normal sözlük yazarlarının karalama defteri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
başlık "makedonyalı" tarafından 08.11.2020 16:43 tarihinde açılmıştır.
321.
ara ara yazılan, saçmaladiğım defterdir yoksa kim çeker kahrımıı!!!
örn.
zordur kırık bir kalbin dağılan parçalarını toplamak. hele bir de kırılmışsa defalarca uğraştırır, yorar, yıpratır insanı.peki ya kaybolursa ordan tek parça ..?
hepimiz düşünmüşüzdür yaşadıklarımızdan sonra “ne eksildi benden?” diye.suçlamış, sorgulamışızdır kendimizi sayısızca.cevap bulabildik mi kendi sorularımıza?giden neydi bizden? güveni mi yitirdik o kırık parçalarda yoksa umutlarımız mı terk etti ilk bizi?ya da hâlâ aynı mı benliğimiz? hiç birimiz tek parça değiliz.çok kaldı kıyıda köşede bizden kayıplar.bulamadık, toplayamadık, eksildik.kalanları sağlam tutar mıyız?
( belli ki çok kırılmıştım).
örn.
zordur kırık bir kalbin dağılan parçalarını toplamak. hele bir de kırılmışsa defalarca uğraştırır, yorar, yıpratır insanı.peki ya kaybolursa ordan tek parça ..?
hepimiz düşünmüşüzdür yaşadıklarımızdan sonra “ne eksildi benden?” diye.suçlamış, sorgulamışızdır kendimizi sayısızca.cevap bulabildik mi kendi sorularımıza?giden neydi bizden? güveni mi yitirdik o kırık parçalarda yoksa umutlarımız mı terk etti ilk bizi?ya da hâlâ aynı mı benliğimiz? hiç birimiz tek parça değiliz.çok kaldı kıyıda köşede bizden kayıplar.bulamadık, toplayamadık, eksildik.kalanları sağlam tutar mıyız?
( belli ki çok kırılmıştım).
devamını gör...
322.
her gidilen yere tasidigim bir agirlik, içi boş bir ağırlık var içimde. her zaman, her yerde benimle. en mutlu anımda, en yalnız gecemde, kahkahaların hemen ardında, içeride, en derinlerde, ama hep var. bu ağırlığın altında ezilmekten yorulduğumu hissediyorum sözlük.
hem bu ağırlığı saklamak, hem her günün sonunda onunla yüzleşmek.
anladım ki, hayatımın son dakikasına kadar benimle olacak bu ağırlık. sadece bazı zamanlar görmezden geleceğim onu, ama hep var olacak.
hem bu ağırlığı saklamak, hem her günün sonunda onunla yüzleşmek.
anladım ki, hayatımın son dakikasına kadar benimle olacak bu ağırlık. sadece bazı zamanlar görmezden geleceğim onu, ama hep var olacak.
devamını gör...
323.
bir büyüme kavgasıdır gidiyor efendim; ufak hareketlerin bile sonuçlarını kestiremeyen biz insanlarda hep bir yarın kaygısı hep bir büyüme telaşı. büyüyeceğiz, eksileceğiz, yaşlanacağız. yaşadığımız en güzel gün bugün diyemeden hep uyanacağız yarınlara. bir büyüme kavgasıdır gidiyor efendim.
devamını gör...
324.
düşkün, garip, çaresiz bir organizmayı parçalamaktan zevk duyan bu ağzı kan kokan akbabaların (abd, israil) hayasız eylemlerine seyirci kalmak 21. yy'ın en büyük utanç meselesidir. bu utançtan en büyük pay, dünya barışı garantörü bm'ye ve özellikle islam hukukuna göre filistin'in kardeşi olan bütün islam devletlerine düşmektedir.
devamını gör...
325.
ben yatıyorum iyi geceler.
lütfen sabah güzel bir şeyler olsun.
lütfen sabah güzel bir şeyler olsun.
devamını gör...
326.
o kadar güzel günler var ki önümde o günlerin başlayıp hiç bitmemesini istiyorum.
devamını gör...
327.
akarsu aklımda
ağlaması acının
akar
akar
akar
ağzımdan
anlam arayan aşık avcılar
ardıç ağaçları artık avutmaz
alnımda atlanır
antik
ağrılar
devamını gör...
328.
her gün sözlüğe '' belki bir kalbe dokunabilirim '' diye giriyorum. insanlara bir nebze neşe katabiliyorsam, bir nebze yüreklerinin yumuşamasını sağlıyorsam en büyük mutluluk benim için. vaktimi burada harcadığım her gün için vicdanımı daha da rahatlamış hissediyorum.
hayat bir şekilde devam ediyor, iyisiyle kötüsüyle yol alıyoruz. önemli olan geriye dönüp baktığımızda yüzümüzde oluşacak tebessümdür.
insanların gülmeye ihtiyacı var, mutlu olmaya, huzura ihtiyacı var.
gelin hepimiz bir ucundan tutalım bu güzel gönül işinin...
hayat bir şekilde devam ediyor, iyisiyle kötüsüyle yol alıyoruz. önemli olan geriye dönüp baktığımızda yüzümüzde oluşacak tebessümdür.
insanların gülmeye ihtiyacı var, mutlu olmaya, huzura ihtiyacı var.
gelin hepimiz bir ucundan tutalım bu güzel gönül işinin...
devamını gör...
329.
hep geceleri bu tanıma yolum düşüyor. çok mu dertliyim, yoksa küçük şeyleri büyütüp kendine dert edinen bir yapım mı var, bilmiyorum. acaba hangisi daha iyi? yalanlarla yaşayıp mutlu olmak mı, yoksa gerçeklerle yüzleşip acı çekmek mi? galiba ben hep gerçeklerle yaşamayı seçiyorum, yalanlar o kadar gerçekten uzak ki kandıramıyor beni.. kanamıyorum artık yalanlara.. ne kadar acı da olsa gerçekler daha cazip geliyor. gözlerim açılıyor, kanıyor, ama yalanlarla yaşayıp bir gün gerçeklerin farkına vardığımda hissettiğim hayalkırıklığı kadar acı vermiyor..

devamını gör...
330.
son bir kez daha yazmaya karar verdim. biliyorum kendime söz vermiştim. artık ne bu hayatın çilesine katlanarak sefil yaşamımı sürdürecek ne de başka birisi için emek verecektim. ne hazindir emek sömürüsü, daha da hazin olanı kimsenin buna dur dememiş olması. sanmayın bir fabrikada uzun saatler boyu çalıştığım günlerden bahsediyorum. saat başı aldığım o ufak miktardaki ücret dahi ona verdiğim emekler karşısında edindiğimden daha değerli. çünkü o beni dişlilerin arasına giren bir kıymık gibi paramparça etti. ah neyse uzaklaşıyorum asıl yazacaklarımdan. affet değerli okur, kendimi alıkoymak mümkün değil artık bugünlerde. her seferinde kendimi tembihliyorum yazacak birkaç yaprağın ve az bir mürekkebin var diye ama kafi uzatmaktan da kendimi alamıyorum. hep bunlar o üzerime yapışmış ingiliz budalaliğı...
diye devamı gelecek yakında.
diye devamı gelecek yakında.
devamını gör...
331.
aferin, çok güzel yaptın. unutturma da alnından öpeyim..
iyi di mi böyle?
eyvallah.
iyi di mi böyle?
eyvallah.
devamını gör...
332.
allahım millete akıl, bana da para ver amin.
devamını gör...
333.
bele vaxiyetin içine.
devamını gör...
334.
ne zaman oldu bu, dedi. yazamıyorum diye cevap verdim.
sorduğundan kaçındığım yoktu. birinin gelip konuşmamızı hiç bilmediğimiz bir dile çevirmesini istediğim nadir anlardan biriydi. ölesiye dedim ölesiye istiyorum seni. sanki bir araba hızla ikimizi sıyırıp geçti. kısa bir şokla birbirimizin gözüne bakabildik. konuştu; yavru bir kediydi, oyaladı her şeyi, en çok dedi. en çok gitmeyi istedim.
ağlamak için kaldırıma çıktım. eşlik etmesi gerekmiyordu. iki komşu dükkanın ortasındaydık neyse ki ikisinin de kepenkleri kapalıydı. tıpkı bizim gibi dedim içimden. basit bir benzetme dedi bir başka ses. tutunacağım başkası yoktu. güneş yukarıdaydı. şapka almalıydı. sesini duysam bitecek dedi. elini tuttum.
sorduğundan kaçındığım yoktu. birinin gelip konuşmamızı hiç bilmediğimiz bir dile çevirmesini istediğim nadir anlardan biriydi. ölesiye dedim ölesiye istiyorum seni. sanki bir araba hızla ikimizi sıyırıp geçti. kısa bir şokla birbirimizin gözüne bakabildik. konuştu; yavru bir kediydi, oyaladı her şeyi, en çok dedi. en çok gitmeyi istedim.
ağlamak için kaldırıma çıktım. eşlik etmesi gerekmiyordu. iki komşu dükkanın ortasındaydık neyse ki ikisinin de kepenkleri kapalıydı. tıpkı bizim gibi dedim içimden. basit bir benzetme dedi bir başka ses. tutunacağım başkası yoktu. güneş yukarıdaydı. şapka almalıydı. sesini duysam bitecek dedi. elini tuttum.
devamını gör...
335.
krizlerim tepeme çıkmış vaziyette, her yönüm kırılması imkansız bir rekora imza atacak kalem arayışında. kalem yok madalya ve övgüler kanatlanıp uçmak üzere. peşin hükümlü egolarımın keyfine kalmış her şey ya bu düğüm çözülecek yada ağzımdan alıverdin durumlarına göz yummak zorunda kalacağım.
yeteneklerim üzerine bahse girerim ki öyle kolay değil sevişirken şiir yazmak. hayvana dönüşüyorsun bir kere, evrimsel bir öze dönüş seremonisi gibi... yataktan hayatın zirvesine çıkan yolun dar ve depremli koridorlarından sıyrılmak üzerine kurulu bir trajedinin seyirciye kapalı sergilenmesi kadar profesyonel bir performans gerektiren hayati tecrübelerin provaların eşiğinde dolanması gibi bir şey. yani sevişmek yada bir yandan şiir yazmaya çalışmak, mümkün değil demiş miydim. bilmiyorum daha denemedim.
yeteneklerim üzerine bahse girerim ki öyle kolay değil sevişirken şiir yazmak. hayvana dönüşüyorsun bir kere, evrimsel bir öze dönüş seremonisi gibi... yataktan hayatın zirvesine çıkan yolun dar ve depremli koridorlarından sıyrılmak üzerine kurulu bir trajedinin seyirciye kapalı sergilenmesi kadar profesyonel bir performans gerektiren hayati tecrübelerin provaların eşiğinde dolanması gibi bir şey. yani sevişmek yada bir yandan şiir yazmaya çalışmak, mümkün değil demiş miydim. bilmiyorum daha denemedim.

devamını gör...
336.
tekrar edilemezdir. başa sarılamazdır. çünkü o kız söylemişti, başa sar diyerek yükselen bir çağlayan taşıyordu içinde. yükseldikçe kuvvet katıyor, alçağa daha yakın. hiç düşmeyecek bir yaprağa hayatını teslim edeni hatırladım. bazı romantik hikayelerin insan hayatından beslenmiyormuş gibi uzak ve çiğ bir yanı vardır. onlar sadece okumak için, yaşamaya uygun değillerdir. acılar eşit. asla yarıştırmamalıyızdır. heyecanlar birbirinden üstün değil, sesimizi kısmamalıyızdır. yer kayıyor zannetmek, ne yazık, zemine tutunamayan ayaklarken.
devamını gör...
337.
bugün rabia aradı dershaneden olan, aramız bozuktu hallettik. sonra seni sordu adını hatırlayamadım ama barıştınız siz değil mi dedi ben de hayır dedim. nasıl ya dedi ben barışırsınız sanıyordum dedi. ben de öyle sanıyordum. allasen biz nasıl kabullendik ayrı olmayı?
devamını gör...
338.
bugün kedim öldü. dört küsur senedir her gün onun için endişe ettiğim, sokakta başına bir şey gelir diye korktuğum, sabahları ilk iş camdan ona baktığım, geceleri apartmana girdi mi diye kontrol ettiğim, tüyleri upuzun gözleri yemyeşil kedim. 10 gün beni tanımadan öylece hasta hasta ölmeyi bekledi. ölüsünü sevdim, gömdüm. ağlayamadım bile.
bir daha gizlice eve girip kıyafetlerimin üzerine, yatağıma, oturduğum koltuğa yatamayacak. bir daha kucağıma gelip bana şirinlik yapamayacak. pencereme miyavlamayacak.
yalnızca bunları bilmek bile, düşünmek bile boğazımda bir yumru bırakıyor. güzel kızım, seni ilk gördüğümde ufacıktın, hastaydın. giderken de hastalandın, ufacık kaldın. bu sefer seni iyi edemedim. beni affet olur mu?
seni çok seviyorum ve seveceğim. o uzun tüylerinden de bir parçayı her daim saklayacağım.
bir daha gizlice eve girip kıyafetlerimin üzerine, yatağıma, oturduğum koltuğa yatamayacak. bir daha kucağıma gelip bana şirinlik yapamayacak. pencereme miyavlamayacak.
yalnızca bunları bilmek bile, düşünmek bile boğazımda bir yumru bırakıyor. güzel kızım, seni ilk gördüğümde ufacıktın, hastaydın. giderken de hastalandın, ufacık kaldın. bu sefer seni iyi edemedim. beni affet olur mu?
seni çok seviyorum ve seveceğim. o uzun tüylerinden de bir parçayı her daim saklayacağım.
devamını gör...
339.
sıska duygularımın kahkahasında
kaybolurken parmaklarımın izlerinde
sesini duymak isterken bir kere olsun
başka zihinlerin hayallerini süsleyemem.
kaybolurken parmaklarımın izlerinde
sesini duymak isterken bir kere olsun
başka zihinlerin hayallerini süsleyemem.
devamını gör...
340.
eksiliyoruz; taraftarı olduğumuz mutluluklar ile savaştığımız fikirlerin arasında eksiliyoruz. önce masumiyetlerimizi kaybediyoruz kocaman bir hiçlik kalıyor geriye sonra arkadaşlıklar, merhabalar, sevişler her şey bitiyor beş dakika sürecek hevesler peşinde koşmaya koşturmaya gidiyoruz. eksiliyoruz dedim ya şu artan dünyada bilmem nasıl beceriyoruz ama artan bir yalnızlık içerisinde insanlık namına bir şey bırakmama arzusu ve isteğiyle eksiliyoruz alkışlar bize.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
163
164
165
166
167
168
169
170
171
172
173
174
175
176
177
178
179
180
181
182
183
184
185
186
187
188
189
190
191
192
193
194
195
196
197
198
199
200
201
202
203
204
205
206
207
208
209
210
211
212
213
214
215
216
217
218
219
220
221
222
223
224
225
226
227
228
229
230
231
232
233
234
235
236
237
238
239
240
241
242
243
244
245
246
247
248
249
250
251
252
"normal sözlük yazarlarının karalama defteri" ile benzer başlıklar
karalama
2