7701.
birinin seni nereye koyduğunu gördüğün an, sen de onu oraya bırak. değer sözle verilmez, davranışla verilir.
devamını gör...
7702.
bugün aşırı yoruldum sözlük.
bu saate kadar yemek bile yiyemedim.
şimdi siparişim yoldaymış.
evet, madem sağlıksız saatte yiyeceğim o zaman neden aşırı sağlıksız şeyler yemiyorum diyerek yanına bar tabağı ve 4 sosla beraber kafam kadar hamburger söyledim.
gelsin gömeyim, kalp krizi falan geçirmezsem ş'aaparız.
devamını gör...
7703.
çok amiyane bir tabirle söyleyeceğim.
anam dinim ağladı yorgunluktan.
bu kadar.
devamını gör...
7704.
kime kin ettin de giydin alları.
devamını gör...
7705.
dün akşam biraz bira içtikten sonra folkartta bir eve gittim. bilen bilir deprem ve yükseklik fobim var. epey bir gerildim. ama söylemem lazım ki ilk defa izmir'i bu kadar yüksekten gördüm.
ne hayatlar var sözlük.
garibanlığın anasını s..m evet.

dipçe: benden daha çok ağlayan varsa o da mersedeslerin porschelerin arasına park ettiğim minik corsam. ikimizde hüzünlü bir gece geçirdik.
devamını gör...
7706.
büyük fırtınalar kopar dışarda; devletler kurulur, köprüler yıkılır, dünya ekseni etrafında delice döner... oysa hayat, kurumuş bir incir yaprağının kaldırım taşına değerken çıkardığı o hafif, o derin hışırtıda bir de bir insanın başka bir insanın hüznüne hiç sormadan ortak oluşunda saklıdır.
devamını gör...
7707.
söylenecek çok şey var, söyleyecek hiçbir şeyim yok.
devamını gör...
7708.
söyleyecek çok şey var, söylenecek hiçbir şey yok" ifadesi, zihnin tıklım tıklım doluyken dilin bu yükü taşıyamayacağını anladığı o olgun kabulleniş anıdır.
​bu durum çaresizlikten ziyade, yüksek bir farkındalık durumudur.
​iletişimin sınırı, hissedilen veya bilinen şey o kadar karmaşık, detaylı ya da derindir ki, bunu kelimelere dökmek durumu basitleştirmekten veya yanlış aktarmaktan başka işe yaramaz.
karşı tarafın anlayabileceği kapasitenin ya da dinlemeye hazır olma derecesinin, sizin anlatacaklarınızın yanına bile yaklaşamayacağını sezdiğinizde ortaya çıkan zihinsel bir tasarruftur.
​içerideki duygu fırtınası o kadar yüksek bir basınca ulaşmıştır ki, tek bir kelime bile söyleseniz baraj kapaklarının patlayacağını bilir ve mantıken susmayı seçersiniz.
​kısacası; mantığın, kelimelerin yetersizliğini kavrayıp duygulara "susuyoruz, çünkü anlatmak hiçbir şeyi değiştirmeyecek" dediği anın en somut özetidir.
devamını gör...
7709.
bu b.k gibi dünyada seviyorum merkez.


"fotoromansız, trüksü, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimkisi.."
devamını gör...
7710.
12 saat uyuyorum. bu normal değil.
devamını gör...
7711.
yönetimi protesto ediyorum, kurallar kişilere göre değiştiği için. 1 ay boyunca hayalet olarak takılıcam. sonrasına sonra bakarız..
devamını gör...
7712.
ingilizcemi geliştireyim diye ingilizce okuma kitapları alayım demiştim. gaza gelip romeo ve juliet’i de aldım. aklımı seveyim.
şimdi okuyorum, tam benlik cidden (!)
devamını gör...
7713.
uyandığımda hava hâlâ karanlıktı.

yatağın içinde birkaç dakika oturdum. uyanmıştım ama henüz hayata dönmemiştim. gözlerimi açmakla güne başlamak arasında, kimsenin görmediği küçük bir boşluk vardı.

kalkmam gerekiyordu.

kahvaltı yapacak, üzerimi giyinecek, yola çıkacaktım. her gün yaptığım gibi.

lavaboda yüzüme soğuk su çarptım. bir an için kendime geldim. sonra fark ettim ki su yalnızca yüzümü değil, hayatın soğukluğunu da uyandırmıştı.

siyah takımımı giydim.

dışarı çıktığımda dünya da siyah görünüyordu. sokaklar, gökyüzü, insanların yüzleri...

iki saat süren yolculuk başladı. pencereden dışarı bakarken düşündüm: insan sevdiği bir yere giderken yol neden bu kadar kısa gelirdi de sevmediği bir yere giderken zaman neden ağırlaşırdı?

sonunda kalabalığa karıştım.

“günaydın.”

“günaydın.”

kelimeler havada uçuştu. gülümsemeler yüzlere yerleşti. herkes birbirini seviyormuş gibi, herkes buraya aitmiş gibi davranıyordu.

ben de gülümsedim.

çünkü bazen insanın gerçekte ne hissettiğini söylemesi, susmasından daha yorucuydu.

masama oturdum. bilgisayarımı açtım.

ekranın ışığı yüzüme vurdu.

bir an kendime sordum:

ne için çalışıyorum?

sonra cevabı buldum.

yarın yine uyanabilmek için.

belki de hayatın en garip tarafı buydu. insan, yaşamını sürdürebilmek için bütün gününü tüketiyor; sonra tükettiği günün ardından, ertesi gün yeniden başlayabilmek için uyuyordu.

pencereye baktım.

dışarıda hava hâlâ griydi.

ama ilk kez, grinin içinde küçük bir renk aramak istedim.
devamını gör...
7714.
olm şu kız isteme falan ne saçma saçma işler ya? sabahtan beri bir koşturma içerisindeyiz. ne o? kuzenime kız istemeye gidilecek. 4 te çıktık şimdi girdik eve. yarın da nikahı var. lanet olsun, hiç benlik işler değil ya.
devamını gör...
7715.
bir arkadaşım ileri derecede vücut geliştirme sporcusu, içtiği tozu boku püsürü geçtim sabah akşam iğne vurduruyor, he vurduruyor, eli g*tüne kavuşmuyor çünkü. adamın g*tü eroinman kolu gibi delik deşik şırıngadan.

lan geçen ulaşamadık, 100 kere aradık açmadı, dedim allah rahmet etsin kesin öldü bu sefer, hemen arabayla yardır yardır evine gittik, fahri trafikçi de arasokakta tersten gitmekten 46/2 mi ne zıkımsa 25.000 malatya dinarı yaslamış zaten. zili çalıyorum açmıyor, kapıyı tekmeliyorum açmıyor, migrosun dümenden alışveriş kartını büküp kapısının dilini düşürüp içeri girdik, sesleniyorum banyodan su sesi geliyor ama cevap veren yok. dedim tamam banyoda ölmüş, o banyoya giderken koridorun yolu bitmedi lan, görece seküler sayılırım ama neredeyse hatim indirdim allam yarebbim n’olur ölmemiş olsun diye.

o banyonun kapısının buğusunun ardındaki yerde yatarkenki silüet hali, direkt telefonu çıkardım biz öldürmedik vallahi bakın ahan da kendi ölmüş ispat olsun diye. üstüm başım ıslanmasın diye ayağımla dürtükledim ınğhhhhhh etti. ohhhh çok şükür yaşıyor. hemen üstüne bi havlu attım namahremdir sonuçta ama atmasak da olurmuş aslında. dalga filan gitmiş, yazık lan.

esas problem hastanede kırmızı alandan sonuçları gelince ortaya çıktı. adamın kalbinde sol ventrküler hipertrofisiyle duvarda kalınlaşma var, karaciğerde alt, ast, alp, ggt çılgın atıyor, böbrekler desen kreatinle üre olmuş comolokko. lan gerizekalı yoğunbakımdaki entübe hasta senden daha sağlıklı, allah’ın ayküsüz malı, yarına çıkman mucize. halen daha muz yedim duşa tok karnına girdim ondan oldu ellam diyo!

aldım ama fahri trafikçinin yazdığı cezayı, ibandan almadım ama, kafasına vura vura bankadan çektirdim, salak mıyım ibandan alam, yarın bugün ölse şüpheli işlem. hoffff!
devamını gör...
7716.
uyuyamıyorum ben kaç gündür adam akıllı
bir kaç saat uyuyup hayata devam.
sanki duygularım elimden alınmış gibi.
ama bir anda geri geliyo.
bilmiyorum ya.
garip hisler.
devamını gör...
7717.
sırlarını parlattığın aynanın ardında gezinen kayıp çocuğun hikayelerini oraya buraya yamalayarak gizlediğin cümleleri ve sana ait eski bir defteri yanlışlıkla eline alan insanlardan pürtelaş saklamanın ağırlığını nasıl bilebilirler? en mahrem gizlerini öğrenip, senin gördüğün gerçeği göreceklerini sanır, paylaşmaya korkarsın. tüm mahremiyeti cümleleri olan bir insanın gizlerini kavrayamazlar... çoğu kez suretler içinde dalgalanan hüzünler ve mutluluklarının yapaylığı ve basitliğiyle afallıyor insan. kim bilir belki bundandır, uzun bir süredir cümleleri yalnızca söylenmesi gerektiği kadar yer kaplıyor. yanıbaşında, omuzunun dibinde duran insanların ruh hallerinin yarattığı kayıtsızlık düşüncelerinin köklerine su yerine beton döküyor. bu durum bazı zamanlar öylesine suni bir şekilde gerçekleşiyor ki, cümle dahi kurmadan birkaç donuk ifade ve belli belirsiz tepkilerle geçiştiriliyor. ucuz bir tiyatro oyununun tekrarı gibi geçen günlerin her birinde bir başka duyguyu yansıtmaya çabalayan tiplemelerin arasında hangisinin asıl kişi, kendisi olduğuna karar vermekle geçiyor ve hepsi birleşip yalnızca silik bir silüet oluşturuyor. her gün gözünüze ışığın yansıdığı, derisinden öteye geçemediğiniz onca yüz var. her birinin gerçeğini ve acılarını anladığınızı sanıp ahkam keserek dokunabilirsiniz fakat kendi gerçeklerinizi bilemiyor olmanın acısını taşıyamıyorsunuz. çırılçıplak çerçevesiz bir aynada yansımanın öteki tarafındaki yabancıya bakarak soruyor insan; burnumun dibindeki o gizli tehlike nerede ve ne zaman tutup alacak beni bu sancısı hiç dinmeyen var olmaktan?
devamını gör...
7718.
size galatasaraylı erkek nasib olmasın amen.d
devamını gör...
7719.
otobüste bir buçuk saat boyunca telefonda konuşan dayıyı, önden bir yerden ayakkabısını çıkaran hayvanı ve daha nicelerini toplama kamplarına atmak istiyorum.
devamını gör...
7720.
buraya hep depresif şeyler yazardım ama bugün yazmayacağım cunku kış geldi, disarda gok delinircesine yağmur yağıyor. yılın en mutlu olduğum zamanlarına giriş yaptık sonunda
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"sözlük yazarlarının söylemek istedikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim