normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
4101.
bazen insan evinde ne yaşarsa yaşasın ne görürse görsün oraya dönmesi gerekiyor. bir köşeye çekilip neleri yaşadığını kaç yaşında hangi köşede ağladığını hesaplamaya çalışması gerekiyor.. susması gerekiyor ağır ağır susması, ki duysun duvarların iniltilerini.. hesaplaşsın olan bitenle, yok olanla. ne olursa olsun ne zaman olursa olsun, o ilk eve dönmek ihtiyaçtır, yaraya tuzdur. canın yanar ama zaman içinde iyi gelir.
devamını gör...
4102.
ne okuyasım ne de yazasım var aslında ama kalbimin çığlıkları boğazımda düğümleniyor. ertelediğim özlemler geriye intikamını alıyor, önümdeki yapraklara yağmur olarak düşüyor ve bana soruyor, daha önemli şeyler var enerjini harcama ama dayanamıyorum, bu kadar acıyı anlayamıyorum.
halbuki unuttuğumu sanıyordum.
halbuki unuttuğumu sanıyordum.
devamını gör...
4103.
bir şiir saramaz mısın yaralarıma?
anlatılmazlığımın yorgunluğunu bir başına kalmışlıkla atmaya çalıştığımı ve böylece kendimi tükettiğimi... asi bir parçanın yanında hep usulca sürüklenen, bencilliği sencillik ile karşılarken hep öteki, ikinci, fazlalık kalışını kaderin sanmalarını..
hep en sevdiklerin vurdu seni.
kendini feda ettiğin onca parçanı topla asırlarca! sökülen her çığ kütlesinin arasında kaybolmadan... çığ kütlesi anıların tetiklenerek seni incitmesi, kaybolmadan kendini bulman için. soluğunun geçtiği her yer yanıyor.
en çok kendine küskün, bilmeden kendine verdiği tüm zararlar için. herkesi affetti kendinden başka. parçalarını toplamakla meşgul.
anlatılmazlığımın yorgunluğunu bir başına kalmışlıkla atmaya çalıştığımı ve böylece kendimi tükettiğimi... asi bir parçanın yanında hep usulca sürüklenen, bencilliği sencillik ile karşılarken hep öteki, ikinci, fazlalık kalışını kaderin sanmalarını..
hep en sevdiklerin vurdu seni.
kendini feda ettiğin onca parçanı topla asırlarca! sökülen her çığ kütlesinin arasında kaybolmadan... çığ kütlesi anıların tetiklenerek seni incitmesi, kaybolmadan kendini bulman için. soluğunun geçtiği her yer yanıyor.
en çok kendine küskün, bilmeden kendine verdiği tüm zararlar için. herkesi affetti kendinden başka. parçalarını toplamakla meşgul.
devamını gör...
4104.
bir fikir, görüş, tavır, terim ne kadar çok tekrar edilir ve klişeleşirse bir zaman sonra öfke uyandıracak ve karşısındaki cılız ses* etrafında epey taraftar toplayacaktır ve hatta bir ihtimal hakim görüş haline gelecektir.
üstteki yazarların haykırışları, yakarışları, duygusal çöküntülerinin arasında bu tanımı girmek şöyle hissettirdi:
üstteki yazarların haykırışları, yakarışları, duygusal çöküntülerinin arasında bu tanımı girmek şöyle hissettirdi:
devamını gör...
4105.
tamam herkesin hayatta daha ağır acıları olmuş olabilir ama bilmiyorum şu an yaşadığım şeyler ağır geliyor,beni üzüyor ve böyle hissediyorum
devamını gör...
4106.
ruhum hiç hayata değilmiş gibi
deliklerden akan kanlar benim değil mişsine
hissizleşiyorum
deliklerden akan kanlar benim değil mişsine
hissizleşiyorum
devamını gör...
4107.
allah rahmet eylesin. şöyle güzel bir helva yemeyeli epey olmuştu. mevlidi iko okusun, yoldaş bize helva dağıtsın. boşları da 4 numaralı modelatöre toplatalım.
el fatiha.
ekleme: 40 yerinden bıçaklanmış hissetmek başlığını buraya taşımak da... ne bileyim? hangi zekanın ürünüyse?
el fatiha.
ekleme: 40 yerinden bıçaklanmış hissetmek başlığını buraya taşımak da... ne bileyim? hangi zekanın ürünüyse?
devamını gör...
4108.
40 yerinden bıçaklanmış gibi hissetmek başlığına cevaben.
çok ağır bir durumdur. kişiyi mahveder, karanlığa koyar bir anda, umutları ümitleri yok eder.
bazen çok istersiniz, çok emek verirsiniz, hiç inanmazsınız kötü olacağına. ihtimal dahi vermezsiniz ama en sevdiğiniz, en güvendiğiniz öyle bir söz söyle ki, bırak 40 bıçağı, dünya başına yıkılsın istersin. biten hayaller, yok olan ümitler ve paramparça olmuş bir yürek ertesinde hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. hiç bir zaman aynı sevinçler, heyecanlar, umutlar yeşermeyecektir. maalesef gelen darbe sadece o anı değil, geleceği de kararmıştır artık...
çok ağır bir durumdur. kişiyi mahveder, karanlığa koyar bir anda, umutları ümitleri yok eder.
bazen çok istersiniz, çok emek verirsiniz, hiç inanmazsınız kötü olacağına. ihtimal dahi vermezsiniz ama en sevdiğiniz, en güvendiğiniz öyle bir söz söyle ki, bırak 40 bıçağı, dünya başına yıkılsın istersin. biten hayaller, yok olan ümitler ve paramparça olmuş bir yürek ertesinde hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. hiç bir zaman aynı sevinçler, heyecanlar, umutlar yeşermeyecektir. maalesef gelen darbe sadece o anı değil, geleceği de kararmıştır artık...
devamını gör...
4109.
sen misin ortalıkta turp gibiyim diye dolaşan insan.
bir gribe yatak döşek oldun.
well done.
bir gribe yatak döşek oldun.
well done.
devamını gör...
4110.
olmayacak bir hayale kaptıramayacak kadar yaşlı, olmayacak hayeller kurmayı bırakamayacak kadar çocuktum. ama konum bu da değildi.
zihnimin ne kadar uzaklaşırsam uzaklaşayım bi mıknatıs gibi çekildiği, vazgeçemediğim, memmun da olamadığım ve külliyen bırakamadığım o "şey"i, 7 yıl sonra idrak edebilmiştim. belki 10. on koskoca yıl boyunca, insan olma ihtiyacımın karşılandığı, kucaklandığım, sevildiğim, kabul gördüğüm ve tüm bunların karşılıklı olduğu o "şey"e dair daha rasyonel olmayı sonunda başarabiliyor olduğuma inanamıyordum. içimde senelerdir tepişip duran o huzursuzluğu uğurlayabilmiş miydim gerçekten?
zihnimin ne kadar uzaklaşırsam uzaklaşayım bi mıknatıs gibi çekildiği, vazgeçemediğim, memmun da olamadığım ve külliyen bırakamadığım o "şey"i, 7 yıl sonra idrak edebilmiştim. belki 10. on koskoca yıl boyunca, insan olma ihtiyacımın karşılandığı, kucaklandığım, sevildiğim, kabul gördüğüm ve tüm bunların karşılıklı olduğu o "şey"e dair daha rasyonel olmayı sonunda başarabiliyor olduğuma inanamıyordum. içimde senelerdir tepişip duran o huzursuzluğu uğurlayabilmiş miydim gerçekten?
devamını gör...
4111.
benim hiç karalama defterim olmadı sözlük..
buraya da birşeyler yazmak gelmiyor içimden. neden diye soracak olursan, buraya yazanlar çok mutsuz lan. şuan da bulunduğum enerji ve mutluluk ile nispet yapar gibi şey şaaapmim.
buraya da birşeyler yazmak gelmiyor içimden. neden diye soracak olursan, buraya yazanlar çok mutsuz lan. şuan da bulunduğum enerji ve mutluluk ile nispet yapar gibi şey şaaapmim.
devamını gör...
4112.
yazarak hatırlamalı. insan her şeyi unutmak için çabalıyor istemese dahi unutuyor. ya da unuttuğuna inanıyor. bir yanı isterken unutmayı bir yanı hayır izi kalmalı diye bakıyor. hangi taraf kazanıyor ya da kazandığını sanıyor hiç öğrenemedim çünkü bitmedi. devam ediyor.
devamını gör...
4113.
çok duygusalım şu an.
galerimdeki eski fotoğraflara baktım, biriktirdiğim anılara. ne güzelmişiz öyle, ne güzel şeyler yapmışım. büyümüşüm, güzel yerler görmüşüm. bu harika bir şey. aynı anda bir çok duyguyu yaşıyorum. sonra geldim eski tanımlarımı okudum. böylece galerimdeki fiziksel görünüşümden gelerek buradaki ruhsal görünüşüm arasında köprü kurdum. hislerim ne kadar farklı farklıymış. ne çok şey dinlemiş, izlemişim.
arada yapmak gerek, tatlı oluyormuş.
galerimdeki eski fotoğraflara baktım, biriktirdiğim anılara. ne güzelmişiz öyle, ne güzel şeyler yapmışım. büyümüşüm, güzel yerler görmüşüm. bu harika bir şey. aynı anda bir çok duyguyu yaşıyorum. sonra geldim eski tanımlarımı okudum. böylece galerimdeki fiziksel görünüşümden gelerek buradaki ruhsal görünüşüm arasında köprü kurdum. hislerim ne kadar farklı farklıymış. ne çok şey dinlemiş, izlemişim.
arada yapmak gerek, tatlı oluyormuş.
devamını gör...
4114.
bu gün de bitti cancağızım, yarın yeni şeyler söylemek lazım
devamını gör...
4115.
bugün de bitmesi gerekenleri bitirdin çünkü bu vazgeçiş artık kendin için değil rabbinin rızası için.
devamını gör...
4116.
koştum koştum koştum bakkal amca bakkal amca bir çikolata bir pergel bir silgi dedim godoş bakkal vermedi.. ama zaten afyon'da koşmuştum bakkalın öyle olması normaldi.
devamını gör...
4117.
skandal
gerginlik artıyor, bildiğin gibi değil.
skandallar patlıyor ardı ardına.
geceler, tuhaf tesadüflere gebe.
gündüzlerden kalma histerik bir öfke.
nasıl bir teslimiyet bu yalnızlığa,
yalınayak koşarken ecele?
güzel yarınların doğum sancıları ile,
bugünler çekilmiyor.
kimseden emin değilim, kendimden bile.
biraz bekle dedim kendime.
bekle ki yorulma, inzivana çekil.
derken, aradan seneler geçti.
küllerimden doğamadım.
gerginlik artıyor, bildiğin gibi değil.
skandallar patlıyor ardı ardına.
geceler, tuhaf tesadüflere gebe.
gündüzlerden kalma histerik bir öfke.
nasıl bir teslimiyet bu yalnızlığa,
yalınayak koşarken ecele?
güzel yarınların doğum sancıları ile,
bugünler çekilmiyor.
kimseden emin değilim, kendimden bile.
biraz bekle dedim kendime.
bekle ki yorulma, inzivana çekil.
derken, aradan seneler geçti.
küllerimden doğamadım.
devamını gör...
4118.
çocukken bir gün babam bana "oğlum kalk bana yarım bardak su getir" dedi. ben de "bardağın üst yarısını mı doldurayım alt yarısını mı" diye sormuş bulundum.
oturduğu ceviz koltuğu kafama atıp, "diklemesine yarım koy eşşoğlubeşgulak" dedi.
kafam kanayarak mutfağa gittim. diklemesine yarım bardak su koymayı bilmediğim için bardağın üst tarafını doldurdum. suyun alt taraftan üst tarafa geçmesi için geçen zamanın daha uzun olduğunu düşünecek olursanız babasının susuzluğunun bir an önce geçmesini dileyen fedakar bir çocuk olduğumu takdir edersiniz.
fakat diklemesine yarım bardak su olayı da kafamı meşgul ediyordu. o zaman internet nerede. kötü bir şehir kütüphanesinden başka bir şey yok.
ama yılmadım, aradım, taradım ve musa peygamberle tanıştım. kendisi koca bir denizi yarmıştı. vardı bir ilmi elbette. tevratı, talmutu falan karıştırdım. şehirdeki tek sinagogun yaşlı hahamıyla konuştum ve bir gün gururla babamın yanına vardım.
"o koltukla kafasını yardığın masum ve gururlu çocuk var ya, onun azminin elinden hiçbir şey kurtulmaz" deyip elimdeki bardağı uzattım. bardağın sol ve sağ dörtte birleri suyla dolu olup ortası bomboştu. bardağa baktı baktı. sonra öbür koltuğu da kafama vurup "sana böyle mi dedim" dedi. "şimdi hangi tarafı içeceğim ben. bardağın mesela sadece sağ yarısı dolu olacaktı"
"bu musa bey stili. ondan anca bu kadar öğrenebildim" diyemedim.
başım kanaya kanaya gittim. ömrümün geri kalan kısmı denizin sadece bir tarafını kurutan peygamber aramakla geçti
oturduğu ceviz koltuğu kafama atıp, "diklemesine yarım koy eşşoğlubeşgulak" dedi.
kafam kanayarak mutfağa gittim. diklemesine yarım bardak su koymayı bilmediğim için bardağın üst tarafını doldurdum. suyun alt taraftan üst tarafa geçmesi için geçen zamanın daha uzun olduğunu düşünecek olursanız babasının susuzluğunun bir an önce geçmesini dileyen fedakar bir çocuk olduğumu takdir edersiniz.
fakat diklemesine yarım bardak su olayı da kafamı meşgul ediyordu. o zaman internet nerede. kötü bir şehir kütüphanesinden başka bir şey yok.
ama yılmadım, aradım, taradım ve musa peygamberle tanıştım. kendisi koca bir denizi yarmıştı. vardı bir ilmi elbette. tevratı, talmutu falan karıştırdım. şehirdeki tek sinagogun yaşlı hahamıyla konuştum ve bir gün gururla babamın yanına vardım.
"o koltukla kafasını yardığın masum ve gururlu çocuk var ya, onun azminin elinden hiçbir şey kurtulmaz" deyip elimdeki bardağı uzattım. bardağın sol ve sağ dörtte birleri suyla dolu olup ortası bomboştu. bardağa baktı baktı. sonra öbür koltuğu da kafama vurup "sana böyle mi dedim" dedi. "şimdi hangi tarafı içeceğim ben. bardağın mesela sadece sağ yarısı dolu olacaktı"
"bu musa bey stili. ondan anca bu kadar öğrenebildim" diyemedim.
başım kanaya kanaya gittim. ömrümün geri kalan kısmı denizin sadece bir tarafını kurutan peygamber aramakla geçti
devamını gör...
4119.
manevi olarak zirvede olduğum dönemde maddi açıdan acınacak haldeydim.
sonra manevi dünyamın huzur kaynağı olan şeyi maddi durumumu düşünüp terk ettim. onun üzüntüsü bitmeden sağlığımı kaybettim. her şey daha ne kadar kötü olabilir derken daha da sıçtım.
sonra kendimi işe verdim. hayatımın merkezine parayı koydum. maddi açıdan baya bir toparlandım. ev, araba vs. allah'a şükür tabi.
fakat ne yaparsam yapayım onun yerini tutmuyor. boşa kürek çekmişim gibi geliyor. onun üzüntüsü olmasa bugünlere gelemezdim belki de.
imtihan dünyası dünyası olmasına da güzel rabbim niye bir şey verene kadar adamın hayatını s... ? bu konuda kendisine büyük kırgınlığım var.
sonra manevi dünyamın huzur kaynağı olan şeyi maddi durumumu düşünüp terk ettim. onun üzüntüsü bitmeden sağlığımı kaybettim. her şey daha ne kadar kötü olabilir derken daha da sıçtım.
sonra kendimi işe verdim. hayatımın merkezine parayı koydum. maddi açıdan baya bir toparlandım. ev, araba vs. allah'a şükür tabi.
fakat ne yaparsam yapayım onun yerini tutmuyor. boşa kürek çekmişim gibi geliyor. onun üzüntüsü olmasa bugünlere gelemezdim belki de.
imtihan dünyası dünyası olmasına da güzel rabbim niye bir şey verene kadar adamın hayatını s... ? bu konuda kendisine büyük kırgınlığım var.
devamını gör...
4120.
gamsız, mutlu, keyfekeder bi tip gibi durup kendi kendime kurdeşen döküyorum, bravo bana.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
270
271
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2