4581.
herkesin misyonu ayrı aslında. sadece kimi huzur verir kimi…. boşlukları siz doldurun.kimi sessizliği ile duruşuyla birşeyler ifade eder. kimi istediği olmayan çocuk gibi bağır çağır… baktığımız zaman herkesin aynı şeyi söylediğini görürsünüz; beni anlayın,beni dinleyin.yazdıklarımızın konuştuklarımızın, paylaştıklarımızın hepsi bir an olsun anlaşılabilmek için bu dünyada.alt metin üst metin aramaya gerek yok; burada var olmamızın sebebi aynı….
devamını gör...
4582.
nihavend ne güzel bir makam ya değil mi? biraz daha dinlersem standhal sendromu geçireceğim.

aşk bu değil yapma güzel ve bir demet yasemen ile.
devamını gör...
4583.
bazı şarkıların sende bıraktığı bir anı bir iz vardır. bazen o şarkıları hiç dinlemek gelmez içinden ama öyle bir an gelir ki hislerinin en derinlerinden dinleme isteği gelir ve o şarkı boyunca anılara dalıp gidersin hatta müziğin değiştiğini bile fark edemezsin. bazen de hiç ummadığın bir anda bir ortamda o şarkı çalıyordur işte o zaman yüreğine daha fazla oturur o şarkı işte o zaman gözlerin dolar...
devamını gör...
4584.
allah cezanı versin üst komşu...

yahu sabah 7'de işe gideceğim ne güzel hayaller ile uykuya dalacaktım... derken en tiz şekilde bir ayy imdat sesi tüm uykumun içine etti yahu öyle bir bağırdı ki sandım ki birşey oldu. altımda şort üstümde sıfır kol tişört ile çıktım üst kata neymiş odasında minnacık harbiden minnacık bir böcek görmüş piremses allah cezanı versin emi. ulan uykum kaçınca uyuyamayan adamım ben tekrar ne halt edeceğim ben şimdi gece boyu bari bir kase yoğurt devireyim uyumaya çalışayım tekrar..
devamını gör...
4585.
bacaklarimda 2 gundur agri var. ıcimde 1 sabir var olacak be fare, basaracaksin. ama nereye kadar. hayir asktan bahsetmiyorum, entry'den bahsediyorum. hic olmazsa 20k, be fare nereye kadar?
devamını gör...
4586.
kulaklık kulağımda zihnimin sesini duyamayacağım kadar açık oysa müziğin sesi. yine de aralara giriyor. düşünmekten kaçtığım şeyler bir bir hücum ediyor.

sal beni ya.

akşam en olmayacak halde* yüzüm avuçlarımın arasında bir senaryonun içinde buldum kendimi. ne ara ellerimi yüzüme götürdüm, ne ara oraya oturdum da andan bu derece koptum. hiç bilmiyorum.

sahiden kaygılarım beni yiyecek bir gün.
devamını gör...
4587.
gerçekten nasıl hissettiğimi bilmiyorum. kelimenin tam anlamıyla boşluk sanırım. ne yapmalıyım nereye gitmeliyim ne hissetmeliyim onu bile bilmiyorum. böyle bir denizin üstünde sallanıyor gibi sanki her şey. sınavı da çok merak ediyorum.
korkuyorum.. koca bir korkuyorum hem de. ama mucizeden öte de hissediyorum iyi olacağını. allahım lütfen iyi olsun. lütfen lütfen.
iyi olsa bir şeyler güzelleşir belki. en azından anlam kazanır.
devamını gör...
4588.
benim hiçbir işim yolunda gitmiyor, ihtimal vermediğim, seçenek olarak görmediğim şeyler başıma geliyor. üstümde nazar var diyeceğim ama hayatıma bakınca kısacası hep böyleydi zaten. kendimden şüphe etmeliyim, belki doğru kararlar alamıyorum ya da hayatla hep bir mücadele etmem gerekiyormuş hissini üstümden atamıyorum. sanki su akıp yolunu bulacak yani tam bulacak önüne set çekiyorum ve bunun da kendi iyiliğim için olduğunu düşünerek yapıyorum. oysa o akarsuyun akıp gittiği havza daha berrak ve temiz olabilir. yollarında daha az taş olabilir, daha hızlı akabilir.
ya ben ne yapıyorum, akarsuyun hızını kesiyorum, yolunu uzatıyorum, başka oyuklar açıyorum, bir sürü yol ayrımına sokup dağıtıyorum. hayatımla oynuyorum resmen. sorun şu, doğru seçenek ben seçene kadar doğru bir seçenek oluyor, seçtikten sonra aleyhime gelişiyor her şey. artık bunların kasıtlı olduğunu düşünmeye başladım, off sıkıldım. karalama defteri benim dert yanma defterim oldu artık kusura bakmayın.
devamını gör...
4589.
önceden bu başlıkta karamsar ruh halimi yansıtan paragraflar yazmıştım. şimdi bakınca gülüp geçiyorum. bilmiyorum, bir şeyler artık o denli karmaşık gelmemeye başladı. fakat bunun aksine olaylara verdiğim tepkiler hala o zamankiyle aynı canlılıkta. bu yönden pek bir şey fark etmemiş bende. bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi bilemiyorum ama pek bir şikayetim de yok öyle. bugün beni heyecanlandıran, düşündükçe içimi kıpır kıpır eden bir şeylerden bahsedeceğim biraz. yakın arkadaşımın doğum günü yaklaşıyor. ona bir atkı örüyorum. mavi renk. maviyi çok sever. bir şeyler çizmeye çalışıyorum o berbat çizimimle, biliyorum ki resim çizmeye verdiğim çaba onu daha çok mutlu edecek. sonra bir çiçek aldım ona bugün. bir saksı çiçeği, güzel ve pembe. kışın açıyormuş çiçekleri, gelmesini merakla bekliyorum. ilk defa birine çiçek hediye edeceğim için de çok heyecanlıyım. içim içime sığmıyor öyle ki.umarım ona götürene kadar solmaz ve umarım o da sever çiçeğini.
devamını gör...
4590.
slm benim kendi başlığım var oraya yazıyorum hhaahhhayttt!
devamını gör...
4591.
her şey çok yorucu ve saçma gelmeye başladı. bir ot misali yaşam sürdürüyorum. oksijen israfıyım. oturdum öleceğim günü bekliyorum sadece. bu kadar. ewed
devamını gör...
4592.
bu defterin de defter diyecek yanı kalmadı he. salya sümük ne ararsan var. *
devamını gör...
4593.
kafede erkek arkadaşıyla elleşerek yiyişen hanımefendinin, "üüü, sarılıyoz diye kovdular. üüü" diye yazdığı yoruma, koltuğumuzun ve kayıtların kendisiyle ne yazık ki hemfikir olmadığını belirtmenin keyfiyle arkama yaslanmış bulunmaktayım. sincan'da günlük/saatlik kiralık ev mi yok kardeşim?
devamını gör...
4594.
okuzler mi yerdi inekleri, inekler mi pineklerdi gokyuzune bilinmez...
devamını gör...
4595.
aynen katılıyorum. insan doğal olarak çekiniyor bi zaman çok seviyor veya güveniyor sonra en ummadık anda tam ortadan parçalanıyor... sonuç olarak karşınıza çıkan en ufak güzellikten bile kendinizi geri çekiyorsunuz.
devamını gör...
4596.
seni tanıyorum, sen bensin biliyorum. ulaşamayışım sana bundan.
sen anlatamadığım, sen haykıramadığım, sen bağlanamadığım gerçekliksin. uzaklıksın, yakınsamasın. yoldaşlığın suskun, hep vazgeçmeye meyilli.
defalarca gittim de, bilinmedi gittiğim. sen ise hep oradaydın. karşıladın gelişlerimi ve uğurladın dönüşlerimi.
aitsiz biz, kuşatmışız hiçliği. sen gelirken dönenim ve sen dönerken gidenim ben. bir yerinde zamanın kesiceğiz elbet. sana göre geç, bana göre erken..
devamını gör...
4597.
abi gecenin hayrındansa sabahın şerri daha hayırlıdır sözü var ya o doğru ya. dün gece 1de bi üst geçitten geçerken 2 3 kişi yolumu kesip cüzdanı istediler. bıçakla kovalandık. şimdi aynı yere belimde dönerle gidicem. bakalım aynı şeyi yapabilecekler mi. editleriz.
devamını gör...
4598.
sabah kahvemi içerken bir iki muhteşem yüzyıl editi izleyeyim dedim; süleyman'ın pargalı'ya heykel konusunda ayar verdiği ve kelle alma fragmanı yaptığı sahne çıktı karşıma. bu nasıl oyunculuktur sayın halit ergenç? sen iboşu azarlarken ben bile halı desenlerini inceleyip ayak parmaklarımla çimdikledim başım öne eğik.
devamını gör...
4599.
rafadan bir hafta olacağı belli.
denizlere açılıyor lilith.
yarım kalmak diye bir şey yere düşen gonca.
frida'nın da kasvetli günleri oldu evvela.
lütfen bay camus! bana neden diye sorma.
nasıl da gidip orta yerde belanı arıyorsun ya!
bence al capone bisikleti çalarken mutsuzdu.
yarınla dün arasını yaşıyorum da bu gün mü şimdi mi bilmiyorum.
çokluk ve hiçlik.
ardı ardına dizilmiş üç hemı cuda
kelebeklerin ömrünü uzatmaya çalışıyorlar al capone'u mutlu etmek için
yarım kalan yerinden devam ediyorlar ay'a ayak basmaya.
frida ise mutluluğa eriyor bir süre.
marilyn diyorum.
marilyn ise en lübabe.
tırmanıyorum şehri de
kim bu şehrin sefiri
ah ne de güzel oldu fatihin istanbulu alışı
veririm benden istediklerini
lütfen beni yorma
birazı bu gün
yarısı yarın
kalanı da yarından sonra
devamını gör...
4600.
bazen farklı imajlar çizdiğimi biliyorum.
günlük biraz, moduma göre. sözlüğe özel.
yoksa normal yaşamımda beni tanıyan sözlük yazarları çok gülüyor bu duruma, sağ olsunlar çaktırmıyorlar da.
mesela, sık sık sabah saatlerinde evinde ayaklarını uzatıp keyif yapanları kıskanırım ama bir yandan da üretmeyen ve evde pinekleyen insanı eleştiri bazında oradan oraya vururum.
takılmayın böyle şeylere.
alınan oluyorsa da alınmasın.
ben akşam olduğunda hiç birini hatırlamıyorum, inanın*
özel hayatınızla da ilgilenmiyorum çünkü bana ne?
ben sadece bana yansıttığınız kısımla ilgiliyim, o da bana iyi gelirse.
kötü ya da süreklilik içeren bir kezbanlık varsa işi bir süre dalgaya vurur sonra sıradan hayatınızla sizi baş başa bırakırım.
elimden bir şey gelmez çünkü.
gelse de yapmam, çünkü bana ne?
öyle işte.
başlığı görünce biraz saçmalayayım dedim, görevimi yerine getirmenin mutluluğuyla bir türk kahvesi yaptırıp öğle yemeğinde ne yiyeceğime karar vereceğim.
omzunuz güzelse öpüyorum, değilse zaten ilgilenmiyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim