7421.
sadece biraz bana alan, belki biraz daha mütevazi, belki de daha sakin, daha yavaş, daha derin, daha duygusal yaklaşabilirdin. bilmiyorum. özür dilemeyeceğim ama seninle sohbet etmeyi özlüyorum.
devamını gör...
7422.
fenerbahçe şampiyon olursa ki canı gönülden inanıyoruz, o anda o astrolog (bkz: can aydoğmuș) peygamberliğini ilan eder.*
devamını gör...
7423.
dünyanın bir yerinde, adını bilmediğin birinin yazdığı üç satırın seni durdurduğu olmuştur. ne yüzünü görmüşsündür ne sesini duymuşsundur ama bir cümlesi tanıdık gelir. sanki sen yazacakken o yazmış gibi.

bunu meraktan yaptığını sanırsın başta. “bakalım ne yazmış” dersin. ama biraz kazıyınca başka bir şey çıkıyor altından. insan meraktan çok, kendine benzeyeni arıyor burada. kendi içinden geçenin başkasında da yankı bulduğunu görmek istiyor.

çünkü tek başına kalınca düşünce ağır geliyor.

o yüzden başlıklar arasında dolaşırken aslında entry değil, aynalar arıyoruz. biri bizim yerimize düzgün kurmuş mu cümleyi diye bakıyoruz. bazen saçmalayan birinin içinde kendini buluyorsun, bazen troll diye geçtiğin bir cümle gelip yerine oturuyor. iyi yazardan kötüsüne, düzgününden dağınığına kadar her şeyin içinden geçiyorsun ama aradığın hep aynı kalıyor; sana benzeyen bir satır.

biri bizim yerimize düzgün kurmuş mu cümleyi diye bakıyoruz. bizde eksik kalan şeyi tamamlayan bir satır bulunca da garip bir rahatlama geliyor.

ama işin tuhaf tarafı şu, bazen o aynayı kendine bile tutamıyorsun.

yazmak kolay sanılıyor. iki cümle kur, gönder. ama bazı şeyler var ki yazıya dökülmüyor. ne kadar denersen dene olmuyor. çünkü o his artık bir düşünce değil, hayatın içine karışmış bir şey oluyor. anlatınca eksilecekmiş gibi geliyor.

o yüzden bazı başlıklara girip hiçbir şey yazmadan çıkıyorsun. halbuki en çok senin söyleyecek sözün var orada.

insan genelde iyi yazıyı teknikle açıklamaya çalışıyor. akıcıymış, vurucuymuş falan. değil aslında. iyi yazı dediğin şey, okuyanı kendi içinden yakalayan şey.

ve en garibi şu, bunu yapanların çoğu da ne yaptığını tam bilmiyor.

bir şey yazıyorsun, biri gelip “tam benim hissettiğim bu” diyor. sen bile emin değilsin o kadar net miydi diye.

ama demek ki bir yerden yakalamışsın.

belki de sözlük dediğin şey tam olarak bu zaten. insanın kendini başkasının cümlesinde fark etmesi.

ve bazen o cümleyi kendin kuramayacak olman.
devamını gör...
7424.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
7425.
bugün biraz otobüste telefon yerine insanlara kitlendim de kafa boyutlarının ve şekillerinin bu kadar değişkenlik göstermesi hep bi garibime gidiyor. bazı kafası aşırı güzel duran keller ve kafasının farklı yerlerinde yumurta kırmışsın gibi duran saçı seyrek amcalar ve iqnun ortalanması. sorsan herkes mutsuz ve parasız. bu kadar farklı uzva bu kadar aynı duygu, bu kadar aynı ahval ve şerait. boyun devrile sistem.
devamını gör...
7426.
çok sinirliyim. bugün işim erken bitmişti yarım saat. o yüzden akşam yemeğini ofiste yiyeyim, böylece evde kendime daha fazla vaktim kalır, spor yaparım ve dizimi bitiririm, biraz kendime vakit ayırırım diye düşünmüştüm. ama hayat bana kocaman bir nah çekti, üzgünüm. bir saattir lahmacunumu bekliyorum, tam bir saattir. bir de üstelik sadece tek bir lahmacun söylemiştim ama bu bir saatte daha çok acıktım, artık o bana yetecek mi bilmiyorum.
hayat çok zor,
özellikle de lahmacun beklerken.
devamını gör...
7427.
ayak bileğime 5 kiloluk dambıl düşürdüm. yaklaşık yarım metre yükseklikteki standa koyayım derken bileğime düştü namussuz. çocuk olsam 1 hafta okula gitmezdim, yetişkin olduğum için işe gideceğim.
devamını gör...
7428.
birkaç gündür pantene markasının argan özlü yağını kullanıyordum saçım için ama meğer bende alerjik reaksiyon yapmış bu şey. avuç içlerimde, göğsümde ve sırtımda minik kırmızı kabarcıklar çıktı ve kaşıntı yapıyorlar. puff. urban care, geliyorum yavrum.
devamını gör...
7429.
bu yaşıma kadar, askerlik yaptığım dönem dışında hiçbir zaman herhangi bir silaha dokunmadım, elimi sürmedim. askerlik döneminde de zorunlu atışlar hariç, dolu bir silaha el sürmedim.

bırak ateşli silahı, mutfak kullanımı dışında hiçbir kesici alete dahi el sürmedim. elime almadım, uzaktan bakmadım.

silah koleksiyonu olan, silah güzellemesi yapan hiç kimseyi hayatıma sokmadım. her zaman uzak durdum. silahı satan hiçbir mağazaya adım dahi atmadım. ateşli, ateşsiz tüm silahlardan hayatım boyunca uzak durdum.

resmi görevi dışında silah kullanan, silah kullanmaya özendiren, teşvik eden kimseyi anlamadım. bundan sonra da anlamayacağım!
devamını gör...
7430.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
7431.
bazı başlıklara, özellikle haber bașlıklarına küfür etmeden ben bir şey yazamıyorum kusura bakmayın.
ama siz ettiğimi var sayın.

bu ülke hiç bir zaman ileriye gitmedi.
ileriye götüren adam da 57 yaşındayken maalesef vefat etti.
benim bu ülkeden umudum gerçekten yok.
bugün bunlar, yarın daha beterleri olacak.

çünkü baştan aşağı hepimiz kokuşmușuz.
yazıklar olsun.
devamını gör...
7432.
apolitik olduğumdan beri çok daha mutlu bir adamım. bir sonraki seçime kadar sürecek ama olsun.
devamını gör...
7433.
o kadar üzülüyorum ki yaşananlara, elimi kolumu oynatmak gelmiyor içimden. bu olanlar çok canımı yakıyor. ülkemin geldiği hali gördükçe yüreğim kan ağlıyor. şu an evlere düşen ateşi düşünüyorum, hiç tanımadığım o insanların çığlığını feryadını duyuyorum sanki, canım acıyor, fiziksel olarak göğsümün ortasında bir acı hissediyorum. gözümden akan yaşlara engel olamıyorum.
çok üzgünüm, çok. hepimizin başı sağ olsun. bu kadar acıyı kaldıramıyorum artık.
devamını gör...
7434.
duanla ivmelenmedim ki bedduanla örseleneyim.
devamını gör...
7435.
hayatımı göz önünde bulundurduğumda fark ediyorum ki ömrümün en huzurlu ve mutlu dönemlerinden birini yaşıyorum. başım dik ve kendimle gurur duyuyorum. yapılması gereken çok şey var ve hepsinin sırası gelecek.
devamını gör...
7436.
çocuklarım küçükken hasta olduklarında nasıl kucağımdan ayrılmaz, bütün acıları benden alacakmışım gibi bana yapışırlardı ya… işte o hissin aynısını tarçın’da yaşadım dün gece. normalde eşimin göğsünde, onun sıcaklığında uyumayı seven minik hanım, dün akşam birden bire hayır, bu gece anne dedi resmen. ısrarla beni istedi.
ben yüzükoyun uyumayı sevdiğim için genelde haydi babana diye postalardım ama o akşam ses tonundan, bakışından anladım ki gerçekten ihtiyacı var. kucağıma aldım, sarıldım, öylece uyuduk. gece boyunca kıpırdamadan, patileriyle usulca yapıştı bana.
sabah çocuklar “anne tarçın kusmuş!” diye haber verdi. kusunca rahatlamış ya… gece benimle uyuduktan sonra sabahına kendine gelmiş, iyileşmiş gibiydi.
o an içim cız etti. demek ki o da hala bir anneye sığınıyor.
ne kadar duygulandım anlatamam. tarçın’ı da bir çocuğum gibi gördüğümün, o bağın boşuna olmadığının en güzel kanıtıydı bu gece.
devamını gör...
7437.
iki gün önce anam yoğun bakımdan çıktı ve odasında ziyaret etme fırsatımız oldu. ilk kez böyle gördüm anamı. boğazı dikişli ve oksijen maskesi takılıydı. bilinci yerindeydi ve söylediklerime başı ile onay veriyordu. elini tuttum. '' iyi olacaksın sözlükten bir çok kişi iyi olman için dua etti'' dediğimde duygulanmıştı.
bugün iyi haberleri müjdeledi doktoru ''belki yarın taburcu edebiliriz'' dedi..
yarın ola hayr ola...
devamını gör...
7438.
hiç yazasım yok hatta konuşasım da yok. niye böyle oldu? bilmiyorum, içimde bir sıkıntı var. biri radyo programı yapsa iyi olur gibi sanki.
devamını gör...
7439.
havada bir gerginlik var ya da ben manyaklaştım.
devamını gör...
7440.
şu an hepsi içimde karman çorman bir halde ve ya an itibariyle bünyemde zuhur etmiş olan kalp çarpıntısı ve mide bulantısını buraya kusacağım ya da sahiden elime siyah bir poşet alıp kusmayı deneyeceğim.
içim sindiremediğim duygularla dolu şu an.
hangi başlığa gitsem içimi hangisine döksem bilemiyorum.

bir kere aşırı gerginim. aynı yerden iki kez bıçaklanmış hissediyorum. hüsran gibi bir duygu.
yutamıyorum, içimden dışarı doğru bir öğürme hissi var. bünye kabul etmiyor bu durumu.

sonra kızgınım. bazı şeyleri/kişileri mesihi bekler gibi beklediğim için. kendime kızgınım. gelmeyen mesihe/doğru adama kızgınım.

tek bir doğru kişiyle tanışmak için kaç yanlış kişiyle tanışmak gerekir ki? kaç kişiyi harcamak veya kaç kişi tarafından harcanmak?

canım yanıyor artık, birini tanımaya korkuyorum. işin kötü yanı korkumu başkalarına yansıtıyorum veya tam tersi korkusu olan insanları kendime çekiyorum. kimde neyden şikayet ettiysem bir değişik formunun bende olduğunu fark ettim. kimseyle boşuna tanışmıyoruz.

her türlü bağ kurma korkumu maskelemek için kendi uydurduğum mesihimi bekleme projem geliyor aklıma. öfkeleniyorum. kendime!

karşıyım. insanların birbirlerine vitrinde duran bir teşhir ürünü gibi davranmalarına. birinin beğenisine sunulmuş alakart bir menü başlığı gibi olmaktan nefret ediyorum.

her seferinde kendini adım adım kaçınılmaz sonda bulmaktan usandım.

korkularımdan usandım. isim değiştiren (veya değiştirmeyen) formlarda geçmişin hortlamasından yoruldum.
usulüne uygun olarak gömmediğim tüm ölüler veda için mezarlarından kalkıp kalkıp karşıma çıkıyorlar sanki.

utanıyorum kendimden. ver(e)mediğim tüm tepkilerin hıncını en masum olandan çıkardığım için.
gücüm yok. başkasına ya da kendime yeni bir şans vermeye.
kırgınım. üzüntümün bir türlü görünmeyişine. üzgünüm, çok üzgünüm. yüreğim, sonlandırmadığım yasların hiç yakılmamış ağıtları ile dolu.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim