normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
3441.
aklıma bir fikir geldi,yalnızca bir fikir.
karlı dağların eteğinde bir ev kiralayıp,
kafa dengi bir dostla bir hafta boyunca dumana vurup manzara seyretmek.
meyletti gönül yükseklere, derman oldu bana yüksekler.
not: bu sözler kafa bulutlu bir şekilde yazılmıştır.
karlı dağların eteğinde bir ev kiralayıp,
kafa dengi bir dostla bir hafta boyunca dumana vurup manzara seyretmek.
meyletti gönül yükseklere, derman oldu bana yüksekler.
not: bu sözler kafa bulutlu bir şekilde yazılmıştır.
devamını gör...
3442.
aklıma az önce bir fikir geldi.
tüm insanlardan uzaklaşma eylemi..
cümle içerisindeyken ne güzel geliyor kulağa değil mi?
ama zamanı değil işte.
doğru zamanda kaybolacağım ortadan ve sonrasında benden mutlusu olmayacak.
not: bu sözler bilincim gayet yerindeyken yazıldı.
tüm insanlardan uzaklaşma eylemi..
cümle içerisindeyken ne güzel geliyor kulağa değil mi?
ama zamanı değil işte.
doğru zamanda kaybolacağım ortadan ve sonrasında benden mutlusu olmayacak.
not: bu sözler bilincim gayet yerindeyken yazıldı.
devamını gör...
3443.
ruh namına bir zerre kalmadı içimde. seni affetmek mümkün mü?
devamını gör...
3444.
sokağın ortasına öylece yıkıldı. yakasında eller buldular sayısız. parçalanmış dirsekler ve sol gözünde tek damla. annesine sarılır gibi sarılıyordu yakasına, öyle gömdüler onu. yitirenler oldu sağ gözünü. söylemek istediklerini duyan olsaydı, artık olmazdı dedim. üzerine susuldu.
bu vedayı sokağın cahilliğine veremedi kimse. istasyonlarda yasaklara yazdılar adını, mezartaşı tarzı değildi. ve çiçekler dikmediler onun için, çiçekler çizdiler.
bu vedayı sokağın cahilliğine veremedi kimse. istasyonlarda yasaklara yazdılar adını, mezartaşı tarzı değildi. ve çiçekler dikmediler onun için, çiçekler çizdiler.
devamını gör...
3445.
kiminin kızı, kiminin oğlu, kiminin kardeşi, kiminin eşiydi ölen. kiminin sevdiğiydi, yaşama sebebiydi. veda bile edemeden gittiler onlar. arkalarında hiçbir iz bırakamadan gittiler. anılar kaldı sadece. yaşanmış güzel anılar. onların kokusunun olduğu anılar. herkes kaybetti. halbuki bu bir savaş veya oyun değildi. herkes durduk yere herhangi bir şeyin içinde değilken kaybetti. sevdiklerini, evini, hayatını kaybetti. ne kadar masumduk biz oysa. neden ölmemize göz yumuldu? hayatımız neden bu kadar hiçe sayıldı? dünya adaletsizdi evet ama biz insanlar bu adaleti kendimizce yaratamaz mıydık? para onlar için, üst kademede olanlar, sayın diye seslenilenler için sadece bir kağıt parçasından ibaret değil miydi? kaybetmemiz onların doyumsuzluklarına değdi mi? acıttı mı içlerinde bir yerleri?
devamını gör...
3446.
başlık mı? başlık: yok
ama benim hiçbir şeyim yok.
dünyanın en yoksul yerinden yazıyorum, evimizin perdeleri kolalı.
dünyanın en yoksul yerini, virane bir yer sanmayın. yoksulluk bazen yoksunluktur ya da yoksundur, yok olmaktayım.
her günün erken saatlerinde hayatın başlamasına tahammül edemiyor insan, yapacak çok şeyim var, yapmam gereken aslında,
bir yerden tutuyorlar beni, kapı önünde ayaküstü lafa tutan komşu teyze gibi.
ayaküstü, bitmek bilmeyen kavga var yeryüzünde.
birileri, hep bir başkalarının hayatına müdahale etmekte, göz dikmekte kendinde olmayana.
ben göz dikemedim, gözüm almıyor bu kadar fazla şeyi.
çünkü zor, kendinde olmayan şeylerin ağırlığı, imrenerek geçecek derecede küçük değilse, hangi birine ulaşmak isteyeyim diyor insan.
ulaşmak aynı değil gerçi, göz dikmekle. kötü amaçlarla iyi bir şeye, şeylere ulaşamaz insan.
ben bu yüzden hiç, benim olmayana göz dikmedim, istedim sadece.
uğrunda bir savaş vermeden isteyince, yer gökle yer değiştirse bile istediğine ulaşamıyormuş insan, vermediğim savaşların yenilgisinden sonra yasını tutmak, bence de bana hiç yakışan bir davranış değildi.
zaten bugünlerde istemli istemsiz ne yapsam bana yakışmıyor gibi artık.
üzerime ne giysem, başkasının hakkı var, dünya yanarken, yarına ne giyeceğini düşünmeden uyuyuveriyormuş insan.
dünyanın en aç bölgesinden yazmaktayım.
ne çok doymuyoruz açlığa, nereden baksan hep açız, doymak bilmiyormuş insan, tokluğunda bile yediği ekmeği paylaşmayan bir toplumun içerisinde, çok zor şartlarda empati yapmaya çalışmaktayım.
birinin açlığını gidermeye çalışırken bile ilgiye aç, gösterişe aç, aslında insanlığa aç bir şekilde dolaşıyoruz. herkesin yaptığı iyiliği bir başkasına gösterme çabası var, hatta bazılarının savaşı.
o kadar çoğunlukta ki çoğunlukta olmasının suç sayılmasını istediğim topluluklar,
sanki yaptığı iyiliği göstermese, yapmadı diye suçlanmamak için de gözümüze gözümüze sokuyor bazıları da.
çünkü bu çağda, görünmeyen ellerin iyileştirdiği yaralar konuşulmuyor.
konuşulan sadece gerçek olduğuna inandırılmaya çalışılan yalanlar.
dünyanın en karanlık odasından yazmaktayım, karanlıktan korkmadım hiç, ama sessizlik bu hayattaki en büyük korkumdur benim.
çünkü gördüm, güneşin doğmadığı tek bir gün yok. ama sessizlik.
sessizlik çağın en kötü hastalığı olsa gerek. ne çok sessiz bazı insanlar.
haksızlıklara tahammül seviyesi yüksek bir toplumun içerisinde, en ufak bir başkaldırıda, sanki başımla gövdem birbirinden ayrılacakmış hissi veren laik bir çağdan yazmaktayım.
o kadar laik ki hatta, düşüncelerimizi özgürce söyleyebileceğimiz bir ortama sahibiz, yalnız sonuçlarına katlanmak şartıyla.
belki ben yanlış öğrenmişimdir diyor kimisi, kimisi sadece susuyor.
sonuçlarına katlanmak, bir işe kalkışmaktan daha zor olsa gerek.
evet sessizlik!
konuşması gerekenler duyulmuyor.
yok olmaktayım.
yok olmak ne demek onu bile bilmiyorum aslında, sadece gün geçtikçe susmakta, yoksun kalmakta, "şunu yaparsan benim için "yoksun" olmaktayım. yok olmak ölmek mi demekti sadece, yanlış biliyorsam düzeltin;
nüfusta varken yok sayılmakla, aslında yok olmaktayım.
ama benim hiçbir şeyim yok.
dünyanın en yoksul yerinden yazıyorum, evimizin perdeleri kolalı.
dünyanın en yoksul yerini, virane bir yer sanmayın. yoksulluk bazen yoksunluktur ya da yoksundur, yok olmaktayım.
her günün erken saatlerinde hayatın başlamasına tahammül edemiyor insan, yapacak çok şeyim var, yapmam gereken aslında,
bir yerden tutuyorlar beni, kapı önünde ayaküstü lafa tutan komşu teyze gibi.
ayaküstü, bitmek bilmeyen kavga var yeryüzünde.
birileri, hep bir başkalarının hayatına müdahale etmekte, göz dikmekte kendinde olmayana.
ben göz dikemedim, gözüm almıyor bu kadar fazla şeyi.
çünkü zor, kendinde olmayan şeylerin ağırlığı, imrenerek geçecek derecede küçük değilse, hangi birine ulaşmak isteyeyim diyor insan.
ulaşmak aynı değil gerçi, göz dikmekle. kötü amaçlarla iyi bir şeye, şeylere ulaşamaz insan.
ben bu yüzden hiç, benim olmayana göz dikmedim, istedim sadece.
uğrunda bir savaş vermeden isteyince, yer gökle yer değiştirse bile istediğine ulaşamıyormuş insan, vermediğim savaşların yenilgisinden sonra yasını tutmak, bence de bana hiç yakışan bir davranış değildi.
zaten bugünlerde istemli istemsiz ne yapsam bana yakışmıyor gibi artık.
üzerime ne giysem, başkasının hakkı var, dünya yanarken, yarına ne giyeceğini düşünmeden uyuyuveriyormuş insan.
dünyanın en aç bölgesinden yazmaktayım.
ne çok doymuyoruz açlığa, nereden baksan hep açız, doymak bilmiyormuş insan, tokluğunda bile yediği ekmeği paylaşmayan bir toplumun içerisinde, çok zor şartlarda empati yapmaya çalışmaktayım.
birinin açlığını gidermeye çalışırken bile ilgiye aç, gösterişe aç, aslında insanlığa aç bir şekilde dolaşıyoruz. herkesin yaptığı iyiliği bir başkasına gösterme çabası var, hatta bazılarının savaşı.
o kadar çoğunlukta ki çoğunlukta olmasının suç sayılmasını istediğim topluluklar,
sanki yaptığı iyiliği göstermese, yapmadı diye suçlanmamak için de gözümüze gözümüze sokuyor bazıları da.
çünkü bu çağda, görünmeyen ellerin iyileştirdiği yaralar konuşulmuyor.
konuşulan sadece gerçek olduğuna inandırılmaya çalışılan yalanlar.
dünyanın en karanlık odasından yazmaktayım, karanlıktan korkmadım hiç, ama sessizlik bu hayattaki en büyük korkumdur benim.
çünkü gördüm, güneşin doğmadığı tek bir gün yok. ama sessizlik.
sessizlik çağın en kötü hastalığı olsa gerek. ne çok sessiz bazı insanlar.
haksızlıklara tahammül seviyesi yüksek bir toplumun içerisinde, en ufak bir başkaldırıda, sanki başımla gövdem birbirinden ayrılacakmış hissi veren laik bir çağdan yazmaktayım.
o kadar laik ki hatta, düşüncelerimizi özgürce söyleyebileceğimiz bir ortama sahibiz, yalnız sonuçlarına katlanmak şartıyla.
belki ben yanlış öğrenmişimdir diyor kimisi, kimisi sadece susuyor.
sonuçlarına katlanmak, bir işe kalkışmaktan daha zor olsa gerek.
evet sessizlik!
konuşması gerekenler duyulmuyor.
yok olmaktayım.
yok olmak ne demek onu bile bilmiyorum aslında, sadece gün geçtikçe susmakta, yoksun kalmakta, "şunu yaparsan benim için "yoksun" olmaktayım. yok olmak ölmek mi demekti sadece, yanlış biliyorsam düzeltin;
nüfusta varken yok sayılmakla, aslında yok olmaktayım.
devamını gör...
3447.
kendimle nasıl yüzleşeceğim? uyanışım için neyi beklemekteyim?
zaten her şey sarmadı, sarmalanmadı mı birbirine; zaten hepsi belirsizleşmedi mi ayrım yerlerinden.
daha neyi beklemekteyim?
dur ihtarı olamayacaktır
kendini vur emri gelmeyecektir.
rahat bir zihin için uykuyu almak gerekir. bunun için de önce uyanmalı, uygun durumu sağlamalıyım.
yapılan şeyse bataklığa gönüllü bir atlayıştan ibarettir.
daha neyi beklemekteyim?
her yanım pislik içinde, görmekteyim. kim temizleyebilir ki ruhumu benden başka?
birisi elini sürmek istese izin verecek miyim sanki?
güvenebilecek miyim? bilmiyorum, sanmıyorum.
neden yaptım bunca şeyi, onu da bilmiyorum.
bir uyanış gerek bana.
ben daha neyi bekliyorum?
zaten her şey sarmadı, sarmalanmadı mı birbirine; zaten hepsi belirsizleşmedi mi ayrım yerlerinden.
daha neyi beklemekteyim?
dur ihtarı olamayacaktır
kendini vur emri gelmeyecektir.
rahat bir zihin için uykuyu almak gerekir. bunun için de önce uyanmalı, uygun durumu sağlamalıyım.
yapılan şeyse bataklığa gönüllü bir atlayıştan ibarettir.
daha neyi beklemekteyim?
her yanım pislik içinde, görmekteyim. kim temizleyebilir ki ruhumu benden başka?
birisi elini sürmek istese izin verecek miyim sanki?
güvenebilecek miyim? bilmiyorum, sanmıyorum.
neden yaptım bunca şeyi, onu da bilmiyorum.
bir uyanış gerek bana.
ben daha neyi bekliyorum?
devamını gör...
3448.
yoruldum.
devamını gör...
3449.
görüyorum ki yazmak beni bırakmayacak yegâne eylem. öyle ya da böyle, aklımın bir köşesine yazmak da olsa ben bu eylemi yapıyorsam kaçmanın alemi yok.
duadan başka elimizden bir şey yok
duadan başka elimizden bir şey yok
devamını gör...
3450.
içim daralıyor, canım oldukça sıkkın ve ben neşeli davranmaya çalışmaktan sıkıldım.
devamını gör...
3451.
son günlerde o kadar çok celal şengör videosu izledim ki bugün iç sesimin celal şengör olduğunu fark ettim bunu yazarken bile celal şengör ses tonuyla okuyorum
devamını gör...
3452.
allahım tüm detayları biliyorsun. *
devamını gör...
3453.
kahretsin gerçekten!
bize betonarme bina güzellemesi yapıp buralara hapseden tüm yöneticileri ve meslek erbablarını.
bizleri kader adı altında ölüme terk edenleri, kahretsin.
köyde istihdam yaratmayıp bizi şehre muhtaç edenleri de kahretsin.
en çok da bize düdükle, fenerli kaskla yatın diyip psikolojimizin ve sağlığımızın içine eden bilim insanlarına çıkıp tek laf edemeyen, sorumluluk alıp bizi kurtaramayan herkesi kahretsin.
sadece bir gün güvenli köşklerinden, villalarından çıkıp halkın evinde kalmaya yürekleri yeter mi diyeceğim insanlar, iki katlı villa bahçesine afad çadırı koymuş.
bize güvensiz alanlar yaratıp hadi kendinizi koruyun enkazda sağ kalmaya çalışın diyen ve buna sebep olan herkesi kahretsin !
bina yıkılıyor mu yapma ! oluru neyse onu uygula. zibilyon kazancım var çok güçlü bir ülkeyiz güzellemesi yaparken dönüşüm adı altında para isteme. zaten insanlar 3 kuruşa çalışıp emeklilikte anca ev alıyorlar. sen evleri yıkılmış insanlara kredi çektirip hala para istiyorsun. kahretsin, halkların ezildigi ölüp gittiği tüm gücü ve zenginliği!
bize betonarme bina güzellemesi yapıp buralara hapseden tüm yöneticileri ve meslek erbablarını.
bizleri kader adı altında ölüme terk edenleri, kahretsin.
köyde istihdam yaratmayıp bizi şehre muhtaç edenleri de kahretsin.
en çok da bize düdükle, fenerli kaskla yatın diyip psikolojimizin ve sağlığımızın içine eden bilim insanlarına çıkıp tek laf edemeyen, sorumluluk alıp bizi kurtaramayan herkesi kahretsin.
sadece bir gün güvenli köşklerinden, villalarından çıkıp halkın evinde kalmaya yürekleri yeter mi diyeceğim insanlar, iki katlı villa bahçesine afad çadırı koymuş.
bize güvensiz alanlar yaratıp hadi kendinizi koruyun enkazda sağ kalmaya çalışın diyen ve buna sebep olan herkesi kahretsin !
bina yıkılıyor mu yapma ! oluru neyse onu uygula. zibilyon kazancım var çok güçlü bir ülkeyiz güzellemesi yaparken dönüşüm adı altında para isteme. zaten insanlar 3 kuruşa çalışıp emeklilikte anca ev alıyorlar. sen evleri yıkılmış insanlara kredi çektirip hala para istiyorsun. kahretsin, halkların ezildigi ölüp gittiği tüm gücü ve zenginliği!
devamını gör...
3454.
gün olur alıp başımı giderim.
gün oldu takıldım denizden yeni çıkmış ağlara.
ve koku da almıyordum. yolumu almıştım çoktan.
gün oldu takıldım denizden yeni çıkmış ağlara.
ve koku da almıyordum. yolumu almıştım çoktan.
devamını gör...
3455.
olanları unutup dönemem geriye, sen de gelmezsin zaten dimi.
içimdeki acıyı tarif etmem zor, çok zor. ama deneyeceğim.
bir papatyayı bir hevesle koparırsında sonradan kopardığın, öldürdüğün için bir pişmanlık olur ya içinde acıyla karışık pişmanlık. o var içimde, yanıyor sebepsiz alev alev. sebebini soramıyorum kendime. neyden korkuyorum, neyden kaçıyorum bu kadar?
nerelere geldik, şaşırıyorum şu an geldiğimiz noktaya bakınca. hayallerimiz böyle değildi. birlikteydi. mutluyduk. sarılıp öpüşüyorduk. nefesimiz karışıyordu birbirine. dönebilseydim geriye, ne istersen yapardım. ne istiyorsan alırdım. daha çok kitap okurdum, daha çok çizerdim ve daha çok şarkı söylerdim.
çizim demişken, hala sana son çizdiklerime bakamıyorum. sana gönderecektim ya hazırdı. yanında başka bir hediye daha.hediyeni gönderemeden gittin benden. sen de haklısın ki kim napsın beni *
///
her gece uyumadan görürdüm, dinlerdim sesini. evet herkes gitti, herkes terketti, herkes aldattı. senin gitmen başkaydı.
sen gittin..
ama borcun var bana. sadece bir sarılmak, son kez ve ilk kez ...
eğer görüyorsan, bence görmüyorsun. ama görüyorsan işte belki, ıhlamur ağacının çiçek açması ihtimaline göre görüyorsan bunu fazla görme sadece..
sadece sarılma.
bi umut.
içimdeki acıyı tarif etmem zor, çok zor. ama deneyeceğim.
bir papatyayı bir hevesle koparırsında sonradan kopardığın, öldürdüğün için bir pişmanlık olur ya içinde acıyla karışık pişmanlık. o var içimde, yanıyor sebepsiz alev alev. sebebini soramıyorum kendime. neyden korkuyorum, neyden kaçıyorum bu kadar?
nerelere geldik, şaşırıyorum şu an geldiğimiz noktaya bakınca. hayallerimiz böyle değildi. birlikteydi. mutluyduk. sarılıp öpüşüyorduk. nefesimiz karışıyordu birbirine. dönebilseydim geriye, ne istersen yapardım. ne istiyorsan alırdım. daha çok kitap okurdum, daha çok çizerdim ve daha çok şarkı söylerdim.
çizim demişken, hala sana son çizdiklerime bakamıyorum. sana gönderecektim ya hazırdı. yanında başka bir hediye daha.hediyeni gönderemeden gittin benden. sen de haklısın ki kim napsın beni *
///
her gece uyumadan görürdüm, dinlerdim sesini. evet herkes gitti, herkes terketti, herkes aldattı. senin gitmen başkaydı.
sen gittin..
ama borcun var bana. sadece bir sarılmak, son kez ve ilk kez ...
eğer görüyorsan, bence görmüyorsun. ama görüyorsan işte belki, ıhlamur ağacının çiçek açması ihtimaline göre görüyorsan bunu fazla görme sadece..
sadece sarılma.
bi umut.
devamını gör...
3456.
artık ayılma ırak kalsın aşk
bırak sırasıyla acıları
varsın tanrıya
alışma
yaşlı başına kar yağdırma.
bırak sırasıyla acıları
varsın tanrıya
alışma
yaşlı başına kar yağdırma.
devamını gör...
3457.
yazmak çok rahatlatıyor. ancak üniversite yıllarımda bloglar, sözlükler, günlükler ile başladığım yazı serüvenimi iş hayatında ihmal ettim, baskıladım.
devamını gör...
3458.
şiir defterim
devamını gör...
3459.
“kendimi mutsuz hissediyorum,
son zamanlarda.
yağmurda unutulmuş çamaşır gibi biraz da.
şükretmek güzel şey.
çok şükür.
bütün gece sevişmiş gibi yorgunum.
kafamın içinde koşan atlar ile uyandım bu sabah.
yatak, halen uyuyordu.
çok şey düşünüyorum,
hiçbir şey.
kimi ne kadar sevdim bilmiyorum ama dostoyevski dedem olabilirdi.
çekirgeleri yakalamak hiç kolay olmadı benim için,
her defasında karıncaları topladığım yerden gittim.
dünya güzel bir yerdi,
çok yalancıydım.
adımlarımı saydım.
geçtiğim tüm yollarda su birikintisiydim.
bin doğrum vardı, bir doğrum ile değişti.
iki elin birbirine değerken çıkarmış olduğu sesi özledim.
annem kışın üşürdü,
babam her yaz, ölürdü bir kez daha.
yaşarken
sevildiğini hissedebilmek güzel şey
ne kadar hissedebildiği düşünmek hiç.
yarınları cebinde taşıyamazsın dedim,
sabah kalktım; cebimi mandalina kabukları ile doldurdum.
bunu neden yaptım, hiçbir fikrim yok.
tırnaklarımın hepsini yedim,
işaretlerini kullanamıyorum.
ne zaman sonra, bugün üşüdüm.
hava güzeldi aslında,
her şeyi çirkinleştiren hep ben gibi.
derdimi anlatacak kadar küfür öğrenemedim henüz.
kemiklerim sıkılıyor. etimden,
ruhumdan.
bütün olanların adına bir isim veremiyorum
her şeyin bir ismi var.
gidip tüm fikirlerimin ve düşüncelerimin üzerine sigara söndürmek istiyorum şu an.
sev beni.
yeri değilse,
zamanı.”
anonim
son zamanlarda.
yağmurda unutulmuş çamaşır gibi biraz da.
şükretmek güzel şey.
çok şükür.
bütün gece sevişmiş gibi yorgunum.
kafamın içinde koşan atlar ile uyandım bu sabah.
yatak, halen uyuyordu.
çok şey düşünüyorum,
hiçbir şey.
kimi ne kadar sevdim bilmiyorum ama dostoyevski dedem olabilirdi.
çekirgeleri yakalamak hiç kolay olmadı benim için,
her defasında karıncaları topladığım yerden gittim.
dünya güzel bir yerdi,
çok yalancıydım.
adımlarımı saydım.
geçtiğim tüm yollarda su birikintisiydim.
bin doğrum vardı, bir doğrum ile değişti.
iki elin birbirine değerken çıkarmış olduğu sesi özledim.
annem kışın üşürdü,
babam her yaz, ölürdü bir kez daha.
yaşarken
sevildiğini hissedebilmek güzel şey
ne kadar hissedebildiği düşünmek hiç.
yarınları cebinde taşıyamazsın dedim,
sabah kalktım; cebimi mandalina kabukları ile doldurdum.
bunu neden yaptım, hiçbir fikrim yok.
tırnaklarımın hepsini yedim,
işaretlerini kullanamıyorum.
ne zaman sonra, bugün üşüdüm.
hava güzeldi aslında,
her şeyi çirkinleştiren hep ben gibi.
derdimi anlatacak kadar küfür öğrenemedim henüz.
kemiklerim sıkılıyor. etimden,
ruhumdan.
bütün olanların adına bir isim veremiyorum
her şeyin bir ismi var.
gidip tüm fikirlerimin ve düşüncelerimin üzerine sigara söndürmek istiyorum şu an.
sev beni.
yeri değilse,
zamanı.”
anonim
devamını gör...
3460.
hayatımın en büyük yalanı benim.
geleceğe dair iç açıcı hisler beslemiyorum.
en başta kendim olmak üzere çoğu şeyden yoruldum. kimseye anlatamadığım şeyler var ki boğazımda bir yumru olmaktan ileri gidemiyor.
kimseye güvenemiyorum...
nefes alamazmış gibi hissettiğim her saniye denizin yedi kat dibinde çırpınıyormuş gibi hissediyorum.
iyi insanlar halen var, belki onlardan bile değilimdir bunun kararını verecek kişi ben değilim lakin benim canım artık çok yanıyor.
sadece hayatımda bir kaç şeyin iyi olmasını istedim lan.
hiç mi hak etmedim?
canım yanıyor lan.
anlatamadıkça kaçmak istiyorum ama yapamıyorum.
yapamadıkça yoruluyorum.
hissedemedikçe boğuluyorum..
artık yüzmeyi sevmiyorum çünkü derinlere dalamıyorum.
çünkü yolumu kaybettim ve bir çıkış yolu bulamıyorum.
ağlamak istemiyorum sadece sarılmak istiyorum.
ben güçlü görünmek istemiyorum.
ben gamsız değilim.
ben sadece birinin omzuna başımı yaslamak istiyorum çünkü her an yıkılabilecekmiş gibi hissediyorum...
ben sadece geleceğe umutla bakabilmek istiyorum.
ben hayatımda ilk defa birine böylesine ihtiyaç duyuyorum..
geleceğe dair iç açıcı hisler beslemiyorum.
en başta kendim olmak üzere çoğu şeyden yoruldum. kimseye anlatamadığım şeyler var ki boğazımda bir yumru olmaktan ileri gidemiyor.
kimseye güvenemiyorum...
nefes alamazmış gibi hissettiğim her saniye denizin yedi kat dibinde çırpınıyormuş gibi hissediyorum.
iyi insanlar halen var, belki onlardan bile değilimdir bunun kararını verecek kişi ben değilim lakin benim canım artık çok yanıyor.
sadece hayatımda bir kaç şeyin iyi olmasını istedim lan.
hiç mi hak etmedim?
canım yanıyor lan.
anlatamadıkça kaçmak istiyorum ama yapamıyorum.
yapamadıkça yoruluyorum.
hissedemedikçe boğuluyorum..
artık yüzmeyi sevmiyorum çünkü derinlere dalamıyorum.
çünkü yolumu kaybettim ve bir çıkış yolu bulamıyorum.
ağlamak istemiyorum sadece sarılmak istiyorum.
ben güçlü görünmek istemiyorum.
ben gamsız değilim.
ben sadece birinin omzuna başımı yaslamak istiyorum çünkü her an yıkılabilecekmiş gibi hissediyorum...
ben sadece geleceğe umutla bakabilmek istiyorum.
ben hayatımda ilk defa birine böylesine ihtiyaç duyuyorum..
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
253
254
255
256
257
258
259
260
261
262
263
264
265
266
267
268
269
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2