5501.
bir insanı sevdiğinde ona bir silah vermiş olursun. şerefliyse seni korur, şerefsizse seni vurur.
söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
5502.
hayatıma giren her insana bana nasıl davranması gerektiğini anlatmaktan yoruldum... insanların doğru iletişimi hala öğrenememiş olması beni mahvediyor gerçekten çok yoruldum ne yapmam lazım bilmiyorum. hep de benzer şekilde darbe alıyorum kendimde değiştirmem gereken şeyin ne olduğunu çözemiyorum da. düz normal bir insanım ama karşımdakinin hep iletişim özürlüsü olmasından bıktım. belli bir dersi almıyorum da mı herkes böyle çıkıyor anlamıyorum. yapılması, söylenmesi gereken en basit şeyi bile o insan yapmıyorsa benim suçum ne burada? her zaman bana nasıl davranılmasını istiyorsam karşımdakine öyle davrandım. ama bunu anlayan yok... çok yoruldum
devamını gör...
5503.
canım sıkıldı anayola çıkıp çevre yolunu cevrelemek suretiye müzik açıp gezdim. arka fonda deep house derken arkadaşım aradı. hadi gel bira içcez. teklif de yok direkt dayatma var! tabii ki de kabul ettim. çünkü benim iradem bu kadar. ve böylece kendime verdiğim içince araba sürmeyeceğim sözünü 83737373773. defa çiğnemiş oldum.
devamını gör...
5504.
üst not : sonunda bir miktar veda barındıracaktır.

bugün ne kadar kötü geçebilirse o kadar kötü geçti. geçen haftadan beri bekliyorum, bugün venüs-jüpiter kavuşumu var diye. güya dua edip manifest yapıcaz kızlarla... al sana manifestin kralı geliyor.

bir ay önce bir tam gece boyunca uğruna göz yaşı döktüğüm adamı kalbimden çıkarıp atma kararıyla uyandım bugün. 5 yıl sonra. bugün anılarımızla, konuştuğumuz tüm o keyifli zamanlarla son bir kez zihinsel jenerik yaşayıp vedalaşma kararı aldım. çünkü o gitmeden doğru adam gelmeyecek artık bunu çok iyi biliyorum. bu şekilde tek haksızlık doğru adama yapılıyor çünkü...

neyse kafada bu planla uyandık ama enerji sıfır. moral sıfır. sabahtan beri başladı normalde 3 haftada gelecek müvekkil kırmızı alarmının bir güne yığılması hali. %99'u hatır işi. yolda car car aramalar. cevap verecek enerji var mı, eh işte güç bela.
ofiste zor durdum, hallettim işlerimi. kendimi dua edebileceğim bir yere atmam lazım. bugün törensel geçmeli diye bir düşünce var içimde.

bu arada haftasonu en kıymetlimle * yaptığım telefon konuşmasından beri ellerimin içi paramparça.. onu da belirtmiş olayım. bugün artık çingenelerin fal için baktığı çizgilerden yırtılmaya başlamıştı cildim.

her neyse, ofisten dışarı attım kendimi. hadi kcf biraz pozitif ol story paylaş hadi kızım telkinleriyle akıyorum yolda. hep gittiğim kilisede tam anılarımla vedalaşırken başka bir hatır işi için car car telefonum çalmasın mı... salaklık yemin ederim bende. sinir sistemim 5 dk dua edip bir tane de mum yakma süresince bekleyemeyecek kadar alarm halinde. çarmıha gerili isa heykeli beni süzerken elaleme mesajlar gitti bugün st antuan'da...

anılarımla vedalaşmam da b.k oldu. hastalığım vs tam her şeyi sallayıp içmeye niyet edecektim ki son anda tuttum kendimi kahveye geçtim. aaa nasıl unuturum geçmeden önce bir hatır işi için daha arandım. çünkü kcf, gazetenizin ücretsiz pazar eki. bayiinizden ısrarla istemelisiniz...

kahveden sonra ayaklarım beni malum kişiyi ilk ve de son kez kez gördüğüm yere götürmeye başladı. rota yeniden hesaplanıyor... vapura bindim. bindim binmesine lakin bir de arkadan bana bir mesaj yağmuru gelmesin mi... kcf sana bunları anlatmayacaktım normalde çünkü ne zaman anlatsam çözüm buluyorsun ve mahçup oluyorum... ama içim çok dolu anlatmam lazım lakin lütfen hiçbir şey yapma... o mesajların hiçbirine cevap bile veremedim çünkü okuduklarım içime taş gibi çöktü. göz yaşım içimde dondu kaldı.

kcf vapurda sadece başını kaldırıp üstünde morning star yazan gemiyi görünce kıyıya yanaştığını anladı.

şimdi neredeyiz, kadıköy sahil. artık mide bulantısından düşüp kalma seviyesine gelmiş haldeyiz. son kez -ritüeli tamamlamak için- malum mekanın önünden geçtim. artık gönül rahatlığıyla kapanış yapabilirim dedim. hadi bi yemek zamanı o zaman (yere yapışmaya beş var çünkü).

oturduğum mekanda bir başka mesaj dalgası. bu sefer çok milyonluk hatır işlerinden birinin samanlıkta iğne aramalı taramaları. kendime şunu çok söyledim, kcf işin sahibi kendi meselesini düşünmüyorsa sana ne oluyor dedim, yok içerdeki deli kız dinlemiyor.

bakın en son garson beyle aramızda şöyle bir konuşma geçti,
-hanımefendi enginar dolması söylediniz ama... yenme usulünü biliyorsunuz değil mi? böyle yapraklarıyla... (o sırada çatalla içindeki pilavı yiyorumdur)
+biliyorum beyefendi sadece şu an ellerim tutmuyor, yapraklarını koparamıyorum...

aynı garson aradan 15-20 dk geçtikten sonra gelip şöyle dedi, uzaktan göz hapsimdesiniz, iyi görünmüyorsunuz yardımcı olalım isterseniz...

adama diyemedim ki iki saat sonra muhtemelen yediğim her şeyi istifra edeceğim diye...

kalkıp apar topar eve dönmeye çalıştım. ayaklar yeni yeni tutmaya başlıyor. çünkü kcf lokantada istifra etmemek için ağlamayı tercih etti. başka türlü vücudumdaki titreme hissi geçmiyor çünkü. ki cehennem sıcağı bile olsa yanımda trençkot vs olmadan asla dışarı çıkmam.

tam yola koyulacakken bir de kim arasın... bir zamanlar koyun koyuna uyuduğum kuzenim. alo kcf bana avukat lazım boşanıyorum. ablam kurban olayım teker teker gelin...

zaten abimi düşündükçe vücudum çöküyor, bir de kuzenim. bakın bu iki insan da ciddi adaletsizliklere uğradı.

en başta ne demiştim, bugünden çok umutluydum, venüs jüpiter kavuşumu vardı. gökyüzünde o iki gezegeni yan yana seyrederken geldi bu telefon.
şimdi soruyorum allah'ım, beni bu kadar haksızlığın orta yerine ne yapayım diye gönderdin....
yolda hala bugün daha ne kadar kötü geçebilir diye düşünürken, binama girdiğim zaman asansörde mahsur kalmış kedi üstüme fırlıyordu az daha.

kendimize hayrımızın olmadığı günde kediciğe nefes aldırdık en azından.

görüyor musun akrep kral, bi seni bırakmaya niyet ettik, evrende taş üstünde taş kalmıyordu az daha... ama kararımdan dönmedim. seni bıraktım bugün.
hem de yeni bir sayfa açarak değil defteri komple atarak.

bugün yolda bir yandan midemi üşütmeye devam ederken düşünecek bol bol vaktim oldu. bugün itibariyle tek önceliğim hayatımın çerçevesini yeniden çizmek. herkesin sorumluluğu üzerime öyle fütursuzca boca edilmiş ki, benim hayatımda bana yer kalmamış.

bugün mesleğimi bırakmaya karar verdim. bu işi sevmediğimi iliğimde hissettim. başarı, para veya övgüyle kandırmayacağım artık kendimi daha fazla.

ve bu mesleği bırakıp başka bir yol açana kadar bazı şeylerden biraz uzaklaşma kararı aldım. kafa izninden yeni döndüğüm için izin alamıyorum lakin uzun bir süre burada olmamayı düşünüyorum. önemli birkaç kişide telefon numaram var zaten. kendinize iyi bakın, sağlıcakla kalın a dostlar.
*
ve lütfen şu firarinin öğüdüne kulak verin: gerçekten ne istediğinizi bulmak için lütfen dönüp içinize bakın. yoksa kader, hayatınızı paramparça edip sizi binlerce parçalık bir kalp yapbozuyla başbaşa bırakıyor.

herkese sevgiler, keyifli sözlükler...
devamını gör...
5505.
zihinsel ve ruhsal olarak dengemi yitirdiğim ya da en azından yitirdiğimi düşündüğüm ilginç bir dönemden geçiyorum. mayıs başında işten çıkarıldım, birkaç gün her şey normal seyrindeydi. sonra günlük rutinlerim küçük şeylerden başlayarak bozulmaya başladı. uyku saatim, yemek saatim, ilaç saatim, spora gitmeyi aksattım, okuduğum kitap sayısı azaldı. sonra yine o "kesin kötü bir şey olacak" hissi tarafından sinsi sinsi kuşatılmaya başlandım. ya neredeyse 20 saat uyuyorum ya da neredeyse 2 gün uyumuyorum. boş kalmaktan, boşlukta olmaktan nefret ediyorum. kendimi son derece işlevsiz hissediyorum ki sevmediğim hisler sıralamasında ilk üçe girer bu his. yalnızlığın tercihim değil de zorunlu mevcut durum olmasından nefret ediyorum. sanırım yeni insanlarla tanışma işlevimi ve isteğimi de kaybediyorum.
yatağa uzandım, karanlığın dışımdan içime girmesini engellemeye çalışıyorum.
öyle işte, boğuluyorum.
devamını gör...
5506.
avel avel bakma ekrana, biraz cesaretli ol da tepki ver.
devamını gör...
5507.
cok sevdigim 2 arkadasim evlenme haberi verdiler bi aksam icerken. cok sevindim. evliligin cok guzel yanlari var dedim bi hevesle sonra bi sessizlik oldu aklima bi sey gelmedi ama diycem bi sey yani arkasi bos kalmayacak. dedim ki birinizden biri cok icerse arabayi diger kullaniyo. aq aqaq amk .s.s
devamını gör...
5508.
ınsanlara nasilsin diye mesaj atarak onlari iyiyim demek zorunda birakmayin.
devamını gör...
5509.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
anlaşılmak için mi anlatıyor insan?
görülmek, onay almak ya da sevilmek için mi?
....
......
her 'ben' deyişin de kaç görülmemiş parçası gizli?
hikâyelerinde hangi beni daha çok seviyor, hangi beni görmezden geliyor?
sahi düşünsene benlerin içinden bir ben seçiyor ve onun üzerine hikayeler görüyor, duyuyor ve anlatıyor...
....
......
kendinden kendine yollar gidiyor, kendinden kendine umutlar biriktiriyor, kendinden kendine hayal kırıklıkları topluyor..
....
.....
kendini anlamak, kendini görmek, kendi onayını almak ve kendini sevebilmek için mi hikayeler yazıyor?
sonra yazdığı hikayeleri oynuyor, oynadığı hikayeyi rolü sanıyor.. aksine bir de kendi yazdığını unutuyor..
...
.....
insan unutuyor..
unuttuğunu hatırlamak için tekrar ve tekrar kendisiyle karşılaşıyor.. kendisiyle savaşıyor.. kendisiyle sevişiyor..
....
......
yaşadığım sanrılı dünyanın hayalini kurmuşluğum var bir yerlerde.. kurmuşluğumu izlemişliğim.. izlemişliğimi unutmuşluğum var.. uyumuşluğum var.. uyuyup uyuyup uyanmışlığım bazen uyanamamışlığım var.. bazen de uyanıp gözlerimi yine de kapamışlığım..
...
.....
hayret nasılda gerçek geliyor alem!
nasılda seni benden ayırıyor zihnim, beni nasılda senle parçalara ayırıyor?
hayret nasılda yanılıyor gözlerim her beni sende seyrediyor, her sana benim dışımda bir kılıf giydiriyor?
hayret nasıl sığıyor şu koca alem içime, içimi içimden çıkarıyor ve orada beni benlerle kırıyor?
....
......
.........
hikayeler dinlemeyi seviyorsun ama an'latanı hiç dinlemiyorsun farkında mısın?
hikayeler yazmayı seviyor ama yazılanla arana mesafe koyuyorsun?
hepsi sensin hiçbiri sen..
....
.....
sevgi ve farkındalıkla..
devamını gör...
5510.
ondokuzda yirmide ne var ki, yirmiüçte yoksun? yoksunsuzluğu arıyor insan flood flood da olsa...
devamını gör...
5511.
kelimelerin köleleştirildiği,
hafıza muhafızları’nın her köşe başında nöbet tuttuğu bu diyarda, rejimin en büyük fazileti geçmişin acı-tatlı bütün hatıralarını silmek, yani "unutturmaktı". düzen bu şekilde sağlanıyordu.
kör bir teslimiyetle sahte bir istikbali bekleyen insanlar meydanlarda toplanıp riyakarlık kokan sevgi ve sahte kardeşlik ayinleri düzenliyor, birbirine sarılarak içlerindeki nefreti gizliyorlardı.
bu kolektif trajediyi ve samimiyetsizliği bozmak kimsenin aklına geliyor >ama< işine gelmiyordu.
insanların sosyal medyada, sahnelerde, sokaklarda "ben de buradayım" diye bağırdığı varlık çılgınlığında, yokluğun kara deliğinde kaybolmak ise "akli vaka" sayılıyordu.
devamını gör...
5512.
fena sıcak var allahini seven disari cikmasin.
devamını gör...
5513.
ne yazsam boş bu görsel her şeyi anlatsın:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
5514.
çok ağlamıştım. gözlerimin yangını dediklerini dusundukce gogusume inmişti. kalbım kan pompalayan kırmızı organ olmaktan vazgeçmiş, kan kusan ve nefes aldırmayan hale gelmıstı.

benı bu denlı üzen neydı? onun gidişi mı yoksa yıne sevdiğimin benı terketmesının acısı mı? bu yaşlar neden? ellerımı bırakan aileme mı yoksa koynumdan ayrılan kıza mı?

yoruldum. cınsel ıhtıyac olmasa insan elı tutmayacagım ancak parayla tutulan el bıle bana sımsıcak.

tatlı sımsıcaklık güzel ancak sımsıcak baslayıp yakıcı olan ateş tehlıkelıdır. cunku insanı çocukluğuna goturuyor...

-yazı tamamen hayal ürünü olup, yazasım hıkayedır.
devamını gör...
5515.
önce o ağzını bir kapat. sakin ol, burnundan nefes al. ağzın açıkkentam bir mala benziyorsun. evet sana diyorum. öncekileri de sana dedim. bunu sık söylemem ama kork benden. ciddiyim. evimdeyim, burası benim bahçem falan diye güvenme. gelen seslere kulak kabart. ben olabilirim. yerini biliyorum. zaten saklanamayacak kadar salaksın, kaçamayacak kadar güçsüzsün. seni gözlerim, izlerim, yakalarım. yörük değilim,.karadenizli de değilim ama hamuduyla batırırım, haberin olsun. kork benden. kendine gel. o türkülü estetli çeneni kırarım. mamayla beslenirsin.
devamını gör...
5516.
taktik maktik bunlar boş işler diyoruz da taktik yapan kişilerin kazandığı da aşikar. . ok böcekleri gibi etrafında dolanıyor herkes.
sanırım bilgelik yolunda farkındalık kazanıp sakin kalmayı öğrenme aşamasındayım.
devamını gör...
5517.
bir şeyler yazmayalı epey oldu. başlığı görünce içimdekileri buraya yazmak, burada paylaşmak iyi hissettirir diye düşündüm. sözlüğe ara vermek rutinimde boşluk hissi oluşturdu gerçekten. ama bazı hedeflerim için yapmam iyi oldu. son tanımımda (bkz: o sene bu sene) yazdığım şeylerin biri oldu şükür ki. (fenerbahçe zaten yüzümüzü güldürmedin ya.)
buraya başladığımda üniversite sınavına hazırlanıyordum şimdiyse mesleğimi yapıyorum* rutin bir hayatım var şükür ki buna devam ediyorum elbette sorunlarım var ama önemli olan başa çıkabilmek. hallediyorum gibi. sözlükte
çok şey öğrendim güzel insanlar kazandım ama kaybettiklerim de oldu tüm durumlar için pişmanlığım yok. buraya bir şeyler yazmak şu anda da olduğu gibi iyi hissettiriyor ama devam edemeyeceğim artık üretken hissetmiyorum başlıklara bakıp kalıyorum öylece biraz paslanmışızz. önceden de olduğu gibi okuma kısmını daha çok yapacağım. gözüm akışta. keyifli entry’lerr :)
devamını gör...
5518.
ertelemeyi kendime huy haline getirdim. o kadar çok şeyi erteliyorum ki, sanki sonra yapacağımın garantisi varmış gibi. her ertelenmiş şeyi, bi ihmal hatta kendime ihanet gibi hissediyorum. beni bu kadar frenleyen şeyin ne olduğunu bilmiyorum. bıkkınlık, yılgınlık, hissine bu kadar erken kapılmak beni korkutuyor.
devamını gör...
5519.
hayallerim maalesef benimle birlikte yaşlanıyor. huzur ise ben ister ve yaratırsam var. bedenim uzun zamandır uyku ve geceden alacaklı… sorarım şimdi kendime; kayıp mı kazanç mı bu?
devamını gör...
5520.
oglum bu ne sicak.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim