normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
1941.
bugün bir randevum var. ben, sırt ağrım, alamadığım uyku ve kış birlikte gideceğiz randevuya. bu yıl sanki hiç yaz gelmeyecekmiş gibi ya. nasıl bi soğuk. betonsu bir soğuk. üf.
devamını gör...
1942.
karalama defterinin olayı depresiflik kusmak anladığım kadarıyla.
birkaç sayfa tanım okuduktan sonra ali rıza bey gibi boş bakmaya başladım ekrana...
çok güzel müzikler dinliyorum şu an, uykum da daha gelmedi.
birkaç sayfa tanım okuduktan sonra ali rıza bey gibi boş bakmaya başladım ekrana...
çok güzel müzikler dinliyorum şu an, uykum da daha gelmedi.
devamını gör...
1943.
boş bir gerçekliğe sahibiz derdi inanmazdı hiç birşeye. şüphe duyardı özbenliğinden sorgulardı aynaya baktığında gördüğün kişiyi. nasıl geçmişti sahi yılları daha dün değilmiydi üniversite sevinçleri falan ya aslında yaşadığı dünde kalmıştı çocuk yada yaşadığı şuan tam bir fiyasko idi.
sahi fiyasko neydi beklentinin karşılanmaması durumumu, hayal kırıklığı mı, mutsuzluk mu vay be ne kadar çok şeye sahip olmuş bu saçmalık...
sahi fiyasko neydi beklentinin karşılanmaması durumumu, hayal kırıklığı mı, mutsuzluk mu vay be ne kadar çok şeye sahip olmuş bu saçmalık...
devamını gör...
1944.
kusulası entryler gördüğümde türevleriyle tekrar karşılaşmamak adına yazarını blockluyorum bunların çoğu sözlüğe yeni gelmiş yazarlar oluyo tabi zaten eskilerin çoğu blocklu* her neyse daha sonra bu blocklu körpe yazar daha sonra sözlükte fenomen oluyo hatta sözlüğü bırakıyo haberim bile olmuyo. bu, sözlüğü yazarları için kullanışlı bi hale getiriyo gerçekten.
edit: bi de şöyle bi kafa var yazmışken onlara da sallıyım bari, efendim neymiş sözlüğe kıymet vermiyosak niye burada yazıyomuşuz da madem o kadar kişiyi blocklayacaktın da niye burada yazıyosun da cart curt. iq'larına ekmek bandıklarım zannediyolar ki kendileri bu platformda oldukları için defacto kaliteli oluyo burası.
edit: bi de şöyle bi kafa var yazmışken onlara da sallıyım bari, efendim neymiş sözlüğe kıymet vermiyosak niye burada yazıyomuşuz da madem o kadar kişiyi blocklayacaktın da niye burada yazıyosun da cart curt. iq'larına ekmek bandıklarım zannediyolar ki kendileri bu platformda oldukları için defacto kaliteli oluyo burası.
devamını gör...
1945.
insan yutkunur ve sabahı düşler her gece olduğunda ve gündüzün ilk ışıkları ise akşamı özletir. yaz geldimi serin bir baharı, baharın ortasında artık yeter bir kar yağmalı diyerek kışı arar insan. halbuki nede güzeldir yaşadığın zaman dün değil yarın değil yaşadığın bu an.
devamını gör...
1946.
bir ışığa kapıldım.
gözlerimi kör edecek kadar parlak.
ve göz bebeklerimin ortasından süzülüp ruhumu aydınlatacak kadar şeffaf.
bazen zihnime gölgeler düşürüp, bazen yüreğimi ısıtacak kadar garip bir ışık.
ve şimdi, sahne burası.
kaçacak tek bir yer yok.
saygıyla eğilirim ayaklarıma değin.
ve sırayla söylerim.
bütün repliklerimi...
gözlerimi kör edecek kadar parlak.
ve göz bebeklerimin ortasından süzülüp ruhumu aydınlatacak kadar şeffaf.
bazen zihnime gölgeler düşürüp, bazen yüreğimi ısıtacak kadar garip bir ışık.
ve şimdi, sahne burası.
kaçacak tek bir yer yok.
saygıyla eğilirim ayaklarıma değin.
ve sırayla söylerim.
bütün repliklerimi...
devamını gör...
1947.
kendimi en son bu kadar çağresiz hissettiğimi hatırlamıyorum. beynim yorgun, bedenim yatak istiyor. galiba bundan 3 sene önceki ağlama krizleri geri geliyor ve ben buna çok savunmasızım. önümü göremiyorum, üstümde baskı var ve ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. gece yatmadan gelen gelecek kaygısı perileri artık her an yanımdalar.
devamını gör...
1948.
gitmem gerekiyor, bunu kendim için yapmam gerekiyor. burada kalırsam, bir gölge gibi hep hayatımda olacaksın, muhakkak denk geleceğiz, denk gelmeyi bıraktım durmayacak ve beni görmek isteyeceksin. birbirimizi gördükçe başka yollara da gidemiyoruz. hem bir süre tek başıma bilmediğim sokaklarda olmak, hiç bilmediğim ülkede kendime hayat kurmak da bana iyi gelecek, kendimi daha da güçlü hissedeceğim. o ülkeyi, insanları, kültürü keşfederken kendime geleceğim, seni düşünmeyeceğim, nedenlerine, sonuçlarına dalmayacağım yaşadıklarımızın. ve sen de beni kaybettiğini adın gibi biliyorsun ve benim de söylememem için elinden geleni yapıyorsun ama çok iyi biliyorsun. böyle olacağını asla kestiremedin ama ben de böylesi hayal kırıklığını beklemiyordum zaten. bu sefer benim bile şaşırdığım derecede yolundaydın ve güzeldi her şey ama bir yere kadarmış. burada düzenim, kurulu hayatım, çevrem var ama ben burada durmayacağım, zaten ruhum bir yerde durmaya uygun da değil. gideceğim, yollarda olacağım, yeniler göreceğim. zaten ben de hep hayatımdaki insana “yol arkadaşım” gözüyle bakıyordum, oradan bile anlamışsındır bir yerde kalamayacağımı.
sanırım bunu yapacağım, arkamda sadece ailemden birini bırakıp gideceğim, o da buraya ara ara dönme sebebim olacak zaten. onu da kaybettiğim gün, bir daha benim de buralara dönme ihtimalim kalmaz…
sanırım bunu yapacağım, arkamda sadece ailemden birini bırakıp gideceğim, o da buraya ara ara dönme sebebim olacak zaten. onu da kaybettiğim gün, bir daha benim de buralara dönme ihtimalim kalmaz…
devamını gör...
1949.
gardımı indirdiğimde neler olduğunu gördüm, bu filmi önceden pek çok defa izledim. hem de farklı kanallardan. kandırılmaktan ziyade birilerine güvenmenin verdiği huzuru pek çok kez farkına vardım. bazen hayal kırıklığına da uğradım.
kendimi bildim, kendimi tanıdım. çok güldüm, çok yazdım, çok üzüldüm, çok ağladım, çok affettim, tekrar güldüm.
bir şeyi hiç affedemedim, içimde büyüdü. zehirli bir sarmaşık gibi tüm içimin toprağını kuruttu. tabiatın sancısıdır bu da geçecek dedim, ama onu da bastım bağrıma. öyle olunca bazen ben acıyı, bazen acı beni güçsüzleştirdik birbirimizi.
sevdim, sevildim de. yoldan geçerken gülümsedim de. ama aldığım mor menekşeleri kuruttuğun için sana hiç küsmedim. hayatta hiçbir eylemi yazmak kadar sevmedim. her şeyi zorunluluktan yaptım belki ama bir beyaz kağıdın uğruna ettim tüm yeminleri. şimdi yetmiyor yazmak da tıpkı kardeşi konuşmak gibi.
kendimi bildim, kendimi tanıdım. çok güldüm, çok yazdım, çok üzüldüm, çok ağladım, çok affettim, tekrar güldüm.
bir şeyi hiç affedemedim, içimde büyüdü. zehirli bir sarmaşık gibi tüm içimin toprağını kuruttu. tabiatın sancısıdır bu da geçecek dedim, ama onu da bastım bağrıma. öyle olunca bazen ben acıyı, bazen acı beni güçsüzleştirdik birbirimizi.
sevdim, sevildim de. yoldan geçerken gülümsedim de. ama aldığım mor menekşeleri kuruttuğun için sana hiç küsmedim. hayatta hiçbir eylemi yazmak kadar sevmedim. her şeyi zorunluluktan yaptım belki ama bir beyaz kağıdın uğruna ettim tüm yeminleri. şimdi yetmiyor yazmak da tıpkı kardeşi konuşmak gibi.
devamını gör...
1950.
yıldım be.*
devamını gör...
1951.
virane olmuş kalbime ne yaptın?
bak! divane aşkım ne yaptın?
alışkanlığın ipeğinde rahat uyuyordum.
kelebek gibi kanadıma ne yaptın?
gözünün kadehinden daha içmeden sarhoş oldum.
meyhanem sarhoş oldu, ne yaptın?
omzuma yaslanmaya değmez miydim?
omuzlarımın hasretine ne yaptın?
beni yordun, kendin de yorgun gittin.
ey yolcu!.. evime ne yaptın?
gözyaşlarının yağmurundan dünyam ıslandı
yuvamın çatısına ne yaptın?
(farsça bir şiir)
bak! divane aşkım ne yaptın?
alışkanlığın ipeğinde rahat uyuyordum.
kelebek gibi kanadıma ne yaptın?
gözünün kadehinden daha içmeden sarhoş oldum.
meyhanem sarhoş oldu, ne yaptın?
omzuma yaslanmaya değmez miydim?
omuzlarımın hasretine ne yaptın?
beni yordun, kendin de yorgun gittin.
ey yolcu!.. evime ne yaptın?
gözyaşlarının yağmurundan dünyam ıslandı
yuvamın çatısına ne yaptın?
(farsça bir şiir)
devamını gör...
1952.
rüzgarda ki mumun titrek alevi.
kara sularda, kadırganın kemikli sesi.
kim ister ki sevilmeden ölmeyi?
kara sularda, kadırganın kemikli sesi.
kim ister ki sevilmeden ölmeyi?
devamını gör...
1953.
diyorum ki o yol oraya çıkmaz. station falan dolaşıyor bir ağzımda. abii diyorum arabic falan yok no arabic. anlatamıyorsun ki derdini... bakıyorsun etrafa. dön geri diyorsun kendine. geri dönüyorsun biraz yürüyorsun başladığın noktaya. sonra arkana bakıyorsun diyorsun ne yapıyorsun bak orada bir şeyler var. belki bir direk. tekrar ileri gidiyorsun. sıkılıyorsun çok sıkılıyorsun. bakıyorsun etrafa herkes mi aynı acaba diye bir düşünce geçiyor aklından. herkes aynı.. sıkılmaya devam ediyorsun. güneş vuruyor tenine. biraz kendini hissediyorsun. yok ama bakıyorsun diyor 2 tl. iki lira mı diyorum. evet kaç para olsun diyor. insan kandırıyorsunuz diyorum. yürüyorum.. elimde çikolata. kafa eğik. kim var kim yok etrafta önemli olmuyor. çünkü o an teksin.. baktığın yer beklediğin gibi çıkmıyor. bu ne lan diyorsun. geri dönüyorsun...
devamını gör...
1954.
yani şuraya alelade canımız sıkkın, allah kahretsin böyle işi, canı cehenneme falan yazsak?
olmaz mı sevgili okuyucu?
illaki, bu arada illaki'deki ki ayrı yazılmazmış ama söylerken ilaaa kiiii diyoruz, illaki mi diyoruz pilaki gibi, illaki ne la, ne diyordum ben heh illaaaa kiiii böyle ağdalı mı anlatıcaz derdimizi?
derdimiz ne peki?
size anlatmam.
e niye burdasın?
hiiç kelimeler cümleler..
vakit geçiyor, bir de yazınca kafa dağılıyor.
neyse zaten siz de dert babası değilsiniz.
benim de derdim dağlardan büyük değil.
e dağlar kadar da değil
ama biri bir of çekse de derdimi alıp götürse.
tamam tamam şöyle yapalım.
ne diyordu erkin baba?
fesuphanallah değil
illaki muhabbetimiz şalgamlı olsun, burada yanında adana kebap da istemiyor bence ahahah
bir de hep sonsuz olsun diyor.
erkin baba'nın sözlerine bee.
hangi kafayla yazdıysa artık?
olmaz mı sevgili okuyucu?
illaki, bu arada illaki'deki ki ayrı yazılmazmış ama söylerken ilaaa kiiii diyoruz, illaki mi diyoruz pilaki gibi, illaki ne la, ne diyordum ben heh illaaaa kiiii böyle ağdalı mı anlatıcaz derdimizi?
derdimiz ne peki?
size anlatmam.
e niye burdasın?
hiiç kelimeler cümleler..
vakit geçiyor, bir de yazınca kafa dağılıyor.
neyse zaten siz de dert babası değilsiniz.
benim de derdim dağlardan büyük değil.
e dağlar kadar da değil
ama biri bir of çekse de derdimi alıp götürse.
tamam tamam şöyle yapalım.
ne diyordu erkin baba?
fesuphanallah değil
illaki muhabbetimiz şalgamlı olsun, burada yanında adana kebap da istemiyor bence ahahah
bir de hep sonsuz olsun diyor.
erkin baba'nın sözlerine bee.
hangi kafayla yazdıysa artık?
devamını gör...
1955.
ve yine hareket zamanı. sanki kıçıma bir şeyler batırmışlar gibi durduğum yerde duramayan benim yine yeni yeniden macerası başlıyor yarın. hafif kalp çarpıntısı, biraz heyecan ve bir miktar korkuyla. bilinmezliğin peşinden giderken öngörülen şeylerin tespitini yapıp biraz kendini rahatlatma hali. eh azcık da yorgunluk haliyle. hayata karşı işte.
devamını gör...
1956.
korkularım var ama ne olduklarını dillendiremeyecek kadar korkağım. kendime karşı dürüst olmam gerekiyor ama bu da işime gelmiyor. kördüğüm olmuş bir şekilde bekliyorum.
devamını gör...
1957.
fiziken mutlu olmadığımda psikolojik olarak da mutlu olamıyorum sanırım. şimdi bu ne demek derseniz, sağlık gerçekten fazla önemli. huzursuz bir beden huzursuz bir zihin demek sahiden, ya da tam tersi.
çokça mutlu oldum bu gün, çokça mutsuz. çokça anlamsız ve çokça buruk. psikolojik olarak bu dönemi atlatmak ve iyileşmek istiyorum artık. kafamın rahatlamasına o kadar ihtiyacım var ki.
anlatacak çok şeyim var gibi, ama yok gibi. anlayacak da yok gibi. ne de olsa sürekli yargılamak istiyoruz.
çokça mutlu oldum bu gün, çokça mutsuz. çokça anlamsız ve çokça buruk. psikolojik olarak bu dönemi atlatmak ve iyileşmek istiyorum artık. kafamın rahatlamasına o kadar ihtiyacım var ki.
anlatacak çok şeyim var gibi, ama yok gibi. anlayacak da yok gibi. ne de olsa sürekli yargılamak istiyoruz.
devamını gör...
1958.
benimle ilgilenen bir erkeğin ilgisine karşılık verdiğimde kaçıyor ya da kendini geri çekiyorsa ( kendini bir şey zannediyorsa) direkt soğuyorum. çünkü ne istediğini bilmiyormuş gibi geliyor. sevgi benim için en temelde istikrardır.
sonra o insan geri gelse bile bir önemi olmuyor. sevme anlayışım şımartmak, sevilme anlayışım da şımartılmaktır. bunlardan biri eksik olursa o insanla yapamam. sevmek insana kendini bir şey zannetme ya da karşındakine karşı zalimleşme özgürlüğü vermiyor. ki benim sevgim hiçbir zaman kimseye böyle bir hakkı tanımadı.
ben ne kaçıyorum ne de kaçanı kovalıyorum. orada öylece duruyor ve orada öylece duranı ( istikrarlı olabileni) seviyorum. dengesiz durumlar bana heyecan vermekten çok: yanılmışım, istediğim bu değilmiş intibaı uyandırıyor.
sonra o insan geri gelse bile bir önemi olmuyor. sevme anlayışım şımartmak, sevilme anlayışım da şımartılmaktır. bunlardan biri eksik olursa o insanla yapamam. sevmek insana kendini bir şey zannetme ya da karşındakine karşı zalimleşme özgürlüğü vermiyor. ki benim sevgim hiçbir zaman kimseye böyle bir hakkı tanımadı.
ben ne kaçıyorum ne de kaçanı kovalıyorum. orada öylece duruyor ve orada öylece duranı ( istikrarlı olabileni) seviyorum. dengesiz durumlar bana heyecan vermekten çok: yanılmışım, istediğim bu değilmiş intibaı uyandırıyor.
devamını gör...
1959.
her şeyin çok geç olduğunu anladığın anda her şeyin çok geç olduğunu anlaman için her şeyin geçmiş olması gerektiğini anladığın o an..
devamını gör...
1960.
geçmişin nostaljisini neden sürekli yapılır? geçmişe dönmek istemem asla. ama uzaktan kendimi izleyebilmeyi ya da tarihi bir ana gidip geri dönebilmeyi çok isterdim. çok fazla zaman yolculuğu temalı dizi film izlememek lazım sanırım.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
272
273
274
275
276
277
278
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
4