini oturup kaşık kaşık yemezsin ama koymazsan da çorbanın tadı olmuyor.
mesela insanlardan uzak durayım dedim bir süre. sessizlik güzel. huzur var. kimse saçma sapan fikir beyan etmiyor. kimse bir şey soracağım diye başlayıp hayatını anlatmıyor. harika.
fakat üç gün sonra insan şunu fark ediyor:
kendi kendine söylenmeye başlıyorsun.
şuna bak ya yine geç kaldım alarmı erteleyip.
bunu neden böyle yaptım ben şimdi?
bu trafik neden var.
köpekbalığı var ama kedibalığı neden yok ?
bir süre sonra kendi kendine cevap da veriyorsun. işte o noktada insan şunu anlıyor: insanlardan kaçarken kendi içindeki daha tuhaf bir insana yakalanıyorsun
insan denen canlı aslında iki şey için yaratılmış:
birbirinin sinirini bozmak ve birbirine lazım olmak.
mesela kimse kimseyi sevmiyor ama herkes insan görmek istiyor. çünkü herhangi bir makineye kolay gelsin diyemiyorsun. dediğin zaman toplum seni yavaş yavaş psikiyatri servisine doğru itiyor.
yani insan şu garip denklemde yaşıyor:
insanlardan nefret ediyorum ama lütfen birisi ses çıkarsın insan sesi.
insanları sevmediğini söyleyen insanların çoğu da insanlarla konuşarak bunu anlatıyor. yani nefretin bile insan aracılığıyla gerçekleşiyor. mesela ben .
sonuç olarak insanlardan nefret etmek çok kolaydır. ben de ediyorum. gayet memnunum bu kararımdan. ama insanlardan tamamen kurtulmaya çalışınca hayat tuhaf bir belgesel haline dönüşüyor.
sabah kalkıyorsun.
duvara bakıyorsun.
kendinle konuşuyorsun....
işte insanlık tam olarak bu kadar saçma bir sistemdir.
bak mesela insanlardan hoşlanmıyorum. gürültü yapıyorlar. gereksiz konuşuyorlar. üç kelimelik konuyu yirmi dakikaya yayıyorlar. sınırlarını bilmiyorlar. alınganlar daha da sayarım ama sevmediğim tür için bu kadar fazla.
ama aynı insanları hayatından tamamen çıkarınca da işler tuhaflaşıyor. bir süre sonra insanın kendi aklıyla baş başa kalması gibi tehlikeli bir durum ortaya çıkıyor. çünkü insan kendi aklıyla uzun süre yalnız kalınca, duvar ile konuşup kavga ediyor mesela benim duvarımın ismi var hasan.
ben mesela bir ara ciddi ciddi hasan beye selam verdiğimi fark ettim. sesi kesip soğuktan koruyacağım diye bana hizmet ediyor sonuçta. bir teşekkür borcu doğuyor ister istemez. işte tam o noktada anlıyorsun: insan dediğin şey sinir bozucu ama gerekli bir aparat.
insanları sevmiyorum çünkü çoğu gereksiz. ama yine de lazım. tıpkı çorbanın içindeki tuz gibi. tuzun kendisini oturup kaşık kaşık yemezsin ama koymazsan da çorbanın tadı olmuyor.
mesela insanlardan uzak durayım dedim bir süre. sessizlik güzel. huzur var. kimse saçma sapan fikir beyan etmiyor. kimse bir şey soracağım diye başlayıp hayatını anlatmıyor. harika.
fakat üç gün sonra insan şunu fark ediyor:
kendi kendine söylenmeye başlıyorsun.
şuna bak ya yine geç kaldım alarmı erteleyip.
bunu neden böyle yaptım ben şimdi?
bu trafik neden var.
köpekbalığı var ama kedibalığı neden yok ?
bir süre sonra kendi kendine cevap da veriyorsun. işte o noktada insan şunu anlıyor: insanlardan kaçarken kendi içindeki daha tuhaf bir insana yakalanıyorsun
insan denen canlı aslında iki şey için yaratılmış:
birbirinin sinirini bozmak ve birbirine lazım olmak.
mesela kimse kimseyi sevmiyor ama herkes insan görmek istiyor. çünkü herhangi bir makineye kolay gelsin diyemiyorsun. dediğin zaman toplum seni yavaş yavaş psikiyatri servisine doğru itiyor.
yani insan şu garip denklemde yaşıyor:
insanlardan nefret ediyorum ama lütfen birisi ses çıkarsın insan sesi.
insanları sevmediğini söyleyen insanların çoğu da insanlarla konuşarak bunu anlatıyor. yani nefretin bile insan aracılığıyla gerçekleşiyor. mesela ben .
sonuç olarak insanlardan nefret etmek çok kolaydır. ben de ediyorum. gayet memnunum bu kararımdan. ama insanlardan tamamen kurtulmaya çalışınca hayat tuhaf bir belgesel haline dönüşüyor.
sabah kalkıyorsun.
duvara bakıyorsun.
kendinle konuşuyorsun....
işte insanlık tam olarak bu kadar saçma bir sistemdir.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
279
280
281
282
283
284
285
286
287
288
289
290
291
292
293
294
295
296
297
298
299
300
301
302
303
304
305
306
307
308
309
310
311
312
313
314
315
316
317
318
319
320
321
322
323
324
325
326
327
328
329
330
331
332
333
334
335
336
337
338
339
340
341
342
343
344
345
346
347
348
349
350
351
352
353
354
355
356
357
358
359
360
361
362
363
364
365
366
367
368
369
370
371
372
373
374
375
376
377
378
379
380
381
382
383
384
385
386
387
388
389
390
391
