1081.
çünkü dövme yaptırdım. bu şuursuzluk baska türlü açıklanamaz.
devamını gör...
1082.
umarım bir daha kimsenin sana olan sevgisini sorgulamak zorunda kalmazsın.

kendime küçük bir not.
devamını gör...
1083.
çok vakit geçti
beklerken seni
vazgeçmek için
vakit çok geçti
devamını gör...
1084.
aslında yazmak istediğim çok şey var.
kafamda hiçbirini toparlıyamıyorum sadece.
darmadağın, parça parça cümlelerim, kurmaya başladığım çoğu cümlenin sonu gelmiyor.
yazamıyorum.
aslında yazıyorum da, olmuyor, beceremiyorum, yazıp yazıp siliyorum.
devamını gör...
1085.
eğer dünya üzerine fazla gelirse yıldızlara bak ve bil ki biri başka bir yerde aynı şeyi yapıyor, bugün berbat bir gün olabilir ama bu yarın mükemmel bir gün olmayacağı anlamına gelmez.. sadece uyanmak ve evreni keşfetmek lazım, hatalardan ders aldık, acılardan bağışıklık kazandık, şu an ne olacağını asla bilmiyoruz ve hayat tam da bu. her aldığın nefesi son nefesinmiş gibi doya doya çek ve asla arkana bakma, asla pişman olma.
devamını gör...
1086.
bunaltıcı rahatlık geride kaldı
soldakini sıcak hayâl etmek
zor değil
bir imgede savrulmak
canın ne kadar isterse
zor değil
hele bir de deliyseniz
hiç zor değil

beni savuran şu rüzgar
zihnimdeki pencereleri
bir örtüyor bir kapatıyor
üşüyorum rüzgar hasta edeceksin beni
ateşim var görmüyor musun

bilmiyorum tabii
meğer ateşimi harlıyormuş

meğer ateşim sönmezmiş

meğer küllerinden doğarmış...
devamını gör...
1087.
özlemlerim var, diri, büyümeye hevesli her ad'ımda!
alnında büyümüşlüğü var bir de kalbimin.
devamını gör...
1088.
bazen o kadar özlüyorum ki?

ama dur, özlediğim tek bir kişi ve ona duyulan özlem değil, hayatıma bir şekilde girmiş ve onlarla özdeşleşmiş bir çok şeyin karışımı, paçal, ortaya karışık, aşure kıvamında bir özlem.

niye böyle, niye böyleyim bilmiyorum, o kadının giydiği o güzel elbiseli halinin yanına başka bir kadının kokusunu ekliyorum, öbür kadının bana bakan bakışlarını koyuyorum yanına, arka planda belki de en mutlu olduğum tatilin anısı var, içinde de başka bir kadınla heyecan ve mutluluktan elimin ayağıma dolaşırken yaptığım dans.
başka insanlarda böyle olduğunu sanmıyorum, normal insanların hatıra ve özlemleri o an kimi düşünüyorsa ona ait, ben tamamen ben merkezciyim, kendimi alıyorum tam ortaya koyuyorum, işime gelen kim ve ne varsa da etrafımda dönüyor.

olmaz ki?

ama oluyor, yapıyorum.
mesela az önce dalyan'daydım, yanımda hayatımda gördüğüm en güzel gözlere sahip kadın vardı, başka bir kadının o muhteşem siyah elbiseli hali o kadının hayatta kullanmadığı bir parfümü sürmüştü, hiç duymadıkları bir şarkı çalıyordu, tarih 6 haziran 2017 idi, akşamdı ve bir kişi hariç hiçbirinin o andan haberi yoktu.

ve ben mutluydum.
devamını gör...
1089.
benim karalama defterim gönlüm. o' nu da herkes göremez.
devamını gör...
1090.
çok pis sarhoş olasım var. tez akşam ola!
devamını gör...
1091.
b : gözlerindeki yorgunluğu silmelisin artık. yeterince durdu orda.
g : mümkün mü ? silinebilir mi ? bir yolu var mı ?
b : senin için gözlerine baharı getirmemi ister misin ?
g : kışa alışkın bir insan için bahar gelir mi ?
b : sen istersen gelir. ister misin ?
devamını gör...
1092.
ben artık mutlu olmak istiyorum sözlük. seveyim sevileyim istiyorum.

eskiden de böyle biriydim. ama sonra darbe yedikçe, sadece takılmaya başladım. gönül bağı kurmadım kimseyle. eğlendim, gezdim tozdum vesaire. ama bir süre sonra şu dank etti bana. gece her şey güzel ama sabah kalkınca hiç yaşanmamış gibi. duygusal tatmin 0.

ben artık duyguların da içinde olduğu şeyler yaşamak istiyorum. sadece zevk ve haz odaklı yaşayınca, duygusal olarak çuvallıyor insan. en azından ben çuvalladım.
devamını gör...
1093.
aslında nasıl anlatırlır bilmiyorum. dün bütün gün ispanya nın tubitak ı olan csic den arkadaşlarım ile online toplantılar yaptım ve dün ile bugün sürekli ispanyolca yazıştım. bu benim içimdeki iberia yarım adasındaki yaşama hissini iyice tetikledi. bilmiyorum.... anlam veremiyorum ama burada mutsuzum. yurtdışından ilgi görmek ise bu konuda beni rahatsız ediyor. neden ben ülkemde ilgi görmüyor da yurtdışında ilgi görüyorum. aslında mantık olarak saçma bir soru ama anlamsız geliyor bana. umarım kendim için doğru kararı veririm ama atamın ilk okulda gözümün içine bakan işleyen fotosu da gözümün önünden gitmiyor.
devamını gör...
1094.
bi dayı vardı bugün yanımda, sokakta. türkmenmiş, 19'da gelmiş türkiye'ye. biraz dert dinledik, biraz erduvan gömdük. her şey stabil. her gün birilerini dinliyoruz.

2 ya da 3 gündür uyumuyorum, belirgin bi sebebi yok. dayının ayağı kırılmış, bugün de ona uyuyamam muhtemelen. osuruktan sebeplere bileniyoruz. kendi canımızın bi kıymeti yok çünkü, malız her zamanki gibi.

bu aralar fazla zırtapoz modumdayım, hayırlısı diyek. pazartesi gününü bekliyorum sadece, hiç bilmediğim bi ortam hiç görmediğim insanlar, gecenin köründe evde olacağım. içmeye vakit kalmayacak lan, üzülüyom. bi yandan merak bi yandan bilinmezlik aksiyonu bi yandan belki her şey yolunda gider lan hissi.

dikeyim.
devamını gör...
1095.
herşey herkes susar. kalbinin sesi ve beyninin uğultusu ile başbaşa kalırsın. bir balkon ucu ya da loş bir koltuk kenarı bulursun kendine. beklediğin aydınlığı bulamazsın perdenin ardında. kapattığın gözlerin bambaşka bir gerçekliğe aralanır. bir yağmur bulutu geliverir, bazen pencerene bazen de gözlerine. yalnızsın, evet çekinmeden ağla. ağla ki sabaha göz yaşın kalmasın. özle en çok sen özle, keşke dememek için. ve o mesajı at belki fırsatın olmayacak hayatının geri kalan yarınlarında.
ne kaldı içinde, söylenmemiş hangi söz o yutkunamadığın? sen korktukça kırılmaktan, nasılda bir paslı makasla kestiler kökünden filizlerini. değdi mi gözyaşına, dişlerini sıkmana? kaç hayal kırıklığın var ve ne kadar az hayal kurmuşsun? korkma yıkılmaktan, yeniden yaparsın. bak hala buradasın, yarın başlamak için mükemmel bir gün. yarınlar bunun için var, yarınlar bu yüzden güzel. sen olmazsan yarının ne önemi var? bu kez lütfen, önce 'sen'...
devamını gör...
1096.
otoyolda trafik mi olur yahu.
devamını gör...
1097.
kalbim bazen "biz" için öyle umutsuz bir vaka haline geliyor ki oturup ağlayasım geliyor. beni yine umuda boğan kalbimdeki yerin, gülüşlerin ve güzel kalbin sevdiğimm.
düşünüyorum bazen ne istiyorsam olmuyor çok da bir şey istemiyorum ama olmuyor işte. istemiyorum bir şey artık.
bazen de olmuyorsa hayırdır deyip içimde örseliyorum üstüne gitsem olmadıkça deli oluyorum çünkü.
ayrılalım diyoruz yok olmuyor. mesafe, maddiyat, aile her şey engel gözümde. bu engeller hallolacak bir gün inanıyorum.
kalbin engelini aşamam sadece. gerisini aşarım, şimdi olmasa da aşarım biliyorum. bana bu aşma gücünü veren sen'sin.
seni seviyorum.
bazen buzdolaplı ruhuma bakma sen, senin yerin her zaman sıcacık, cıvıl cıvıl, çocukların güldüğü yer gibi.
ellerin var ya senin sıkıca tutacağım onları. bu engeller hep şeytan işi. gülüşlerin benle olsun, sarılayım, içime atayım seni.
sen içimde öyle güzelsin ki şunu unutma kimse sen gibi olamaz, kimseyi koymam yerine.
bunu hissettiremiyorum biliyorum ama inan ki böyle.
sana böyle kötü bir kelime edeni kesesim geliyor, yargılarıyla bilip bilmeden hareket edeni hiç sevmedim biliyorsun.
gülüşüne yandığımmm, bir tanemsin...
devamını gör...
1098.
sararmış yapraklar gelmiş sonbahar
defterimde kalan iki üç sayfa
sonra ederim sana elveda
yoluma aydınlatmaya çalışma
karanlık yakında
evime bakma
gözlerini kapat sadece bir iki saat
git bu şehirden
adım silinsin zihninden
yağmurlu bir günde
gök gürültüsüne karışmış silah sesiyle
bana elveda de
ama sakın evime girme
görme beni o halde
son görüntüm olsun zambaklar içinde
bana ışık verme
sadece unut ve kendini tüketme
şimdi elveda de
yağmur yaklaşıyor
tren kalkmak üzere
devamını gör...
1099.
20.08.2021

küçücük bir tepe vardı önümüzde. engebeli bozuk yollar vardı.
ayaklarımız geçmiş yollardaki gibi çıplak değildi. çocuk değildik, savunmasız değildik, muhtaç değildik, mecbur değildik, gençtik yalnızca.
gençtik; tutkularımız, arzularımız, hayallerimiz vardı.
gençtik ve yürüyorduk o yolda.
hevesle sımsıkı tuttuğun elimi zamanla bırakır gibi oldun, gevşettin.
zamanla ritmini düşürdün. hatta o kadar yavaşladı ki durdun.
durdun ve yüzüme bakacağına arkana bakmayı seçtin. belinden tutan görünmez bağlar için, yalan hoş görüntüler için gerçek olan elimi bıraktın.
vazgeçmedim. sevdiğim, kalbimi açtığım hiç bir insan için vazgeçmem çünkü.
çektiğin elini tuttum önce, geri aldın.
koluna girdim yürütmeye çalıştım seni. ağzıma bal çalar gibi bir kaç adım atar gibi yaptın. baktın yüzüme, nasıl sevinçli nasıl umutlu. alay ettin içinden. belki "yazık." dedin bana.
sürükledikçe gömüldü ayakların toprağa.
ne ardına baktın ne bana. put gibi hareketsiz kaldın karşımda..
yavaşça çektim elimi. "ne seni ne de senin yüklerini bu yolda taşımak istemiyorum." dedim kendime.
küçücük tepeye de çok yaklaştım. biraz gayretle, fazladan atılmış iki adımla kolaylıkla geçerdik halbuki. seçmedin.
seçtiğin hayat seni üzen, yoran bir hayattı. geri döndün. kendi karanlığından seni çıkarmak için uğraştım."dönme, söz iyi olacağız." dememe rağmen uzattığım elime vurdun.
bu yolculukta öğrendiğim şey, varlığını seviyormuşum, taşıman gereken yükleri omzuma attığın zamanları değil. kendi kapasitem belliymiş. fazladan içi dolu ağır çantaları ne bedenim ne ruhum taşıyabilirmiş.
öğrettin bunu bana daha bir çok güzel şeyle birlikte. teşekkür ederim.
devamını gör...
1100.
cuma günü, göz için kök hücre tedavisi için karar vereceğiz. bu tedaviden sonra artış ne kadar olacak, bilmiyorum. bir tarafım ümitle dolu ama diğer tarafım hayal kırıklığına uğramamak için fazla ümitlenme diyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim